T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/676 Esas
KARAR NO: 2024/319
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/11/2023
KARAR TARİHİ: 29/04/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Alacaklı vekili tarafından davacı şirket aleyhine icra takibinin başlatıldığını, işbu icra takip dosyasının davacı şirkete tebliğ edildiğini, davacının alacaklı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle borcun tamamına, faize, faiz oranına ve tüm fer’ilerine itiraz ederek takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiğini, T.C. ... İcra Müdürlüğü’nce de yapılan itirazın kabulü ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiğinin görüldüğünü, tarafların iddia ve savunmaları; Davacı şirket ile davalı borçlu şirket arasındaki havlu, çarşaf, yastık kılıfı ve sair tekstil ürünleri alım satımına dayalı olarak ticari ilişki bulunduğunu, uyuşmazlık konusu icra takibine dayanak olan 19.08.2023 tarihli, ... Fatura Numaralı, 138.710,89-TL bedelli faturanın 110.311,38-TL tutarı ödenmediğinden davalı borçlu şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, davalı borçlu şirket tarafından yapılan itiraz üzerine anılan takibin durduğunu, davalı borçlunun itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan işbu itirazın iptali gerektiğini, davalı borçlu itiraz dilekçesinde her ne kadar borç bulunmadığından uyuşmazlık konusu alacağı kabul etmediğini beyan etmişse de taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığı, tarafların defter ve kayıtları ile banka kayıtlarından anlaşılacağını, davacının, davalı borçludan alacaklı olduğu hususu izahtan vareste olduğunu, Sayın Mahkeme gerekli gördüğü taktirde tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesiyle de bu husus ortaya çıkacağını, davalı borçlu, icra dosyasına yaptığı itirazında icra takibine dayanak belgeye yani faturaya içeriğine itiraz ettiğini belirttiğini, ancak dava dilekçemiz ekinde Ek-1 olarak sunulan uyuşmazlık konusu e-Fatura ilişkin olarak da yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş, fatura iade edilmediğini, alacaklı davacının usulüne uygun olarak kesilen faturaya dayanan alacağının tahsili için yasal yollara başvurulmasında hukuka aykırılık bulunmadığını, bu nedenlerle davalı borçlunun itirazları dayanaktan yoksun kaldığını, öte yandan davalı, faize itiraz ettiğini belirtmişse de her iki tarafın da tacir olduğunu, işin niteliği gereği ticari olduğu ve davalı tarafın anılan faturadan haberdar olmasına rağmen yasal süresi içerisinde faturaya itiraz etmeyip faturayı iade de etmediğini sabit olduğundan uyuşmazlık konusu alacağa faiz işletilmesinde ve faiz oranında da hukuka aykırılık bulunmadığını, dolayısıyla davalı borçlunun bu husustaki itirazları da dayanaktan yoksun kaldığını, açıklanan nedenlerle; davalı borçlu, davacının alacağının tahsilini güçleştirme amacı taşıdığından davalı tarafından yapılan itirazın iptalini, takibin devamını, borçlunun likit alacağa yaptığı itiraz haksız ve kötü niyetli olduğundan İİK hükümleri uyarınca dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, sonuç itibariyle:Yukarıda arz ve izah edilen ve re’sen tespit edilecek nedenlerle; Davalı borçlunun ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaliyle takibin devamına, davacının likit alacağına karşı yaptığı itirazında haksız ve kötü niyetli olan davalı borçlu aleyhine dava konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talebinde bulunduğunu, beyan ve talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının dermeyan etmiş olduğu vakıalar satış ticari ilişkisi olduğu fatura itirazının yapılmadığını ve ticari defterlerle ispatlanacağı hususu olduğunu, ancak davalı şirket takibe konu miktarda alış siparişi vermediğini, bu hususta ispat davacı üzerinde olduğunu, davalı beyanına davacı şirket ile görüşmeler yapılmış ancak yarı oranında ürün sipariş istendiğini, Ancak iki kat fazlaca ürün gönderildiğini, bu sebeple haksız bir takip yapıldığını ve buna itiraz edildiğini, Bu hususta ispat yükü davacı tarafta olduğunu, İşlemleri yapan şirket çalışanı tanığını bildirdiğini, (Ek-1 Tanık ... TCKN: ... TEL: ... ) sonuç itibariyle : Yukarıda izah edilen sebeplerle; davanın reddini, davacı taraf aleyhine % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini, Beyanında bulunmuştur.
DELİLLER:
... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2023/ ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiştir.
13/02/2024 tarihinde Mali Müşavir bilirkişi ... vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde; takibin usul ve yasaya uygun olduğu, açılan işbu davanın ve takipte yapılan itirazın süresinde olduğu görülmüştür. Takip konusu alacak, fatura alacağına dayanmaktadır. Davalı borçlu, itirazında sipariş edilmeyen ürünlerin gönderildiğini iddia etmiştir. Ancak dosya kapsamında ibraz edilen delillerin incelenmesinde davalının siparişine ilişkin bir delil sunulmadığı anlaşılmıştır.
13/02/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiş, ticari defterlerin birbirleri ile uyumlu olduğu, davalı borçlunun da kendi kayıtlarına göre 110.311,38 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu ve usul ve yasaya uygun hazırlandığı kanaatine varılmıştır. Davacının, her iki tarafın ticari defterlerine göre de aynı miktarda alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Davalının hem süresi içinde davacı tarafından düzenlenen faturaya itiraz etmemesi hem de sipariş edilmeyen ürünlerin gönderildiğine dair bir delil sunmadığı gözetilerek, itirazında haksız olduğu kabul edilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalı borçlunun takipte yaptığı itirazın haksız olması sebebiyle davanın kabulüne ve alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne; ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline; takibin 110.311,38 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte devamına,
2-22.062,28 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 7.535,37-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.332,29-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 6.203,08-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 1.332,29-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 560,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.162,14TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır