T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/806 Esas
KARAR NO :2025/409
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:28/12/2023
KARAR TARİHİ:16/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sigortalısı davadışı .... AŞ'nin İtalya ülkesindeki satıcıdan satın akığı emtianın Türkiye'ye nakliyesini üstlenen davalının himayesinde bulunduğu sırada bir kısım emtiada meydana gelen zararın sigorta teminatı kapsamında kaldığından tazmini sonrası, hasardan sorumlu olan davalıya, ödenen tazminatın rücuen tahsili için başlatılan takibe davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, vaki itirazın iptali ile takibin 10.02.2023 tarihinde itibaren alacağa işleyecek faizi ile birlikte devamına, davalı borçlunun %20den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahküm edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının zamanaşımı dolduktan sonra davasını ikame ettiğini ileri sürerek davanın usulden reddine karar verilmesini, davacının tazminat ödemesine konu hasarın yeteriz ambalajlamadan kaynaklandığından müvekkili taşıyıcının sorumluluğu olmadığını, davacının ödemesinin ex-gratia olduğundan, halefiyet elde edemeyeceğini, dosyada temlik bulunmadığından akdi halefiyetin de bulunmadığını, hasarın tespitinden 2 ay sonra yaptınlan ekspertiz raporuna itibar edilemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili taşıyıcının sorumluluğunun sınırlı olduğu ve hesaplanması gerektiğini, sovtaj değerinin düşük oluğunu ve yeniden hesaplanması gerektiğini, müvekkili şirketin ilave %10 bedeklen sorumlu tutulamayacağını beyan ederek, davanın usulden ve esastan reddine, davanın müvekkilinin sorumluluk sigortacısına ihbarına, davacının haksız icra inkar talebinin reddine, kötü niyetli olarak ikame edilen dava nedeniyle takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 04/11/2024 tarihinde Makine mühendisi ve Taşıma alanında uzman bilirkişisi vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 10/04/2025 tarihinde Mali Müşavir bilirkişisi vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, emtia nakli sigorta poliçesi uyarınca davalı tarafından yerine getirilen taşıma işi sırasında meydana gelen zararın tazmin edilmesi sebebiyle, kusurlu davalıya rücu talebine dayanılarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali sitemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Dava konusu zarar, 10/05/2020 tarihinde davalı ile dava dışı sigortalı arasındaki taşıma sözleşmesi uyarınca yapılan yükleme işi sırasında malların bir kısmının düşürülmesi sonucu ortaya çıkmıştır. Davacı sigortacı, poliçe kapsamında 10/02/2023 tarihinde dava dışı sigortalıya 4.763,92 EURO ödeme yapmıştır. Yapılan ödeme sebebiyle halefiyet ilkesi gereği, davacının işbu davayı açmakta aktif husumeti bulunmaktadır. Zira TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur. Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Somut olayda da hasar dosyası ve ödeme belgesi gözetilerek davalının, davacının aktif husumetine yaptığı itiraz yerinde değildir. Ödeme tarihi ile takip tarihine göre davalının zamanaşımı itirazının da yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, taşıma esnasında eşyaların düşmesine ilişkin tutulan tutanak ve fotoğrafların incelenmesinde, davalının taşıma işini gereği gibi yerine getirmediği, meydana gelen zarardan sorumlu olduğu kabul edilmiştir. 03/11/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan sovtaj bedelinin tenzili ile 4.095,77 EURO talep edilebileceği tespit edilmiştir. Davalının bilirkişi raporunda makine mühendisi tarafından inceleme yapılmadığı noktasındaki itirazının değerlendirilmesinde, hasarın eksper raporuna göre belirlendiği, eksper raporunun teknik ve piyasa rayiçlerine uygun olarak hazırlandığı ve bu tespitlerin aksinin bilirkişi raporunda tespit edilmediği, ödemenin kadri maruf olduğu anlaşılmıştır. Takipte talep edilen işlemiş faiz hesabına yönelik yapılan değerlendirmede, ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki yabancı para alacakları için 3095 sayılı Kanun md. 4/a uyarınca işleyecek faiz hesabı için dosya alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş; hazırlanan 10/04/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre davacının 20,20 EURO işlemiş faiz talep edebileceği hesaplanmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalının taşıma sözleşmesine aykırı davrandığı ve bu sebeple meydana gelen zarardan sorumlu olduğu, davacının halefiyet ilkesi gereği rücu hakkının bulunduğu ve davacının davalıdan 4.095,77 EURO asıl alacak ile 20,20 EURO işlemiş faiz talep edebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Zararın fotoğraf, tutanak ve eksper raporu ile ortaya çıkması sebebiyle alacağın likit olduğu kanaatiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
-GOP İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 4.115,97 EURO’luk kısmının iptaline; takibin 4.095,77 EURO asıl alacak ve 20,20 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 4.115,97 EURO üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun 4/a maddesi uyarınca işleyecek temerrüt faizi ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-17.114,62 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 12.489,21-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.668,62-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 9.820,59-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85-TL Başvuru Harcı, 2.668,62-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.938,47TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 20.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 350,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 20.350,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 17.582,16-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 424,32 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2.695,68 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2025
Katip ..
Hakim ...