T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/144 Esas
KARAR NO : 2024/758
DAVA : Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/11/2023
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin, 14.04.1995 tarihinde Kocaeli’de kurulduğunu, 14.350.000,00 TL sermayesi ve dört şubesiyle, otomotiv sektöründe araçların lastiklerinin bakımı, lastiklerin yenilenmesi, yol yardımı, lastik, araç jantı ve akü satışı hizmetlerini verdiğini, son olarak 01.03.2022 Bayilik Sözleşmesiyle beraber olmak üzere 1995 yılından beri, davalı şirketin Türkiye'de ürettiği ve/veya ithal ettiği ... ve... markalı araç lastiklerinin pazarlama yetkisine sahip olup bu ürünlerin pazarlamasını, satışını ve dağıtımını yaptığını, davalı firmanın yanında başka firmaların da lastiklerini on yılı aşkın süredir sattığını, bu firmaların arasında ...lastiklerinin de bulunduğunu, bu durumun tüm Bayilik Sözleşmesi süresi boyunca davalı şirket tarafından da bilinen bir durum olduğunu, taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmelerinde davacının diğer firmaların lastiklerini satmasını engelleyici bir hüküm bulunmadığını, davacı şirketin 2021 yılının Ekim ayında, halihazırda satışını zaten yapmakta olduğu... Lastiklerinin Türkiye’deki iştiraki olan ... A.Ş.'nin de yetkili bayisi olduğunu, davacının, ...lastiklerini halihazırda satmakta olduğunu bilen davalı şirket ile bu durum da ayrıca paylaştığını, davacının yaptığı tüm satışların davacı firmada bulunan davalı tarafından yetkilendirilen temsilci tarafından düzenli olarak takip edildiğini, tüm detaylar, satış raporları ile birlikte düzenli olarak davalının kontrolüne de sunulduğunu, 2021 yılının Ekim ayında davacının ... A.Ş’nin de yetkili bayisi olduğu ... yetkilileriyle paylaşıldıktan da sonra 01.03.2022 tarihinde ... ile yeniden Bayilik Sözleşmesi imzalandığını, yeniden Bayilik Sözleşmesinin imzalanması akabinde, 31 Ekim 2022 tarihinde ...’nın Altunizade’deki yerleşkesinde Satış Bölümünde ... (...), ... (direktör) ve ... (direktör) ile bir toplantı gerçekleştirildiğini ve toplantıda ... Tevzii A.Ş’nin bayiliğinin sürdürülmesi halinde davacı şirket ile çalışmayacağına ilişkin... yetkilileri ve çalışanları tarafından davacı şirkete beyanda bulunulduğunu, 31 Ekim 2022 tarihinden sonra gerçekleşen toplantılarda da, davacı tarafından, şirket adına, başka bir tedarikçi ile çalışma sebeplerinin karşılıklı değerlendirmesi yapılmadan ve davacı için önemli gerekçelere çözümler bulunmadan sadece ...ile çalışma kararı alınamayacağı ve sözleşmede üçüncü bir şirketin bayiliğinin yapılmasına engel bir hüküm bulunmadığı defaatle izah edilmesine rağmen, ... tarafından, davacının ...A.Ş’nin bayiliğinin sürdürülmesi halinde çalışmanın sona erdirileceğine ilişkin beyanların tekrar edildiğini, davalı şirketin sözleşmeye aykırı tutumuna rağmen davacı şirketin iyi niyetli ve uzlaşmacı tutumunu devam ettirerek davacı şirket yetkilisi ... tarafından elektronik posta yoluyla, Bayilik Sözleşmesinin 7.1. maddesi kapsamında, davacının üçüncü kişilere de bayilik yapıp sözleşme konusu ürünleri satabileceğini, davacının asgari alım taahhüdünü karşılamasının yeterli olduğunu, davalı tarafından davacı şirketin üçüncü bir şirket ile çalışmaması gerektiğinin dayatılmasının Sözleşmeye ve Rekabet Hukukunun ilkelerine aykırı olduğunu, davacı şirketin 20 yılı aşkın süredir ...’nın bayiliğini yapmakta olup asgari alım taahhütlerinin üzerinde satışlar yaptığını, ...’ya on binlerce müşteri kazandırarak ürünlerinin pazarlanmasında, satışında ve dağıtımında katkısı olduğunu ve ...’ya sağladığı gelirlerin çok yüksek tutarlar olduğunu açıklayarak taraflar arasındaki sözleşmeye uygun davranılması ve zarara uğratılmamasının talep edildiğini, buna rağmen ... tarafından davacıya Beşiktaş... Noterliği'nden ... yevmiye numaralı, 22.03.2023 tarihli ihtarname gönderilerek ...Kiralama (...) hizmetinden kaçındığı, perakende müşterilerinin müşteri memnuniyetsizlik yaşadığı, rakip firma ile Bayilik seviyesinde ilişki kurduğu,...’ya ait tabelaları, flamaları mağazalarından kaldırdığı ve yerlerine rakip marka tabelaları ile flamaları koyduğu, davacı şirketin ...ile Bayilik ilişkisinin sonlandırıldığı algısı oluşturduğu şeklinde soyut ve mesnetsiz iddialarda bulunarak aykırılıkların 15 gün içerisinde giderilmesi gerektiğinin ihtar edildiğini, davacı şirket tarafından ihtarnameye cevaben Beşiktaş... Noterliği'nden keşide edilen ... yevmiye numaralı, 30.03.2023 tarihli ihtarnamede, ...’nın ihtarnamesindeki iddiaların, taraflar arasındaki Sözleşmeye ve Rekabet yasağına aykırı uygulamalarının davacı tarafından kabul edilmemesi neticesinde bu uygulamaların kabul edilmemesinden dolayı davacının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmiyor algısı oluşturmak amacıyla iddia edildiğini, satış hedeflerinin yerine getirilmesine rağmen, yükümlülüklerini yerine getirmediği yönündeki iddialarına ilişkin ... tarafından ortaya konmuş somut bir delil bulunmadığı, davacı şirket nezdinde ...’nın kaldırılmış hiçbir flaması ya da tabelası bulunmadığını, başkaca üçüncü bir şirketin de markasını içeren tabelasını asılmadığını, ayrıca sözleşme kapsamında üçüncü bir şirketin markasını içeren tabela ya da flama asmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığını, davacı şirketin ... Kiralama hizmeti verme gibi bir yükümlülüğü bulunmasa da ... tarafından yönlendirilen müşterilere ... hizmeti vermekten kaçınmadığını, halihazırda bu hizmeti vermeye devam etmekte olduğunu, müşteri memnuniyetsizliği bulunmadığını, ihtarnamede müşteri memnuniyetsizliği iddiasının hangi müşteriler tarafından ne gerekçeyle memnuniyetsizlik bulunduğuna ilişkin bir açıklama yapılmadığını beyan ederek ihtarnameye cevap verildiğini, ayrıca, tedarik ağında problemler yaratmadan siparişler doğrultusunda ...’nın mal teslim etmesi ve sözleşmeye uygun hareket etmesi gerektiğinin de ihtar edildiğini, ... tarafından işbu ihtarnameye cevap verilmediğini, davacı tarafından Beşiktaş ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı, 06.04.2023 tarihli ihtarnameyle, 2023 yılının 1. takvim yılı olan Ocak, Şubat ve Mart aylarında, davacının talepte bulunmasına rağmen ...nın tedarik ağında problemler çıkartarak mal teslim etmemesi ve sözleşmeye aykırı davrandığı belirtilerek, sözleşmeye göre, asli yükümlülüğü olan davacıya mal tedariğinin 1 iş günü içerisinde sağlanması gerektiği ihtar edildiğini, ihtarnameye de ... tarafından cevap verilmediğini ve davacıya mal tedarik edilmemeye devam edilmesi üzerine davacı şirket çalışanı ... tarafından 19.04.2023 tarihinde elektronik posta gönderilerek siparişlerinin sevkıyatlarının aylardır yerine getirilmediğini, siparişleri tekrar belirtilerek yerine getirilmesini talep ettiklerini, öncelikle cevap verilmediğini, e-postanın bir den fazla defa tekraren gönderilmesi sonrasında; ...’nın İstanbul Anadolu ve Doğu Marmara Bölge Satış Müdürü tarafından 19.04.2023 tarihinde verilen cevapta, Bayilik sözleşmesinin feshedildiği, bu nedenle mal sevkiyatına ilişkin yükümlülükleri bulunmadığı, hukuki süreç ile ilgili detay bilgiye ihtiyaç olur ise şirket avukatı ile görüşmelerinin bildirildiği, davalı şirketin taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesi’ni ihlal ettiğini ve akabinde de sözleşmeyi tek taraflı ve haksız olarak feshederek davacı şirketin mağduriyetine ve zarara uğramasına sebep olduğunu, zararların ve alacaklarının tazmini hususunda davacı tarafından işbu dava haricinde davalı yana İstanbul ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nde ...Esas numaralı dosya ile dava açıldığını ve dosyanın derdest olduğunu, Bayilik Sözleşmesinin teminatı olmak üzere davalıya verilmiş olan ...’a ait 2.000.000,00 TL tutarlı 14.03.2023 tarihli ve ... numaralı teminat mektubunun Bayilik ilişkisi sona ermesine ve davalı yanın davacıdan hiçbir alacağı olmamasına rağmen iade etmediği için iadesi talebiyle iş bu davanın açıldığını, esasında davacının Bayilik Sözleşmesi kapsamındaki tüm yükümlüklerine riayet ettiği ve fesih anı ile sonrasında dahi bu tutumunu koruduğunun davalı yanca da bilindiğini ve kabul edildiğini, taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesinin teminatı olmak üzere ... lehine tesis edilen araç rehinleri ile, yine ...lehine üçüncü kişi...Ltd. Şti’ndeki şirket ortağı...’e ait olan hisseleri üzerindeki hisse rehinlerinin tamamen terkin edildiğini, davacının, davalı şirketten alacaklı olduğunu, alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra takip dosyası nezdinde icra takibi başlatıldığını fakat alacağın tahsil edilemediğini, HMK 389 ve devamı hükümleri çerçevesinde teminat mektubunun nakde çevrilmesi durumunda davacı şirket bakımından telafisi çok zor zararlar doğacağını, bu nedenle haksız hamil olan davalının teminat mektubunu iadesine karar verilmesine dek mektubun bozularak nakde çevrilmesinin engellenmesi amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini, davalının ...’ta bulunan tüm banka hesapları da dahil olmak üzere, Türkiye Cumhuriyeti nezdindeki tüm banka hesaplarına, teminat mektubu bedeli olan 2.000.000,00-TL üzerinden ihtiyati tedbir konularak, hesaplardan yapılacak olan her türlü ödeme ve/veya havalenin ve/veya tasarrufun engellenmesi yönünde öncelikle teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek teminat mukabilinde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, teminat mektubunun hükümsüzlüğünün tespitine ve davacı şirkete iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iadesini talep ettiği teminat mektubuna ilişkin bilgileri eksik bıraktığını, mektubun düzenleyicisinin ...A.Ş Kocaeli Şubesi, düzenlediği tarihin 14.03.2023, 2.000.000,00 TL bedelli olduğunu, dava dilekçesinde hiç belirtilmeyen bir özelliğinin mektubun bir yıl süreli olduğunu, mektubun geçerliliğinin 14.03.2023 - 14.03.2024 tarihleri arasında olduğunu, ilgili mektup metninde "Bu teminat mektubu 14.03.2024 tarihine kadar geçerli olup, bu tarihe kadar elimize geçecek şekilde tarafınızdan yazılı tazmin talebinde bulunulmadığı takdirde hükümsüz olacaktır" ifadesinin yer aldığını, davacının somut olayda yalnızca davalı şirkete husumet yöneltmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, bankanın hasım gösterilmediği davanın usulden reddi gerektiğini, davacının tarafı olmadığı bir sözleşme ilişkisinde, davalının dava dilekçesini tebliğ aldığı tarih itibariyle zaten hükümsüz kalan, üstelik düzenleyicisi ve davalıya karşı ilgili garanti sözleşmesi ile sorumluluk altına giren dava dışı banka tarafından iadesi talep edilmeyen bir mektubun hükümsüzlüğünün tespitinde hukuki yarar bulunmadığını, davacının, herhangi bir ilgisi bulunmadığı mektubun hükümsüzlüğünün tespitini ve mektubun kendisine iadesini talep ettiğini, özellikle hükümsüzlüğün tespiti açısından mektup metninin açıklığı karşısında bu şekilde bir karar alınmasında hukuki yarar olmadığını, hükümsüz kalan, bir tahsil talebine konu edilmeyen ve esasen davacının değil dava dışı banka ile davalı şirket arasındaki sözleşme ilişkisi kuran ve bu iki taraf arasında geçerli olan mektup metninin davacıya iade edilmesinde davacının bir hukuki yararı bulunmadığını, davacının bu davada mektubun iade edilmesinden ve hükümsüzlüğünün tespitinden başka bir talep ileri sürmediğini, bütün bu nedenlerle davacının davasının usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının, iş bu davada, davalı şirket ile arasındaki Bayilik sözleşmesinin sona ermesinde herhangi bir sözleşmeye aykırı davranışının bulunmadığı ve mektubun paraya çevrilmesine neden olabilecek bir zarara sebep olmadığı iddiasında bulunduğunu, bu iddialarla ilgili İstanbul ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının da derdest olduğunu, bu dosyanın bekletici mesele yapılmasına karar verilmesini talep ettiklerini, taraflar arasındaki Bayilik sözleşmesinin, davalı tarafından haklı nedenle, sözleşmeye ve hukuka uygun bir şekilde feshedildiğini, davacı şirketin, bayilik sözleşmesi 22.03.2022 tarihli ihtarname ile mevcut / yenilenen sözleşme hükümleri çerçevesinde; bayilik sözleşmesi kapsamında ...'nın öngördüğü strateji çerçevesinde; satışlarını artırmak için gerekli girişimlerin yerine getirilmesi sorumluluğu bulunmasına rağmen ticari odağını farklı marka bayiliğe aktarması; davalı şirkete ait lastikleri kullanan filoların müşterilerini farklı marka bayilik ağındaki markaya yönlendirmesinin stratejik ortaklık sorumluluğuna aykırılık teşkil ettiği, bu nedenle sözleşmenin devamının davalı şirket açısından çekilmez hale geldiği nedenleriyle feshedildiğini, davacı taraf ile ticari ilişkinin, ürün alım-satımından öte stratejik bir ortaklık olduğunu, aynı sektörde farklı markaların bayiliğinin alınmasının ve ticari odağın farklı bir markaya yönlendirilmesinin uygun bulunmaması rekabet mevzuatı açısından herhangi bir ihlal teşkil etmemekle birlikte, stratejik ortaklıkların çelişmesi sonucunu doğurduğunu, bayilik ilişkisinin özel bir güven ilişkisi doğurduğunu, bu güven ilişkisinin de karşılıklı olarak menfaatlerin korunmasını gerektirdiğini, bunun dışında bayilerin sır saklama yükümlülüğü ile birlikte, bölgesindeki rakiplerin de ticari davranışlarını izleyerek ve sektörel gelişmeleri takip ederek bu gözlemler ışığında, ... ürünlerinin pazar paylarının artırılması sorumluluğu bulunduğunu, bu durumda aynı sektörde iki farklı markanın bayiliğinde hangi üreticinin bayiliğine ilişkin sorumlulukların yerine getirileceği, hangi üreticinin menfaatlerinin korunacağı, hangi üreticinin ticari sırlarına halel getirmeden vakıf olunacağı ve hangi üreticinin pazar paylarını yükseltme sorumluluğunun olacağı konularının çıkar çatışması yarattığını, davacının sektördeki güçlü yapısı, lastik bayiliğinden bağımsız ... ve ... süreçlerinin de davacıyı davalı şirket nezdinde gelecek stratejilerinde önemli bir role sahip kıldığını, bu nedenlerle davacı tarafın bayilik sözleşmesinin davalı şirket açısından çekilmez hale geldiğini ve feshedildiğini, davacı tarafça ... ürünlerinin satışlarına ilişkin sorumluluklarının aksine ... ürünlerinin ticari itibarını zedeleyen şekilde mevcut müşterilere farklı marka ürünlerin pazarlaması yapıldığını, davacı tarafın, ... ile bayilik sözleşmesi feshedilmeden çok daha önce, ... A.Ş ile bayilik ilişkisini başlattığını, farklı marka bayiliğin flamalarını kullanmaya başladığını ve bayi içerisinde çalışanların markalı iş kıyafetlerini de bu firma tarafından üretilen kıyafetler ile değiştirdiğini, davalı şirketin, bayilerinin farklı marka lastik alım satımını serbest bıraktığını, davacı yetkilisi ...’in lastik adetlerinin artırılmasına yönelik uzun süredir yaptığı görüşmelerde kendisine verilebilecek maksimum düzeyde adetlerin sağlandığı, bunun dışında eksik kalan adetler var ise bunların farklı markalardan sağlanabileceğinin belirtildiğini, ancak farklı marka lastiklerin alım/satımının ötesinde davalı şirket ile stratejik ortaklık seviyesinde kurulan ticari ilişki ile çelişen seviyede görünür şekilde odağını farklı bir markanın bayiliğine aktarması, davalı şirket ile arasındaki bayilik sözleşmesi ile çeliştiğini, bu nedenlerle bayilik sözleşmesinin devamının davalı şirket tarafından çekilmez hale geldiğini, davacı tarafın, operasyonel ... kiralama süreçlerinde hizmet vermekten de kaçındığını, davacı firmanın ticari odağını farklı marka bayiliğine aktarmasından sonra tüketiciler tarafından davalı şirket Müşteri İlişkileri Departmanı’na yapılan şikayetlerin arttığını, bu denli yüksek satış kapasitesine sahip davacı firmadan kaynaklanan nedenlerle oluşan müşteri şikayetleri nedeniyle davalı şirkete ait... ve ...markalarının ticari itibarını zedelediğini, Bayilik Sözleşmesinin 7.3. ve 13. 4. maddelerinde belirtildiği üzere, tüketici haklarına ilişkin aykırılıklarda ısrar edilmesi sözleşmeyi sona erdirme sebebi olarak sayıldığını, davacı tarafın, kendisine herhangi bir tüketici şikayetinin yapılmadığını iddia etmiş olsa da CRM başvuru dosyasında da görüleceği üzere tüm başvuruların davacı firma yetkilisine iletildiğini, davacı tarafın, huzurdaki davaya kadar, uyuşmazlığa konu olan teminat mektubunun iadesini talep etmediğini, hatta davalının bu teminat mektubunu uhdesinde tutmasına ilişkin herhangi bir itirazda dahi bulunmadığını, kendisine davalı adına teslim edilen teminat mektuplarına ilişkin teslim tesellüm tutanağındaki ibare ile davalıda bu mektubun bulunması hususunu kabul ettiğini, davalı şirket tarafından taraflar arasındaki ilişkinin haklı nedenle sona erdirildiğinden taraflar arasında ihtilaf olduğunu, taraflar arasında belli kısım teminat mektuplarının da iadesi gerçekleştirildiğini, Ağustos 2023 tarihindeki teslim tesellüm tutanağında, o tarihe kadar bir çoğunun vadesi dolmuş teminat mektuplarının karşı tarafa iadesi, bunlar dışındaki konuların ihtilaflı olduğunun her iki tarafın da kabul ettiğini gösterdiğini, teslim tesellüm tutanağının düzenlenerek davacıya bir kısım teminat mektubunun iadesinden öncesi, taraflar arasındaki sonraki uyuşmazlık süreçleri de dahil olmak üzere somut uyuşmazlığa ilişkin banka teminat mektubunun iadesini talep eden herhangi bir ihtarda bulunulmadığını, Beyoğlu ... Noterliği'nin 04.05.2023 tarih ... yevmiye numaralı ihbarnamesinde davacı firmanın kendi yetkililerinden başkasına teslim edilmemesi gereken ve davalının hak sahibi olduğu sistemlerin şifrelerini dava dışı bu firmaya vererek bu firmadan kopyalama yapmasını istediğini davalıya bildirildiğini, davalı firmanın ürünlerinin itibarını zedeleyen, zamanında stratejik bir iş ortağı olduğu halde bu ortaklık sorumluluğundan uzak hareketlerle davalı şirkete zarar veren davacının henüz süresi dolmamış teminat mektubunun davalı şirketin uhdesinde tutulmasının doğal bir tutum olduğunu, Mayıs ayında teminat mektuplarının iadesi için gerekmediği halde arabuluculuk yoluna başvurarak teminat mektubu iadesini talep ettiklerini, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk bir miktar paranın ödenmesine ilişkin uyuşmazlıklarla sınırlıyken bu yolda arabulucuğa başvurulmasının izahının olmadığını, ayrıca davalı tarafından teminat mektubunun paraya çevrilmesi talebinin de söz konusu olmadığını beyan ederek; davacının iadesi için dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı tespiti ile birlikte usulden reddine, bu taleplerinin kabul edilmediği ve işin esasına girildiği takdirde mevcut uyuşmazlığın şu an için İstanbul ... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin... Esas sayılı dava ile arasındaki irtibatın tespiti ile ilgili yargılamanın sonucunun beklenmesine, davalının mektubun süresi içerisinde mektubu uhdesinde tutmasının hukuka uygun olduğunun tespiti ile birlikte davanın bütünüyle esastan reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafta bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki ihtilafın; taraflar arasında münakit bayilik sözleşmesinin davalı tarafça haksız olarak feshedilip feshedilmediği, davaya konu teminat mektubunun davacıya iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı, işbu davada hukuki menfaat bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.
Mahkememizin 14/03/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair karar verildiği anlaşıldı.
Mahkememizce İstanbul ... Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden celp edildiği, dosyanın tetkikinde davacı ... Kaplama Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi tarafından davalı ... Anonim Şirketi aleyhine taraflar arasındaki Bayilik Sözleşmesinin karşı tarafça haksız bir şekilde tek taraflı olarak feshedildiğini beyan ederek; tazminat talebi ile açılan davada Görevsizlik kararı verildiği, dosyanın İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne tevzi edildiği, ...Esas numarasını aldığı ve dosyanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
HMK'nun davaların birleştirilmesi başlıklı 166. maddesi "(1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4)Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5)İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır." hükmü amirdir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Mahkememizin işbu dosyası ile İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası taraflarının aynı olduğu, dosyalar arasındaki hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, usul ekonomisi açısından dosyaların birlikte yargılamasının yürütülüp karara bağlanması gerektiği anlaşılmakla; dava dosyamızın HMK'nun 166. maddesi gereğince İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/426 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, esasın bu şekilde kapatılmasına, yargılamanın İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/426 Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, yargılama gideri ve harçların birleşen dosyada esas hüküm ile birlikte karara bağlanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Mahkememizin iş bu dosyası ile İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/426 Esas sayılı dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE,
-Esasın bu şekilde kapatılmasına,
2-Yargılamanın İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/426 Esas sayılı dosyası üzerinden devamına,
3-Yargılama gideri ve harçların birleşen dosyada esas hüküm ile birlikte karara bağlanmasına,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı nihai kararla birlikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 12/12/2024
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır