T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/401 Esas
KARAR NO:2025/302
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:10/07/2024
KARAR TARİHİ:29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı tarafından 03/10/2022 tarihinde ... İşletme Müdürlüğü hizmet sahası içinde bulunan ... adresinde davalı tarafından yapılan çalışma esnasında müvekkili şirketin enerji dağıtım altyapısına dahil olan kablo ve tesisata hasar verildiğinin tespit edildiğini, meydana gelen tesis hasarı ve enerji kesintisinin müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olduğunu, bu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj ve işçilik gibi bedellerin zarar verenlerden tahsili amacıyla KDV dahil toplam 6.723,42-TL borcun dava tarafa tahakkuk ettirildiğini, davalı tarafından hasar bedellerinin ödenmemesi üzerine borçlular aleyhine 6.723,42 -TL hasar bedeli i1e 278,93-TL işlemiş faizi olmak üzere toplam 7.002,35 -TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yapıldığını ve borçlulara Örnek No: 7 ödeme emri gönderildiğini, Davalılar ödeme emrini tebellüğ ettikten sonra borca ve icra takibine itiraz ettiklerini, Borçlular itirazında takibe konu borca, borç miktarına, faize, faiz oranına, takibe, asıl alacak ve fer'ilerine külliyen itiraz ettiklerini, takibin durdurulmasını talep ettiklerini, Borçluların itirazı ile mezkur icra takibinin durdurulmasının akabinde işbu dava konusunun her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hasebiyle huzurdaki itirazın iptali davası için dava şartı teşkil eden 6102 S.'lı TTK'nın 5/A maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, görüşme sonunda anlaşılamaması üzerine ilgili anlaşamama tutanağı tanzim edilmiş olduğunu, işbu dava dilekçesi ekinde mahkemeye sunulduğunu, borçluların borca itiraz ederek takibi durdurmuş ise de itirazlarının haksız ve dayanaksız olduğunu, Meydana gelen dağıtım tesisi hasarı ve enerji kesintisi müvekkili şirketin yüklenici şirketi tarafından giderilmiş olup işbu hasarın onarımında sarf edilen malzeme, montaj, işçilik bedelleri ile hasardan kaynaklanan diğer kayıplar müvekkili şirketin maddi zararına sebebiyet verdiğini, .Davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazın iptali ile takibin devamına, hasar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte taraflarına ödenmesine, davalılar aleyhine hükmolunacak meblağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, arabuluculuk vekalet ücreti yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ikametinin ... ili olması nedeniyle yetki kuralları uyarınca davanın görüleceği mahkemenin ... ili yargı çerçevesi olduğunu, bu nedenle ilk itiraz mahiyetinde yetki itirazında bulunduklarını, Görülmekte olan davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, dava konusu hasarla ilgili olarak müvekkili şirkete hiçbir sorumluluk ve kusur atfedilemeyeceğini, zarar ile müvekkili şirket arasında illiyet bağı bulunmadığından pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiğini, Dava konusu iddia haksız fiil iddiası ve tarih itibariyle ihtilaf söz konusu olduğundan, hak kaybı oluşmaması açısından zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarını bildirdiklerini, Haksız fiilden mütevellit zararların tazminini düzenleyen B.K m.49'a göre zararın tazmini için kusur-zarar-illiyet bağı şartları oluşmadığını, Dava konusu hasar iddiasına bağlı tazminat talebinin muhatabı müvekkili şirket olmadığını, şirketin eylem ve işlemlerinden doğan bir zarar olmadığını, hukuken sorumluluğu da bulunmadığını, Müvekkili firma tarafından davacı ... firmasının ön bilgisi ve onayı ile kazı yapıldığını ve bu kazıda müvekkili tarafından tüm teknik kurallara uyulduğunu, kazının yapılacağı yerin yön ve derinlik kazı yapılmadan önce davacı firmaya yazılı olarak bilgi verildiğini ve davacı firma yetkilisi Teknik Müdür ... tarafından imzalanmak suretiyle kazıya onay verildiğini, davacı firmaya ait olduğu iddia edilen kabloların kazıda meydana çıkınca işlemin yarıda kesilerek davacı firmaya haber verildiğini, yapılan kazıda bu beklenmedik hadise yaşandığını, şematik onay, saha tutanağı onay ve kroki onay belgelerinin sunulmuş olduğunu ve hepsinde de Davacı ... firması yetkilisi ...'in imzası ve onayı bulunduğunu, bu nedenle davacı firmanın bilgisi ve onayı dahilinde gerçekleşen ve teknik şartnameye uygun yapılan kazıda, davacının kendisine ait kablolara zarar verildiği iddialarını kesinlikle kabul etmediklerini, davacı ... firmasının yönlendirmesi ve onayı ile yapılan kazıda yerin altında nereden hangi kablo geçtiğini müvekkili firmanın bilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle de müvekkili firmaya kusur atfedilemeyeceğini, Kazı yapılan yerde müvekkili firmaya ait ruhsatlı bir çalışma yapılmış olduğunu, ... Alt Yapı Yatırım işini yaparken, yatay sondaj çalışmasının yapıldığı yerlerin resimlerinin belli olduğunu, Fakat ... alt yapısına işaret eden herhangi bir durumun yer yüzünde belli olmadığını, birlikte yatay sondaj yapılan yerde ...’un standart derinlikte (100 cm) alt yapısı olması lazım iken yapılan yatay sondaj daha derinden (260 cm) derinlikten gittiğinde rast geldiğini, Hasar Tespit Tutanağının bölgede ... ekipleri ve arıza kaynaklarının yapılmasına müteakip, Hadımköy SNT SD:30 A-B 1-10 C1-10 lokalleri 200-05, 100-05 AP Kablo 04 FO/Y ve 06 FO/Y (2 adet bakır kablo biri 100 perli diğeri 200 perli, 2 adet fiberoptik kablo biri 4 kıllı diğeri de 6 kıllı) olarak tutulmuş olduğunu, Bölgede hasar verilen 113 metrelik AP cinsi kablonun demontaj edilen kısmı ise ne yazık ki 50 metre olarak yazıldığını, Ayrıca bölgede yapılmış olan kazı öncesi bölge fotoğraflarında alt yapı ile ilgili hiçbir ... belli olmamakla birlikte derinlik olarak daha derinden gidilmesine rağmen ... alt yapısına müvekkil firmaya ait yatay delginin denk gelmesinden dolayı sorumluluk hiçbir şekilde taraflarına ait olmadığını, Burada yapılmış olan ekip raporlarında ...’un alt yapısının bakımı yapılmadığı da belli olduğunu, davacı ... firması kendi görevi olan ... yükseltme ve bulma işlerinin bedellerini de müvekkil firmadan istediğini, Bu da davacının kusuruna delil teşkil ettiğini, zamanında yapılmış olan bir bakım çalışmasıyle bu kayıp Menholler bulunsaydı bu iş kazası da belki de ortaya çıkmamış olacağını, Ancak belirttiğimiz gibi tüm bu olayların ortaya çıkması tamamen davacının kendi kusurundan ileri gelmekte olduğunu, davacı firmanın bizzat kendi başına tuttuğu zarar tutanağı ile var olduğunu iddia ettiği zararını müvekkilinden istemekte olduğunu, zira Mahkemeden alınmış bir delil tespiti yahut bağımsız bir Bilirkişiden alınmış rapor olmadan davacının salt kendi tuttuğu tutanak ile zararın tazminini talep etmesinin ispat hukukunun temeline de aykırı olacağını, davanın reddinin gerektiğini, haksız ve ispat edilemeyen davanın reddini talep ettiğini, davacı şirketin Elektrik Dağıtımı ve Perakende Satışına İlişkin Hizmet Kalitesi Yönetmeliğine 16. Maddesine göre Dağıtılamayan Enerji Bedeli adı altında bedel hesapladığını ve müvekkili idareden talep ettiğini ancak sözü geçen yönetmeliğin 16. Maddesi kesintiler için sınır değerler aşıldığında dağıtım şirketinin kullanıcıya tazminat ödemesine ilişkin olduğunu, bu nedenle davacı şirketin dağıtılamayan enerji bedeli diye adlandırdığı bedellerin müvekkili idareden talep edilemeyeceğini, müvekkilinin .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasında borçlu olmaması nedeniyle davanın reddine, davalının haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptali ve takibin devamı noktalarında toplandığı anlaşıldı.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, ... adresinde davalı tarafından yapıldığı iddia edilen alt yapı çalışmaları nedeniyle davacıya ait tesislere zarar verilip verilmediği verilmiş ise miktarının tespiti noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan tüm yargılamalar neticesinde, taraf iddia ve savunmaları, takip dosyası, alınan bilirkişi raporları, dosyaya sunulan fotoğraflar ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu hasara ilişkin olarak dava dosyasında davacı tesislerinin bir kazı çalışması yapıldığı, bu kazı çalışmasının davacı tarafa ait enerji verilmesine olanak sağlayan tesislerde hasara yol açtığı iddiası ile mahkememiz dosyasına fotoğrafların ve tutanakların sunulduğu anlaşılmakla beraber
Dava, haksız fiil nedeniyle tazminat istemine ilişkin olup kabloların davalının kazı çalışması sonucu hasara uğratıldığı, hasar akabinde 03/10/2022 tarihli hasar tespit tutanağı tutulduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile malzeme listesi ve fiyat 03/10/2022 tarihli hasar tespit tutanağı tutulduğu, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile malzeme listesi ve fiyatlandırmanın yapım koşulllarına uygun olduğu dosya kapsamında alınan bilimsel veri ve içeriğe sahip, denetime elverişli olduğu anlaşılan bilirkişi teknik raporuyla da sabit olmakla toplam hasar tutarının 2983,65 TL olduğu tespit edilmiş olmakla açılan davanın kabulü ile 2983,65 asıl alacak ve 121,66-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 3.105,31-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Meydana gelen zarar ile alacağın baştan itibaren likit olduğu kanaatine ulaşıldığından, icra inkar tazminat talebinin kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapılan itirazın 2.983,65-TL asıl alacak, 121,66-TL işlemiş faiz ile birlikte toplam 3.105,31-TL yönünden 24/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte iptaline,
2-Asıl alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 596,73- TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 615,40-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 427,60-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 187,80-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 3.105,31-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 3.897,04-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 427,60-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 855,20TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 74,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 5.074,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.250,15-TL lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8--Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 2.003,52 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 1.596,48 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Artan Gider Avansının talep halinde yatırana iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 29/04/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır