T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/50 Esas
KARAR NO : 2024/760
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 23/01/2024
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 07/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin tedarikçi olarak, davalı şirketin siparişleri doğrultusunda ve aralarındaki ticari ilişki kapsamında icra dosyasına sunulu takip talebinde belirtilen faturalardaki malları, davalı şirkete teslim ettiğini ve alacağı kapsamında faturaların kanuna uygun düzenlendiğini, taraflar arasında hesap mutakabatı da bulunduğunu, davalının, sipariş ettiği malları teslim almasına ve faturaların da tebliğ edilmesine rağmen borcunu ödememesi üzerine, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan takibe itiraz ettiğini, davalının, usule uygun düzenlenen faturalara süresinde itiraz etmediğini, faturaların açık fatura niteliğinde olduğunu, malları teslim alan davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk kapsamında müracaat yapıldığını, anlaşma gerçekleşmediğini, davalı borçluya faturadaki sipariş ettiği malların teslim edildiğini, kanuni düzenlemelere uygun faturaların tanzim edildiğini, temerrütün gerçekleştiğini, fatura, irsaliye ve ticari defterler ile bu konunun sabit olduğunu, sadece bir an için yukarıda arz edildiği şekilde temerrüt gerçekleşmediği düşünülse dahi TTK 1530 maddesi amir hükmü gereğince temerrüt gerçekleştiğinin fiili ve hukuki gerçeklik olduğunu, ticari işletmeler arasında ödeme süresinin 60 günü aşamayacağını, TTK1530/2’ye göre, borçlunun temerrüde düşmesi için üç şartın gerçekleşmiş olması gerektiğini, bunlardan ilkinin, işlemin konusunun para borcu doğuran bir mal veya hizmet tedariki olması, ikincisi, işlemin taraflarının ticari işletmeler olması, üçüncü şartın ise, muacceliyet şartı olduğunu, temerrütün hukuksal koşullarının mevcut olduğunu, bu istemin kabul görmemesi halinde ise TTK 1530 amir hükmü uyarınca temerrüt hesabı ile itirazın iptali ve inkar tazminatının hukuksal koşullarının oluştuğunu beyan ederek; davalı borçlunun İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin ve tensip tutanağının davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmamış olduğu görüldü.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde; davacı şirket tarafından davalı şirkete kesilen faturaların fotokopilerini, taraflar arasındaki yazışmaların çıktılarını ve arabuluculuk son tutanağının fotokopisini sunmuş olduğu görüldü.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden çıkartılarak dosyaya alındığı, dosyanın tetkikinde; alacaklı ... SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ tarafından aleyhine 1.302.480,08-TL asıl alacak, 54.126,57-TL işlemiş faiz ve 683.891,28-TL diğer faiz olmak üzere 2.040.497,93-TL üzerinden başlatılan icra takibinde ödeme emrinin borçluya 03/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilince 07/09/2023 tarihli dilekçe ile borca itiraz edildiği, itirazın süresinde olduğu anlaşıldı.
Mahkememizin 09/05/2024 tarihli celsesinde İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda bilirkişilerden rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişi heyetinin 22/07/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"1- İncelenen davacı şirkete ait 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davacı şirketin 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2022 yılları ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davacı şirketin 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2022 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
2- İncelenen davalı şirkete ait 2018, 2021, 2022 ve 2023 yılı Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterlerin yasal süresinde onaylandığı, davalı şirketin ilgili yılların envanter defterlerini ibraz etmemesi göz önünde bulundurularak davalı şirketin 2018, 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığına dair ve ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığına dair kararın Sayın Yargı Makamının takdirine bağlı olduğu,
Davalı şirketin 2019 ve 2020 yıllarında ticari defterlerimizde herhangi bir kayıt bulunmadığını beyan ederek ticari defterlerini tarafıma ibraz etmediği,
3- Davacı şirketin, dava ve icra takibine konu ettiği asıl alacağın dayanağı oluşturan faturaların 2021 yılında davalı şirkete düzenlenen faturalar olduğu, davalı şirketin ihtilafa konu alacağın dayanağını oluşturan tüm faturaları ticari defterlerinde kayıt altına aldığı,
Davacı ... Ltd. Şti.'nin faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 29.08.2023 tarihi itibariyle davalı ...Ltd. Şti.'den 1.302.480,08 TL cari hesap alacağının bulunduğu,
Davalı ... Ltd. Şti.'nin tarafına düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 29.08.2023 tarihi itibariyle davacı ...Ltd. Şti.'ye 1.302.480,08 TL cari hesap borcunun bulunduğu,
4- İşbu itirazın iptali davasına konu olan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine 1.302.480,08 TL asıl alacak, 54.126,57 TL kısmi faiz, 683.891,28 TL diğer faiz olmak üzere toplamda 2.040.497,93 TL talep edildiğin anlaşıldığı,
5- Yukarıda da ayrıntılı olarak arz ve izah edildiği üzere; bir alacağa faiz talep edilebilmesi için ödeneceği tarihin kesin olarak belli olması ya da karşı borçlunun bir ihtar ya da ihbarla temerrüde düşürülmesi gerektiği, oysa davacı yanın TTK 10. uyarınca karşılıklı bir anlaşma ve belirlenmiş bir vadeye ilişkin belge ve yine herhangi bir ihtar dosyaya sunmadığı, bu nedenlerle takipten önce faiz hesaplaması yapılmadığı,
6- Davalı/borçlunun davacı /alacaklıya taraflar arasındaki ticari ilişkiye dayalı ortaya çıkan fatura alacağı bakımından, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyası ile davacı tarafından talep edilen 1.302.480,08 TL asıl alacak bakımından sorumlu olduğu, davalı şirketin icra takip tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü,
7- Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu" yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, davacı vekilinin 21/08/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesini, davalı vekilinin 09/09/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunmuş olduğu görüldü.
Dava; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davaya konu olayda, taraflar arasındaki hukuki ihtilaf, davacı yanın 29.08.2023 tarihinde borçlu aleyhine T.C. İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 1.302.480,08 TL asıl alacak, 54.126,57 TL işlemiş faiz, 683.891,28 TL diğer faiz olmak üzere toplam 2.040.497,93 TL tutarındaki alacağının tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine, davalı yanın borca itirazı ile icra takibinin durdurulması sonucunda; Davacı yanın düzenlediği faturalardan kaynaklı alacağını davalı yandan tahsili istemine dayanmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama, celp olunan deliller, taraf iddia ve savunmaları ile dosya kapsamı deliller ile uyumlu olması nedeniyle içeriğine itibar edilen bilirkişi heyeti raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; incelenen davacı şirkete ait 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tasdik edildiği, bu haliyle taraf lehine delil olduğu anlaşılmıştır.
Davalı yana ait E-Defter Beratını ve Noter tasdikini ihtiva eden 2018, 2019, 2020, 2021,2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin HMK 218'e göre yerinde incelemeye tabi tutulduğu, incelenen davalı şirketin ait 2018, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait Ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterlerin yasal süresinde onaylandığı ve davalı şirketin ticari defterlerinin TTK hükümlerine göre usulüne uygun yaptırıldığı mali müşavir bilirkişi tarafından görülmüştür. Davalı taraf 2018, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait envanter defterlerini inceleme esnasında mali müşavir bilirkişiye ibraz etmemiş, 2019 ve 2020 yıllarında davacı şirket ile cari hesaba dayanan herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını beyan ederek 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerini de ibraz etmemiştir.
Davacı yanın incelenen 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinde davalı yan ile olan hesap hareketlerini ilgili 120.01.T01 ve 120.01.T02 no'lu cari hesap kodunda takip etmekte olduğu, düzenlemiş olduğu faturaları bu hesabın borcuna, yapmış olduğu tahsilâtları ise bu hesabın alacağına cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere 2019, 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinde kayıt altına alınmış olduğu mali müşavir bilirkişi tarafından tespit edilmiştir. Yine mali müşavir bilirkişi tarafından, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde; Davacının 31.12.2019 tarihi itibariyle davalı yandan 451.175,98 TL alacaklı olduğu, 31.12.2020 tarihi itibariyle 277.672,98 TL alacaklı olduğu, 31.12.2021 tarihi itibariyle davalı yandan 321,23 TL borçlu olduğu, 31.12.2021 tarihi itibariyle davalı yandan 1.367.480,08 TL alacaklı olduğu, 31.12.2022 tarihi itibariyle davalı yandan 1.302.480,08 TL alacaklı olduğu, 31.12.2023 tarihi itibariyle davalı yandan 1.302.480,08 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davalı yanın incelenen 2018, 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinde davacı yan ile olan hesap hareketlerini ilgili 320.01.K13 no'lu cari hesap kodunda takip etmekte olduğu, tarafına düzenlenen faturaları bu hesabın alacağına, yapmış olduğu tahsilâtları ise bu hesabın borcuna cari hesap ekstresinde de görüleceği üzere 2018, 2021, 2022 ve 2023 yılı ticari defterlerinde kayıt altına alınmış olduğu mali müşavir bilirkişi tarafından görülmüştür.
Davalı yanın incelenen ticari defterlerinde; Davalıyanın 31.12.2018 tarihi itibariyle davacı yana 17.178,77 TL borçlu olduğu, 31.12.2021 tarihi itibariyle davacı yana 1.367.480,08 TL borçlu olduğu, 31.12.2022 tarihi itibariyle davacı yana 1.302.480,08 TL borçlu olduğu, 31.12.2023 tarihi itibariyle davacı yana 1.302.480,08 TL borçlu olduğu mali müşavir bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Davacı tarafın, dava ve icra takibine konu ettiği asıl alacağın dayanağını oluşturan faturaların 2021 yılında davalı şirkete düzenlenen faturalar olduğu, davalı yanın ihtilafa konu alacağın dayanağını oluşturan tüm faturaları ticari defterlerinde kayıt altına aldığı tespit edilmiştir. Davalı yanın tarafına düzenlenen faturalara istinaden davacı yana banka aracılığıyla eft göndererek ödeme yaptığı, davacı yanın yapmış olduğu eft tahsilatlarını ticari defterlerinde kayıt altına alarak davalı yanın cari hesabından mahsup ettiği, tarafların 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının birbiriyle örtüştüğü tespit edilmiştir. Bu halde davacı tarafın icra takip tarihi olan 29.08.2023 tarihi itibariyle davalı yandan 1.302.480,08 TL alacağının bulunduğu, davalı yanın da icra takip tarihi olan 29.08.2023 tarihi itibariyle davacı yana 1.302.480,08 TL borcunun bulunduğu tespit edilmekle, icra takibinin bu miktar üzerinden devamına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Her ne kadar davacı yan tarafından takip tarihinden itibaren yıllık %16,75 oranında avans faiz talep edilmiş ise de; bir alacağa faiz talep edilebilmesi için ödeneceği tarihin kesin olarak belli olması ya da karşı borçlunun bir ihtar ya da ihbarla temerrüde düşürülmesi gerekmektedir. Davacı tarafından TTK 10. uyarınca karşılıklı bir anlaşma ve belirlenmiş bir vadeye ilişkin belge ve yine herhangi bir ihtar dosyaya sunulmadığından takipten önceki faiz taleplerinin reddine karar verilmiştir.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (...)" " ve (14). Fıkrası: " Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak ... Dava Şartı Dosya No:.. sayılı dosyasından arabulucuya 3.120,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verildiği gözetilerek; taraflar aleyhine ret ve kabul oranına göre arabulucuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının davasının kısmen kabulü, kısmen reddi ile; İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasının 1.302.480.08-TL asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz ve diğer faiz taleplerinin reddine, kabul edilen asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına,
2-Asıl alacak likit olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20'si olan 260.496,01-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 88.972,41-TL karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 24.644,12-TL'nin mahsup edilerek eksik kalan 64.328,29-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 194.347,21-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 114.702,68-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 18.000,00-TL bilirkişi ücreti, 127,50-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, 60,80-TL vekalet harcı, 427,60-TL başvurma harcı, 24.644,12-TL peşin harç olmak üzere toplam 43.260,02-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 27.612,87-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 1.991,50-TL'sinin davalıdan, 1.128,50TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/12/2024
Başkan .
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip
¸e-imzalıdır