T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/509 Esas
KARAR NO : 2025/115
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 09/09/2024
KARAR TARİHİ : 24/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'nin eğitim, bilim ve kültür alanında, ulusal dağıtım ağı ve satış organizasyonları ile bulunduğu sektörün gelişmesinde ve biçimlenmesinde önemli paya sahip bir marka olduğunu, Davalı ...'ın müvekkili şirket ile yapmış olduğu ticari alışveriş nedeniyle bir müddet müvekkili şirkete ödeme yaptığını, ancak davaya ve icra takibine konu edilen 15 adet faturalı ürünü satın aldıktan sonra dükkanında bu ürünleri müşterilerine sattığını, davalı ...'ın almış olduğu bu ürünlerin karşılığını müvekkili şirkete uzun bir süre ödemediğini, müvekkilini zor durumda bıraktığını, müvekkilinin, davalıdan defalarca borcunu talep ettiğini, ancak bir sonuç alamadığını, davalı-borçlunun ödeme yapmaması üzerine müvekkilinin, davalı borçlu aleyhine .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takip yaptığını, borçluya Örnek-7 ödeme emri gönderildiğini ve tebliğ edildiğini, sonrasında borçlunun kötü niyetli olarak icra müdürlüğüne verdiği dilekçe ile borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuk sürecinde de anlaşmaya varılamadığını beyanla; davalının .... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının icra takibine kötüniyetli olarak itiraz ettiğinden alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; icra takibine konu faturaları davacı tarafın tek taraflı olarak düzenlediğini, müvekkilinin faturaların düzenlenmesi ve alım satım işlemine ilişkin bilgisi ve rızası bulunmadığını bu nedenle takibe konu tüm faturalara ve borca itiraz ettiklerini, taraflar arasında ticari satımdan kaynaklanan bir sözleşme bulunmadığını, fatura edilen ürünlerin müvekkili ...'a teslimine ilişkin delilin bulunmadığını, takibe konu olan 15 adet faturanın haksız menfaat elde etmek üzere düzenlendiğini, davacı tarafın müvekkilinin ürünleri satacak dükkanı olduğu iddiasında bulunmuşsa da iddia edildiği gibi müvekkilinin bahse konu ürünleri satacak bir dükkanı bulunmadığını beyanla; öncelikle davacı tarafın ihtiyati haciz talebinin reddine, davanın reddine, davacı tarafın % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Arabuluculuk son tutanak örneği, faturaların davalı tarafa gönderildiğine ilişkin kargo görüntüleri, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosya örneğinin mahkememiz dosyası arasında olduğu görülmüştür.
... ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür.
... ne yazılan müzekkereye cevap verildiği, davalının 12/05/2022 tarihinde ... na kaydolduğu, kaydının halen devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
... Vergi Dairesine yazılan müzekkere cevabı ile davalının 23/10/2020-30-06/2023 tarihleri arasında faaliyet gösterdiği, Orta Öğretime, Yüksek Öğretime, Kamu Personeli vb. Sınavlara Yönelik Kurs ve Etüt Merkezlerinin Faaliyetlerini gösterdiği ve işletme usulüne göre defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin 11/09/2024 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verildiği görülmüştür.
HMK’nun 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
6102 Sayılı TTK’nun 4. maddesine göre, bir davanın ticari dava sayılması için uyuşmazlık konusu işin taraflarının her ikisinin birden ticari işletmesiyle ilgili olması ya da tarafların tacir olup olmadıklarına veya işin tarafların ticari işletmesiyle ilgili olup olmamasına bakılmaksızın TTK veya diğer kanunlarda o davaya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakacağı yönünde düzenleme bulunması gerekir.
Aynı Yasa'nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Öte yandan 6102 sayılı TTK hükümlerine göre; ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir (TTK 11/1). Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhur Başkanlığınca çıkarılacak kararnamede gösterilir (TTK 11/2). Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten gerçek kişiye tacir denir (TTK 12/1).
İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin 2. fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır (TTK 15/1).
Bu haliyle, celp edilen müzekkere cevaplarına göre davalının tacir sıfatını taşımadığı, 12/05/2022 tarihinde... na kayıt olduğu, kaydının halen devam ettiği, vergi dairesi cevabı ile 23/10/2020-30-06/2023 tarihleri arasında faaliyet gösterdiği, Orta Öğretime, Yüksek Öğretime, Kamu Personeli vb. Sınavlara Yönelik Kurs ve Etüt Merkezlerinin Faaliyetlerini gösterdiği ve işletme usulüne göre defter tuttuğu, bu haliyle uyuşmazlığın çözümünde Ticaret Mahkemelerinin görevli olmadığı, bu durumda davaya bakmaya Genel Mahkemelerin görevli olduğu anlaşılmakla; yukarıda belirtilen yasa hükümleri ve açıklamalar uyarınca davada görevli mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun tespitine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli Mahkemenin İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,
3- 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5-HMK'nun 331/2. maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine,
Dair, tarafların yokluğunda, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 24/02/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza