T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/764 Esas
KARAR NO: 2023/829
DAVA: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/12/2023
KARAR TARİHİ: 18/12/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinin menfi tespit davalarında arabuluculuk başvurusunun zorunlu dava şartı kapsamında olmadığı taraflarınca tespit edildiğini, ilgili yüksek mahkeme kararlarından bir örneğin dilekçelerinde sunulduğunu, .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyası ile davacı müvekkili aleyhine davalı tarafından haksız bir takip başlatıldığını, davalı tarafından başlatılan bu takipte takip dayanağı evrak olarak sunulan; Keşidecisi "... Ticaret Limited Şirketi" olan, ... Şube Nolu ... şubesine ait ... çek seri numaralı 30/06/2023 vade tarihli 500.000,00TL bedelli çek ciro silsilesi ile müvekkili davacı ... Limited Şirketi'ne Teslim edildiğini, yapılan ticari ilişkilerde ödeme aracı olarak kullanılan çek ciro silsilesi ile davalı ... Firmasına ciro edildiğini, İşbu yukarıda bilgileri verilen çek davalı tarafından 04/07/2023 Tarihinde ... A.Ş. Bankası ... Şubesine ibraz edildiğini ve karşılığı yoktur şerhi düşüldüğünü, 10/10/2023 tarihinde davacı şirket yetkilisi çekin yasal bedeli olan 6.000,00tl'lik kısmı bankadan teslim almış olup,takip dayanağı evrakın 494.000,00 tl'lik kısmı karşılıksız kaldığını, Müvekkili aleyhine başlatılan .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı icra takibinin dayanağı ve dava dilekçesi ekinde de sundukları işbu kambiyo vasfını haiz ödeme aracı çekin, 494.000,00 TL kısmı karşılıksız kaldığı halde davalı tarafından haksız ve mesnetsiz bir şekilde 500.000,00 TL'lik kısmı karşılıksız kalmış gibi takibe konulduğunu, tamamen kötü niyetli bir şekilde işbu takibi başlatan davalı icra takibindeki ana parayı kasten fazla yazmış olup haksız bir gelir elde etme çabasıyla bir de bu alacağa faiz işlettiğini, davalı alacaklı fazla istemiş olduğu çek alacağına ek olarak nasıl ve ne oranla hesapladığı belli olmayan bir faiz alacağını takibe konu etmişse de işbu faiz alacağı fahiş olup müvekkili hangi faiz oranıyla hesaplandığı takip talebinde yazmayan ve taraflarınca UYAP sistemi üzerinden faiz hesaplama yapıldığında 39.662,11 TL çıkan faiz alacağı yerine 58.000,00 TL olarak takibe konulan bu faiz kalemindeki fark olan 18.337,89 TL yönünden davalı alacaklıya borçlu olmadığını, üstelik davalı alacaklı bununla da yetinmeyip istemiş olduğu fahiş faize ayrıca faiz işletmek suretiyle hakkaniyete ve hukuka aykırı gelir elde etmeye çalıştığını, zira faize faiz işletmek açıkça kanuna aykırı olduğunu, davacı müvekkilinin; ... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı dosyasındaki 6.000,00 TL ana para ve 18.337,89 TL'lik faiz alacağından dolayı borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı taraf dava dilekçesinde menfi tespit davalarında zorunlu arabuluculuk başvurusunun dava şartı olmadığını beyan etmiştir. Dava dilekçesinin ekinde arabuluculuk son oturum tutanağının sunulmadığı görülmüştür.
TTK md. 5/A hükmü “Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” şeklindedir. Hükmün lafzından da anlaşılacağı üzere menfi tespit davası açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartıdır. 6325 sayılı Kanun’un 18/A/2 maddesi “Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.” şeklindedir. Bu maddeye göre, arabuluculuk son tutanağının dava dilekçesinde sunulmaması halinde davacıya bir haftalık kesin süre verilir. Ancak başvuru yapılmadığının anlaşılması halinde süre verilmesine gerek yoktur.
Somut olayda davacının dava dilekçesindeki beyanlarından ve arabuluculuk tutanağının sunulmamasından dava açmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple davacıya arabuluculuk son tutanağını sunması için kesin süre verilmemiştir. Dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulması dava şartı olup, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir bir eksiklik olmaması sebebiyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeni ile REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 269,85-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 145,79-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan masrafların üzerinden bırakılmasına,
4-Karar kesinleştiğinde yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının yatıranlara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2023
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır