T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/460 Esas
KARAR NO :2025/500
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/08/2024
KARAR TARİHİ:07/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile Davalı ... A.Ş arasında uzun zamana dayalı bir ticari ilişki bulunmakta olup son olarak Davalı tarafından ekte sunmuş olduğu sipariş mektupları doğrultusunda bir kısım ürün tedariki ve arıza giderme hizmeti talep edilmiş, işbu talep edilen ürünler tedarik edilerek Davalıya teslim edilmiş, bahse konu arıza giderme hizmeti de yerine getiriliğini, devamında da işbu sipariş mektuplarına istinaden faturaların düzenlenerek davalı tarafa tebliğ edildiğini, müvekkil şirket ile davalı arasındaki ticari ilişki nedeniyle, davalının müvekkili şirkete fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 5.947,20- USD borcu bulunmakta olup, işbu alacağın tahsili amacı ile Davalı şirket yetkilileri ile defaatle temasa geçilmiş, borcun ödenmesi talep edilmiş, Davalı şirket yetkilileri tarafından ödeme vaadiyle Müvekkil şirket uzunca bir müddet oyalanmış ancak bakiye borç tutarı Davalı şirket tarafından ödenmemiştir. Davalı/ Borçlunun, borçlu olduğunu gösterir cari hesap ekstresi ile sipariş mektupları ve faturaları ekte sunduğunu, devamında, davalı şirket tarafından 30.06.2024 tarihi itibarı ile 111.503,79- TL borçlu olduğunu ikrar eder mahiyette bir hesap mutabakat mektubu Müvekkil şirkete gönderilmiştir. İşbu Hesap Mutabakat Mektubunu da ekte sunuyoruz. Davalı tarafından Müvekkile gönderilen işbu hesap mutabakat mektubunda aynen ".Şirketimiz nezdindeki cari hesabınız, 30 Haziran 2024 tarihi itibariyle 111.503,79 TL alacak bakiyesi vermektedir.." ifadesi yer aldığını, ancak Müvekkil şirket tarafından davalı firma ile döviz cinsinden çalışılmakta olduğu beyan edilmiş ve döviz mutabakat mektubu paylaşılması talep edildiğini, iş bu ifade de yine Ek.4'te sunduğu hesap mutabakat metninde yer aldığını, davalı tarafından bu talep yerine getirilmediği gibi takibe/ davaya konu borç tutarı davalı şirket tarafından ödenmediğini, bunun üzerine, Davalı/ Borçlu şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/.... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibe borçlu şirket tarafından haksız, dayanaksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmiş ve takip durduğunu, tarafından dava konusu hukuki uyuşmazlığın çözümü için Arabulucuya başvurulmuş ancak herhangi olumlu bir sonuç alınamadığını, arz olunan nedenlerle davalı/borçlunun haksız, dayanaksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile işbu bedel üzerinden takibin devamını, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle davalı borçlunun %20'den az olmamak kaydıyla İİK 67. Maddesi uyarınca icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep gereği hasıl olduğunu, davanın kabulü ile .... İcra Müd'nün ... esas sayılı dosyasından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itiraz nedeniyle davalı borçlunun %20'den az olmamak kaydıyla İİK 67. Maddesi uyarınca icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taleplerine karşı zamanaşımı itirazında bulunduğunu beyan ettiğini, davacının, icra takibine konu ettiği gibi alacağı bulunmadığından, itirazın iptali talebinin reddine karar verildiğini, davacı tarafın faturaya konu mal/hizmetleri müvekkile sağladığını ispat etmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatlarına göre bir malın teslimi; teslim makbuzu, sevk irsaliyesi veya irsaliyeli fatura ile ispat edilebileceğini, İcra inkar tazminatı talebinin reddi ile, davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebi olduğunu, müvekkili şirketin, kendi kayıtlarına göre, davacının takibe konu ettiği gibi bir alacağı olmadığından icra takibine itiraz ettiğini, bu nedenle, icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini, bununla birlikte, davacı, alacaklı olmadığı halde icra takibi başlattığından, aleyhine, yüzde yirmiden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talebinin olduğunu bildirip, davanın reddine karar verilmesini, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... Esas sayılı İcra Dosyasının UYAP kaydının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 01/06/2025 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasında malzeme tedariki ve tamir işleri için ticari bir ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında taraflar arasında açık hesap ilişkisi oluştuğu görülmüştür. Uyuşmazlık konusu üç adet fatura bulunmaktadır. Fatura konusu işlerin, davalının siparişi üzerine yapılan malzeme satışı ve onarım işlerini kapsadığı anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde, defterlerin usulüne uygun düzenlendiği ve sahibi lehine delil olabileceği anlaşılmıştır. Uyuşmazlık konusu faturalar her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlıdır. Tarafların ticari defterlerindeki alacak-borç kayıtlarının birbirini doğruladığı görülmüştür. Davalının, faturalara karşı süresi içinde itiraz etmediği anlaşılmıştır. Davalının sipariş mektubunun ve faturaların düzenlenme tarihleri gözetildiğinde, davalının faturaya itiraz etmemesi, fatura konusu işlerin başkası tarafından yapıldığına dair delil sunulmaması ve faturaların ticari defterlerde kayıtlı olması değerlendirildiğinde, davalının hizmet verilmediği iddiasının borçtan kurtulmaya yönelik olduğu kanaatine varılmış ve davacının fatura konusu işleri yerine getirdiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Takip alacağının USD cinsinden olmasına davalı tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde itiraz edilmiştir. Davalının cevap dilekçesinde bu yönde bir savunması olmamasına rağmen, sipariş mektupları ve faturalar ile yabancı para alacağı hususu dosya kapsamından anlaşılabilen bir itiraz niteliğinde olduğundan, davalının para cinsine ilişkin savunması mahkememizce değerlendirilmiştir. Davalının davacıya gönderdiği sipariş mektuplarında birim fiyatlarının USD cinsinden olduğu, fatura düzenlenirken bir gün önceki kurun esas alınmasının şerh düşüldüğü görülmüştür. Davacının düzenlediği faturalarda ise, faturaların USD cinsinden düzenlendiği ve TL karılığına da yer verildiği, faturada fiili ödeme günündeki kurun esas alınacağı kaydının bulunduğu görülmüştür. Davalının iddia ettiği üzere sipariş mektubundaki faturanın bir gün önceki kur esas alınarak düzenlenmesi kaydının, taraflar arasında karşılıklı iradelerin uyuştuğu bir anlaşma niteliğinde olmadığı, fatura düzenlenmesine ilişkin vergisel bir kayıt olduğu, davacının düzenlediği faturada ödeme tarihindeki kurun esas alınması yönündeki kayda davalının herhangi bir itirazının olmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının USD üzerinden takip talebinde bulunmasının taraflar arasındaki ticari ilişkiye ve sözleşmeye uygun olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının davalıdan 5.947,20 USD tutarında alacaklı olduğu, takibin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetilerek %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne,
-.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline; takibin 5.947,20 USD asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek devamına,
2-38.362,54 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 16.173,07-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.445,94-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 13.727,13-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 2.445,94-TL Peşin/nisbi Harcı, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 610,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 11.483,54TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 37.881,57-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/07/2025
Katip ...
Hakim ...