T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/114 Esas
KARAR NO :2025/410
DAVA:Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/11/2020
KARAR TARİHİ:16/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacılar vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin adına ... tesisat numaralı ... sözleşme hesap numaralı ... marka ... seri numaralı sayacı kullandığını ve bu sayaç ile ilgili her hangi bir borcu bulunmadığını, davalı tarafından müvekkili hakkında ....İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası ile ... müşteri numaralı ... marka ... seri numaralı sayacın borcuna istinaden takip başlatıldığını ancak, davalı tarafından beyan edilen sayaç numarasının ne müvekkilinin kendi adına ne de müvekkili şirketi olan ... Moda Tekstil İnşaat ve Gıda Ticaret Ltd. Şti.’ ne ait olduğunu, başlatılan davaya konu icra takibin haksız olduğunu beyanlarla, ....İcra Müdürlüğü’ nün ... esas sayılı
icra takibinin durdurulması ve teminat bedeli karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesine, müvekkili şirket adına başlatılan icra takibi konusu sayacın müvekkili veya şirketinin üstüne kayıtlı olmadığının tespitine, davalının %40’ ından aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının başvurusuna istinaden yapılan inceleme sonucunda, ... no.lu tüketim noktasına ait adreste 10.02.2020 tarihinde ekipleri tarafından yapılan kontrolde P.S.S. veya ikili anlaşma olmadan ... no.lu sayaçtan ... Ltd. Şti. tarafından enerji kullanıldığının tespit edilerek H/... no.lu kaçak tespit tutanağı tanzim edilerek sayaç tüketim bilgilerine göre 23.12.2019-10.02.2020 tarihleri arasında 14.322,95-TL fatura oluşturulduğunu, davalı ... Ltd. Şti. adına 2020/02 dönemine ait H/... seri no.lu zabıt ile “... Mah. Naz Sk. No:5-9 Blok Dük.2 .../İstanbul” adresinde yapılan usulsüz kullanım sebebiyle tahakkuk yazıldığını, oluşturulan tahakkukun 20.02.2020 son ödeme tarihine kadar ödenmediğinden 02.07.2020 tarihinde ....İcra Müdürlüğü’ nün ... esas sayılı dosyası ile yasal takibin başlatıldığını, kaçak elektrik tüketim tahakkukunun ilgili mevzuatlar kapsamında yapıldığını davacının haksız davasının reddine, alacak miktarının %20’ sinden aşağı olmamak üzere tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
DELİLLER:
Mahkememizce verilen ... sayılı kararının taraf vekillerinin istinaf başvurusu üzerine dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 2023/969 Esas, 2024/401 Karar numaralı ilamı ile;"...Dosya münderecatında bulunan tüm bilgi ve belgeler kapsamında; 29.01.2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ... numaralı ... marka sayacın bağlı olduğu “... Mah. Naz Sk. No:5 438 Ada, 13 Parsel A Blok Dük.1 .../İstanbul” adresine ait ... no.lu tesisata ilişkin abonelik sözleşmesi bulunduğu, ancak Davalı Bedaş görevlilerince 10.02.2020 tarihinde “...” adresinde bulunan mahalde kurulu ... no.lu hizmet bağlantı noktasında yapılan kontrollerde davacı tarafından kuruma kayıtlı ... seri nolu ... Marka sayaç üzerinden Sözleşmesiz enerji kullanıldığı belirlenmiş olup, tespite istinaden davacı adına 10.02.2020 tarihli H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlenmiştir. Emsal Yargıtay kararları dikkate alındığında; Yetkili kurum tarafından tutulan kaçak elektrik tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu kabul edilmiştir.
Bu durumda Kaçak Elektrik Tespit Tutanağına istinaden; dava konusu adrese ait tesisatta “Perakende sözleşmesi bulunmadan enerji kullanımı” nedeniyle Davacı adına ilgili yönetmelik kapsamında işlem yapılması gerekmektedir.... Kaçak tahakkukuna ilişkin asıl alacak bedeline uygulanacak gecikme faizi ve faiz KDV” sinin, Kaçak tahakkuku son ödeme tarihinden İcra Takip tarihine kadar 14.322,95 TL asıl alacak (kaçak enerji) bedeline işlemiş yasal faiz bedeli 1.015,97 TL ve faizin KDV' si 182,88 TL olmak üzere; asıl alacak, gecikme faizi ve Faiz KDV'si toplamının 15.521,80 TL ve davacının bu bedellerden sorumlu olduğu" mütalaa edilmiştir.
4721 sayılı TMK'nın 6. maddesi uyarınca kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur. İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf o vakıayı ispat etmelidir. Menfi tespit davasında borçlu, ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Görülmektedir ki, menfi tespit davasında kural olarak, hukuki ilişkinin varlığını ispat yükü davalı alacaklıdadır ve alacaklı hukuki ilişkinin varlığını kanıtlamak durumundadır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 18/02/2015 tarih, 2013/19-1362 E. - 2015/826 K. sayılı, 20/04/2016 tarih, 2014/13-856 E. - 2016/523 K.)
İlk olarak mahkemece kaçak tespit tutanakları aksi sabit oluncaya kadar geçerli belge kabul edilmiş ise de, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 204. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca; "İlgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetlerle diğer yetkili memurların görevleri içinde usulüne uygun olarak düzenledikleri belgeler, aksi ispatlanıncaya kadar kesin delil sayılırlar.
" hükmü amirdir.
Özel hukuk tüzel kişisi olan davacı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir ( Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/8164 E-2023/954
sayılı ilamları da aynı yöndedir.). Bilirkişi raporu ve mahkeme kararında belirtilen emsal kararla ise özelleştirme öncesi memurlar tarafından düzenlenen tutanaklara ilişkin olup, özelleştirme sonrası düzenlenen tutanaklara uygulanamayacağı açıktır.
Buna göre, davanın menfi tespit talebine ilişkin olması nedeniyle davalı alacaklının kaçak kullanım, süre ve miktarını ispatla yükümlü olduğu, somut olayda kaçak kullanıma ilişkin davalı delillerinin değerlendirilmeden karar verilidği anlaşılmakla davacının sübuta yönelik istinaf itirazları yerinde görülmüştür." gerekçeleriyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Mahkememize gönderilen dosyada yeni esas alınarak yargılamaya devam edilmiştir.
... İlçe Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, "... mahallesi naz sokak no: 5-9 dükkan: 2 .../İstanbul" adresinde 10/02/2020 tarihinde kimin oturduğu veya kimin faaliyette bulunduğu hakkında araştırma yapılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... A.Şye müzekkere yazılarak, ... seri numaralı sayacın kimin adına kayıtlı olduğunun ve 10/02/2020 tarihi itibariyle hangi adreste kullanıldığı araştırılarak gönderilmesi istenilmiş, aynı zamanda davacılar, ... Vergi Numaralı, ... Mahallesi ... Sokak A Blok Apartmanı No: 2 - 6A ... / İSTANBUL adresli ... Limited Şirketi'ne ve ... T.C. Kimlik Numaralı, ...'e ait tüm abonelik dosyalarının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
...'ya müzekkere yazılarak, Davacı, ... Vergi Numaralı, ... Mahallesi ... Sokak A Blok Apartmanı No: 2 - 6A ... / İSTANBUL adresli ... Limited Şirketi'ne ait tüm kayıtların çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 05/01/2025 tarihinde Elektrik Mühendisi vasıtasıyla rapor aldırılmış ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımı sebebiyle düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde menfi tespit istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.
Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.
Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde 14.322,95 TL asıl alacak, 1.015,97 TL işlemiş faiz ve 182,88 TL KDV olmak üzere toplam 15.521,80 TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, takibin usul ve yasaya uygun olduğu görülmüştür. Davalı şirket, alacak talebini davacı şirkete ve davacı şirketin yetkilisine yöneltmiştir. Alacağın dayanağı sözleşmesiz sayaçtan elektrik kullanımına ilişkindir. Sözleşmesiz olarak elektrik kullanımı kaçak kullanım olup, sorumluluk özünde haksız fiil sorumluluğuna dayandığı için düzenlenen faturadan kullanıcı olan şirketin yanında haksız fiili gerçekleştiren şirket yetkilisinin de sorumluluğu bulunmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucu davanın reddine karar verilmiş, istinaf incelemesi sonucu davalı şirket tarafından düzenlenen tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli bir belge olmadığı, davalının alacağını ispat etmekle yükümlü olduğu gerekçesiyle mahkememiz kararı kaldırılmıştır. Kaldırma kararı üzerine mahkememizce tahkikat aşamasına devam edilmiş, sayaç bilgileri, ticaret sicil kayıtları ve abonelik bilgileri celbedilmiş, tutanak adresinde kolluk araştırması yapılmıştır.
Kaçak elektrik kullanımına ilişkin tutanak tarihi olan 10/02/2020 tarihinde dava konusu sayaç üzerinde herhangi bir abonelik olmadığı tespit edilmiştir. Kolluk tarafından adreste yapılan araştırmada davacı şirketin faaliyette bulunduğunun tespit edildiği görülmüştür. Her ne kadar davacı taraf kolluk araştırma tutanağına itiraz etmiş ise de, kolluk tutanağı resmi bir belge olup, aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğundan, davacının itirazlarının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Kolluk araştırma tarihi olan 05/06/2024 tarihi itibariyle de dava konusu sayaç üzerinde abonelik bulunmadığından, tutanak düzenlenen adreste üçüncü bir kişinin bulunmadığı da anlaşılmıştır. Hesaplama yönünden yapılan teknik incelemede 05/01/2025 tarihli bilirkişi raporu uyarınca, hesaplamanın mevzuat hükümlerine uygun olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; kaçak kullanım tutanağının düzenlendiği tarihte, davacı şirketin faaliyette bulunduğu, sayaç üzerinde geçerli bir abonelik bulunmadığı, bu haliyle davacı şirketin sözleşmesiz olarak kaçak elektrik kullandığı, davacı şirket yetkilisinin haksız fiil hükümleri gereği bu faturadan sorumlu olduğu ve faturanın mevzuat hükümlerine uygun olarak hesaplandığı anlaşıldığından, davacıların davalıya takip bedeli kadar borçlu olduğu kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davanın reddine karar verildiğinden 26/02/2024 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmiş, aleyhe hüküm verme yasağı gözetilerek davacıların davalıya takipteki asıl alacağın %20’si oranında tazminat ödemesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın REDDİNE,
2-Mahkememizce verilen 26/02/2024 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına,
3-Asıl alacağa %20'si oranında (2.864,59 TL) tazminatın davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
4-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 350,32-TL eksik harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
5-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 15.521,80-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/06/2025
Katip ...
Hakim ...