T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/19 Esas
KARAR NO : 2025/27
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/01/2024
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlu ... A.Ş. ile müvekkili şirket arasında akdedilen abonelik sözleşmeleri gereği ödenmesi gereken aylık kullanıma dair elektrik faturalarının ödenmediğini, bu nedenle davalı aleyhine ... 2020/... E. sayılı dosya üzerinden 18/12/2020 tarihinde takip başlatıldığını, borçlu tarafından 06.01.2021 tarihinde ana para borcu haricindeki borçlara ve tüm ferilerine itiraz edildiğini, borçlunun kısmi itirazı üzerine ... İcra Dairesinin 2023/... E. Sayılı dosyasında asıl alacak yönünden takibin kesinleştirilmesine, faiz ve fer'iler yönünden takibin durdurulmasına karar verildiğini beyanla; ... İcra Dairesi 2023/... E sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
Arabuluculuk son tutanak örneği, ... A.Ş.'ye yazılan müzekkere cevabı ile ... İcra Dairesi 2023/ ... Esas sayılı dosyasının bir örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 03/04/2024 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı ile dosya üzerinde Elektrik Mühendisi bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 01/07/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davacı tarafından davaya ve icra takibine konu edilen alacak bedellerinin 3 ayrı fatura değil, asıl alacak bedeli ile işlemiş Faiz ve KDV'sinin ayrı bir fatura zannedilerek konu edilen bedeller olduğu,
Dava dilekçesinde öne sürülen dava gerekçelerinin davacı ilgili birimi tarafından gönderilen bilgilendirme yazısıyla ve icra takibiyle hiçbir ilgisinin olmadığı anlaşılmakla, esasen davanın davalıya tahakkuk ettirilen toplam 7 adet faturanın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine kısmi itiraz edilmesi üzerine başlatıldığı anlaşılmakla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın da takibe konu olduğu anlaşılan 7 adet dönem faturalarının yasal mevzuata uygun tahakkuk ettirilip ettirilmediği ile takip tarihi itibariyle borç miktarının ne olduğunun ve davalının sorumlu olduğu borç miktarının tespit edilmesi noktalarında toplandığı,
Taraflar arasında imzalanmış 01.10.2019 başlangıç tarihli bir abonelik sözleşmesi bulunduğu ve bu sözleşmede davacı tarafın elektrik enerjisi sağlamakla, davalının da karşılığında tahakkuk edecek faturaları ödemekle yükümlü olacağının kayıt altına alındığı anlaşılmakla, davalının da zaten icra takibine yaptığı itirazlarda kabul ettiği üzere, dava konusu faturaların düzenlenmesine dayanak olan tüketimlerden ve tahakkuk edecek fatura bedellerinden sorumlu olduğu,
Yapılan hesaplamalar sonucunda, sunulan faturaların biri hariç hepsinin doğru şekilde hesaplanmış faturalar olduğu, 2020/07 dönem faturasında ise 9.977,9.-kWh ek tüketim miktarının da faturaya eklenmesi sebebiyle sunulan fatura dökümünde daha yüksek bedel hesaplandığı anlaşılmakla birlikte, söz konusu tüketim miktarının nasıl hesaplandığı ve neden faturaya eklendiği bilinemediği gibi, davalının ceza enerji bedeli olarak eklendiğinin beyan edildiğini belirttiği söz konusu tüketim miktarı gerçekten de kaçak elektrik tüketim miktarı olarak faturaya eklenmişse de bunun kaçak tüketimin muhatabı dağıtım şirketi ... olduğu için hatalı bir işlem olduğu için zaten doğru ve geçerli olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı,
Yalnızca tüketim değerleri üzerinden yapılan fatura hesabı ile davalının 18.12.2020 tarihli ilk icra takibinin 32.310,90 Asıl Alacak + 1.426,72 İşlemiş Faiz + 256,81 Faizin KDV'si olmak üzere 33.994,42.-TL” den sorumlu tutulabileceği ve bu miktar 18.12.2020 tarihli takipteki asıl alacak miktarından da düşük olduğu için, bu durumda takibe konu başka alacakta kalmadığından, davalının dava konusu ... İcra Dairesi 2023/... sayılı dosyasından sorumlu tutulamayacağı,
Sayın Mahkemenin takdirinin, davalının 18.12.2020 tarihli ilk icra takibinde asıl alacak miktarını kabul ettiği için sorumlu tutulması gerektiği yönünde olması halinde ise, davalının 18.12.2020 tarihli ilk icra takibinin 41.228,73 Asıl Alacak + 1.725,77 İşlemiş Faiz + 310,64 Faizin KDV'si olmak üzere 43.265,14.-TL'den sorumlu tutulabileceği ve bu durumda davalının dava konusu ... İcra Dairesi 2023/... sayılı dosyasından 18.12.2020 tarihli 1.725,77 İşlemiş Faiz + 310,64 Faizin KDV'si olmak üzere 2.036,41-TL'den sorumlu tutulabileceği" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 25/09/2024 tarihli celsesinin 2 nolu ara kararı gereğince davacı vekilinin rapora itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, yeni bilgi ve belge sunulmadığından bilirkişinin kök rapordaki görüşlerinde değişme olmadığı yönünde ek rapor tanzim edildiği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; elektrik faturalarından kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizce yapılan yargılama, sunulan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında imzalanmış 01.10.2019 başlangıç tarihli bir abonelik sözleşmesi bulunduğu, bu sözleşme ile davacı tarafın elektrik enerjisi sağlamakla, davalının da karşılığında tahakkuk edecek faturaları ödemekle yükümlü olacağı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, takibe konu olduğu anlaşılan 7 adet dönem faturalarının yasal mevzuata uygun tahakkuk ettirilip ettirilmediği ile takip tarihi itibariyle borç miktarının ne olduğunun ve davalının sorumlu olduğu borç miktarının tespit edilmesi noktalarında toplandığı, davalının icra takibine yaptığı itirazlarda, icra takibine konu faturalara, ana paraya bir itirazının olmadığı, dava konusu faturaların düzenlenmesine dayanak olan tüketimlerden ve tahakkuk edecek fatura bedellerinden sorumlu olacağı, davalının borcun faiz ve fer'ilerine itiraz ettiği anlaşılmakla; alacağa konu 7 adet fatura olduğu anlaşılmasına rağmen, davacı vekili tarafından işlemiş faiz ve KDV'nin ayrı bir fatura zannedilerek dava konusu icra takibine konu edildiği, davaya konu edilen faturaların biri hariç hepsinin doğru şekilde hesaplanmış faturalar olduğu, 2020/07 dönem faturasında ise 9 977,9.-kWh ek tüketim miktarının da faturaya eklenmesi sebebiyle sunulan fatura dökümünde daha yüksek bedel hesaplandığı anlaşılmakla; yalnızca tüketim değerleri üzerinden yapılan fatura hesabı ile davalının 18.12.2020 tarihli icra takibinin 32.310,90 Asıl Alacak + 1.426,72 İşlemiş Faiz + 256,81 Faizin KDV'si olmak üzere 33.994,42.-TL'sinden sorumlu tutulabileceği ve bu miktarın 18.12.2020 tarihli takipteki asıl alacak miktarından da düşük olduğu için bu durumda takipte itiraza konu başka alacağın da kalmadığı teknik bilirkişi raporu ile de sabit olup, bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda sübut bulmayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2023/ ... sayılı dosyasından arabulucuya 3.120,00-TL tarife bedeli üzerinden serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş, her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın reddine karar verildiği gözetilerek; davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcının, peşin yatırılan 427,60-TL mahsubu ile eksik kalan 187,80-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından bu dava sebebiyle yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/01/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza