T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/195 Esas
KARAR NO : 2025/33
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/03/2024
KARAR TARİHİ : 20/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin bahse konu davanın konusu olan bonoda ciranta konumunda olduğunu, davalı tarafça 21.11.2022 tarihinde müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Dairesinin... E. sayılı 08.11.2019 vade tarihli 19.000,00 TL bedelli bonodan mütevellit kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takip başlatıldığını, ilgili takip dosyalarının tüm münderacatı tarafınca incelendiğinde cirantaya başvuru koşulu olan ''ödememe protestosunun'' takip dayanağı belgelere eklenmediğinin müşahede edildiğini, bonoda cirantalara başvuru için protesto çekilmemesi durumunda alacaklı sadece keşideciye karşı müracaata bulunacak olup cirantalara karşı müracaat hakkını kaybedeceğini, senet hamili tarafında ciranta aleyhine takip yapılabilmesi için protesto çekilmesinin şart olduğunu, keşideciye karşı ödememe protestosu çekilmediğinden davalının, davacıya müracaat hakkı bulunmadığını, davalı hamil ile müvekkili arasında doğrudanlık ilişkisi de bulunmadığından bahse konu bonolara yazılı delil başlangıcı niteliğini haiz olmadığını, davacı müvekkilinin mezkur icra takibinden borçlu olmadığına yönelik tespitine karar verilmesini, yargılama gideri ile ücreti vekaletin davalı taraftan tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ciro silsilesinde herhangi bir kopukluğun bulunmadığını, davaya konu bononun geçerli bir bono olup müvekkilinin yetkili hamil olup alacaklı konumunda olduğunu, ancak davalı ile diğer senet borçluları işbu senetteki borç miktarını müvekkiline vadesinde ödemediğini, bu nedenle müvekkili tarafından davalı ile diğer senet borçluları hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğü ...osyası ile icra takibine girişildiğini, senedin keşidecisi ... Ltd. Şti tasfiye halinde olduğundan müvekkilinin ödememe protesto çekme yükümlülüğü bulunmadığını, davaya konu senedin keşidecisi... Tekstil Dış Ticaret Ltd. Şti.'nin işbu dilekçenin ekinde sunduğumuz 21.02.2020 tarihli Türkiye Sicil Gazetesindeki ilanı ile şirketin tasfiye haline girdiği görüleceğini, dolayısıyla müvekkili bakımından protesto çekme yükümlülüğü bulunmaması ve davacının bonoda bulunan imzaya herhangi bir itirazı bulunmayıp senedin cirantası olarak borçtan sorumluluğu olması sebebiyle Mahkeme tarafından iş bu davanın reddine karar verilmesi gerekmediğini, davacıya İstanbul ... İcra Müdürlüğü...E. Sayılı dosyasında ödeme emri 29.12.2022 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davacı tarafından 5 günlük süre içerisinde itirazlarını İcra Hukuk Mahkemesinde ileri sürülmeyerek işbu davayı ikame etmesi kötü niyetli olduğunu, davacının borca itiraz etmemesine rağmen, borçlu olmadığına ilişkin dava ikame etmesi, TMK madde 2'de düzenlenen dürüstlük ilkesine aykırı olduğunu, iş bu davada davacının borca itiraz etmediğini, senetlerdeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia etmediğini, başka bir deyişle davacı, aslında kambiyo evrakından kaynaklı olarak müvekkiline borçlu olduğunu ve buna dayanak teşkil eden tüm temel ilişkileri de onayladığı ortada olduğunu, haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini, davacı aleyhine, alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
İstanbul ... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyası UYAP sistemi üzerinden istenmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
...Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Dava konusu bononun keşidecesi...Vergi Numaralı ...Ltd. Şti' ne ait tüm sicil kayıtlarının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyasında davalı alacaklıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.
Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.
Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
Dava konusu takip, 31/07/2019 düzenleme ve 08/11/2019 vade tarihli, 19.000 TL bedelli bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü bir takiptir. Takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu görülmüştür. Davacı borçlu, menfi tespit istemini davalı alacaklının protesto çekme yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle başvuru hakkının düşmesi sebebine dayandırmıştır. Davalı alacaklı ise, keşidecinin tasfiyeye girmesi sebebiyle protesto çekme muafiyetinin uygulanması gerektiğini savunmuştur.
Dava ve takip konusu bononun incelenmesinde keşidecinin ... Ltd. Şti. olduğu, davacının lehtardan sonra gelen ciranta olduğu, davalının yetkili hamil olduğu ve davacı ile davalı arasında başka bir cirantanın yer aldığı görülmüştür. Senet üzerinde ciro zincirinin şeklen usul ve yasaya uygun olduğu, davacı ile davalı arasında doğrudan bir ticari veya hukukî ilişkinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ödememe protestosuna ilişkin TTK md. 714/3 hükmü “Belirli bir günde veya düzenlenme gününden ya da görüldükten belirli bir süre sonra ödenmesi şartını içeren bir poliçeden dolayı çekilecek ödememe protestosunun, ödeme gününü izleyen iki iş günü içinde çekilmesi zorunludur.” şeklindedir. Kanunda öngörülen iki iş günü süresi hak düşürücü niteliktedir. Dolayısıyla süresi içinde ödememe protestosu çekmeyen hamil, cirantalara başvuru hakkını kaybeder. Bu sonuç TTK md. 730’da hamilin, ödememe protestosunu düzenleme için belirli süreyi geçirmesi halinde, kabul eden kişi hariç olmak üzere, cirantalara, düzenleyene ve diğer borçlulara karşı sahip olduğu hakları kaybedeceği şeklinde öngörülmüştür. Açıklanan yasal maddeler doğrultusunda somut olayın değerlendirilmesinde, davalı alacaklının yetkili hamil olarak vade tarihinden sonra iki iş günü içinde ödememe protestosu çekmediği sabit olmakla, TTK md. 730 uyarınca davalı alacaklının cirantalara başvuru hakkını kaybettiği kanaatine varılmıştır. Bu durumun aksini gösterecek şekilde, davacı cirantanın takipten önce senedi ve borcu kabul ettiğine dair bir iddia ve delil de dosya kapsamında bulunmamaktadır.
Davalının protesto çekme yükümlülüğünden muaf tutulması gerektiği yönündeki savunmasının araştırılmasında, dava dışı keşideci ...Ltd. Şti.’nin Genel Kurul kararı ile tasfiye aşamasına girdiği ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmıştır. Protesto çekilmesi gerekmeyen haller TTK md. 722’de düzenlenmiştir. Davalının dayandığı keşidecinin iflas etmiş olması hali de TTK md. 714/6’da öngörülmüştür. Bu maddeye göre, poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın, muhatap veya kabul için arz edilmesi menedilen bir poliçenin düzenleyeni iflas etmişse, iflas ilamının ibrazı, başvurma hakkının kullanılması için yeterlidir. Dolayısıyla keşidecinin tasfiyeye girmiş olması hamilin tek başına protesto çekme yükümlülüğünden muaf tutulmasını gerektirmez, keşidecinin iflas etmiş olması gerekmektedir. Ancak somut olayda keşidecinin iflas etmediği, genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiği ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmıştır. TTK md. 722’de sayılan hallerden biri de somut olayda gerçekleşmediğinden davalının savunmasının yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle eldeki dosyanın incelenmesinde; davalı hamilin yasal süresi içinde ödememe protestosu çekmemesi sebebiyle cirantalara başvuru hakkını kaybettiği, protesto çekme muafiyetinin şartlarının gerçekleşmediği ve taraflar arasında senet dışında ticari ve hukukî esas ilişki bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Borçlunun tazminat talebi bulunmadığı için bu hususta bir değerlendirme yapılmamıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne; davacının, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyasında, takibe konu 31/07/2019 düzenleme ve 08/11/2019 vade tarihli, 19.000,00 TL bedelli bono sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.879,16-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 719,80-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.159,36-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 292,20-TL Tamamlama Harcı, 142,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 1.289,40TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/01/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸