T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/481 Esas
KARAR NO:2025/382
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:22/08/2024
KARAR TARİHİ:27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davanın rücu davası olduğunu, rücu davalarının sigorta şirketinin sözleşmeden kaynaklı para alacağını konu ettiğini, TBK 89 gereği para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğini, HMK md 10 uyarınca sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceğini, buradan hareketle sigortacı, sözleşmeden kaynaklı para alacağını, yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde talep edilebilir olduğunu, diğer yandan KTK md 110 motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların, sigortacının şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir hükmüne havi olduğunu, izah edilen nedenlerle gerek davaya konu rücu alacağının sözleşmeden kaynaklı para alacağı olması ve bu doğrultuda sözleşmeden kaynaklı para alacağının alacaklının ikametgahında dava edilebileceği dolayısıyla sigorta şirketinin ikametgahında davanın açılabileceği gerekse KTK 110 maddesi, yetkili yer mahkemesi için seçimlik olarak sigorta şirketinin ikametgahını işaret ettiği değerlendirildiğinde mahkemenin yetkili olduğunu, 23/11/2020 tarihinde ... ili ... İlçesinde ... sevk ve idaresindeki müvekkili şirket nezdinde trafik sigortası ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın ... idaresinde ... plakalı araca çarparak trafik kazasına sebebiyet verdiğini, meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün 2.52 promil alkollü olduğunu ve KTK'nın 47/-C maddesinin ihlal ederek kusurlu olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından ödenen sigorta tazminatının TTK m 1481 ile ZMMS genel şartları B.4 maddesi kapsamında rücuen tazminini talep ettiklerini, davanın kabulü ile davaya konu icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, takibin 42.010,96-TL üzerinden devamı ile 30/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte tahsiline, asıl alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, dosyanın tensibi ile birlikte davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3. Kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, yargılama giderleri, vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından müvekkili aleyhine haksız başlatılan .... İcra Dairesinin ... E. Sayılı dosyasına taraflarınca itiraz edildiğini, işbu itirazın iptali adına işbu dava açıldığını, davanın süresi içerisinde açılmadığını, taraflarınca itiraz edilen .... İcra Dairesi ... e. Sayılı dosyasında itirazlarına ilişkin takibin durdurulması kararının 01/04/2021 tarihinde verildiğini, işbu karardan sonra takibin tarafları yönünden durdurulmuş olduğunu, davacı tarafın sürücü borçlu ... yönünden icra dosyasında işlemlerine devam ettiğini, ilgili icra dosyasından da anlaşılacağı üzere davacı tarafın itiraza yönelik aksiyonu aradan kanuni sürenin çok geçmesinden sonra 22/08/2024 tarihinde davayı açtığını, icra dosyasından da anlaşılacağı üzere üzerinden 3,5 yıl gibi bir süre sonra açılan işbu davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin adresinin ... Ankara olduğunu, işbu icra dosyası ile İstanbul'da açıldığını, genel haciz yolu ile başlatılan ilamsız takiplerde HMK gereğince borçlunun yerleşim yerinde bulunan adliyelerin yetkili olduğunu, işbu sebeple de yetki itirazı ile de dosyanın reddinin gerektiğini, ayrıca herhangi bir ticari ilişki olmamasına davanın Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılmış olmasının da görev anlamında ihtilaf teşkil ettiğini, işbu sebeple de görev yönünden davanın reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin işbu iddia edilen alacak konusunda herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğu ve tarafı olmadığı bir borç ilişkisinin içerisinde bırakıldığını ve ödeme baskısı altına alındığını, müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın kaza tarihi itibari ile ... Sigorta Şirketi tarafından sigortalı olduğunu, işbu aracın sigorta başlangıç tarihinden kısa bir süre sonra ilgili tarihli 0 KM olduğunu, müvekkili şirket tarafından iş tanımının gereği olarak sigortalı bir şekilde 07/08/2020 tarihinde uzun dönem araç kiralama sözleşmesi ile ... ...'e kiraya verildiğini, kiracı tarafından ilgili araç uzun dönem araç kirala sözleşmesinin 4. Maddesinin C bendinde de belirtildiği şekilde yasal oluğu açıkça imza altına alınmış olmasına rağmen 3. Kişiye kiralandığını, 3. Kişi ve kaza yapan sürücü olan ...'ın araç ile rücuya konu olan kazaya sebebiyet verdiğini, davanın sorumlu ... ...'e ve Otoban ...'a ihbar edilmesini, işbu kazadan müvekkili şirketin sonradan haberdar olduğunu, akat kazaya karışan sürücü ... ile herhangi bir sözleşme tarafı olmadığı ortaya çıktığını, İşbu kazadan sonra sürücünün alkollü olması sebebiyle sigorta şirketi tarafından araç adına kasko ödemesi adına taraflarına olumsuz dönüş yapıldığını, taraflarınca kazada herhangi bir sorumluluklarının olmadığını, kazaya karışan sürücüyle herhangi sözleşme anlamında bağlılıklarının bulunmadığını ve taraflarının da zararlarının büyük olması sebebiyle sigorta şirketinden olumsuz dönüşe ilişkin taraflarınca hukuki yollara gidildiğini ve Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuru yapıldığını, işbu itirazlarına yönelik açılan 28/04/2021 tarih - 2021.E... sayılı dosyada itirazları kabul edilerek sorumlu olmadıklarına karar verildiğini, işbu tahkim kararı ile birlikte kusur tespitinin de yeniden yapıldığını, kasko ödemesi de sorumlu olmadıkları tespitiyle taraflarınca yapıldığını, davanın öncelikle usulden reddi, daha sonra yetkisizlik ve görevsizlik itirazlarının kabulü ve itirazlarının sonucunda reddine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin Mahkememizin 2024/481 esas sayılı dosyasına gönderilmesi istenilmiştir.
16/04/2025 tarihinde bilirkişi ...'ın sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; "
KUSUR YÖNÜNDEN;
1. ... (... Plakalı Araç Sürücüsü) Tali yoldan ana yola kontrolsüz geçiş yaparak kavşak geçiş önceliğini ihlal etmiştir. Kavşakta gerekli dikkat ve özeni göstermemiştir. Kazanın meydana geldiği sırada 2.52 promil alkollü olduğu tespit edilmiştir. Trafik işaret ve kurallarına uymamıştır (2918 sayılı KTK 47/1-c ve 48/5 ihlalleri). Aracın takla atması, çarpışmanın şiddeti ve kontrol kaybı dikkate alındığında, dikkatsiz ve özensiz araç kullandığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: ... kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurludur.
2. ... (... Plakalı Araç Sürücüsü)
Ana yol üzerinde seyir halindeyken, geçiş üstünlüğü kendisindeyken kavşaktan çıkan diğer araca çarpmıştır. Kazaya sebebiyet verecek herhangi bir trafik kural ihlali bulunmamaktadır. Alkol, belge veya sigorta yönünden herhangi bir eksikliği veya ihlali yoktur. Olayda pasif konumda olduğu teknik ve hukuki olarak değerlendirilmiştir.
Sonuç : ... kazanın meydana gelmesinde kusursuzdur.
HASAR YÖNÜNDEN ;
Davacının zararı araç makiline ödenen ve davalıdan talep edilen 41.000,00-TL'dir.
SİGORTA YÖNÜNDEN ;
Dosyadaki mevcut verilerden ve tanzim edilen kusur bilirkişisi raporunda davalının aracının asli kusur olduğu nazara alındığında söz konusu kazanın alkolün etkisi ile gerçekleştiği ve sigorta mevzuatı yönünden rücu kapsamında kaldığı, " şekilde görüş bildirmiştir.
GEREKÇE:
Dava, ödenen sigorta tazminatının rücu talebine ilişkin başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Davacı, dava konusu trafik kazası sebebiyle meydana gelen kazada ödediği sigorta tazminatının rücunu talep etmektedir. Dolayısıyla davacının aktif husumeti halefiyet ilkesine dayanmaktadır. TTK md. 1472 uyarınca, sigortacı tarafından sigortalısının talebi üzerine sigorta tazminatı ödemesi yapılması halinde sigortacı, sigortalısının haklarına halef olur. Başka bir anlatımla sigortacı; sigorta tazminatı ödemesine sebep teşkil eden somut olay akabinde, sorumlulara karşı, diğer tarafın onayını gerektirmeksizin, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat etmek koşuluyla, sigortalısının haklarına halef olur ve sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa, söz konusu hak, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal eder. Davacı, dava dışı sigortalısına ödeme yaptığına ilişkin belgeleri dosyaya ibraz ettiğinden halefiyet ilkesi gereği işbu davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğunu ispatlamıştır.
Dava konusu kaza, 23/11/2020 tarihinde davacının sigortalısı olarak kayıtlı ... plakalı araç ile ... plakalı araç arasında meydana gelmiştir.
Kazadaki kusur durumunun tespiti için hazırlanan bilirkişi raporunda davalının sigortalısı aracın %100 oranında kusurlu olduğu, davalının sigortalısı 2,52 promil alkollü olduğu da dikkate alındığında %100 oranında kusurlu olduğu tespitinin somut olayın meydana gelişi ve dosya içerisindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olduğu kanaatine varılmakla beraber davacının ödediği tazminatın kadri maruf olduğu da bilirkişi raporunda belirtilmiştir. Müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince kaza tarihinde araç maliki ve aracın sigortalısının aynı anda sorumluluğunun kabulü içtihatlar ve kanun ilgili hükümleri gereğince kabulü kanaatine mahkememizce varılmış olup, alacağın davanın başından itibaren likit olduğu ekspertiz raporları ve diğer belgelerle ispatlandığından icra inkar tazminat talebinin de kabulü gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın KABULÜNE, davalı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın ödeme tarihinden itibaren (30/01/2021) işleyecek yasal faizi ile birlikte devamına,
2-Alacak likit olduğundan alacağın %20si (8.402,19-TL oranında icra inkar tazminatının kabulüne,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 2.869,77-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 507,40-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 2.362,37-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 507,40-TL Peşin/nisbi Harcı, 19.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 752,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 21.187,00TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, nihai kararla birlikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi .27/05/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır