T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/258 Esas
KARAR NO :2025/359
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:06/05/2024
KARAR TARİHİ:21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların aralarındaki geçmişten gelen ihtilafları sulhen çözmek için 24/4/2023 tarihli Sulh Protokolü, .... Noterliği'nin 25/4/2023 tarih ve ... sayılı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi, Beşiktaş ... Noterliği 21/9/2023 tarih ve... sayılı ihtarname ve tebliğ evrakı ve Arabuluculuk Son Tutanağını imzaladıklarını, 24/4/2023 tarihli Sulh Protokolü'nün 3/b maddesi gereğince davalılar, "ALACAKLI'ya Devredilecek Taşınmazlar" bağlığı altındaki listede yer alan 7 adet bağımsız bölüm taşınmazı davacı müvekkiline devretmeyi, devredeceği bu bağımsız bölümleri en geç 1/9/2023 tarihine kadar kararlaştırılan şekil ve nitelikte fiilen teslim etmeyi, aksi halde fiili teslim tarihine kadar bağımsız bölüm başına aylık net 30.000 TL cezai şart ödemeyi kabul ve taahhüt ettiklerini, ancak davalı yanın, söz konusu bağımsız bölüm taşınmazları ne 1/9/2023 tarihinde ne de halen teslim etmediğini, davalı yanın bağımsız bölümleri en geç 1/9/2023 tarihinde fiilen teslim etmemesi (ve diğer protokol ihlalleri) nedeniyle ... Noterliği 21/9/2023 tarih ve ... sayılı ihtarname gönderildiğini, işbu ihtarnamenin davalılara 21/9-25/9/2023 tarihlerinde tebliğ edildiğini, fakat davalı yanın bağımsız bölümleri yine teslim etmediği gibi diğer sözleşme ihlallerini de sürdürdüğünü, ihtarnameye de herhangi bir cevap vermediğini, bu nedenle davalılar hakkında tahakkuk eden toplam 210.000 TL (7 bağımsız bölüm x 30.000 TL aylık cezai şart) cezai şart bedelinin tahsili için 10/10/2023 tarihinde .... İcra Dairesi 2023/... E. Sayılı dosyayla icra takibi başlatıldığını ancak davalıların takibe gerekçesiz, haksız ve yersiz şekilde itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu beyanla; davanın kabulüne, davalının itirazının iptali ile takibin devamına, kötü niyeti sabit olan davalının asıl alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûmiyetine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Bir kısım davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 24.04.2023 tarihli sulh protokolüne ve 25 Nisan tarihli düzenleme şeklinde sözleşmeye dayalı olarak cezai şart alacağı olduğundan bahisle icra takibi başlattığını, dava dilekçesinde ise alacağını sadece 24.04.2023 tarihli protokole dayandırdığını, her ne kadar dava dilekçesinin birinci cümlesinde ve delil listesinin 3. Sırasında 25 Nisan tarihli düzenleme şeklindeki sözleşmeden bahsedilmiş ise de; davasını ve dayanağını izah ederken sözleşmeye değil, protokole (3 b ve 3c) dayanarak cezai şart talep ettiğini, ancak davacının davasını/alacağını dayandırdığı protokolün, resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olduğunu, işbu protokole dayanarak cezai şart talep edilmesi de hukuken mümkün olmadığını, davacının dayandığı protokolün 2. Bendinde sözleşmenin konusu, davacının 27.09.2018 tarihli "Devir Protokolü" kapsamında hakkı olduğunu ileri sürdüğü (1948 m2 inşaat alanı) taşınmazların bağımsız bölümler şeklinde devredilmesi ve işbu protokol kapsamında diğer edimlerin ifası olarak kararlaştırıldığını, bu Devir Protokolü'ne konu hak ve alacak, 11.10.2018 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesi ile temlik edenler ... A.Ş. ve ... tarafından davacıya temlik edildiğini, temlik sözleşmesinin tarafları incelendiğinde sözleşmedeki tüm imzaların aynı şahıs (...) tarafından atıldığının görüleceğini, alacağın temliki sözleşmesinde temlik edenler ile temlik alan aynı kişi tarafından temsil edildiğinden bu sözleşme imzalar yönüyle geçersiz olduğu, ortada geçerli bir temlik sözleşmesi dahi bulunmadığını, bu durumda davacıya temlik edilmiş bir haktan bahse imkan olmadığını, davacı devir protokolüne göre alacaklı sıfatını haiz olmadığından, huzurdaki davanın öncelikle aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, taraflar arasında akdedilen 25.04.2023 tarih ve ... yevmiyeli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi ile karşılıklı olarak yükümlülük altına girdiklerini, Davacıya sözleşme ile kararlaştırılan bağımsız bölüm devirlerinin tamamına yakını devredilmiş olmasına rağmen davacı sözleşmede taahhüt ettiği alacak taleplerinden ve dava dosyalarından feragat etmeyerek sözleşmede kararlaştırılan edimlerini yerine getirmediğini, dolayısıyla takibe konu alacağı talep edebilmesinin hukuken dahi mümkün olmadığını, davacı şirket, ... adalarda kentsel dönüşüm alanı üzerinde inşa edilmiş olan devirli inşaat projesinin devredenlerinden olan ... ... İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.' nin eski ortaklarından olduğunu, Davacı proje ile birlikte şirketi de devredip projeden ayrılırken kötüniyetli olarak arsa maliklerinden kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği temlik alınan hisselerden pay satın aldığını, Proje müvekkilleri tarafından devralınana kadar yaklaşık olarak 5 yıl boyunca hiçbir faaliyette de bulunulmadığını, davalı müvekkilleri tarafından proje devralınıp proje bitirilme noktasına ulaşınca, davacı adeta koz olarak elinde tuttuğu arsa payına ve diğer protokollere karşılık protokole konu bağımsız bölümleri talep ettiğini, davacının talepleri kabul edilemeyince de inşaatı sekteye uğratmak ve hak sahiplerinin tapularına kavuşmasına engel olmak için haksız takip, dava, ihtiyati tedbir yollarına tevessül ettiğini, nitekim proje teslim aşamasına geldiği halde enerji hattı bağlanması için vekaletname vermeyerek ve projeye kalıcı enerji bağlanamadığından fiili teslimatlar geciktirerek kötü niyetini her fırsatta sergilediğini, bu sebeple de davacının takibinde haksız ve kötü niyetli olduğunu beyanla; davacıya temlik edilmiş bir haktan bahse imkan olmadığından, davacının aktif husumeti bulunmadığından, davacının alacağını dayandırdığı protokol resmi şekilde yapılmadığından, davacı sözleşmeden kaynaklı edimini yerine getirmediği için cezai şart talebi haksız olduğundan, dava haksız ve kötü niyetli olduğundan, davanın reddine, ayrıca takibinde ve davasında açıkça kötü niyetli olduğu sabit olduğundan davacı aleyhinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini ve vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı...'ne usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLER:
24/4/2023 tarihli Sulh Protokolü örneği, ... Noterliği'nin 25/4/2023 tarih ve ... sayılı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi örneği, ... 8. Noterliği 21/9/2023 tarih ve ... sayılı ihtarname ve tebliğ evrakı örneği, Arabuluculuk Son Tutanak örneği, .... İcra Dairesi 2023/... Esas sayılı takip dosyası örneği, ... Noterliğinin 14.01.2016 tarih ve ... Yevmiye numaralı Adi Ortaklık Kuruluş Sözleşmesi örneği, dava konusu alacağa dayanak gösterilen Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmeleri ve protokol örnekleri, 11.10.2018 tarihli Alacağın Temliki Sözleşmesi örneği ile taraf şirketlerin sicil kayıtlarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 18/09/2024 tarihli celsesinin 7 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişinin 14/01/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak; "icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu, icra inkar tazminatı talep etme şartlarının oluştuğu" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; 24/04/2023 tarihli Sulh Protokolü ve 25/04/2023 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vadi Sözleşmesi gereğince fiili teslimin gerçekleştirilmemesinden kaynaklanan yedi bağımsız bölüm için 2023 Eylül ayına ait cezai şart alacağı bedelinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasında imzalanan ekli 24/4/2023 tarihli Sulh Protokolü'nün "3/b" maddesi şöyledir;
"Tüm taşınmazların devir işlemleri aynı gün ardışık işlemler olarak gerçekleştirilecektir. TAAHHÜT EDEN, ALACAKLI’ya işbu protokol kapsamında devredeceği bağımsız bölümleri, mimari projeye ve işbu sulh protokolü ekinde yer alan teknik şartnameye uygun olarak eksiksiz ve tam olarak tamamlamış; elektrik, su, telefon, doğalgaz, kanalizasyon, kablo TV vb. tertibatlarının bağlantılarının resmi kuruluşlara abone olmak üzere başvurulacak düzeyde bitirmiş, tüm inşaat ve imalatları eksiksiz ve kusursuz tamamlanmış şekilde en geç 01.09.2023 tarihinde fiilen teslim edecektir. Fiili teslimin 01.09.2023 tarihine kadar gerçekleşmemesi halinde TAAHHÜT EDEN, ALACAKLI’ya, fiili teslim tarihine kadar bağımsız bölüm başına aylık net 30.000-TL cezai şart bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt eder. Fiili teslimin gerçekleşmesinden sonra en geç 30.06.2024 tarihine kadar iskân ruhsatı alınacaktır. İskân ruhsatının 30.06.2024 tarihine kadar alınamaması halinde TAAHHÜT EDEN, ALACAKLI’ya, iskan ruhsatı alınana kadar bağımsız bölüm başına aylık net 30.000-TL cezai şart bedeli ödemeyi kabul ve taahhüt eder."
Protokolün "3/c" maddesi ise şöyledir; "TAAHHÜT EDEN beş şirket ALACAKLI’ya karşı işbu protokol nedeniyle doğmuş ve doğacak her türlü borç ve yükümlülük nedeniyle müştereken ve müteselsilen sorumludur." İşbu protokol hükmü gereği tüm davalılar, davacı müvekkile karşı, taahhüt eden tarafın protokoldeki tüm yükümlülüklerinden müşterek ve müteselsilen sorumludur.
Davacının alacak talebi fiili teslimin gerçekleştirilmemesinden kaynaklanan yedi bağımsız bölüm için 2023 Eylül ayına ait cezai şart alacağı bedelinin 24/04/2023 tarihli Sulh Protokolü ve 25/04/2023 tarihli Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vadi Sözleşmesi uyarınca ödenmesine ilişkindir.
Sözleşmeler; en son yapılan sözleşmeler olmakla öncelikle uygulanması gereken sözleşmeler olduklarından, ayrıca davacının alacağı bu sözleşmelere dayandığından, daha önce yapılan sözleşmelerin resmi şekilde yapılmadıkları dolayısıyla geçersiz oldukları, yine alacağın temlikinin gerçek kişi ve tüzel kişi adına aynı kişi tarafından yapıldığı dolayısıyla geçersiz olduğu yönündeki iddiaların yerinde olmadığı, Sulh protokolüne dayanılarak anılan satış vaadi sözleşmesi noter marifetiyle yapıldığından, taşınmazlar bu sözleşmelere dayalı olarak devredildiğinden (bir taşınmaz hariç), sulh protokolüne ilişkin hükümler kısmen de olsa ifa edildiğinden artık sözleşmenin resmi şekilde yapılmadığı dolayısıyla geçersiz olduğunun ileri sürülmesi iddiasının da yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davalının protokolde yer alan bağımsız bölümleri 01/09/2023 tarihinde fiilen teslim etmemesi üzerine davacının 21/09/2023 tarihi ihtarnameyi gönderdiği, ihtarnamenin davalılara 21/9-25/9/2023 tarihlerinde tebliğ edildiği, davalıların ihtarnameye rağmen sözleşmeye konu taşınmazları Eylül ayında teslim ettiklerine dair herhangi bir iddia veya somut delilin dosyada mevcut olmadığı bilirkişi raporu ile de sabit oulp; bu bakımdan davacının 2023 Eylül ayına ilişkin tahakkuk eden toplam 210.000 TL (7 bağımsız bölüm x 30.000 TL aylık cezai şart) cezai şart bedelinin tahsiline ilişkin başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın haksız olduğu kanaatine varılmıştır.
Her ne kadar davalılar tarafından davacının üstüne düşen yükümlülükleri yerine getirmediği ileri sürülmüş ise de taraflar arasındaki protokolün 3/d hükmünde yer alan “Söz konusu taşınmazların ALACAKLI'ya belirlenen şekilde devri gerçekleşmeden ve işbu protokolün 3/j maddesinde belirtilen 2.648.800-TL toplam tutarlı senetler ALACAKLI'ya teslim ve iade edilmeden ALACAKLI için işbu protokoldeki hiçbir yükümlülük doğmaz.” yönündeki düzenleme dikkate alındığında, davalıların itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Davacının diğer bir talebi de icra inkar tazminatına ilişkin olup, İİK. m. 67/2 hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı olarak, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir (Yargıtay 13. HD.'nin E. 2003/3743, K. 2003/8165 sayı ve 23.6.2003 tarihli kararı)
Tüm izah edilen nedenler çerçevesinde; davacının davasında haklı olduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı anlaşılmakla; davanın kabulü ile davalıların .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2023/... sayılı dosyasından arabulucuya 3.200,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş, davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek davalılar aleyhine arabuluculuk giderlerine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KABULÜ İLE,
1-Davalıların .... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 14.443,84-TL karar harcından, peşin yatırılan 2.553,74-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 11.890,10-TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 7.407,14-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 33.831,29-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıld. 21/05/2025
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
427,60 TL BAŞVURMA HARCI 2.553,74 TL PEŞİN HARÇ
2.553,74 TL PEŞİN HARÇ +11.890,10 TL EKSİK HARÇ
60,80 TL VEKALET HARCI 14.443,84 TL KARAR VE İLAM HARCI
365,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
+ 4.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
7.407,14 TL TOPLAM