T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:... Esas
KARAR NO:2025/646
DAVA:Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:16/10/2023
Mahkememiz Dosyası İle Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... Sayılı Dosyasında
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:13/08/2024
KARAR TARİHİ:01/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi), İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerden ... belirtilen adreste, ekte mevcut 14.11.2018 tarihli kira sözleşmesinden de görüleceği üzere ...' i işlettiğini, diğer müvekkilin ise yine ekte mevcut olan 14.11.2018 tarihli kira sözleşmesinden görüleceği üzere mal sahibi ve elektrik sayacını abonesi olduğunu, müvekkillerinden ...' na ait vergi levhası,kira sözleşmesi, İstanbul Ticaret Odası Faaliyet Belgesinin dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkillerinden ...' nun iş yerinde, dava konusu elektrik faturasının tahakkuk ettirildiği elektrik sayacının bulunduğu katta iki apart odasının olduğunu, işbu odalarda birer adet aydınlatma, birer adet klima ve birer adet mini buzdolabının mevcut olduğunu, ısıtmanın gaz ile sağlandığını, dava konusu faturaların tahakkuk ettirildiği elektrik sayacının aboneliği, müvekkili ...' nun mal sahibi ... adına olsa da fiili kullanıcı müvekkili ... ' nun olduğunu, ve müvekkili tarafından kendisine, ... tarafından tahakkuk ettirilen elektrik faturalarını düzenli bir şekilde ödendiğini, müvekkiline 2023 yılında ...tarafından tahakkuk ettirilen elektrik fatura suretlerinden bir kısmı EK-3 adı altında Mahkemeye sunulduğunu, işbu faturalar incelendiğinde günlük elektrik enerjisi ortalama tüketime bakıldığında tutanak sonrası günlük ortalama tüketimde kesinlikle artışın olmadığı bu durumun dahi müvekkiller tarafından kaçak elektrik enerjisinin kullanılmadığının ispatı olduğunu, müvekkillerinden ...' na ait işyerine 31.08.2023 tarihinde gelen davalı şirket çalışanları, müvekkili ... iş yerinde değilken müvekkillerden ... aleyhine usul ve yasalara aykırı olarak Kaçak / Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit tutanağının düzenlendiğini, işbu tutanak tamamen usul ve yasalara aykırı olarak düzenlendiği bu olaydan sonra müvekkillerinden ... aleyhine dava konusu faturalar, davalı şirket tarafından tahakkuk ettirildiğini, ancak faturaların müvekkillerine tebliğ edilmediğini, müvekkillerin davalı şirkete müracaat ederek dava konusu fatura suretlerini aldıklarını, ancak davalı şirket işbu dava konusu faturaların son ödeme günü gelmemesine rağmen müvekkilin işyerinde elektrik enerjisini kesmekle müvekkiller üzerinde baskı oluşturduğunu, müvekkilleri tarafından kaçak elektrik enerjisinin kullanılmadığını, müvekkiller aleyhine davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen dava konusu kaçak elektrik faturaları her türlü hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz olarak müvekkili aleyhine düzenlendiğini, dava konusu kaçak elektrik faturaları incelendiğinde işbu faturaların usul ve yasalara aykırı olarak düzenlendiği çok açık bir şekilde görüldüğünü, davalı şirket tarafından müvekkili aleyhine tahakkuk ettirilen iki adet kaçak elektrik faturası ile ilgili bilirkişi incelemesi yapıldığında işbu faturaların her türlü hukuki dayanaktan yoksun haksız ve mesnetsiz olarak müvekkili aleyhine tahakkuk ettirildiğini, yine müvekkiller tarafından kaçak elektrik enerjisi kullanıldığını zımnen kabul anlamına gelmeksizin, dava konusu kaçak elektrik faturalarından 122.475,09.-TL'lik fatura incelendiğinde görüleceği üzere, işbu fatura müvekkili aleyhine 31.08.2023-11.08.2023 tarihleri arası tahakkuk ettirildiğini, diğer fatura olan 9.883,42.-TL' lik fatura ise 11.08.2023 31.08.2023 tarihleri arasında tahakkuk ettirildiğini, aynı tutanaktan dolayı müvekkiline iki adet kaçak elektrik faturası düzenlenmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili tarafından dava konusu faturalardan dolayı elektrik enerjisi kesilme işlemlerinin durdurulması ve elektrik enerjisinin açılması için ....Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile ihtiyati tedbir talebinde bulunduğunu, ....Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından müvekkilin talebi uygun görülmüş ve teminat mukabilinde tedbir kararı verildiğini, müvekkili tarafından süresi içinde teminat bedelinin mahkeme veznesine depo edildiğini, yine süresi içinde işbu asıl dava olan menfi tespit davasını açtıklarını, tüm bu açıklanan nedenler ile, müvekkillerinden ...' ın abonesi ve ...' nun fiili kullanıcısı olduğu ... Sözleşme Hesap No.lu ve ... Tüketim Hizmet Nokta No.lu elektrik sayacına müvekkillerden ... aleyhine ,davalı şirket tarafından usul ve yasalara aykırı olarak tahakkuk ettirilen 06.10.2023 son ödeme tarihli122.475,09.- TL bedelli ve 06.10.2023 son ödeme tarihli 9.883,42.-TL bedelli iki adet kaçak elektrik faturasından dolayı, müvekillerin borçlu olmadığının tespiti ile işbu faturaların iptaline, ....Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyasının Mahkemenin dosyanın eki sayılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Davaya konu "..." adresinde mevcut olan kumaş boyama işletmesi bulunan ticarethanede kurulu bulunan ... hizmet numaralı tüketim noktasına ait tesisatta dağıtım sistemine müdahale ederek ayrı bir hat çekmek suretiyle sayaçtan geçirilmeksizin kaçak elektrik enerjisi kullanıldığı tespit edilmiş ve 25.09.2023 tarihli H/... numaralı kaçak elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, tespit esnasında harici hatta bağlı olarak çalışan cihazlar tutanak altına alındığını, kaçak elektik faturaları harici hatta bağlı olarak çalışan cihazların gücüne göre tahakkuk ettirildiğini, kaçak elektrik hesap bülteni, kaçak hesap bülteni, faturaların ekte sunulduğunu, kaçak elektrik kullanımının tespit aşamasından sonra yapılan tahakkuk ve faturalandırma işlemine ait ilgili mevzuat hükmü ve hesaplama yöntemi de ekte sunulan kaçak elektrik tespitinde açıklandığını, tüm açıklamalar doğrultusunda müvekkili şirketçe yapılan tespit ve tahakkukta herhangi bir hatanın bulunmadığını, tüm tespit ve tahakkukların ilgili mevzuata uygun şekilde yapıldığını, kaçak elektrik tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan evraklardan olup kaçak kullanım tespit tutanağının geçersizliğine ilişkin herhangi bir delilin sunulmadığını, davacı tarafından sözleşmesiz sayaçtan kaçak elektrik kullanıldığı Müvekkili Şirket yetkilerinde tespit edilmiş ve buna istinaden kaçak/usulsüz elektrik tespit tutanağının düzenlendiğini, Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği, kaçak elektrik kullanımı durumunda yapılacak kaçak tahakkukunun nasıl olması gerektiğini kesin sınırlarla belirlediğini, bu hesaplama, bu hesaplama müvekkilinin serbest tasarruf alanının olmadığı, tamamen yönetmelikteki çarpanlara ve yönteme göre yapılan bir işlem olduğu, İstanbul İli, Avrupa Yakası'na elektrik dağıtım faaliyetini yürüten Müvekkili Şirket, şahıslara vereceği elektrik hizmetini yalnızca kendi sistemine kayıtlı sayaçlardan elektrik enerjisi hizmeti sağlandığını, davacının işbu davaya konu ticarethanenin bulunduğu adreste kaçak kullanım gerçekleştirmiş ve hem Müvekkili Şirketi hem de kamu zararı oluşmasına sebebiyet vermiş ve fatura bedelini ödemekten imtina ettiğini, dağıtım lisansını haiz bir dağıtım şirketi olan Müvekkili Şirketin elektrik abonelik sözleşmesi akdetmek suretiyle perakende satış yapma yetkisinin bulunmadığını, bu nedenle davacı tarafından müvekkili ile abonelik sözleşmesi yapmaya çalışması ancak bunun Müvekkili Şirket tarafından engellenmesi gibi bir durumun hukuken mümkün olmadığını, özelleştirme akabinde artık bir kamu kurumu niteliğini haiz olmayan Müvekkili Şirket, elektrik dağıtım faaliyetini ticari kar elde etme amaçlı olarak sürdürdüğünü, bu bağlamda kaçak kullanım gerçekleştiren şahısların elektrik kullanım borçlarının tahsil edilmesi Müvekkili Şirket'in ticari faaliyetinin esas amaç olduğunu, ödenmeyen bedeller söz konusu olduğunda müvekkili şirketin ticari hayatının devamlılığının ciddi şekilde olumsuz etkilendiğini, Davacı'nın iddiaları soyut mertebede kalmış olup dosya kapsamına sunulan herhangi bir delilin bulunmadığını, davacıdan tahsil edilemeyen kaçak elektrik faturaları, elektrik piyasası mevzuatı gereği dolaylı olarak diğer kullanıcıların faturalarına ve tarifelerine yansıdığını, kaçak elektrik kullanılması anlaşılacağı üzere sadece müvekkil şirket yönünden değil, elektrik faturalarını düzenli ödeyen bütün elektrik kullanıcılarının da mağduriyetine neden olduğunu, bu durumdan hem müvekkili hem de diğer elektrik kullanıcıları zarar görürken, davacı taraf ticari faaliyetlerini normal şartlar altında sürdürmeye devam ettiğini,, bu durum müvekkili şirket toplum ve davacı yan arasında kabulü mümkün olmayan bir eşitsizliğe hak ihlaline kamu zararına sebebiyet verdiğini, aynı zamanda davacının Kaçak kullanım ile tüketici hem müvekkili şirketi maddi zarara uğratırken hem de çevresinde kendisiyle aynı trafo ve kablo üzerinden enerji alan diğer tüketicilerin sağlıklı enerji kullanma hakkını da engellediğini, Elektrik dağıtım şebekesi, ilgili bölgede yer alan abone sayısına göre tesis edilmektedir. Kaçak elektrik kullanımı ise şebekedeki yükü artırarak elektrik kesintilerine, gerilimin düşmesine ve elektrik kalitesinin düşmesine neden olmakta, bu durum ise diğer elektrik kullanıcıları için zarar oluşumuna sebep olmakla kalmayıp üstelik hayati tehlike arz ettiğini, bu nedenle hem müvekkili şirketi hem de kamuyu zarara soktuğunu, tüm bu açıklanan nedenler ile, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine ... İcra Dairesine 2023/... esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanın kaçak elektrik tüketimlerinin haksız eylemden kaynaklanan zarar niteliğinde olduğu, müvekkili şirket görevlilerince 25/09/2023 tarihinde davalının işletmesinde yapılan kontrollerde EPTHY madde 42/1(c) bendi uyarınca ilgili kullanım yerinde sayaç ölçü sistemine müdahale edilerek sayacık eksik ölçüm yapmasını sağladığı tespit edildiğini H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği ve tutanağa istinaden faturalar tahakkuk ettirildiğini, faturalarının borçlarının ödenmediğini bu nedenle beyanla başlatılan takibe itiraz edildiğini, itirazın haksız olduğunu %20'den aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesini ve davalı/borçlunun hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasını, davanın kabulünü, yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalı yanın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafça süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ... değişik iş sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı 28/02/2025 Tarihli Birleştirme Kararı ile dosyanın Mahkememizin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mahkememizin 05/03/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup,
Bilirkişinin 17/04/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak,
"Kaçak tespitine konu tesisatın davacıların sorumluluğunda olduğu konusunda bir uyuşmazlık olmadığı, asıl uyuşmazlığın kaçak elektrik kullanımı tespitinin doğru bulgulara dayanıp dayanmadığı ile tahakkuk hesaplamalarının doğru olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı,
Yerinde yapılan inceleme sonucunda kaçak elektrik kullanımına ilişkin somut bulgulara ulaşılamadığı için, dosyada bulunan bilgi ve belgeler üzerinden yapılan değerlendirmeler sonucunda, 25.09.2023 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına dayanak olan 21.09.2023 tarihli laboratuvar raporunda yapılan tespitlerin KW tüketim ekstresinden elde edilen bulgularla örtüştüğü ve tutanakta tespit edildiği şekliyle, ana kartı değiştirildiği tespitinde bulunulan sayacın ölçü devrelerine müdahale edilerek eksik ölçüm yapılmasına sebep olunduğu, bunun da Yönetmeliğin ilgili hükmü gereğince kaçak elektrik kullanımı olduğu ve davacıların sorumlusu oldukları tesisattan ve bu kaçak elektrik kullanımı tespitinden sorumlu oldukları,
Yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.
Kaçak tüketim miktarı hesabında, laboratuvar raporunda sayaca *6.83,59 oranında eksik ölçüm yapılmasına sebep olacak şekilde müdahale edildiği tespit edildiği için, cevap dilekçesi ve tahakkuk hesaplamalarının harici hat üzerinden kaçak elektrik kullanımı tespitine dayandırılmasının doğru olmadığı, aslında sayacın tüketimi eksik te olsa kaydettiği, eksik tüketim oranının da belli olduğu anlaşılmakla, laboratuvar raporuyla da tespit edilen bu oran üzerinden tahakkuk ettirilmeyen kaçak tüketim miktarının hesaplanabileceği değerlendirilmiş, Yönetmeliğin ilgili maddelerin doğrultusunda yapılan hesaplamalar sonucunda, kaçak elektrik fatura tutarı 1.139,96.-TL, ek tüketim fatura tutarı 6.460,66.-TL olarak hesaplanmış, davacılar tarafının sorumlu olduğu fatura bedeli toplamı 06.10.2023 son ödeme tarihi itibariyle 7.600,62.-TL olarak hesaplanmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Mahkememizin 19/11/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı gereğince dosyanın ek rapor alınması yönünde bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup,
Bilirkişinin 01/01/2025 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak,
"Kaçak tespitine konu tesisatın davacıların sorumluluğunda olduğu konusunda bir uyuşmazlık olmadığı, asıl uyuşmazlığın kaçak elektrik kullanımı tespitinin doğru bulgulara dayanıp dayanmadığı ile tahakkuk hesaplamalarının doğru olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı,
Yerinde yapılan inceleme sonucunda kaçak elektrik kullanımına ilişkin somut bulgulara ulaşılamadığı için, dosyada bulunan bilgi ve belgeler üzerinden yapılan değerlendirmeler sonucunda, 25.09.2023 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına dayanak olan 21.09.2023 tarihli laboratuvar raporunda yapılan tespitlerin KW tüketim ekstresinden elde edilen bulgularla örtüştüğü ve tutanakta tespit edildiği şekliyle, ana kartı değiştirildiği tespitinde bulunulan sayacın ölçü devrelerine müdahale edilerek eksik ölçüm yapılmasına sebep olunduğu, bunun da Yönetmeliğin ilgili hükmü gereğince kaçak elektrik kullanımı olduğu ve davacıların sorumlusu oldukları tesisattan ve bu kaçak elektrik kullanımı tespitinden sorumlu oldukları,
Yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.
Kaçak tüketim miktarı hesabında, laboratuvar raporunda sayaca *4.83,59 oranında eksik ölçüm yapılmasına sebep olacak şekilde müdahale edildiği tespit edildiği için, cevap dilekçesi ve tahakkuk hesaplamalarının harici hat üzerinden kaçak elektrik kullanımı tespitine dayandırılmasının doğru olmadığı, aslında sayacın tüketimi eksik te olsa kaydettiği, eksik tüketim oranının da belli olduğu anlaşılmakla, laboratuvar raporuyla da tespit edilen bu oran üzerinden tahakkuk ettirilmeyen kaçak tüketim miktarının hesaplamalar sonucunda, kaçak elektrik fatura tutarı 1.139,96.-TL, ek tüketim fatura tutarı 6.460,66.-TL olarak hesaplanmış, davacılar tarafının sorumlu olduğu fatura bedeli toplamı 06.10.2023 son ödeme tarihi itibariyle 7.600,62.-TL olarak hesaplanmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Bilirkişi raporlarının taraflara usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı, tarafların rapora karşı beyan ve itiraz dilekçelerinin sundukları görülmüştür.
GEREKÇE
Asıl dava, davacı abonenin davalı tarafından düzenlenen iki adet fatura için menfi tespit istemine ilişkindir. Birleşen dosya yönünden ise aynı faturalara dayanılarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.
Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.
Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
Davacı birleşen davalının menfi tespit talep ettiği iki fatura 202/10 dönemine ait 06/10/2023 son ödeme tarihli kaçak tahakkuk ve kaçak ek tahakkuka ilişkin olup, kaçak elektrik kullanımına dayanmaktadır. Kaçak elektrik kullanımına ilişkin hazırlanan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, sayaca müdahalenin laboratuvar incelemesi sonucunda var olduğu fakat yapılan inceleme ile müdahelenin %83,59 oranında eksik ölçümün yapılması yönünden meydana geldiği, dolayısıyla müdahelenin oranının belirlenebildiği , eksik tüketim oranının belirlenebildiği sebebiyle harici hat üzerinden kaça tüketim hesabının yapılmasının uygun olmadığı tespitine ulaşmıştır. Yapılan hesapla kaçak elektrik fatura borç tutarının 1.139,96 ve ek tüketim borç miktarının 6.460,66 TL olduğu anlaşılmıştır.
Birleşen dava yönünden yapılan incelemede; birleşen davacının başlattığı takipte, dava konusu fatura sebebiyle132.358,21 TL kaçak elektrik fatura alacak talebinde bulunduğu görülmüştür. Takip dosyasının usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Yukarıda açıklandığı üzere 04/11/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacı birleşen davalının kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiş ve alacak miktarının 7.600,32 TL olduğu hesaplanmıştır
Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacı birleşen davalının kaçak elektrik kullanması sebebiyle borçlu olduğu, kaça elektrik kullanılmadığına ilişkin iddiaların usulüne göre ispatlanamadığı kanaatiyle asıl davanın ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Asıl dava yönünden tarafların kısmen haklı olduğu gözetilerek İİK md. 72 uyarınca tazminata hükmedilmemiştir. Birleşen dava yönünden ise, alacağın likit olmaması sebebiyle şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
ASIL DAVA
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
2-Davacının davalıya 06/10/2023 tarihli faturalar bakımından 124.757,89.-TL borçlu olmadığının tespitine,
3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
BİRLEŞEN DAVA
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİNE,
1-Davalının ... İcra Dairesi 2023/... Esas dosyasına yaptığı itirazın 7.600,32.-TL üzerinden iptaline, takibin takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte devamına,
3-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-%20 icra inkar tazminatı talebinin reddine,
ASIL DAVA
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 8.522,21.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.260,36.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.261,85.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
2-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 7.600,62.-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacılar tarafından yapılan; 269,85.-TL Başvuru Harcı, 2.260,36.-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.530,21.-TL harcın davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan; 6.000,00.-TL Bilirkişi ücreti, 608,50.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.608,50.-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 6.229,01-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacılar üzerinde bırakılmasına,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin, 3.393,27-TL' sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 206,73.-TL ' sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
BİRLEŞEN DAVA
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.656,26.-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 7.600,32.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından (yapılan yatırılan harçtan/harçlardan iadesine karar verilen kısım düşüldükten sonra kalan) 615,40.-TL Harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00.-TL Bilirkişi ücreti, 571,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.571,00.-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 318,31-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin, 205,69-TL' sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3.394,31.-TL ' sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır