T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/520 Esas
KARAR NO :2025/660
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:13/09/2024
KARAR TARİHİ:07/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili alacaklının ... ... Mah. ... Cad. No:... .../... adresinde kumaş, tekstil giyim üretimi sektöründe ticari faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davalı-borçlu şirket arasında, kumaş alım-satımına ilişkin ticari ilişki söz konusu olduğunu, ticari alın-satıma binaen taraflar arasında faturalar düzenlendiğini, müvekkilinin borçlu şirketten cari hesap gereği, 06.03.2023 tarihli ... Nolu 622,08-USD bedelli fatura, 13.03.2023 tarihli ... Nolu 2.355,44-USD bedelli fatura, 18.03.2023 tarihli ... Nolu 2.359,93-USD bedelli fatura, 21.03.2023 tarihli ... Nolu 2.953,15-USD bedelli fatura, 24.03.2023 tarihli ... Nolu 1.663,37-USD bedelli fatura, 31.03.2023 tarihli ... Nolu 1.460,51-USD bedelli fatura, 06.04.2023 tarihli ... Nolu 3.267,13-USD bedelli fatura, 13.04.2023 tarihli ... Nolu 2.943,30-USD bedelli fatura, 28.03.2023 tarihli ... Nolu 1.315,01-USD bedelli fatura, 10.05.2023 tarihli ... Nolu 1.037,12-USD bedelli fatura, 06.05.2023 tarihli ... Nolu 2.011,39-USD bedelli fatura, 08.04.2023 tarihli ... Nolu 992,56-USD bedelli fatura olmak üzere; toplam bakiye 17.554,75 - USD alacaklı bulunduğunu, Davalı, yasal süre içerisinde faturalara ve içeriğine ilişkin herhangi bir itirazda bulunmadığını, taraflarınca tanzim edilen faturalar gereği yapılması gereken ödemelerin vadesinde ödenmemiş olduğunu, durumun borçluya arama ve mail yoluyla ihtar edildiğini, faturaların borçlu şirketçe kabul edildiğine dair belgenin mail ve whatsapp yazışmalarında da borçlu şirketin borcu olduğunu ikrar ettiğini, müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 08.08.2023 tarihli mutabakat mektubu gönderildiğini, davalı şirket tarafından gönderilen mailde "Alacak bakiyeniz 334.403,03-TL'dir." şeklinde cevap verildiğini, ancak müvekkili şirketin alacağının faturalarda görüleceği üzere Türk Lirası değil, dolar alacağı olup dolar kuruna göre borcun güncellenmesinin gerektiğini, Ayrıca, borçlu şirket yetkilileri tarafından imzalanan fatura suretleri ve ıslak imzalı sevk irsaliyeleri de işbu dilekçe ekinde mahkemeye sunulduğunu, Fakat cari hesap gereği; borçlu şirket tarafından faturaların vadesinde ödenmemesi ve vadesi gelen borçların ödenmesi için yapılan sözlü ve yazılı taleplerin neticesiz kalması üzerine davalı şirkete karşı, müvekkili adına faturalara dayalı olarak .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi yoluyla takip başlatıldığını, Ancak davalının "borca, takibe, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilere itiraz ettiğini" belirterek takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, Takibe yapılan itirazın hukuka aykırı ve yersiz olduğunu, müvekkilinin kumaş satışından kalan 17.554,75- USD’lik alacağını davalıdan halen alamadığını, bu durumun müvekkilinin ticari defter ve kayıtları ile de sabit olduğunu, hatta davalının ticari defter ve kayıtlarında da mevcut olması gerektiğini, taraflar arasındaki ticari uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşmaya varılamadığını, icra takibine yapılan itiraz üzerine işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalının müvekkiline borcu olduğunun fatura suretleri, cari hesap ekstreleri, mail yazışmaları ve ticari defter kayıtları ve diğer deliller ile ispat edileceğini, Borçlunun icra-inkâr tazminatı ile sorumlu olabilmesi için, kusurlu olmasının şart olmadığını, itirazın haksız olmasının yeterli olduğunu, dolayısıyla itirazın iptali ile en az %20 inkar tazminatına hükmedilmesi için işbu davanın açılması gerektiğini, davanın kabulü ile Davalının, ....İcra Müdürlüğü’nün 2023/... E. Sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarının USD cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduatlara fiilen uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanmak suretiyle devamına, Davalının, asıl alacağın en az %20'si oranında inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafça dava konu edilen alacakla ilgili olarak müvekkili şirket aleyhine 15/09/2023 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ve işbu icra tabinin müvekkili şirketin ... hesabına 18/09/2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğunu, taraflarınca 18/09/2023 tarihinde ve süresinde içerisinde itiraz ederek takibin durdurulduğunu ve 26/10/2023 tarihinde 2023/... dosya numarası ile arabuluculuk görüşmesinin yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, gelinen aşamada davacı tarafça 12/09/2024 tarihinde huzurdaki davanın ikame edildiğini, davacının iddia ve taleplerinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, haksız kazanç sağlama amacı taşığından işbu dava ve iddiaların kabulünün mümkün olmadığını, icra dosyasında talep edilmeyen alacak miktarının huzurdaki davaya konu edilemeyeceğini, takibe konu edilen faturalardan 06/03/2023 tarihli ... nolu fatura karşılığı olarak, takip talebinde 551,92-USD olarak talep edildiğini ancak dava dilekçesinde bu defa 622,08-USD olarak talep edildiğini, işbu miktarı kabul anlamına gelmemekle birlikte icra takip dosyasında talep edilmeyen bu alacak miktarının huzurdaki davaya konu dilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının icra takibindeki talebi ile bağlı olduğundan; dava dilekçesindeki talebin reddinin gerektiğini, dava konusu icra takibine konu edilen faturalar yönünden müvekkilinin bir borcunun bulunmadığını, davacının da kabulünde olduğu üzere, taraflar arasında süregelen bir ticari ilişkin bulunduğunu, bu kapsamda taraflar arasında bir takım mutabakat yazışmaları olmuş ise de davacı yanca dayanılan mutabakat yazışmalarının konusu, dava konusu edilen faturaların olmadığını, müvekkili şirketin, dava konusu edilen faturalara ilişkin mal/hizmet almadığı gibi bir borcunun da bulunmadığını, dava dilekçesi ekinde sunulan yazışma içeriklerinin taraflarınca kabul edilmediğini, taraflar arasında ödemelerin USD olarak yapılacağı yönünde bir anlaşma yapılmadığını, davacı tarafın haksız kazanç sağlama amacında olduğunu, mutabakat metni kabul edilse dahi davacının iddiasını ispatlamasının gerektiğini, istenilen faiz oranının fahiş olduğunu, davaya cevaplarının kabulü ile davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, davacı hakkında tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Tasfiye memuru ...' in ( TC: ...) tebligata yarar açık adresinin araştırılarak mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir.
...Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Davalı ...'nin (...) durumunun araştırılarak; tasfiye halinde mi yoksa terkin mi edildiği, tasfiye halinde ise tasfiye memurunun isim soyisim, TC ve adresinin ACELE olarak mahkememize bildirilmesi istenilmiştir.
.... İcra dairesine müzekkere yazılarak 2023/... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiştir.
09/07/2025 tarihinde bilirkişi ... ve ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " dosya mevcudu, davacı şirketin 2023 yılı ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel ve hukuki yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle ;
6.1 İncelenen davacı şirkete ait 2023 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defter ile Envanter defterlerinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2023 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığını,
6.2 Davalı ... Ltd. Ş inceleme günü olan 28.02.2025 günü, saat 11:00'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı şirketin yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı,
6.3 Davacı ...Ş.'nin dava ve icra takibine konu ettiği 06.03.2023 tarihli ... Nolu 622,08-USD bedelli fatura, 13.03.2023 tarihli ... Nolu 2.355,44-USD bedelli fatura, 18.03.2023 tarihli ... Nolu 2.359,93-USD bedelli fatura, 21.03.2023 tarihli ... Nolu 2.953,15-USD bedelli fatura, 24.03.2023 tarihli ... Nolu 1.663,37-USD bedelli fatura, 31.03.2023 tarihli ... Nolu 1.460,51-USD bedelli fatura, 06.04.2023 tarihli ... Nolu 3.267,13-USD bedelli fatura, 13.04.2023 tarihli ... Nolu 2.943,30-USD bedelli fatura, 28.03.2023 tarihli ... Nolu 1.315,01-USD bedelli fatura, 10.05.2023 tarihli ... Nolu 1.037,12-USD bedelli fatura, 06.05.2023 tarihli ... Nolu 2.011,39-USD bedelli fatura ve 08.04.2023 tarihli ... Nolu 992,56-USD bedelli e-Faturalardan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 15.09.2023 tarihi itibariyle davalı .... Ltd. Şti.'den toplam 17.554,75 USD cari hesap alacağının bulunduğu,
6.4. Davalının, borca ve ferilerine yönelik itirazı, somut belge ve delille desteklenmediğinden ve cari hesap ilişkisi gereği borcun varlığı açıkça ortaya koyduğu, sonuç olarak, davacı alacağının dayanağını oluşturan ticari belgelerin usule uygunluğu, faturalara süresinde itiraz edilmemesi, mutabakat süreci ve icra takibine rağmen ödeme yapılmaması karşısında; itirazın iptaliyle birlikte, USD cinsinden asıl alacağa işleyecek devlet bankalarının döviz cinsinden vadeli mevduatlara uyguladığı en yüksek faiz oranı ile birlikte tahsilinin uygun olduğu,
6.5 Davacı şirketin icra takip tarihi öncesinde davalı yandan işlemiş faiz talebinde bulunamayacağı,
6.6 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu," şeklinde görüş bildirmişlerdir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki ticari satım sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
4/11/2024 tarihli duruşmada ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Duruşma zaptı hazır olmayan davalı tarafa tebliğ edilerek inceleme gün ve saatinden davalı haberdar edilmiştir. Ancak davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmamıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile usulüne uygun olan davacının ticari defterlerine göre hazırlanan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davalıya tebliğ edildiği, davalının faturaya süresi içinde itiraz etmediği ve sonuç olarak davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibin haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın KABULÜNE, davalının .... İcra Dairesi'nin 2023/... esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptaline, 17.554,75 USD asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca faiz işletilerek devamına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki ( 146.642,32 TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 50.065,14-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 10.196,03-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 39.869,11-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 113.937,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 10.196,03-TL Peşin/nisbi Harcı, 14.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 747,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 25.370,63TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 07/10/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır