T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/684 Esas
KARAR NO: 2024/482
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/11/2023
KARAR TARİHİ: 01/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının yetkiye yönelik itirazının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, zira davalı şirket ile müvekkil arasında imzalanan Abonelik Sözleşmesinin 8.6. Maddesinde " İşbu Sözleşme Türk Hukuku’na tabi olup, işbu Sözleşme tahtında çıkacak tüm uyuşmazlıklarda ... Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir" hükmü ile Sözleşme kapsamında çıkacak uyuşmazlıklar için yetkili mahkeme ve icra daireleri yetki sözleşmesi ile belirlendiğini, davalı (borçlu) ile müvekkil şirket arasında imza altına alınan ... nolu Elektrik Abonelik Sözleşmesinden kaynaklanan cayma bedeline ilişkin olmak üzere 1 adet fatura bedelinin ödenmemesi sebebiyle, ... 'nin 2023/... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı borçlu, 21.07.2023 tarihinde herhangi bir borcu bulunmadığı gerekçesi ile borca itiraz etmiş olup, yapılan itiraz ile icra takibi durduğunu, davalı-borçlunun itirazları ve iddiaları hukuki mesnetten yoksun olup, haksız bir menfaat sağlama gayesi ile yapılmış olup reddi gerektiğini, müvekkili şirketin, davalı borçlu şirketten olan alacağı, elektrik kullanımına ilişkin ilgili sözleşme hükümlerinden kaynaklandığını, borca ve icra takibine konu fatura sözleşmedeki hükümlere karşılık düzenlendiğini, söz konusu fatura bedeli davalı tarafından halen ödenmediğini, takibe konu edilen 193.286,01-TL tutarlı olan fatura cezai şarttan (cayma bedeli) kaynaklandığını, borca ve takibe dayanak fatura, elektrik abonelik sözleşmesinin hükümlerine göre öngörülen cezai bedele ilişkin düzenlendiğini, söz konusu fatura bedeli davalı tarafından halen ödenmediğini, borçluya akdedilen abonelik sözleşmesi ve SKTT % 15,00 tarife paketi kullanım şartlarında görüleceği üzere davacı şirketin portföyünden, usulüne uygun olmayan tahliye dolayısıyla çıktığını, taraflar arasında imza altına alınan sözleşme gereği belirlenen faiz oranlarına da uygun olarak faiz belirlenmiş ve faturaya yansıtıldığını, bu bakımdan tamamıyla taraflar arasında akdedilen sözleşmeye uygun olarak yansıtılsığını bildirip, davanın kabulüne, davalı-borçlunun takibe, borca, faize faiz oranına ve tüm ferilerine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına,
İtirazın haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dosyasından da anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin faaliyet merkezinin Bursa ili olduğunu, ayrıca sözleşme konusu hizmet de Bursa ilinde ifa edilmesi gereken bir hizmet olduğunu, HMK Mad. 6 gereğince genel yetkili mahkeme davalının ikametgahının bulunduğu yer mahkemesi olduğunu, b nedenle İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmış olan davaya öncelikle yetki yönünden itiraz ettiğini, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine karar verilmesini, davacının dayanak yapmaya çalıştığı sözleşmede müvekkili şirkete atfedilen imzayı da kabul etmediğini, imza itirazında bulunduğunu, bu sebeple sözleşme gereğince de sayın mahkemenin yetkili olabileceğine dair davacı iddiası hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davaya konusu alacak talebine karşı zamanaşımı itirazında bulunuyor ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, davalının, taraflar arasında imzalandığını iddia ettiği sözleşme gereğince "cayma bedeli"ne yönelik bir istemde bulunmakta, buna dair ... 'nin 2023/... E. Sayılı dosyası ile icra takibine geçildiğini, bu takibe yönelik itirazın iptaline karar verilmesini talep ettiğini, davacının yapmış olduğu icra takibi ve açtığı dava hukuki mesnetten yoksun olduğunu, haksız menfaat sağlama gayesi ile yapıldığını, Bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davaya dayanak sözleşme, fatura ve alacak istemi hukuka aykırı olduğunu bildirip, öncelikle sözleşmede yer alan imzaya itiraz ettiğini, müvekkili şirket yetkilisi ile davacı şirket arasında iddia edilen cezai şart alacaklarını içeren bir sözleşme imzalanmadığını, bu nedenle sözleşmeye ve sözleşmede yer alan cezai şart hükümlerine itiraz ettiğini, dava konusu faturanın müvekkili şirkete e- posta veya SMS yolu ile gönderildiği müvekkili şirketin itiraz etmemesi sebebiyle fatura içeriğinin kesinleştiğine yönelik iddiaların da doğru olmadığını, ... Noterliği'nin ... yevmiye sayılı 31.03.2023 tarihli ihtarnamesi faturaya müvekkili şirketin itiraz ettiğini açıkça gösterdiğini, yetki itirazının kabulü ile dosyanın yetkisizlik kararı verilerek Yetkili Bursa Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini,
zamanaşımı itirazı nedeniyle davanın reddine,
davanın esasına yönelik itirazlarımız gereğince davanın ve talep edilen icra inkar tazminatı ile tüm taleplerin reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2023/... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiştir.
... AŞ'a müzekkere yazılarak PMUM kayıtlarının gönderilmesi istenilmiştir.
... 'a müzekkere yazılarak mahkememiz davalısı ... Vergi Numaralı ...'nin abonelik dosyası, tüm faturaları ve sayaç okuma bilgilerinin çıkartılarak gönderilmesi istenilmiştir.
... A.Şye müzekkere yazılarak, davalı ... Vergi Numaralı ...'nin PMUM kayıtlarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiştir.
... na müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... Vergi Numaralı ...'nin kayıtlarının gönderilmesi ile 16/11/2022 tarihli yetkililerinin kimler olduğunun araştırılarak gönderilmesi istenilmiştir.
... Belediye Başkanlığına, ... ne, ... na, ... na, ... na, müzekkere yazılarak, Davalı şirket yetkilisi ... T.C. Kimlik Numaralı ... 'un 16/11/2022 tarihine en yakın ıslak imza asıllarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiştir.
... Noterliğine müzekkere yazılarak, Noterliğinizin 21/10/2020 tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirküleri aslının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiştir.
Mahkememizce ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılarak, şirket yetkilisi ... 'un imza örneklerinin alınması için talimat yazılmıştır.
GEREKÇE:
Dava, cayma bedeline ilişkin başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. ... BAM ... HD’nin 2024/... Esas ve 2024/... Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takibin incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlunun icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine yaptığı itiraz, TBK md. 89 uyarınca davacı alacaklının yerleşim yeri mahkemesinin de yetkili olması sebebiyle yerinde değildir. Davalı borçlunun zamanaşımı itirazı ise, dava konusu faturanın 20/03/2023 olduğu gözetildiğinde yerinde değildir.
Davalı borçlu, taraflar arasındaki sözleşmede imzaya itiraz etmiştir. Davacı tarafından sözleşmenin fotokopisi mahkememize ibraz edilmiş, ancak verilen süreye rağmen sözleşmenin aslı dosyaya ibraz edilmemiştir. Bu sebeple imza incelemesi yapılamamıştır. Davacının öne sürdüğü alacak cayma bedeline ilişkindir. Cayma bedeli, davacının öne sürdüğü sözleşmede kararlaştırılmış olup, sözleşmeden kaynaklanan bir alacaktır. Yani taraflarca kararlaştırılmadığı sürece talep edilebilecek veya kanundan doğan bir alacak türü değildir. Bu durumda davacının, öncelikle davalı ile aralarındaki sözleşmenin davalı şirket yetkilisi tarafından imzalandığını ispat etmesi gerekir. İmza incelemesinin belge aslı üzerinde yapılması gerekir. Fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılması mümkün değildir. Somut olayda davacı tarafından sözleşme aslı dosyaya ibraz edilemediğinden, sözleşmede yer alan imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunu ispat edemediği kanaatine varılmıştır. Bu hususta Yargıtay 19. HD’nin 2016/... Esas ve 2017/... Karar sayılı ilamı “Davacı kambiyo senetlerindeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan etmiş, mahkemece imza incelemesi hususunda rapor alınmış ise de inceleme fotokopi senet örnekleri üzerinden yapılmıştır. Fotokopi belge üzerinde imza incelemesi yapılamaz ve fotokopi belge üzerinden düzenlenen rapor hükme esas alınamaz. Mahkemece senet asıllarının nerede olduğu hususunda davalıya açıklama yaptırılarak senet asıllarının getirtilmesi, ibrazı gerekir. Senet aslı ibraz edilmediği takdirde ispat yükü davalıya ait olduğundan mahkemece bu husus gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken…” şeklindedir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle davacının, sözleşme aslını ibraz etmemesi sebebiyle sözleşmede yer alan imzanın davalı şirket yetkilisine ait olduğunu ispat edememesi, davalının imzayı inkâr etmesi ve alacağın cayma bedeline ilişkin olması sebebiyle sözleşmeye dayanması gözetilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 157,75-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 36.018,00-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00 -TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu ( ... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2024
Katip ...
Hakim ...