T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/216 Esas
KARAR NO : 2025/96
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/04/2024
KARAR TARİHİ : 17/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... markasıyla ve www.....com alan adlı İnternet sitesi üzerinden e-ticaret sektöründe faaliyetlerini sürdüren müvekkili şirketin, akdedilen sözleşmelere istinaden ülke genelindeki birçok gerçek ve/veya tüzel kişi tacirin ürünlerin satışına da aracılık ettiğini, davalı tarafla da Satıcı İş Ortaklığı ve İlan Sözleşmesi (kısaca "Sözleşme") akdedilmiş bulunduğunu, satıcıların platform üzerinden işlem yapabilmelerinin öncelikli koşulu bu sözleşmeyi elektronik ortamda onaylamış olmaları olduğunu, müvekkiline ait platform (www.....com alan adlı İnternet sitesi) üzerinden yapılan işlemler neticesinde her bir taraf nezdinde doğan hak edişler faturalandırılarak cari hesaba kaydedildiğini, müvekkili şirketin, sözleşmenin diğer tarafı olan satıcıların cari hesapta alacak bakiyeleri doğduğunda ödeme işlemlerini gecikme olmaksızın yerine getirdiğini, Buna karşın davalı gibi bazı satıcılar tarafından borç bakiyeleri ödenmemekte, ödeme konusunda yapılan sözlü görüşmeler ile iadeli taahhütlü olarak gönderilen ihtar mahiyetindeki ödeme mektuplarına da olumlu yanıt alınamadığını, dolayısıyla da borçlu konumundaki satıcılar aleyhine alacağın tahsili bakımından icra müdürlükleri nezdinde yasal işlemler başlatıldığını, davalı tarafın cari hesabı da 28.406,88 TL tutarında borç bakiyesi vermesine rağmen ilgili tutar kararlaştırılan vade tarihinde ödenmemiş, yapılan görüşmelerden de olumlu bir netice elde edilemediğini, bu bakımdan borçlu konumundaki davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin davalı - borçluya 15.04.2022 tarihinde tebliği akabinde yasal süresi içerisinde itirazda bulunulduğu için icra müdürlüğü tarafından takip işlemlerinin durdurulmasına karar verildiğini, tüm bu nedenlerle takip borçlusu - davalının haksız ve kötü niyetle ileri sürülen itirazın iptali ile takibin devamına, kötü niyetli itiraz nedeniyle alacak tutarının %20'den aşağı olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesi için huzurdaki davanın ikamesinin zorunlu hale geldiğini bildirip, fazlaya ilişkin her türlü hakkın saklı tutulması kaydıyla takip borçlusu - davalının itirazının haksız, kötü niyetli ve alacağın tahsilini geciktirme amaçlı olduğundan, davanın kabulü ile, itirazın iptali ve takibin devamına karar verilmesini, kötü niyetli itiraz nedeniyle dosya borçlusu - davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının internet ortamı üzerinde online satış yapan ... com isimli sitesinin işletmecisi olduğunu, davacı ile müvekkili arasında doğrudan satış ya da hizmet sağlayıcı sıfatıyla (komisyon karşılığı) satış yaptığını, müvekkilinin de tedarik ettiği ürünlerden davacıya doğrudan satış yaptığı gibi, onun hizmet sağlayıcılığıyla 3. kişilere ürün sattığını, yani davacı 3. kişi durumundaki tüketicilerle müvekkili arasında aracılık yaptığını, bu kapsamda taraflar arasında bir üyelik sözleşmesi söz konusu olduğunu, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 48. maddesindeki "Mesafeli Satışlar" düzenlemesine atıfta bulunan davacı, söz konusu maddeye uygun hareket etmediğini, söz konusu yasal düzenleme kapsamında müvekkili ile müteselsilen sorumlu olan davacının, müşteriler tarafından ayıplı olduğu iddiasıyla iade edilen ürünler üzerinde herhangi bir ayıp incelemesi yapmaksızın doğrudan müvekkiline fatura ettiğini, nasıl olsa her türlü iadeyi müvekkiline fatura eden davacının, herhangi bir ayıp incelemesi dahi yapmaksızın 2 yıl kullanıldığını, birçok ürünü dahi müvekkile fatura ettiğini, yani davacı yasada iade için aranan asgari şartları dahi incelemeden müvekkiline iade faturası düzenlediğini, bu yaklaşımı bir pazarlama stratejisi olarak gören davacının müvekkile iade faturaları usul ve yasaya uygun olmadığını, davacı icra takibinde cari hesaba dayanmış olduğunu, taraflar arasında usul ve yasaya uygun şekilde düzenlenmiş bir cari hesap ilişki söz konusu olmadığını, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi yönünden her hangi bir mutabakat metninin de olmadığını, Bu nedenle icra dosyasındaki cari hesap ilişkisi ve mutabakat metnine itiraz ettiğini, icra takibindeki cari hesap ile davacının müvekkile tanzim ettiği faturalar arasında bir ilişki ve illiyet bağı da olmadığını, kaldı ki, davacının fatura ettiği ürünleri de müvekkiline teslim ya da iade etmediğini, bu nedenle usulüne uygun ayıp muayenesi ile teslim alınmayan ve müvekkiline teslim edilmeyen ürünlerin bedelinin icra takibine konu yapılmasının hukuka uygun olmadığını bildirip, öncelikle usulüne uygun şekilde dava şartı arabuluculuk süreci tamamlanmadığından davanın usulden reddine karar verilmesini, icra takibi ve davanın yetkili olmayan mahkemede açılması sebebiyle yetki itirazının kabulüne karar verilmesini, ayrıca taraflar arasında yazılı bir cari hesap ilişkisi, usule uygun ayıp ihbarı ile muayenesi faturası, ürün teslimi ve mutabakat metni olmaması ve icra takiplerinin mükerrer olması sebebiyle borca itiraz edilmiş olduğunu, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı bir dava olması sebebiyle davanın esastan reddine karar verilmesini, yine davacının yasal koşulları bulunmayan icra inkar tazminatının reddi ile kötüniyetli davacının % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminata mahkumiyetine, AYM'nin iptal kararı gereği davanın reddi halinde müvekkili lehine yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, 2022/... Esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı çıkartılarak, dosyamız arasına alınmıştır.
... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, 2023/... Esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı çıkartılarak, dosyamız arasına alınmıştır.
... CBS'ye müzekkere yazılarak, 2023/... soruşturma sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı çıkartılarak, dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 04/11/2024 tarihinde Mali Müşavir ve niteklikli hesaplama uzmanı vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, fatura alacağına dayalı başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. ... BAM ...HD’nin 2024/... Esas ve 2024/... Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki ticari ilişki açık hesap ilişkisine dayanmaktadır. Davacının alacak miktarını belirttiği tarih ve takip tarihi 29/03/2022’dir. Davalı borçlunun mükerrerlik iddiasının değerlendirilmesinde; eldeki dava konusu takibin 29/03/2022 tarihinde açıldığı, mükerrer olduğu iddia edilen diğer ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takibin ise, daha sonraki bir tarihte açıldığı, dolayısıyla mükerrerlik iddiasının eldeki dosyada dinlenemeyeceği kanaatine varılmıştır. Mükerrerlik iddiasının sonraki takip olan ... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı dosyasında araştırılması gerekir.
Davacının alacaklı olup olmadığının araştırılmasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiştir. Davacı taraf ticari defter ve kayıtlarını dosyaya ibraz etmiştir. Ancak davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının zayi olduğunu belirterek dosyaya ibraz etmemiştir. Her ne kadar davalı taraf ticari defter ve kayıtlarının zayi olduğunu beyan etse de, zayi belgesi veya bu hususta yapılan bir başvuru evrakını dosyaya sunmamıştır. Davacının usulüne uygun olarak tutulmuş ve lehine delil teşkil eden ticari kayıtlarına göre, davacının davalıdan 29/03/2022 tarihi itibariyle 33.748,88 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Bu durumun aksini gösteren ve davacının sözleşmeye aykırı davrandığına ilişkin davalı tarafından herhangi bir delil sunulmadığından, davalının bu yöndeki savunmalarının ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacının davalıdan alacaklı olduğu, takibin haklı olduğu, davacının sözleşmeye aykırı davranışlarının ispat edilemediği ve mükerrerlik iddiasının yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne; .... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline; takibin 28.406,88 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte devamına,
2-5.681,38 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.940,47-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.512,87-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, 15.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 80,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.935,20TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 28.406,88-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17/02/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸