T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/108 Esas
KARAR NO :2025/592
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:21/02/2024
KARAR TARİHİ:17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sahibi olduğu ... portalı faaliyete geçtiği 2008 yılından bugüne kadar tüm üyelerine yıllık hizmet bedeli karşılığı internet üzerinden tanıtım ve reklam hizmeti verdiğini, müvekkili ile davalı arasında 14/07/2023 tarihli 12 ay taahhütlü Arge ve Üyelik Sözleşmesi imzalandığını, sözleşme yapılmasına müteakip e-faturaların davalı adına müvekkili şirket tarafından tanzim edildiğini, faturalara süresi içerisinde itirazda bulunulmadığını, ancak müvekkilinin sözleşme gereği tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı tarafından sözleşme gereği düzenlenen faturaların ödemesinin yapılmadığını, bu nedenle davalı-borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı, davalı/borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu beylanla; borçlunun .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı icra takibine itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20'si olmak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazları olduğunu, yetkili mahkemenin Adalar Asliye Ticaret Mahkemesi olacağını, davacı tarafın davalı müvekkili ile yetki sözleşmesi yaptığı iddiasında olduğunu, ancak müvekkilinin hiçbir zaman davacı taraf ile yetki sözleşmesi yapmadığını, müvekkilinin tacir olmadığını, tacir sıfatıyla, davacı ile bir sözleşme yapmadığını, davacı tarafın alacağını sözleşmeye, faturalara ve cari hesaba dayandırdığını, müvekkili ile arasında 12 ay taahhütlü ARGE ve Üyelik sözleşmesi imzalandığını iddia etmişse de; davacı taraf ile müvekkili arasında hiçbir zaman sözleşme imzalanmadığını, müvekkilinin sözleşmede imzasının bulunmadığını, yine imzaya yetkili herhangi bir temsilcisi tarafından da sözleşmeye imza konulmadığını, faturaların tek başına alacağın varlığına veya sözleşmenin kurulduğuna delil teşkil etmeyeceğini, ... Restaurant'ın kendisine ait işletme olmadığını, müvekkilinin burada mülk sahibi olduğunu, restoranın dava dışı üçüncü kişiler tarafından işletildiğini, davacı tarafın üçüncü kişilerle yapmış olduğu bir sözleşmeden müvekkilini sorumlu tutmaya çalıştığını, ancak bu durumun sözleşmelerin nispiliği ilkesine aykırı olduğunu, sunulan görsellerin gerçek olup olmadıklarının dahi belli olmadığını, davacı tarafından sunulan dilekçede her ne kadar müvekkilinin iş yerine ait kaşe basılmışsa da, müvekkilinin veya imzaya yetkili temsilcinin imza atmamış olması karşısında sözleşme hükümlerinden sorumlu olmayacağını beyanla; öncelikle davanın yetkisiz mahkemede açıldığının tespiti ile yetkisizlik kararı verilmesine ve dosyanın yetkili mahkemesine gönderilmesine, hukuka uygun açılmış bir icra takibi bulunmadığından dava şartı yokluğundan davanın reddine, müvekkilinin sözleşmeye taraf olmadığı ve borçlu olmadığının tespiti ile davanın reddine, kötü niyetle icra takibi yapıldığından davalı müvekkili yararına alacağın %40'ı oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
Arabuluculuk son tutanak örneği, tasarım formu örneği, cari hesap ekstresi,e-arşiv faturalar, ekran görüntüleri, .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosya örneğinin mahkememiz dosyası arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 22/05/2024 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 24/06/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Faturaların davalıya e-arşiv olarak kesildiği, taraflar arasındaki “Arge Ve Üyelik Sözleşmesi” ne göre davacı tarafından kesilen faturaların
davalı adına ...@hotmail.com adresine gönderileceği ve alıcının faturaları elektronik
ortamda gönderilmesini kabul ettiği, davacı tarafından, davalıya itilaf öncesi aynı adrese 5 adet fatura gönderildiği ve faturaların bedelinin kredi kartından otomatik tahsil edildiği, davalı dava dilekçesinde verdiği cevapta imza inkarında bulunduğu, hiçbir zaman davacı taraftan bir hizmet almadığını ve ... Restaurant'ın kendisine ait işletme olmadığı, sadece ... Resturantın iştigal ettiği mecurda mülk sahibi olduğu ve restoranın dava dışı üçüncü kişiler tarafından işletildiğine
ilişkin itiraz ettiği, davalının ticari defterlerini ibraz etmediği; özetle davacının, davalıya hizmet sunmuş olduğu, davalının da bu hizmet sonucunda teklifler aldığı ve tekliflerin bir bölümüne telefon ile geri dönüş yapmış olduğu, davalının imza ve hizmet inkarı hususunun mahkemenin takdirlerinde olduğu, sayın mahkemece davacının icra takibinde başlattığı alacak yönünde karar ittihazı halinde de, davacı 31.749,00 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık %16,75 oranından başlayacak, değişen oranda avans faizi işletilmesi gerekeceği" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 27/11/2024 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince davacı vekiline yemin teklifinde bulunacaksa yemin metnini sunmak üzere 2 haftalık kesin süre verilmiş olup, davacı vekilinin 09/12/2024 tarihli yemin dilekçesinin davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı asil ...'ın "Davaya konu ... - ... ünvanlı işletmeye ilişkin, sözleşmenin imzaladığı 14.07.2023 tarihinde vergi dairesi ve diğer resmi kuruluşlardan kapanışı yapılmış bir işletme değildir. Ancak davaya konu olan faturaları ticari defterlerime işlemedim. ... isimli kişi sözleşmeyi imzalayarak işletmenin reklam ve ilanını ... firmasında yayınlatmışsa da kendisini tanımam, çalışanım olmadığı gibi sözleşmede yazdığı gibi işletme müdürü de değilim, davacının verdiği hizmetlerden fayda sağlamadım." şeklinde yemin ettiği görüldü.
GEREKÇE:
Dava; sözleşmeden kaynaklanan fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
.... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyasının tetkikinden; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlu ... ve ... ... adına 31.749,00 TL cari hesap alacağı nedeniyle takip başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 24/12/2022 tarihli dilekçesi ile takibe itiraz ettiği, itirazın süresinde olduğu ve takibin durdurulmuş olduğu görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyada mevcut davacı tarafça sunulan "Arge ve Üyelik Sözleşmesi" incelendiğinde sözleşme ile ilgili genel şartların sözleşmenin arkasına küçük puntolarla yazıldığı, sözleşmenin ön kısmında "... ..." kaşesinin ve kaşenin üzerinde ıslak imzanın bulunduğu, yetkili adının "..." şeklinde belirtildiği, davalı ...’ın sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmadığını beyan ettiği, davacı vekilinin 23/10/2024 tarihli celsede; "sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğu iddiamız yoktur, zira burada yetkisiz temsil söz konusudur, sözleşme incelendiğinde ... isimli kişinin işlemleri yaptığı anlaşılmaktadır, ancak ödemelerin davacı tarafça yapıldığı bellidir" şeklinde beyanda bulunması üzerine mahkememizce imza incelemesine gerek görülmediği, aynı celsede davacı vekiline ödeme yapıldığı belirtilen kredi kartının kime ait olduğuna ilişkin bilgilerin ve dekont vs. belgelerin sunulması hususunda 2 haftalık kesin süre verildiği, davacı vekilince sunulan belgeler incelendiğinde ödeme işlemlerinin ... isimli kişi tarafından yapıldığının açıkça anlaşıldığı, yine davalının davacı taraftan hizmet almadığını savunduğu, taraflar arasındaki Arge ve Üyelik Sözleşmesi'ne göre davacı tarafından kesilen faturaların davalı adına "...@hotmail.com" adresine gönderileceğinin belirtildiği, faturaların davalıya tebliğ edildiğine dair davacı tarafça ispata yarar bir delil sunulmadığı gibi davalı asil ...'ın 02/07/2025 tarihli celsede "Davaya konu ... - ... ünvanlı işletmeye ilişkin, sözleşmenin imzaladığı 14.07.2023 tarihinde vergi dairesi ve diğer resmi kuruluşlardan kapanışı yapılmış bir işletme değildir. Ancak davaya konu olan faturaları ticari defterlerime işlemedim. ... isimli kişi sözleşmeyi imzalayarak işletmenin reklam ve ilanını ... firmasında yayınlatmışsa da kendisini tanımam, çalışanım olmadığı gibi sözleşmede yazdığı gibi işletme müdürü de değilim, davacının verdiği hizmetlerden fayda sağlamadım." şeklinde yemin ettiği, bu haliyle davacının davasını ispatlayamadığı kanaatine varıldığından; davanın reddine, şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2024/... sayılı dosyasından arabulucuya 3.800,00-TL tarife bedeli üzerinden serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş ve davanın reddine karar verildiği gözetilerek, davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN REDDİNE,
Şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcının, peşin yatırılan 427,60-TL'den mahsubu ile eksik yatırılan 187,80-TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafça yapılan 121,60-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/09/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza