T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/111 Esas
KARAR NO :2025/638
.... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Sayılı Birleşen Dosyası Bakımından;
DAVA TARİHİ:22/02/2024
TUTANAK TARİHİ:28/02/2025
KARAR TARİHİ:30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin İncir tepe mah. ... cad. No:... daire:2 ... adresinde 2021'den beri market işletmekte olup ... sözleşme hesap no ile ... A.Ş. Elektrik aboneliğine sahip olup faturalarını sürekli düzenli bir şekilde ödediğini, burada çalışmalarını sürdürdüğünü, müvekkilinin sözleşmeye uygun olarak son model ... ... dijital tip, ... seri nolu sayacı kullandığını, şu ana kadar ne kaçak ne de elektriğe müdahale edecek bir hareketi olmadığını, müvekkilinin kendi işinde dürüst bir şekilde ve yanında birçok personel çalıştığını, müvekkilinin kullanımında olan sayaçla alakalı birçok arıza şikayeti müvekkili tarafından bizzat yapıldığını, yani saatin sorunlu olduğunun aşikar olduğunu, müvekkilinin haberi olmadan kendisine tutanak tutularak 28.11.2022 son ödeme tarihli 106.077,89 TL, 28.11.2022 son ödeme tarihli 46.497,96 toplam 152.575,85 T.L kaçak fatura düzenlendiğini, öncelikle ivedi olarak elektrik verme işleminin tesisi ve dava sonuna kadar elektirik kesilmemesi yönünden müvekkilin maddi durumu uygun olmadığından teminatsız olarak ihtiyadi tedbir kararı verilmesini, kaçak elektrik bedeli olarak fatura edilen 152.575,85 TL ve ferileri için müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ile davanın vekalet ücretinin davalı tarafa tahmili yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davada her iki tarafın da tacir olduğu ve dava konusu faturanın davacının ticarethane niteliğindeki işyeri adresine istinaden düzenlendiği anlaşıldığından Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunun kabulü ile görevsizlik kararı verilmesini talep ettiğini, taraflar arasında ticarethane tarifesi üzerinden faturalandırma ve tahakkuk gerçekleştiğini, dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesine ilişkin olması ve davacının tacir olması hasebiyle görevli mahkemeler Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, dava açmadan önce tüketilmesi gereken zorunlu arabuluculuk süreci işletilmemiş olup davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiğini, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, kaçak elektrik kullanım tespiti ve tahakkuku mevzuata uygun olup Kurum işlemlerinde herhangi bir hata bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, bu sebeple huzurdaki dava konusu kaçak elektrik faturası mükerrer kaçak kullanıma ilişkin mevzuat hükümleri çerçevesinde hesaplanmış olup tespit ve tahakkukta herhangi bir hata bulunmadığını, davacı tarafından gerçekleştirilen mükerrer kaçak elektrik kullanımı da gösterdiğini, davacının tüketici kaçak elektrik kullanımını alışkanlık haline getirdiğini, öte yandan davacı taraf her ne kadar faturalarını düzenli ödediğinden bahisle aleyhine tahakkuk ettirilen faturaların haksız olduğunu iddia etmiş ise de huzurdaki uyuşmazlığın normal dönem faturalarından kaynaklanmayıp kaçak elektrik kullanımından kaynaklanması sebebiyle işbu iddianın geçerliliği bulunmadığını, haksız davanın öncelikle usulden; aksi kanaat halinde ve nihayetinde esastan reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının kullanımında bulunduğu ... hizmet numaralı tüketim noktasında kurulu bulunan tesisatta müvekkil kurumun saha ekipleri tarafından 16/11/2022 tarihinde yapılan kontrollerde sözleşmeli kayıtlı sayacın giriş sigortasından harici hat çektiği ve kaçak elektrik kullandığı tespit edildiği ve bunun üzerine H/... seri numaralı usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağı düzenlendiğini. İlgili tutanağın düzenlenmesinden sonra kaçak elektrik kullanımının gerçekleştiği dönemde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili hükümleri uyarınca hesaplama yapılarak mevzuat hükümleri çerçevesinde davalı... adına zapta istinaden tespit esnasındaki yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği toplamda 152.575,85 - TL kaçak elektrik faturası tahakkuk edildiği. Davalı borçlu, ilgili kaçak elektrik faturalarının son ödeme tarihi olduğu buna rağmen borcunu ödemediğini. Davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olduğu kaçak elektrik bedelinin tahsili tehlikeye gireceğinden kanun tarafından aranan ihtiyati haciz şartları dosya kapsamında sağlandığı. Borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğu, hüküm ve icra takibi kesinleşinceye kadar, mahkemece borçlunun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için İİK m. 257 gereği ihtiyati haciz konulmasına, davalı borçlu tarafından tarafımıza ikame edilen ve .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas numaralı dosyası ile görülmekte olan menfi tespit davasında da tarafların ve dava konusu borcun ortak olması sebebiyle HMK m.166 uyarınca davalarının söz konusu menfi tespit davasının birleştirilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
DELİLLER:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
CK Bepsaş'a müzekkere yazılarak tutanak tarihi önceki 1 yıl ve sonraki 1 yıl içerisindeki faturaların mahkememize gönderilmesi istenilmiş olup yazı cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 21/05/2024 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğince, Dosyanın mahkememizce resen seçilecek; Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup, bilirkişinin 29/04/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak,
"Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, 16/11/2022 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağında tespit edildiği şekliyle harici hat üzerinden kaçak elektrik kullanımı yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi ile, davacının bu müdahaleden ve kaçak elektrik tüketiminden sorumlu olup olmadığının ve tüketim miktarı, tahakkuk hesaplamalarının doğru olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı,
Davacının kaçak kullanımı yapılmadığı yönünde beyanları olmasına rağmen, sunulan video kaydında görüldüğü ve KW tüketim ekstresinden elde edilen bulgularla da teyit edildiği üzere, harici hat çekilerek Yönetmeliğin 42.1.(b) maddesinde tanımlandığı şekliyle kaçak elektrik kullanımı yapıldığı ve davacının kaçak elektrik kullanımından ve tahakkuk edecek fatura bedellerinden sorumlu olduğu,
Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereği yapılan hesaplamalar sonucunda, kaçak tüketim fatura bedeli 106.077,90.-TL, ek tüketim fatura bedeli 46.497,97.TL olmak üzere 28/11/2022 son ödeme tarihi itibariyle toplam kaçak* ek tüketim fatura bedeli toplamı 152.575,87-TL olarak hesaplanmış, birleşen davada .... İCRA MÜD. 2022/... E dosyasında 30/12/2022 takip tarihi itibariyle borç miktarının 157.163,18 olduğu ve davacının takibin bu kısmından sorumlu olduğu" yönünde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, asıl davada davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti, birleşen davada .... İcra Dairesi'nin 2022/... esas sayılı dosyasında itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Asıl dava, davacı abonenin davalı tarafından düzenlenen iki adet fatura için menfi tespit istemine ilişkindir. Birleşen dosyasına konu talep ise, aynı faturalara dayanılarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.
Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.
Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
Davacı birleşen davalının menfi tespit talep ettiği iki fatura 2022/11 dönemine ait 28/11/2022 son ödeme tarihli kaçak tahakkuk ve kaçak ek tahakkuka ilişkin olup, kaçak elektrik kullanımına dayanmaktadır. Kaçak elektrik kullanımına ilişkin hazırlanan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, sunulan video kaydı incelemesi ile sayacın kw tüketim ekstresinden edilen bulgularla sayaca harici hat çekilerek kaçak elektrik tüketiminin yapıldığı tespit edilmiştir. Davalı birleşen davacı şirket tarafından düzenlenen tutanak aksi sabit oluncaya kadar geçerli resmi bir belgedir. Bu belgenin aksinin ispatı, aynı derecede ispat kuvvetine sahip bir belge ile yapılması gerekir. Somut olayda davacı birleşen davalı tarafından, tutanağın aksini gösteren bir belge sunulmamıştır. Bu kapsamda bilirkişi raporunda yapılan hesap sonucu davacı birleşen davalının kaçak elektrik kullanımı sebebiyle 106.077,90 TL kaçak tüketim ve 46.497,97 TL kaçak ek tüketim borcunun bulunduğu anlaşılmıştır.
Birleşen dava yönünden yapılan incelemede takip dosyasının usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacı birleşen davalının kaçak elektrik kullanması sebebiyle borçlu olduğu, asıl dava olan menfi tespit davasının bu sebeple reddine, birleşen dava bakımından kısmen kabul kısmen reddine karar vermek gerekmiş olup, Birleşen dava yönünden ise, alacağın likit olmaması sebebiyle şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;
ASIL DAVA
Davanın REDDİNE
BİRLEŞEN DAVA
Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE,
1-.... İcra Müdürlüğü' nün 2022/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 157.163,18.-TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-%20 icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
ASIL DAVA
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40.-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.990,22.-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
2-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan; 1.458,50.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.458,50.-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
BİRLEŞEN DAVA
1-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 10.735,82.-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.898,92.-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 8.836,90.-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
2-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00.-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 63,70.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan; 269,85.-TL Başvuru Harcı, 1.898,92.-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 2.168,77.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 20,00.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 20,00.-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 19,99.-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır