T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/665 Esas
KARAR NO : 2024/762
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 31/10/2023
KARAR TARİHİ : 16/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin uluslararası hava taşıma hizmeti vermekte olup, davalı tarafa da aralarındaki cari hesap ilişkisine istinaden vermiş olduğu taşıma hizmeti sonucu keşide edilen faturadan; 20.03.2023 tarihli 5.478,58-TL tutarlı fatura borcu ödenmediğini, davalı tarafın cari hesapta yer alan yukarıdaki fatura bedelini ödememesi sebebiyle faturadaki son ödeme tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmak suretiyle davalı hakkında ... İcra Dairesi 2023/... E. (Eski No:... İcra Müdürlüğü 2023/... E. Sayılı dosyası) sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı taraf kendisine gönderilen ödeme emrinde belirtilen borca ve ferilerine, itiraz ederek borcu olmadığı bahisle icra takibini haksız ve kötü niyetli bir şekilde durdurduğunu, davalı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davalı yan ile aralarında oluşan cari hesap ilişkisine istinaden davalı yana yasa ve uluslararası kurallar çerçevesinde hizmet vermiş ve haklı olarak da verilen hizmetle ilgili olarak oluşan bedelin ödenmesini talep ettiğini, davalı tarafın yapmış olduğu itirazlar yerinde olmayıp reddi gerekmektedir. 397 sayılı VUK Genel Tebliğ ve diğer mevzuat hükümlerine uygun olarak faturalar gönderildiğini, Yasal süresi içerisinde itiraz edilen/iade edilen fatura söz konusu olmadığından yerleşik Yargıtay kararları ve TTK 21/2 uyarınca davalı tarafça fatura içeriğini kabul etmiş sayılmakla birlikte davalı yana taşıma hizmetinin yapıldığına ilişkin konşimento örneği de dilekçe ekimizde ve delillerinin sunulduğunu, davalı tarafa verilen hizmet neticesinde, faturalardan oluşan borcun ödenmemesi üzerine, müvekkili şirketçe takibe konu faturaların ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, ayrıca, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Ticari hükümlerle yasaklanmış işlemler ile mal ve hizmet tedarikinde geç ödemenin sonuçları alt başlıklı 1530/2. maddesine göre; "Ticari işletmeler arasında Mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer" şeklinde hüküm altına alındığını, davalının takip konusu alacağın tamamına, faiz ve ferilerine yapmış olduğu itiraz haksız ve mesnetsiz olduğundan, takibin devamı için işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, takibe kötü niyetli bir şekilde itiraz eden davalının takibe konu itiraza uğrayan 5.478,58- TL asıl alacak ve 296,94-TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 5.775,52-TL alacağımızdan dolayı ilgili borca, faiz ve feri'lerine yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini, takip sonrası asıl alacağa avans faizi uygulanması ile alacağın tahsiline, haksız itiraz için alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine ve yargılama masrafları ile ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak, 2023/... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 29/09/2024 tarihinde Mali Müşavir ve Taşıma alanında uzman vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmıştır.
GEREKÇE:
Dava, cari hesap alacağına dayalı icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. ... BAM ... HD’nin 2024/... Esas ve 2024/... Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında 13/03/2019 tarihli cari hesap sözleşmesi bulunmaktadır. Sözleşme uyarınca davacı üstlendiği ve yerine getirdiği hava yolu taşıma işine ilişkin 20/03/2023 tarihli faturayı düzenlemiştir.
Davalı taraf, davaya süresi içinde cevap dilekçesi sunmamış olup, mahkememizce usulüne uygun olarak yapılan tebliğe rağmen ticari defterlerini de ibraz etmemiştir. Davacı tarafından sunulan ticari defterlerin incelenmesinde, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve faturanın kayıtlı bulunduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme, dosyaya sunulan taşıma belgeleri ve ticari kayıtlar ile davacının alacağını ispat ettiği; davalının itirazını ispat edecek bir delil sunmadığı mahkememizce kabul edilmiştir.
Takipteki işlemiş faiz talebinin değerlendirilmesinde; taraflar arasındaki sözleşmeye göre temerrüt tarihinin fatura tarihinden 15 gün sonra olarak kararlaştırıldığı görülmüştür. Bu anlaşmaya göre 20/03/2023 tarihli fatura alacağı yönünden davalı borçlunun 05/04/2023 tarihinde temerrüde düşmüş sayılması gerekmektedir. Dolayısıyla davacı alacaklının fatura tarihinden itibaren faiz talep etmesi hatalı olup; mahkememizce yapılan temerrüt tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş faiz hesabına göre, davacının takipte 279,63 TL işlemiş faiz talep edebileceği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının asıl alacağını ispat ettiği, ancak işlemiş faiz yönünden temerrüt tarihini yanlış hesapladığı anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Alacağın sözleşmeye ve faturaya dayanması sebebiyle likit olduğu kabul edildiğinden alacağın %20’si oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
-... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun itirazının 5.758,21 TL’lik kısmının iptaline; takibin 5.478,58 TL asıl alacak ve 279,63 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.758,21 TL üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte devamına,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-1.151,65 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 427,60-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 269,85-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 157,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 269,85-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 539,70TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
5-Davacı tarafından yapılan; 10.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 70,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 10.070,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 10.039,82-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 5.758,21-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, 3.110,64 TL'sinin kabul ve red oranı gözetilerek, davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 9,36 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/12/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸