T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/461 Esas
KARAR NO :2025/350
DAVA:Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/08/2024
KARAR TARİHİ:20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklı tarafından müvekkili aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı (sonradan Kapatılan .... İcra Müdürlüğü ... E.) dosyası ile icra takibine 23/02/2018
Tarihinde geçildiğini, icra takibinde ödeme emri müvekkile tebliğ edilmeksizin 27/02/2018 tarihinde ... ... Müdürlüğü ... Tal. Dosyası ile haciz işlemi tatbik edilmiş ve aynı tarihte muhafaza işlemi yapmamak karşılığında müvekkilden 10.000 TL alındığını, bu para alacaklı vekili Av. ... hesabına banka havalesi yoluyla 27/02/2018 tarihinde gönderilmiştir. Banka dekontu dilekçemiz ekinde olduğunu, ödeme emri müvekkiline 21/03/2018 tarihinde tebliğ edilmiş bunun üzerine .... İcra Mahkemesinin ... E. Sayılı dava dosyası ile yetkiye ve borca itirazımız üzerine İcra takip dosyası yetkili İstanbul İcra Müdürlüğüne gönderilmiş, .... İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasında takibe devam edildiğini, verilen yetkisizlik kararının dilekçe eklerinde eklediklerini, alacaklanın talebin ile dosya müvekkili açısından yetki icra dairesine gönderilerek .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile takibe devam edilmiş, takip henüz kesinleşmeden müvekkil aleyhine yapılan ihtiyati haciz işlemi sırasında 17/07/2018 tarihinde muhafaza yapılmaması karşılığında davalı vekiline 5.000 TL elden ödeme yapıldığını, ödeme makbuzunun dilekçe ekinde sunulduğunu, müvekkilinin bu dosyada borca itiraz üzerine açtığı davada .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile 12/05/2022 tarihinde imza itirazının kabulüne, icra takibinin durdurulmasına karaİstanbul ... İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. Sayılı dosyası ile 12/05/2022 tarihinde imza itirazının kabulüne, icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, bu kararın İstanbul BAM 22. HD'nin ... E. Sayılı kararı ile 26/10/2023 tarihinde kesin olarak onanmasına karar verildiğini, esasen .... İcra Müdürlüğü dosyasında borçlu olarak görünmekte olan (1- ..., 2- ... . AŞ, 3- ... Ltd. Şti) diğer borçlular aleyhine de icra takip işlemlerine devam edilmiş, ihtiyati haciz ve / veya kesin haciz işlemleri ile dosya alacağını karşılayacak şekilde başkaca tahsilatlar yapıldığını diğer borçlulardan öğrendiklerini, müvekkilinden haksız ve hukuka aykırı olarak tahsil edilen 15.000 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte iadesi için iş bu davayı açmak zorunluluğu doğduğunu, belirtilen tüm nedenler ile fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin davalıdan almış olduğu 15.000 TL'nin ticari reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin haklı alacağına istinaden davacı borçlu aleyhine T.C. ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.iş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz alınmış olup akabinde ise (kapatılan) T.C. .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasıyla esas takibe geçilmiştir. Devamla, T.C. ... ... Müdürlüğü ... Talimat sayılı dosyasıyla ... Cd. 2. Sok. No: 3-5 ... adresine haciz işlemi tatbik edilmiş olup muhafaza yapılmadığını, ardında ... ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından T.C. .... İcra Mahkemesinin ... esas sayılı dava dosyası ile yetki itirazında bulunulmuş ve mahkeme tarafından ... İcra Müdürlüğünün yetkisizliğine karar verildiğini, mahkeme kararının kesinleşmesiyle borçlu vekilinin talebi doğrultusunda işbu dosya kaydının borçlu yönünden tefrik edilerek yetkili İstanbul İcra Müdürlüğüne gönderilmesine karar verildiğini, takip dosyası T.C. .... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyasıyla takibe devam edilmiş, davacı tarafça ikame edilen işbu dava ise bahse konu takip dosyaları nezdinde alındığı iddia edilen tutarlara ilişkin olup davacı tarafça haksız, hukuki mesnetten yoksun ve dayanaksız işbu davaya ilişkin cevaplarını sunduklarını, işbu haksız ve mesnetsiz hukuki dayanaktan yoksun davanın ise öncelikle usulden mahkeme aksi kanaate ise esastan reddini talep ettiklerini, huzurdaki dava ticari davanın konusu olmadığından görev itirazlarının yerinde olup görevli mahkemeye asliye hukuk mahkemeleri olduğundan esas girilmeden görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, ayrıca ve önemle belirtmek gerekirse huzurdaki davanın istirdat davası mı yoksa tazminat davası mı olduğu zaman aşımına yönelik itirazları ile birlikte açıklığa kavuşturulması gereken elzem bir usuli uyuşmazlık olduğu, işbu husus mahkemece açıklığa kavuşturulmasının gerektiğini, haciz esnasında davacı şirketin yetkilisi tarafından dosya borcu ihtirazi kayıtsız olarak alacaklı vekili olarak hesaplarına ödendiğini, davacı taraf icra dosyasının borçlusu olup ayrıca taraflarınca yapılan haciz işlemleri borçluların resmi iş yeri adresinde usule ve yasalara uygun şekilde yapıldığını, borçlular hakkında icra takibi ve haciz yapmak alacaklıya tanınmış yasal bir hak olduğu ve yasal hakkın kullanılmasının hukuka uygun olduğunu, tüm bu açıklanan nedenler ile davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olması sebebiyle davanın görevsizlik nedeniyle reddine, öncelikle davanın usulden reddine, huzurdaki davanın arz ve izah edilen nedenlerle esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, haksız ihtiyati hacizden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olduğu görüldü.
... 2. ATM ... değişik iş sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
... ... İcra Dairesi' nin ... esas sayılı dosyası ve ... kapatılan ... Daire' nin ... esas sayılı dosyaları celp edilerek incelenmiştir.
.... İcra Hukuk Mahkemesi' nin ... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
.... İcra Hukuk Mahkemesi' nin ... Esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı)
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulen REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,
2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'NE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/05/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır