T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/757 Esas
KARAR NO : 2024/761
DAVA : Tazminat
DAVA TARİHİ : 12/12/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Davalı ... Anonim Şirketi'nin ... .com.te/.../...-sirketlere-... bolgesi-adi-altinda-arazi-...h linki üzerinden yayınlanan “... Şirketlere, "Endüstri Bölgesi" Adı Altında Arazi" başlıklı haber içeriğinde müvekkilleri hakkında aşağıdaki ifadelerin kullanıldığını,
" ... Şirketlere, ... Bölgesi' Adı Altında Arazi!"
“Endüstri bölgesi” adı altında ... şirketlere kamu arazileri bedelsiz olarak tahsis ediliyor. vergi muafiyetinden teşviklere varana dek her türlü “kolaylık” sağlanıyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın verilerine göre, ... döneminde toplam 22 hin 319 hektar arazi büyüklüğüne yahip 37 endüstri bölgesi kuruldu. Bu 37 endüstri bölgesinin 35' inin ise son 9 yıl içerisinde kurulduğu açıklandı.
Birgün'den ...' nın haberine göre, “... bölgesi” adı altında ... şirketlere Hazine arazileri 49 yıllığına tahsis ediliyor, yurttaşlara ait araziler de devlet eliyle kamulaştırılıyor. Atıyapı ve proje giderleri de kamu bütçesinden karşılanırken şirketler ruhsat, emlak ve damga vergilerinden muaf tutuluor. Tüm bunların üstüne bir de Cumhurbaşkanı kararıyla ek teşvikler veriliyor
İktidarın her türlü kıyağı sağladığı, kamu arazilerini bedelsiz olarak tahsis edip vergi almadığı bazı ... şirketler ise şöyle:
Adana'daki ...Endüstri Bölgesi'nin yönetici şirketi ...saraylarını inşa edip şehir hüstmeleri işleten... Holding.
-... Endüstri Bölgesi'ni ...Çete 'de yer alan ... Holding kurdu.
-...Endüstri Bölgesi ...'ın arkadaşı ...'nın sahip olduğu ...'in yönetiminde.
-...Enerji Endüstri Bölgesi yine ...Çete'den ... 'un kontrolünde.
-...Bölgesi de ...'ın yakın arkadaşı ... ve ailesinin sahihi olduğu ...şirketi tarafından işletiliyor. Aynı zamanda ...gazetesinin de sahihi olan ... ailesi, özelleştirmeler ile devletin fahrikalarını aldı ve ... dönemimde köşeyi döndü.
-... ile de ...'ın damadı ... ile ailesinin suhibi olduğu ... Şirketi' ne kıyak sağlandı.
-...Bölgesi ... İlaç Şirketi tarafından işlerilip yönetiliyor. ... sağlanan...İlaç...'ın yeğeni...'a ait
-...Bölgesi de yine ... ailesinin sahibi olduğu ...Şirketi tarafından kuruldu.
-Hatay, Adana ve Osmaniye'de bulunun ...İhtisas ...Bölgesi de yine ...Holding'in yönetiminde.
Endüstri bölgesiyle sağlanan ayrıcalıklar.
-Altyapı masraflarını bakanlık karşılıyor.
-Devlet, şirketler için yurttaşların arazilerini kamulaştırıyar.
-Plan ve projeter bakanlıkça onaylanıyor.
-Ruhsat ve izinler bakanlık tarafından veriliyor. şirketler harç bedeli ödemiyor.
-Hazine arazileri 49 yıllığına tahsis ediliyor.
-Bölge içerisinde yer atan bütün binalar emlak vergisinden muaf.
-Damga vergisinden de muaflar.
-Tüm bunların yanında... ek teşvikler belirleyebilir.
ifadelerinin kullanıldığını, davalının aynı tarihte ... adlı televizyon kanalında... ile Hafta Sonu ...Haber isimli programda benzer ifadeleri kullanarak müvekkillerinin kişilik haklarına saldırıları teşkil eden eylemlerine devam ettiğini, davalının herhangi bir yasal dayanağı, delili olmaksızın gerçeğe aykırı şekilde müvekkillerine devletin taşınmaz mallarının, parasının ve kaynaklarının hukuksuz olarak aktarıldığı, bunu yaparken Türkiye Cumhuriyeti' nde hiç kimseye yapılmayan ayrıcalıkların akrabalık sebebi ile tanındığı, devlet kaynaklarının akrabalık ilişkisi kullanılarak çalındığı, müvekkillerinin devlete vergi ödemediği algısı oluşturarak toplumda müvekkillerine karşı infial uyandırıldığını, yaptığı projeler ve sonucundaki başarıları ile halkın guru kaynağı olmuş müvekkillerinin onur ve saygınlığına saldırıldığını, dava konusu haberdeki beyanlar ile hedeflenen unsurun müvekkilleri hakkında bilgi vermek ya da ifade özgürlüğü kapsamında haber yapmak olmayıp, yaptıkları ile devlete, millete ne kadar katkı sağlamış olursa olsun adını yurt içi ve yurt dışında yaptığı başarılı işlerle halkın gözünde ne kadar yüceltmiş olursa olsun dikkate alınmaksızın yalan ifadelerle halkın gözünden düşürmenin amaçlandığını, yazı içeriğindeki iftira ve karalama kastının açıklığının hiçbir şüpheye yer vermeyecek ve herhangi bir özgürlük biçimi ile açıklanamayacak kadar aşikâr olduğunu, davalı tarafından yapılan haber içeriğinde Endüstri Bölgeleri Kanunu dışında, kanuna aykırı şekilde sadece müvekkillerine özgü, bugüne kadar herhangi bir şirkete yapılmamış hakların tanındığı, akrabalık ilişkisine dayalı olarak, kanunda yer almayan ayrıcalıklar yapılarak devletin kaynaklarının, parasının aktarıldığı, arazilerinin karşılıksız verildiği ve bu şekilde müvekkilinin buradan gayriyasal bir menfaat edindiği algısı oluşturularak yayınlandığını, müvekkiline akrabalık ilişkisi sebebi ile herhangi bir ayrıcalık, iltimas tanınmadığını, kıyak yapılmadığını, müvekkillerin vergi ödememe gibi bir durumunun da kesinlikle yalan ve iftiradan ibaret olduğunu, müvekkili ... gibi Türkiye'de kanun tarafından belirlenmiş kriterleri sağlayan yerli ve yabancı şirketlerin proje bazlı destek başvuru haklarının bulunduğunu, müvekkili Baykar dışında bugüne kadar içlerinde ..., ..., ...gibi yabancı şirketlerinde olduğu yerli ve yabancı 36 şirketin yatırım yapacağı alanların Endüstri Bölgesi ilan edildiğini, bu bilgilerin aleni bir şekilde Resmi Gazete ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı internet sitesinde yayınlanmasma rağmen davalıların haberde belirtilenler dışında diğer şirketlerden hiç bahsetmeksizin konuyu adeta kamu kaynaklarında soygun yapıldığı içeriği ile haber yaptıklarını, haberin salt müvekkillerin kişilik haklarına saldırı amacı ile yayınlandığını, davalı gibi müvekkilinin fabrikasının bulunduğu alanın endüstri bölgesi ilan edilmesi ve proje bazlı teşvik karamamesi uyarınca destek verilmesi sebebi ile devletten teşvik verildiğini, devletin kaynaklarının aktarıldığını belirten haberlere karşı açılan manevi tazminat davalarında mahkemelerce, müvekkilinin kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu gerekçesi ile manevi tazminata hükmedildiğini, bu ve benzer ifadelerin gerçeğe aykırı olduğunun mahkeme kararları ile tescillendiğini, bu kararların kısa özetlerini emsal olarak sunduklarını,... şirketinin projelerine başladığı günden bu yana sürekli kendi kaynaklarını kullandığını, sivil ve askeri bürokrasi tarafından uçakları uçurmama tehditleri ve benzeri her türlü zorlukla mücadele ettiğini, önüne çıkartılan engelleri aşarak projelerini hayata geçirdiğini, şirket Genel Müdürü ...'ı tutuklatmaya varan, yapılan otomatik inişleri reddederek tutanak düzenletmeyen, bir gecede ihale kuralını değiştirerek kazanan Baykar'ın haklarını kısıtlayan ve ihaleye dair taahhütlerini yerine getirmeyen, aksine yabancı menşeili projelere öncelik vererek ...ile sözleşmeyi 2,5 yıl bekleten devlet bürokrasisi gerçekleri bir tarafta dururken; müvekkilleri çete olarak nitelendirilerek devletin kaynaklarını aldıkları, kendilerine kıyak yapıldığı iddialarının tamamen kötü niyetli olduğunu, yerli ve milli vizyonuyla büyüyen savunma sanayisinde dışa bağımlılığın daha da azaldığını, ihracatın artmasının sağlandığını ve bu artışın ülke ekonomisine katkı sağladığını, bununla birlikte müvekkili tarafından tamamen kendi kaynakları ile milli ve özgün bir şekilde üretimi gerçekleştirilen ... ve...sistemlerinin bu alanda dünyadaki rakiplerinin önüne geçtiğini, şu anda ... TB2' nin dünyanın en çok tercih edilen insansız hava aracı haline geldiğini, Baykar şirketinin, hâlihazırda ...için 32 ülke, ... için 8 ülke ile ihracat sözleşmesi imzaladığını ve bu alanda toplam 33 ülkeye ihracat gerçekleştirerek dünyanın en büyük ihracatçı firması haline geldiğini, müvekkilinin üretimini yaptığı...ve... sistemlerinin gösterdiği başarı ve ulaştığı seviye Türkiye sınırlarını aşmış yabancı politikacılar ve ünlü siyaset bilimcilerin gündemlerinde yerini aldığını, yapılan haber ile müvekkillerinin kişilik haklarının çiğnendiğini, toplumdaki saygınlığına zarar verildiğini, davalının haber yapma ve basın özgürlüğü sınırlarını aşar şekilde gerçeğe aykırı haber ile İnsansız Hava Araçlarını halkın gözünden düşürme kastı taşıyarak, siyasi saiklerle müvekkillerinin kişilik haklarını zedelediğini, davalının yalan ve iftiraya dayalı beyanlarının ağırlığı göz önüne alınarak, kendisinin ciddi bir tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, istenilen tazminat bedeli ile davalıların ifadelerinin sürekliliği ağırlığı, yalan ve iftira dolu beyanları, mahkeme kararlarını tanımazlığı karşılaştırıldığında; Türkiye'nin ...Hamlesinde müvekkilinin ortaya koyduğu başarıları, ... ve ...'ların tüm özellik ve etkinliğinin dünyaca kabul gördüğü gerçeği karşısında çok düşük kaldığını, bu tazminatların müvekkili açısından asla zenginleşme aracı olmayacağını, zira müvekkilinin bugüne kadar bu tip iftira ve karalamalardan elde ettiği tüm tazminatları ve bu davada karar verilmesi halinde elde edeceği tazminatı da şehit ailelerinin çocuklarına burs olarak verdiğini beyan ederek, davalının gerçeğe aykırı ifadeleri ile kişilik hakları zedelenen ve hakarete uğrayan müvekkili ...A.Ş için 1.000.000,00- TL, ... için 1.000.000,00-TL almak üzere toplam 2.000.000,00-TL manevi tazminatın haberin yayınlandığı 17.09.2023 tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsil edilerek ödenmesine, yasal ücreti vekâletin ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı ... ile müvekkili şirket arasında husumet yokluğu söz konusu olması nedeniyle ikame edilen işbu davanın reddini talep ettiklerini, aktif husumetin usul hukukuna ilişkin olmakla beraber maddi hukuk kapsamında sonuçlar doğurduğunu, müvekkili yayın kuruluşu tarafından yapılan haber içeriğinde "iktidara yakın şirketlere endüstri bölgesi olarak arazi tahsis edildiği" hususunun yer aldığını, bu bağlamda müvekkili yayın kuruluşu tarafından yapılan haberin... Anonim Şirketi'nin içerinde bulunduğu ticari faaliyete ilişkin olup davacı ...'ın kişilik haklarının zedelendiğine yönelik iddiasının taraflarından kabulünün mümkün olmadığını, işbu nedenle davacı ... ile müvekkili yayın kuruluşu arasında husumet yokluğunun söz konusu olduğunu, müvekkili şirket tarafından yayınlanan haberde davacı ...Anonim Şirketi'nin de içerisinde bulunduğu birtakım şirketlere endüstri bölgesi olarak arazi tahsis edildiği ve işbu şirketlerin ticari faaliyetlerine ilişkin bilgi verildiği hususu göz önünde bulundurulduğunda; yargılama konusu haberde davacının adı dahi geçmemesine rağmen kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia etmesinin usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili ...Yayıncılık A.Ş.' nin basın yayın organı olarak faaliyet göstermekte olduğunu, ülkedeki ve dünya çapındaki ekonomik, siyasal ve kültürel olaylar hakkında şeffaf bir şekilde bilgi verdiğini, dava konusu haberin yayımlandığı internet sitesinin de siyasi, güncel ve yaşam haberlerinin yer aldığı dijital platform olduğunu, müvekkili yayın kuruluşu tarafından 17/09/2023 tarihinde www. ... .com.tr adlı internet sitesinde yayımlanan dava konusu "...Şirketlere, '...Bölgesi' Adı Altında Arazi!" başlıklı haber içeriğinde 'İktidara yakın şirketlere hazine arazilerinin endüstri bölgesi adı altında 49 yıllığına tahsis edildiğinin ortaya çıktığı, kamu arazilerinin bedelsiz olarak tahsis edildiği, vergi muafiyetinden teşviklere kadar her türlü kolaylığın sağlandığı, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın verilerine göre, ... döneminde toplam 22 bin 519 hektar arazi büyüklüğüne sahip 37 endüstri bölgesinin kurulduğu, 37 endüstri bölgesinin 35’inin ise son 9 yıl içerisinde kurulduğu açıklandığı, Birgün'den...'nın haberine göre, Endüstri bölgesi adı altında ... şirketlere Hazine arazileri 49 yıllığına tahsis edildiği, yurttaşlara ait araziler de devlet eliyle kamulaştırılıdığı, altyapı ve proje giderleri de kamu bütçesinden karşılanırken şirketler ruhsat, emlak ve damga vergilerinden muaf tutulduğu, Cumhurbaşkanı kararıyla ek teşvikler verildiği, iktidarın her türlü kıyağı sağladığı, kamu arazilerini bedelsiz olarak tahsis edip vergi almadığı, bazı ... şirketlerin isimleri, endüstri bölgesiyle sağlanan ayrıcalıklara' ilişkin hususların yer aldığını, müvekkili yayın kuruluşu tarafından yayınlanan dava konusu haberde devletin taşınmaz mallarının, parasının ve kaynaklarının hukuksuz olarak aktarıldığı anlamına gelecek herhangi bir husus bulunmadığını, yargılama konusu haberde bazı şirketlere endüstri bölgesi olarak kamu arazilerinin bedelsiz olarak tahsis edildiği, vergi muafiyetinden teşviklere kadar birtakım kolaylıkların sağlandığnın belirtildiğini, dolayısıyla davacı tarafından geniş yorumlamalar neticesinde ortaya atılan iddiaların soyut ve mesnetsiz beyanlardan ibaret olduğunu, müvekkili yayın kuruluşu tarafından yayınlanan haberde yer alan diğer şirketlerin; ... Holding, ... Holding, ... Holding, ...Turizm,...İlaç Şirketi, ... ve ...Şirketi olduğunu, bu bağlamda davacı tarafın " akrabalık ilişkisi kullanılarak devlet kaynaklarının çalındığı" yönündeki iddiasının huzurdaki davaya gerekçe oluşturmak için suni bir şekilde elde edildiğinin aşikar olduğunu, yargılama konusu haberde gerçekle bağdaşmayan herhangi bir gerçeğe aykırılık olmadığını, bu doğrultuda görünen gerçekliğe uygun olan bir haber dolayısıyla basının sorumlu tutulamayacağının Yargıtay' ın yerleşik içtihatları ile de sabit olduğunu, farklı mahkeme kararlarının yargılama konusu olayı bağlayıcı nitelikte olmadığını, her haberin kendine özgü niteliğe sahip olduğunu, bu bağlamda haberler arasında benzer konular dahi işlense de söz konusu haberler gerek nitelik gerek ise içerik itibariyle farklılık içerdiğini, dolayısıyla yargılama konusu habere ilişkin herhangi bir mahkeme kararı olmamasına rağmen davacı tarafın müvekkili yayın kuruluşunun mahkeme kararlarına aykırı davrandığı ve davacının kişilik haklarına saldırı amacı taşıdığına dair beyanının hukuka aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili yayın kuruluşunun basın özgürlüğü kapsamında kamuoyunu bilgilendirme amacı ile haber yapmakta olup hiçbir surette herhangi bir kimsenin kişilik haklarına yönelik saldırı mahiyetinde bir kastının söz konusu olmadığını, müvekkili yayın kuruluşu tarafından yapılan haberde kişilik haklarına saldırı niteliğinde herhangi bir ibare yer almadığını, davacı taraf her ne kadar kişilik haklarının ihlal edildiğini iddia etse de müvekkili tarafından yapılan dava konusu haberin sanayi sektörünü yakından ilgilendirmekte olup işbu hususun her zaman Türkiye gündeminde olduğunun açık olduğunu,dava konusu haberin Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile endüstri bölgesi olarak bazı şirketlere tahsis edilen arazilere ilişkin olduğunu, müvekkili tarafından yapılan dava konusu haberde hiçbir surette davacının kişilik haklarına saldırma kastı ile hareket edilmemiş olup müvekkilinin tek amacının kamuoyunu bilgilendirmek olduğunu, yasalar aracılığıyla basına sağlanan güvencenin yani basın özgürlüğünün amacının, toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirdiğini, bu durum ise halkın dünya ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen konularda bilgi sahibi olması ile olanaklı olduğunu, müvekkili tarafından yapılan dava konusu haberin; objektif, haber sınırları çerçevesinde, görünen gerçekliğe uygun, dürüstlük kurallarına uygun, onur kırıcı sözler ve yanlış yorumlar içermeyen bir haber olduğunu, Yargıtay' ın yerleşik uygulamaları; bir olayın verildiği andaki durum ve iddialara uygun olarak yansıtılmış olması halinde bu haberde gerçeklik öğesinin bulunduğu kabul edilmekte olup, bu haberin somut maddi gerçeğe uygun olması aranmadığını, bir takım haksız ve gerçek dışı gerekçeler ile müvekkili davalı tarafından yayımlanan haberde davacının kişilik değerlerinde objektif eksilmeye yol açacak, davacının toplumdaki itibarını sarsacak herhangi bir husus bulunmadığının açık ve net olduğunu, davacının yaşadığını iddia ettiği itibar sarsıntısı yönündeki soyut beyanının somut hiçbir delille desteklenmediğini beyanlarla davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, celp edilen dosyalar ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin...E. Sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacılar .., ..., ...Anonim Şirketi tarafından ..., ...Yayıncılık Anonim Şirketi aleyhine Tazminat (Manevi Tazminat) davası açıldığı, mahkemece 21/01/2022 tarihinde " 1-Davacı... mirasçıları davası yönünden davanın reddine, 2-Davacı ... yönünden davanın kısmen kabulü ile;15.000,00-TL tazminatın yayın tarihi olan 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı ... yönünden davanın tefriki ile ticaret Mahkemesi'ne görevsizlik kararı verilmesi için ayrı bir esasa kaydının yapılmasına..." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E. Sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelemesinde; davacılar , ..., ..., ...Anonim Şirketi, ..., ..., ...tarafından davalı ... San. Ve Tic.LTD.ŞTİ. Aleyine Tazminat (Manevi Tazminat) dava açıldığı, mahkemece " Davanın... mirasçıları..., ... ve ... yönünden reddine, ... yönünden kısmen kabulüne, 20.000 TL manevi tazminatın 04.10.2019 itibariyle uygulanacak yasal faizi ile davalıdan alınarak davacı ...’a verilmesine, fazlaya dair talebin reddine... " şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. Sayılı dosyasının celp edilerek incelemesinde; davacı ...Anonim Şirketi tarafından davalı ...A.Ş. Aleyhine Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) dava açıldığı, mahkemece 01/03/2022 tarihinde " davanın kısmen kabulü ile, 40.000,00.-TL manevi tazminatın 20/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İstanbul ...Asliye Hukuk Mahkemesi' nin ... E sayılı dosyasının celp edilerek incelemesinde; Davacılar ..., ..., ... Anonim Şirketi tarafından davalı ... aleyhine Tazminat (Manevi Tazminat) istemli dava açıldığı mahkemece davanın reddine karar verildiği görülmüştür.
İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celp edilerek incelemesinde; Davacı ..., ..., mirasçılar ... , ..., ...tarafından ...Yayınları Kültürel Faaliyetler Matbaa Reklam ve Org. Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine Tazminat (Manevi Tazminat) istemli dava açıldığı, mahkemece " A-Davacı ...açısından açılan davanın reddine; B-Davacı ... yönnüden açılan davanın kısmen kabulü ile;1-20.000-TL manevi tazminatın 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine..." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
Mahkememizin ... E. Sayılı dosyasının mahkememiz dosyası arasına alınarak incelemesinde; davacılar ..., ..., ...Ticaret Anonim Şirketi tarafından davalı ...Matbaa Turizm İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine Tazminat istemli dava açıldığı, mahkemece "davanın kısmen kabulü ile Her bir davacı için ayrı ayrı 15.000,00.-TL (Toplam 45.000,00.-TL) manevi tazminatın 04/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine..." yönelik karar verildiği görülmüştür.
İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının celp edilerek incelemesinde; davacı ... tarafından davalı ...Anonim Şirketi aleyhine Tazminat (Manevi Tazminat) istemli dava açıldığı, mahkemece "1-Davacıların davalarının ayrı ayrı reddine..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelemesinde ; davacı ...Anonim Şirketi tarafından davalılar ..., ...Yayıncılık Anonim Şirketi aleyhine Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) istemli dava açıldığı, mahkemece "Davanın kısmen kabulü ile,Davacı...A.Ş lehine 20.000,00-TL manevi tazminatın yayın tarihi olan 05/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine..." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelemesinde; Davacı ...Anonim Şirketi tarafından Davalı ... Matbaa Reklam Ve Org. Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi aleyhine Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) istemli dava açıldığı, mahkemece "Açılan davanın kısmen kabulü ile ;1-25.000,00 TL manevi tazminatın 04.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...A.Ş'ye verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine..." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
İstanbul ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelemesinde; davacılar..., ..., ... Anonim Şirketi tarafından davalı ... tarafından Tazminat (Manevi Tazminat) istemli dava açıldığı, mahkemece "Davacının davasının kısmen kabulü ile; -Davacı ... yönünden 10.000 Tl manevi tazminatın 04/10/2019 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, -Davacı ...A.Ş. Yönünden 10.000 Tl manevi tazminatın 04/10/2019 tarihi itibariyle işleyecek yasal faizi ile beraber davalıdan alınarak davacı ...A.Ş.'ye verilmesine, -Davacı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine..." şeklinde karar verildiği görülmüştür.
...Anonim Şirketi ile ... A.Ş ünvanlı işyerlerinin ticaret sicil kayıtları celp edilerek incelenmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava; basın yoluyla kişilik haklarına saldırıdan kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının: davalı tarafından yayınlanan dava konusu haber içeriğinde davacıların kişilik hakkını zedeleyen içerikler olup olmadığı, yapılan haberin basın özgürlüğü kapsamsında kalıp kalmadığı, davacıların talep ettiği tazminat miktarının yerinde olup olmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.
Basın özgürlüğü, Anayasa'nın 28. maddesi ile 5187 sayılı Basın Kanunu'nun 1. ve 3. maddelerinde düzenlenmiştir. Bu düzenlemelerde basının özgürce yayın yapmasının güvence altına alındığı görülmektedir. Basına sağlanan güvencenin amacı; toplumun sağlıklı, mutlu ve güvenlik içinde yaşayabilmesini gerçekleştirmektir. Bu durum da halkın dünyada ve özellikle içinde yaşadığı toplumda meydana gelen ve toplumu ilgilendiren konularda bilgi sahibi olması ile olanaklıdır. Basın, olayları izleme, araştırma, değerlendirme, yayma ve böylece kişileri bilgilendirme, öğretme, aydınlatma ve yönlendirmede yetkili ve aynı zamanda sorumludur. Basının bu nedenle ayrı bir konumu bulunmaktadır. Bunun içindir ki bu tür davaların çözüme kavuşturulmasında ayrı ölçütlerin koşul olarak aranması, genel durumlardaki hukuka aykırılık teşkil eden eylemlerin değerlendirilmesinden farklı bir yöntemin izlenmesi gerekmektedir. Basın dışı bir olaydaki davranış biçiminin hukuka aykırılık oluşturduğunun kabul edildiği durumlarda, basın yoluyla yapılan bir yayındaki olay hukuka aykırılık oluşturmayabilir.
Ne var ki basın özgürlüğü sınırsız olmayıp yayınlarında Anayasa'nın Temel Hak ve Özgürlükler bölümü ile Türk Medeni Kanunu'nun 24 ve 25. maddesinde yer alan ve yine özel yasalarla güvence altına alınmış bulunan kişilik haklarına saldırıda bulunulmaması da zorunluluktur.
Basın özgürlüğü ile kişilik değerlerinin karşı karşıya geldiği durumlarda; hukuk düzeninin çatışan iki değeri aynı zamanda koruma altına alması düşünülemez. Bu iki değerden birinin diğerine üstün tutulması gerektiği, bunun sonucunda da, daha az üstün olan yararın daha çok üstün tutulması gereken yarar karşısında o olayda ve o an için korumasız kalmasının uygunluğu kabul edilecektir. Bunun için temel ölçüt kamu yararıdır. Gerek yazılı ve gerekse görsel basın bu işlevini yerine getirirken, özellikle yayının gerçek olmasını, kamu yararı bulunmasını, toplumsal ilginin varlığını, konunun güncelliğini gözetmeli, haberi verirken özle biçim arasındaki dengeyi de korumalıdır. Yine basın, objektif sınırlar içinde kalmak suretiyle yayın yapmalıdır. O anda ve görünürde var olup da sonradan gerçek olmadığı anlaşılan olayların yayınından da basın sorumlu tutulmamalıdır. (Emsal kabul edilen İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4 . HD' nin 2023/ 2465 esas, 2023/2522 karar sayılı kararı)
Somut olayda; "... Şirketlere, '...Bölgesi' Adı Altında Arazi!" -...Endüstri Bölgesi ile de...'ın damadı ... ile ailesinin sahibi olduğu ...Şirketi' ne kıyak sağlandı." başlık ve ifadeleriyle verilen haberde, davacılar hakkında sarf edilen ifadelerle düşünceyi açıklama ve eleştiri hakkı sınırlarının aşıldığı, kıyak sağlandığı yönündeki ibare ile haberin objektif sınırlar içinde yapılmadığı, haberde özle biçim arasındaki dengenin bozulduğu, haberin davacılar hakkında kuşku ve husumet yaratıcı nitelikte olduğu, sonuç itibariyle davaya konu yayının basın ve ifade özgürlüğü sınırlarını aştığı anlaşılmakla TBK 58. maddesi kapsamında davacıların davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile; her bir davacı için 50.000.'er TL toplamda 100.000,00.-TL manevi tazminatın 17/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davlıdan alınarak davacılara verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak ...Dava Şartı Dosya No: ...sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan ... tarafından arabuluculuk gideri olarak sistem üzerinden yapılan inceleme neticesinde sarf kararı düzenlenmediğinden, tarafların arabuluculuk oturumuna katıldıkları gözetilerek, ilerde sarf kararı düzenlenmesi halinde arabulucuya ödenecek olan bedelin davanın kısmen kabulüne karar verildiği dikkate alınarak taraflar aleyhine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacıların davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile;
-Her bir davacı için 50.000.'er TL toplamda 100.000,00.-TL manevi tazminatın 17/09/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00.-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 34.155,00.-TL'nin mahsubu ile fazla yatırılan 27.324,00.-TL harcın davacılara iadesine,
3- 6.831,00.-TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00.- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Kısmi red nedeniyle davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacılar tarafından bu dava sebebi ile yapılan 76,80.-TL vekalet harcı, 269,85.-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 346,65.-TL yargılama giderinin red ve kabul oranına göre taktiren 17,33.-TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye gider avansının davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle; Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2023 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin taraflardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacılara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır