T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/703 Esas
KARAR NO : 2024/759
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/11/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... işletmelerinin müvekkili ve davalılar ... ve ... tarafından 14.07.2021 tarihinde kurulduğunu, müvekkili ile davalılardan ... ve ...'ın 14.07.2021 tarihinde ... Anonim Şirketi'ni birlikte kurduklarını, ancak daha sonra davalılardan ... ve ... ile müvekkili arasında gerçekleşen görüşmeler çerçevesinde icra takibine konu bedel üzerinden devre konu şirket hisselerinin davalılara eşit olarak devredilmesinin kararlaştırıldığını, bunun üzerine davalılar ve müvekkili arasında hisse devir sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket hisselerini hisse devir sözleşmesine uygun olarak davalılara devrettiğini ve sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri eksiksik yerine getirmiş olmasına rağmen davalıların hisse bedelini ödemediğini ve ödememekte de ısrar ettiklerini, müvekkili ile davalılar arasında imzalanan hisse devir sözleşmesine göre müvekkilinin, davalılara şirketteki tüm hisselerini 1.000.000 TL (Bir Milyon Türk Lirası) bedel karşılığında devredeceğini ve bu hisse devir bedelinin de müvekkiline en geç 01.06.2023 tarihine kadar nakden ve defaten ödeneceğini, müvekkili ... A.Ş'ye ait tüm hisselerini sözleşmeye uygun olarak davalılara devretmiş olup yükümlülüğünü ifa ettiğini, ancak sözleşme gereği müvekkilinee ödenmesi gereken bedelin yalnızca 100.00 TL'lik (Yüz Bin Türk Lirası) kısmının davalı ... tarafından ödenmiş olup bakiye kalan 900.000 TL' nin (Dokuz Yüz Bin Türk Lirası) tüm iyiniyetli girişimlerine rağmen ödenmemiş olup davalıların söz konusu bedeli ödememekte hukuka aykırı ve haksız bir şekilde ısrar ettiklerini, müvekkili tarafından ortaya konulan iyiniyetli girişimlerin sonuçsuz kalması üzerine davalılar aleyhine icra takibi başlatılmış olup davalıların söz konusu takibe hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz ettiklerini, hisse devir sözleşmesi gereğince davalıların, hisse devir bedelini 01.06.2023 tarihine kadar müvekkiline nakten ve defaten ödemesi gerektiğini, ancak davalıların hisse devir bedelini ödemedikleri gibi müvekkilini iyiniyetli tüm girişimlerini sonuçsuz bıraktıklarını ve ödemeyi gerçekleştirmemekte ısrar ettiklerini, müvekkili tarafından gerçekleştirilen tüm iyiniyet görüşmelerinin sonuçsuz kalması nedeniyle 27.07.2023 tarihinde ... İcra Müdürlüğü' nde hisse devir bedelinin ödenmemesi ve taraflar arasında imzalanan hisse devir sözleşmesindeki yükümlülüklerin yerine getirilmemiş olması nedeniyle hem hisse devir bedelinin hem de cezai şartın talebi ve tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını ancak davalıların hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz bir şekilde itiraz ettiklerini, taraflar arasında imzalanan hisse devir sözleşmesine göre yükümlüklerini yerine getirmeyen davalıların müvekkiline cezai şart ödemesi gerektiğini, davalıların tüm süreçte sergilermiş oldukları tutum ve davranışlar göz önüne alındığında öncelikle ve ivedilikle teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davalıların hisse devir sözleşmesinden kaynaklanan hiçbir yükümlülüklerini yerine getirmedikleri gibi getirmemekte de ısrar ettiklerini, öncelikli ve ivedilikle davalıların mal kaçırmasını ve müvekkilinin mağduriyetini katbekat artırmasına engel olması amacıyla tüm davalıların mal varlıklarına ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini beyanlarla haklı davalarının kabulüne, hukuki dayanaktan yoksun, haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, davalıların menkul ve gayrinmenkul malları üzerine öncelikle ve ivedilikle ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar davacı yan tarafından işbu dava dilekçesinde belirttiği hisse devir sözleşmesinin imzalandığı ve bu sözleşmeye dayalı olarak devir bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle ... İcra Müdürlüğü' nün 2023/... E. Sayılı dosyasıyla icra takibi başlattığını iddia etmişse de bu beyanların gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin hisse devir sözleşmelerinde de görüleceği üzere hisse devir bedellerini nakden ve peşinen ödediiklerini bu hususta davacı tarafından bizzat imza altına alındığını, müvekkilleri ile davalı arasında 14.08.2022 tarihleri arasında dilekçe ekinde sundukları hisse devir sözleşmeleri imzalandığını ve bunun akabinde bu sözleşmelerle davacı ... ... Ticaret Anonim Şirketi'nin hisselerini müvekkillerine devrettiğini, bu durumun Şirketin Pay Defterlerine de işlendiğini, devir sözleşmelerinden de görüleceği davacının bu sözleşmede devir bedelinin nakden ve peşinen tahsil ettiğini, bu hususta bir alacağı kalmadığını beyan ve kabul ederek müvekkillerini ibra ettiğini, davacı yanın davaya konu ettiği sözleşmelerin geçersiz olduğunu, müvekkillerinin ilk başta ... Ticaret Anonim Şirketi' nin bir takım düzenlemeler yapıldıktan sonra başka bir alıcıya satılabileceğini değerlendirdiğini ve bunun üzerine davacı yanın davaya konu ettiği hisse devir sözleşmesini imzaladıklarını, müvekkilleri tarafından yapılan bir takım değerlendirmelerde şirketin düşündükleri gibi satılamayacağının görüldüğünü ve sözleşmede belirtilen devir şartlarından vazgeçildiğini, bunun üzerine davacının da bu durumu kabul ettiğini ve taraflar arasında ekte sundukları devir sözleşmeleri imzalandığını, gerekli ödemelerin yapıldığını ve sonrasında ortaklar pay defterine bu durumun işlendiğini, sözleşmelerden ve pay defterinden de görüleceği üzere davacı yanın müvekkillerini ibra ettiğini, devir ücretini peşin aldığını ve müvekkillerinden herhangi bir alacağı kalmadığını kabul ettiğini beyanlarla itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nden ... ... Ticaret A.Ş.'nin tüm sicil dosyası celp edilerek dosyaya kazandırılmıştır.
....İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, Davacı ... tarafından davalılar ..., ..., ... aleyhine toplam alacak
1.050.000,00.-TL tutarındaki toplam alacak üzerinden icra takibi yapıldığı, davalıların itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67/1 maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizin 28/11/2023 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin; "Dava dilekçesi ve eklerinin incelenmesinden davacı vekilinin dava konusu alacağını teminen davalıların uyuşmazlık konusu olmayan menkul ve gayrimenkullerinin üzerine tedbir konulmasını talep etmiş olduğu, davacı tarafın iddialarının yargılamayı gerektirdiği, ayrıca dava dilekçesi ekinde sunulan belgeler mahkememizce yaklaşık ispat kuralı için yeterli görülmediğinden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir..." gerekçeleriyle reddine karar verilmiştir.
Dosyanın bilirkişiler MM ... ile Doç Dr. ... 'a tevdi edildiği bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda sonuç ve özetle; "
1-Davaya cevap dilekçesinde ""... Tic A.Ş." nin bir takım düzenlemeler yapıldıktan sonra başka bir alıcıya satılabileceğini değerlendirmiş ve bunun üzerine davacı yanın davaya konu ettiği hisse devir sözleşmesini imzalamışlardır." ikrarının var olduğu, dolayısıyla davalılar tarafından dava konusu Bila tarihli hisse devir sözleşmesinin imzalandığının ihtilafsız olduğunun anlaşıldığı,
2- Hisse Devir Sözleşmesinde sözleşmenin düzenlenme ve imzalanma tarihinin var olmadığı,
3-Hisse devrinden önceki 20.09.2021 tarihli hazirun cetvelinde Hisse Devir Sözleşmesinde 100.000 TL ödediği belirtilen ...' nun hissedar olmadığı, Hisse Devir Sözleşmesi ile yeni hissedar olduğu, dolayısıyla ... ile ilgili olarak dava konusu Bila Tarihli Hisse Devir Sözleşmesinin doğru ve gerçeği yansıttığının anlaşıldığı,
4-20.04.2022 imza tarihli 01.05.2022 geçerlilik tarihi ve 19.02.2040 yılına kadar 19,5 Hektar alanı ve yıllık kira bedeli 113.620 TL+ KDV olan bir in kayıtlı değerinden (33.000 TL den) devir olduğunun söylenme: igisinin var olmadığı, dolayısıyla dava konusu Bila tarihli Hisse Devir Sözleşmesinin doğru ve gerçek olduğunun kabul edilmesi gerektiği,
5-14.08.2022 tarihli hisse devir sözleşmesinin davacı adına kayıtlı olan 33.000 TL sermayenin şirket pay defterine işlenebilmesi ve pay sahibi olunabilmesi için düzenlenmiş resmi ve yasal bir hisse devir sözleşmesi olduğunun anlaşıldığı, bu hisse devir sözleşmesi ile davacı 19.800 TL değerindeki hissesini şirket dışından yeni ortak ...' ya 19.800 TL ye devir ettiği ve devir bedeli olan 19.800 TL nin davacının banka hesabına hisse devrinden bir ay sonra 14.09.2022 tarihinde yatırıldığının ihtilafsız olduğu, hisse devir sözleşmesinde "Devir bedelini bugün haricen nakden ve peşinen tahsil eyledim" beyanının sadece bir prosedür olduğu doğru ve gerçeği yansıtmadığı, şirket dışından yeni ortak ... Bila tarihli Hisse Devir Sözleşmesinde davacıya neden 100.000 TL peşinat olarak verdiğinin hiç bir yerde izah edilmediği ve hatta resmi hisse devir bedeli ile birlikte 14.09.2022 tarihinde Borç Ödemesi açıklamasıyla 67.000 TL daha ödeme yaptığı, bu yapılan ödemenin hisse devrinden önce Mehmet Rüstem Arık'ın yaptığı masraflara karşılık ödendiği savunmasının var olduğu fakat bu savunma ile ilgili dava dosyasına hiç bir yasal belge sunulmadığından bu savunmanın doğru ve gerçeği yansıtmadığı,
6- Davalı ...' nun Bila tarihli Hisse Devir Sözleşmesinde var olan 100.000 TL ödemenin doğru ve gerçeği yansıttığı, hisse devir bedelinden 234.000 TL borçlu olduğu, resmi hisse bedeli ödemesi olan 19.800 TL ve Borç Ödemesi açıklamalı 67.000 TL nin 234.000 TL borçtan düşülmesi gerektiği, dolayısıyla davalı ...'nun davacı ... 'a Hisse Devir Bedelinden dolayı (234.000-(19.800--67.000-86.800)86.800-147.200) 147.200 TL borçlu olduğunun kabul edilmesinin gerektiği,
7- Davalı ...'ın resmi hisse devri bedeli ödemesi olan 6.900 TL nin 333.000 TL borcundan düşülmesi sonucunda kalan borcunun (333.000-6.900-326.100) 326.100 TL olduğunun kabul edilmesinin gerektiği,
8- Davalı ...' nın resmi hisse devir bedeli ödemesi olan 6.300 TL nin 333.000 TL borcundan düşülmesi sonucunda kalan borcunun (333.000-6.300-326.700) 326.700 TL olduğunun kabul edilmi gerektiği
9- Davalıların Bila tarihli Hisse Devir Sözleşmesinin 6.Cezai Şart maddesinde var olan "Sözleşme Bedeli hükmünü" yerine getirmediklerinden 150.000 TL cezai şart ödemelerinin değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
10-) Davacının davalılardan alacağının hesaplanması;
A- Sayın Mahkeme tarafından Bila Tarihli Hisse Devir Sözleşmesinin kabul edilmesi halinde, takip tarihi 28.07.2023 itibariyle ...' nun 147.200 TL, ..." ın 326.100 TL, ...' ın 326.700 TL olmak üzere toplamda 800.000 TL asıl alacak ve 150.000 TL cezai şart olarak hesaplandığı, takip talebinin de 900.000 TL asıl alacak ve 150.000 TL cezai şart olarak talep edildiği, aradaki farkın 33.000 TL resmi hisse bedelleri ve İbrahim Uslu" nun ödediği 67.000 TL den kaynaklandığı, dolayısıyla 28.07.2023 takip tarihi itibariyle davacının alacağının (800.0001150.000-950.000) 950.000 TL olarak değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
B- Sayın Mahkeme tarafından 14.08.2022 tarihli Hisse Devir Sözleşmelerinin kabul edilmesi halinde 28.07.2023 takip tarihi itibariyle davalıların davacıya borçlu olmadıkları gi İbrahim Uslu' nun peşinat olarak ödediği 100.000 TL davacıdan alacaklı olduğunun değerlendirilmesinin Sayın Mahkemeye ait olduğu..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine tebliğ edilmiştir. Taraf vekillerince bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Taraflar arasındaki ihtilafın; .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı icra takibine vaki itirazın iptali şartlarının oluşup oluşmadığı, davalıların Hisse Devir Sözleşmesi gereği yükümlülüklerini yerine getirip getirmedikleri, davacı tarafın Hisse Devir bedeli ve cezai şart alacağına hak kazanıp kazanmadığı, kazandıysa miktarı noktalarında toplandığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, alınan bilirkişi raporu ile tüm dosya içeriğine göre; açılan dava, bakiye hisse devir bedelinin ve cezai şartın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
Davacı taraf, dava dilekçesi ile; davacı ile davalılardan ... ve ...' ın 14.07.2021 tarihinde ... Anonim Şirketi'ni birlikte kurduklarını, ancak daha sonra davalılardan ... ve ... ile davacı arasında gerçekleşen görüşmeler çerçevesinde icra takibine konu bedel üzerinden devre konu şirket hisselerinin davalılara eşit olarak devredilmesini kararlaştırıldıklarını ve bunun üzerine davalılar ve davacı arasında hisse devir sözleşmesi imzalandığını, davalılara şirketteki tüm hisselerini 1.000.000 TL (Bir Milyon Türk Lirası) bedel karşılığında devredeceğini ve hisse devir bedelinin de davacıya en geç 01.06.2023 tarihine kadar nakden ve defaten ödeneceğini, davacının şirket hisselerini hisse devir sözleşmesine uygun olarak davalılara devrettiğini ve sözleşme gereği üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmiş olmasına rağmen davalıların hisse bedelini ödemediğini ifade etmiştir.
Davalılar taraf cevap dilekçesi ile; taraflar arasında 14.08.2022 tarihleri arasında dilekçeleri ekinde sundukları hisse devir sözleşmelerinin imzalandığını ve bunun akabinde bu sözleşmelerle davacının hisselerini davalılara devrettiğini, bu durumun şirketin pay defterlerine de işlendiğini, davacının bu sözleşmede devir bedeli nakden ve peşinen tahsil ettiğini, bu hususta bir alacağı kalmadığını beyan ve kabul ederek davalıları ibra ettiğini, davacı yanın davaya konu ettiği sözleşmenin geçersiz olduğunu, davalıların ilk başta ... Ticaret Anonim Şirketi' nin bir takım düzenlemeler yapıldıktan sonra başka bir alıcıya satılabileceğini değerlendirdiğini ve bunun üzerine davacı yanın davaya konu ettiği hisse devir sözleşmesini imzaladıklarını, ancak davalılar tarafından yapılan bir takım değerlendirmelerde şirketin düşündükleri gibi satılamayacağının görüldüğünü ve sözleşmede belirtilen devir şartlarından vazgeçildiğini, bunun üzerine davacının da bu durumu kabul ettiğini ve taraflar arasında ekte sundukları devir sözleşmelerinin imzalanıp gerekli ödemelerin yapıldığını ve sonrasında ortaklar pay defterine bu durumun işlendiğini ifade ettiği görülmüştür.
Dosya kapsamında toplamda 4 adet hisse devir sözleşmesinin yer aldığı, sözleşmeler incelendiğinde, tüm sözleşmelerin ilgililerce imzalandığı ve dolayısıyla da tarafların iradelerini yansıttığı anlaşılmaktadır.
Davacının işbu davaya dayanak olarak gösterdiği hisse devir sözleşmesinin, devralan kişilerin tümünü içerdiği ve sözleşmede yer verilen bedelin (1.000.000,00 TL) ise hisselerin toplam nominal değeri üzerinden değil ( değer 33.000,00 TL'dir), tarafların iradeleriyle belirlendiği görülmektedir. Ayrıca davalılardan ...'nun yapmış olduğunu beyan ettiği ve dosyadan da davacıya ödendiği anlaşılan 100.000,00 TL'lik miktar çıkarıldığında dahi sözleşmede yer alan 1.000.000 TL'lik sözleşme bedelini her bir devralanın eşit miktarda (333.000,00 TL) üstlendiği tespit edilmektedir. Tarihleri belirli olan (14/08/2022) diğer sözleşmelerin ise, her bir devralanla ayrı ayrı akdedildiği ve sözleşmede yer verilen bedellerin ise, şirket esas sözleşmesinde yer alan nominal değer üzerinden belirlendiği görülmektedir. Şirket esas sözleşmesinin Sermaye başlıklı 6.maddesinde bu durum, “Şirketin sermayesi, beheri 25,00 TL değerinde 2400 paya ayrılmış toplam 60.000,00 TL değerindedir” şeklinde düzenlenmiştir. Mali müşavir bilirkişinin tespitine göre de; sözleşmelerde belirlenen bedellerin, şirket tarafından akdedilen ve dosya kapsamında yer alan kira sözleşmesinin yıllık bedeli ile kıyaslandığında durumun açık olduğu; şirketin esas sözleşmesinde yer verilen esas sermayesinin 60.000,00 TL olduğu göz önünde bulundurulduğunda, her bir devralanla ayrı ayrı yapılan sözleşmelerde belirtilen bedellerin, payın nominal değerine karşılık geldiği anlaşılmaktadır. Ayrıca bu sözleşmelerde, davacının “nonimal değeri üzerinden devir ettim” beyanı ile hisselerini devrettiği görülmektedir.
Bilirkişi heyetinin tespitlerine göre de; 20.09.2021 tarihli hazirun cetvelindeki hisse payları incelendiği, söz konusu devir işleminin o tarihte henüz gerçekleşmediği görülmektedir. Dolayısıyla bila tarihli sözleşmenin en azından 20.09.2021 tarihinden sonraki bir tarihte akdedildiği ve sonuç doğurmaya başlayacağı, tüm devralanlarla akdedilen bila tarihli sözleşmede de aslında kuruluşta şirket esas sözleşmesinde belirlenmiş nominal değerli payların esas alındığı, nitekim bila tarihli sözleşmede, davacının toplamda 33.000,00 TL nominal değerdeki hisselerini devrettiği; ancak bedel olarak 1.000.000,00 TL şeklinde bir belirlemenin yapıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla tarafların akdettikleri tüm sözleşmelerdeki hisselerin nominal değeri aynıdır. Mali müşavir bilirkişinin tespitleri de göz önüne alınarak 14/08/2022 tarihli sözleşmelerle her bir davalının yüklendikleri bedelleri, davacının banka hesabına hisse devrinden bir ay sonra, 14.09.2022 tarihinde ödedikleri, buna karşılık davacının, bu ödemelerden sonra kalan ödemelere ilişkin herhangi bir ihtarda bulunmadığı görülmektedir.
Dava konusu olayda, her biri hukuken geçerli olan hangi sözleşmenin esas alınması gerektiğine dair bir belirsizlik söz konusu olmakla her bir devralanla ayrı ayrı yapılan 14/08/2022 tarihli sözleşmelerin sonraki tarihli olduğu değerlendirmesi yapılırsa, yapılan bu sözleşmeyle konusu ve tarafları aynı olan önceki tarihli sözleşmenin ortadan kaldırıldığı şeklinde bir yorum yapılması mümkündür. Buna karşılık bila tarihli sözleşmenin sonraki tarihli olarak kabul edilmesi durumunda ise, bu sözleşmenin esas alınarak davalıların borçlu olduğu sonucu ortaya çıkacaktır. Tarihi belirli olan sözleşmelerde gerek nominal değerin esas alınması gerekse davalıların cevap dilekçelerindeki “... değerlendirmelerde şirketin düşündükleri gibi satılamayacağı görülmüş ve sözleşmede belirtilen devir şartlarından vazgeçilmiştir. Bunun üzerine davacı da bu durumu kabul etmiş ve taraflar arasında bizim ekte sunmuş olduğumuz devir sözleşmeleri imzalanmış gerekli ödemeler yapılmış ve sonrasında ortaklar pay defterine bu durum işlendiği” şeklindeki beyanı dikkate alındığında, sonraki tarihli olarak kabul edilmesinin yukarıda mahkememizce yapılan tespitlerle ve bilirkişi heyeti raporundaki görüşe göre de hayatın olağan akışına uygun olduğu kanaati hasıl olmakla davacının davasının reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: 2023/ ... sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... ekte sunulan 3.200,00.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın reddine karar verildiği de dikkate alınarak davacı aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının davasının reddine,
2-Davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının, peşin harç olarak yatırılan 12.681,38.-TL'den mahsup edilerek fazla yatırılan 12.253,78.-TL harcın davacıya iadesine,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 159.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.200,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır