T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/21 Esas
KARAR NO : 2026/479
DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 10/01/2024
KARAR TARİHİ : 30/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin ... Ltd. Şti. (Eski Ticaret Unvanı: ... ... Tic. Ltd. Şti.) yurtiçi ve yurtdışı kargo taşımacılığı alanında hizmet veren, ait olduğu sektörün lider kuruluşlarından olduğunu, davalı ... Tekstil İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd. Şti. Talepleri üzerine verilen kargo hizmeti neticesinde müvekkili şirketin davalı borçludan 59.784,29-TL tutarında alacağı bulunmadığını, müvekkili şirketin, davalı borçluya ait taşıma işlemlerini gerçekleştirdiğini, bu taşıma ilişkisi sonucu karşı tarafın ödemesi gereken hizmet bedeli borcu doğduğunu, ancak davalının borcunu ödemediğini, alacağın tahsili için davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak defalarca kez müracat edilmiş ise de herhangi bir olumlu netice elde edilemediğini ve bunun üzerine davalı tarafa karşı .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyasın üzerinden icra takibinin başlatılması zorunluluğu hasıl olduğunu, ancak davalının haksız ve hukuka aykırı itirazı üzerine söz konusu takibin durduğunu, Davalı borçlu kendisine tebliğ edilen ödeme emrine rağmen borcunu ödemediğini, borca, masrafa, faize,yetkiye ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, davalı tarafın borca, masrafa, faize ve tüm ferilerine itirazının haksız olduğunu, davalının faize itirazının da kötü niyetli olduğunu, davalının yetki itirazının da geçerli olmadığını, borçlunun haksız ve kötüniyetli borca, masrafa, faize, yetkiye ve tüm ferilerine itirazlarının iptaline, davalı/borçlu aleyhine %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmenin süreli olduğunu, sözleşmede süre ve fesih başlığı altında işbu sözleşme 13/06/2019 ile 13/06/2020 tarihleri arasında geçerli olduğunu, denilmek suretiyle sözleşmenin geçerli olduğu sürenin belirtildiğini, sözleşmenin 13/06/2020 tarihinde geçerliliğini yitirdiğini, taraflar arasında geçerli yetki sözleşmesi bulunmadığını, işbu davaya konu icra takibi 2023 yılında başlatıldığını ve 2024 yılında ise mahkemeye dava açıldığını, 13/06/2020 tarihinde geçerliliği kalmayan yetki sözleşmesine dayanan davacı tarafın, İstanbul icra ve mahkemelerinin yetkili olduğuna yönelik iddiasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme uyuşmazlığının çözümünde yetkili olmadığı gibi icra müdürlüğünün de yetkili olmadığını, müvekkili şirketin ...'de olması nedeniyle yetkili icra müdürlüğünün ... İcra Müdürlükleri olduğunu, yetkili mahkemenin ise ... Asliye Ticaret Mahkemesi Olduğunu, dolayısıyla geçerli ve usulüne uygun yetkili yer icra dairesinde yapılmış bir icra takibi olmadığından huzurdaki davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, mahkeme itirazın iptali davası için yetkili olmadığından dolayı yetki yönünde davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, dava dilekçesinin şeklen kabul edilemeyeceğini, müvekkili şirketin davacıya borcunun bulunmadığını, davacı şirketin bir kısım ürünlerde, ürün taşıma bilgilerini içeren konşimento belgelerinde yazılı ürün kilogramlarına aykırı şekilde yüksek kilogram yazmak suretiyle fatura kesildiğini, öncelikle davanın yetki yönünden reddine, neticede haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, davacı şirketin dava miktarının %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2023/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
16/02/2025 tarihinde bilirkişi ...'nin sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Davalı ... TEKSTİL İTH. İHR. SAN VE TİC.LTD.ŞTİ.' nin 2022 yılı yasal defterlerin den Yevmiye Defteri, Envanter Defteri VUK.’nun ve TTK' nın ilgili madde hükmüne göre açılış tasdiki zamanında yapılmış fakat Büyük Defter ( Deftrei Kebir ) defteri tasdik edilmediği tespit edilmiş olup ve TTK gereği Yevmiye Defteri kapanış tastiki olmadığı tespit edilmiştir. Sahibi lehine delil niteliği taşımadığı görülmüş olup, bu konuda ki takdir yüce mahkemenizdedir.
Davalı yan olan ... TEKSTİL İTH. İHR. SAN VE TİC.LTD.ŞTİ. 'nin Ticari Defterleri incelendiğinde 30.04.2022 tarihi itibari ile Borç Tutarının 0 sıfır olduğu, davacı tarafa bakiye borcu olmadığı görülmüş olup, davalı Tarafından Davacı Tarafına 13.04.2022 Tarihli ... Nolu 48.744,34.TL Fiyat farkı iadesi faturası düzenlenerek borç bakiyesinin sıfırlandığı görülmüştür.
Davalı taraf ile davacı taraf arasında düzenlenen 13.06.2019 tarihli SÖZLEŞME "13.06.2019 ile 13.06.2020 tarihleri arası geçerli olduğu bunun yanında Sözleşme bitimiminden evvel 30 gün önceden taraflarca yazılı olarak feshedilmediği sürece aynı süre için tekrar uzar" şeklinde yazılmış olup dosya içerisinde inceleme yapıldığında hem davalı taraf hemde davacı taraf tarafından sözleşmenin fesih edildiğine dair yazılı bir belge tespit edilmemiş olup, taraflar arasında yapılmış olan sözleşme geçerliliğini sürdürmektedir.
Taşıma Fiyatlandırması konusunda taraflar arasında yapılan 13.06.2019 tarihli sözleşmenin TAŞIMA ÜCRETİ başlıklı bölümün de; Müşteri ... ye teslim edilen veya kendisine ... tarafından teslim edilecek tüm gönderilerin, gerekirse ... tarafından yeniden tartılarak yada hacimsel olarak hesaplanarak teklife ve/ya sözleşmede belirtilenden farklı tutardan faturalanabileceğini kabul, beyan ve taahhüt etmektedir. Faturalandırmada müşteri tarafından beyan edilen ağırlık değil ... nin hesaplamış olduğu ağırlık esas alınır." yazılmış olduğu görülmüş olup Faturalandırma da ... nin hesapladığı ağırlık ve hacimsel olarak hesapladığı ağırlık hüküm altına alındığı görülmüştür. " şeklinde görüş bildirmiştir.
07/10/2025 tarihinde bilirkişiler ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " 6-1 İncelenen davacı şirkete ait 2022, 2023 ve 2024 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2022, 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2022, 2023 ve 2024 yılına ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
6.2 Davacı ... VE LTD. ŞTİ.'nin taşıma sözleşmesine istinaden düzenlediği yedi (7) adet e-Faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 01/08/2023 tarihi itibariyle davalı ... Tekstil İth. İhr. San ve Tic. Ltd. Şti.'den 59.784,29 TL cari hesap alacağının bulunduğu,
6.3 Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları talimat yoluyla incelenmiş olup, bilirkişi raporunda Davalı yan olan ... TEKSTİL İTH. İHR. SAN VE TİC.LTD.ŞTİ. 'nin Ticari Defterleri incelendiğinde 30.04.2022 tarihi itibari ile Borç Tutarının O sıfır olduğu, davacı tarafa bakiye borcu olmadığı görülmüş olup, davalı Tarafından Davacı Tarafına 13.04.2022 Tarihli ... Nolu 48.744,34.TL Fiyat farkı iadesi faturası düzenlenerek borç bakiyesinin sıfırlandığı görülmüştür.” Olduğuna dair tespitler yapılmıştır. Davalı tarafından düzenlenen iade faturasının davacı yanın kayıtlarında yer almadığı, davalı tarafından düzenlenen iade faturasının taraflar arasındaki cari hesap farklılığını oluşturan kalemlerden biri olduğu,
Talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda; Davalı ... TEKSTİL İTH. İHR. SAN VE TİC.LTD.ŞTİ.'nin Ticari Defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 5.098,42 TL tutarındaki faturaların taraflar arasında cari hesap farklılığına neden olan diğer alacak kalemleri olduğu ve davacı şirketin taşıma hizmeti ile ilgili düzenlediği 5 adet faturayı dava ve icra takibine dayanak olarak gösterdiği 59.784,29 TL tutarındaki alacak miktarının içinde olduğu,
Davalı kayıtlarında yer almayan faturaların detayı aşağıdadır.
-21.02.2022 tarihli —— 481,17 TL tutarlı Fatura,
-28.02.2022 tarihli — 1.355,24 TL tutarlı Fatura,
19.12.2022 tarihli — 595.68 TL tutarlı Fatura,
-19.12.2022 tarihli — 2.322,07 TL tutarlı Fatura,
-21.12.2022 tarihli 344,26 TL tutarlı Fatura,
6.4 Davacının davalı için hava kargo taşıma süreçlerinden dolayı düzenlediği faturaların taraflar arasında sözleşme gözetildiğinde, sözleşmesinin feshedilmediği ve sürekli bir yıl şeklinde yenilendiği de değerlendirilerek, davalıdan kendi ticari defter kayıt ve belgeleri ve dayanak taşıma evrakına göre alacaklandığı, faturalardan bakiye alacağı takip ve dava edebileceği,
6.5 Davacı şirketin icra takip tarihi öncesinde davalı yandan faiz talebinde bulunmadığı,
6.6 tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin sayın mahkemenizin takdirinde olduğu " şeklinde görüş bildirmiştir.
07/10/2025 tarihinde bilirkişiler ...'in sunmuş olduğu bilirkişi
raporunda ; " 07/10/2025 tarihli raporumuzda varılan sonuç ve kanaatleri değiştirecek yeni bir değerlendirme sonucuna ulaşılamamıştır " şeklinde görüş bildirmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Davalı ticari defte ve kayıtları talimat yolu ile incelenmiş olup, davacı ve davalı ticari defterlerindeki farklılığın sebebinin davalı tarafından düzenlenen iade faturaları olduğu anlaşılmış olup, davalı tarafından bilirkişi raporuna itirazı değerlendirilmek üzere ek rapor alınmış olup, davalı tarafından faturalara yapılan itirazsın süresi içerisinde olmadığı tespiti bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir. Taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davalıya tebliğ edildiği, davalının faturaya süresi içinde itiraz etmediği ve sonuç olarak davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibin haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın KABULÜNE,
Davalının .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 4.083,86 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 722,05 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.361,81 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
5- Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 722,05 TL peşin/nisbi harcı, 19.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 915,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 21.064,65 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
6- Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00TL arabuluculuk ücretinin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
7- Davalı tarafın yaptığı yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/06/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır