T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/620 Esas
KARAR NO:2025/853
DAVA : Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:25/10/2024
KARAR TARİHİ:26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı başkaca bir kurumdan " ... " adresinde aboneliği bulunmakta iken aboneliğine son verildiği tespit edildiğini, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin kapsamında, yasa kapsamında İstanbul ilinde ... A.Ş olduğunu, müvekkilinin son Kaynak Tedarikçisi olması sebebiyle re'sen elektrik enerjisi bağlandığını, .Bu kapsamda, davalı adına ; 04.04.2024 son ödeme tarihli 289.180,00 TL bedelli, - 13.05.2024 son ödeme tarihli 170.740,00TL bedelli, ve 13.05.2024 son ödeme tarihli 7.970,00 TL bedelli olmak üzere toplamda 467.890 ,00 TL faturalar düzenlendiğini, Karşı tarafça 04.04.2024 Son Ödeme tarihli fatura 67.226.10 TL ödeme yapıldığını,Bu ödeme ile toplamda 400.663,90 TL yönünden karşı taraf aleyhine son ödeme tarihleri içerisinde ödeme olmaması sebebiyle, MTS 2024/... Sayılı dosyada takip başlatıldığını, Davalıya ticaret sicil gazetesinde belirtilen adrese tebligat çıkarılmış olmasına karşılık ödeme emrinin iade edildiğini, Davalı vekili tarafından 24.07.2024 tarihinde itiraz dilekçesi sunulduğunu, .İşbu dava açısından dava öncesi önşart olarak arabuluculuk gerçekleştirilmiş olup anlaşamama tutanağının tutulduğunu, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu 257/1 maddesi uyarınca ;"Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." denilmek üzere koruyucu tedbir öngörüldüğünü, müvekkilinin son kaynak tedarikçisi olması sebebiyle yönetmelik uyarınca bağlantı kurulduğunu, Karşı tarafa ödeme emrinin tebliğ edilmemesi ve akabininde davalı vekilinin itiraz dilekçesi sunması karşı tarafın kaçma ihtimalini vurguladığını, Karşı tarafın alışkanlık haline gelen ödememe tutumu açıkça şirketin ödemekten kaçındığını gösterdiğini, Ayrıca faturalara ilişkin herhangi bir itirazın olmaması ve kısmen ödeme yapması davalının bu borcu kabul ettiğini ortaya koyduğunu, İşbu dosya açısından kanun koyucunun iradesi ile abonelik sözleşmesi sona erdirilen şahıslar son kullanım tedarikçisi olarak enerji sağlandığını, davalıya sağlanan bu enerji kapsamında fatura tanzim edildiğini ve kendisine tebliğ edildiğini, faturalarda da geçmiş dönem borçlarına atıf yapıldığı görülmekte olup , davalı borcunu ödememeyi alışkanlık haline getirdiğini, muaccel olan fatura borcu rehinle teminat altına alınmadığından ihtiyati haciz için yasal koşullar meydana geldiğini, müvekkilinin İstanbul ili için son kaynak tedarikçisi olduğunu, bu kapsamda davalının herhangi bir nedenle sözleşmesi sona erdiğinde otomatik olarak karşı tarafa elektrik enerjisi verme yükümlülüğü söz konusu olduğunu, davalıya elektrik hizmeti sunulmasına ve davalının bu hizmetten istifade etmesine karşılık bu hizmet kapsamında EPDK tebliğ ve kararları uyarınca yasal tarife dikkate alınarak 04.04.2024 son ödeme tarihli 289.180,00 TL bedelli, 13.05.2024 son ödeme tarihli 170.740,00 TL bedelli ve 13.05.2024 son ödeme tarihli 7.970,00 TL bedelli faturalar tahakkuk ettirdiğini, anılan fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmemiş olduğunun, işbu faturaların tahsili amacıyla ikame olunan merkezi takip sistemi 2024/... esas sayılı dosyasına da haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, öncelikle tensip ile birlikte ihtiyati haciz talebinin kabulü ile öncelikle teminatsız olarak, aksi kanaat hasıl olması halinde uygun görülecek bir teminat karşılığı borçlu karşı tarafın borca yetecek miktarda menkul ve gayrimenkul malları ile 3. Şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, borçlunun MTS 2024/... esas sayılı dosyada vaki haksız itirazının iptali ile asıl alacağa uygulanan %54,00 yıllık gecikme zammı ve işbu gecikme zammına işleyecek %20 KDV ile birlikte takibin devamına, haksız ve mesnetsiz kötü niyetle takibe itiraz ederek takibi durduran borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin borçlu karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşıldı.
DELİLLER:
05/10/2025 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " 1. Davacının, davalıya bir başka şirket adına olan aboneliğinin sona ermesi sebebiyle görevli tedarik şirketi olması hasebiyle zorunlu olarak elektrik enerjisi sağlandığı yönündeki beyanlarının Yönetmeliğin ilgili maddelerinde tanımlanan hükümlerle uyuştuğu,
Dosyada davalının ... adresindeki elektrik tüketiminden nasıl ve neden sorumlu tutulduğunu gösteren herhangi bir belge görülmediği halde, icra takibine de konu olan faturalardan birine kısmi ödeme yaptığı davacı tarafından beyan edilen davalının bu durumda ilgili adresteki elektrik tüketiminden ve tahakkuk ettirilecek fatura bedellerinden sorumlu olduğu,
Dava konusu 2024/03, 2024/04 ve 2024/05 dönem faturalarının ilgili dönemde geçerli olan doğru ve geçerli birim fiyatlarla tahakkuk ettirilmiş geçerli faturalar olduğu ve davalının dava konusu ... İcra Dairesi 2024/... no.lu dosyasında başlatılan 12/07/2024 tarihli 400.663,90.-TL Asıl Alacak + 20.327,94.-TL Gecikmiş Gün Faizi + 4.065,59.-TL Faizin KDV” si olmak üzere toplam 425.057,43.-TL takipten sorumlu olduğu, " şeklinde görüş bildirmiştir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Dava konusunun davalının başkaca elektrik tedarikçisi ile sözleşmesi sona ermesi ile davacı tedarikçi şirketin ilgili sözleşme hükümleri ile resen elektrik kullanımı açması ile davalı tarafın bu elektrik kullanımına yönelik davacı tarafından davalıya gönderilen faturalar yönünden yapılan kısmi ödeme harici kalan bakiye fatura tutarları yönünde açılan icra takibine yapılan itirazın iptaline yönelik olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ile ilgili elektrik sözleşme yönetmeliği davacı iddiasını doğrular nitelikte olduğu, ayrıca davalı tarafın kısmi ödeme yapması ve elektriği aktif şekilde kullanması ise sözleşmenin geçerliliğini ispatına yarayacak deliller olduğu kanaatine mahkememizce ulaşılmış olup , bilirkişi raporu ile yapılan hesaplamanın hüküm vermeye elverişli olduğu kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın Kabulüne, davalının ... İcra Dairesi'nin 2024/... esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 400.663,90-TL asıl alacak 20.327,94-TL gecikme faizi ve 4.065,59-TL kdv yönünden toplamda 425.057,43-TL üzerinden devamına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si (80.132,78.-TL) oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 29.035,67-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 7.258,92-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 21.776,75-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 68.009,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 7.258,92-TL Peşin/nisbi Harcı, 7.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 140,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.326,52TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/11/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır