T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/539 Esas
KARAR NO :2025/306
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:23/09/2024
BİRLEŞEN .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ... ESAS... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA:Alacak
DAVA TARİHİ:02/08/2024
KARAR TARİHİ:30/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali, Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirketlerden ...'in 2002 yılından beri; ... ve ...'un 2017 tarihinden itibaren acentesi olarak çalışmaya başladığını; 2010 yılı itibariyle sorumlu olduğu illerde tek Dağıtım Merkezi (“DM”) olarak acente faaliyetlerini yürüttüğünü, 2024 yılı Haziran ayına kadar farklı illerdeki satıştan da sorumlu olduğunu ve en son 2019-2024 yılları arasında ... illerinden sorumlu tek DM olarak kendisine bağlı Satış Noktaları'yla (“SN”) birlikte faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket ile davalı şirketler arasında acentelik ilişkisini düzenleyen ve 01.01.2022 tarihinde yürürlüğe girmek üzere 12.11.2021 tarihinde imzalanmış olan Dağıtım Merkezi Sözleşmesi ile 31.12.2023 tarihinde yürürlüğe girmek üzere 28.11.2023 tarihinde imzalanmış olan Uzatma Protokolü'nden kaynaklı olan ve davalı şirketler tarafından bizzat hesaplanıp yine bizzat hazırladıkları prim/hakediş raporları ile kabul edilerek müvekkili şirkete iletilen hakediş /prim tutarlarını içeren ve davalı şirketlere iletilerek davalı şirketler tarafından itiraz edilmeyip kayıtlarına alındığını ve fakat hiçbir şekilde ödenmemiş olan (..., ..., ... adına) 23.05.2024, 27.06.2024, 01.07.2024, 01.08.2024 ve 27.08.2024 düzenleme tarihlerini havi toplam 10 adet fatura tutarının faiziyle birlikte tahsili talebiyle; müvekkili şirketin davalı şirketlerden ... A.Ş. (“...") aleyhine ödenmemiş 3 adet faturadan kaynaklı toplam 35.895,21.-TL değerindeki alacak tutarının faizi ile birlikte tahsili talebiyle başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibine ... tarafından 03.09.2024 tarihinde gerçekleştirilen itirazın iptaline ve takibin devamına, müvekkili şirketin davalı şirketlerden ... ...AŞ. (... Mobil”) aleyhine ödenmemiş 4 adet faturadan kaynaklı toplam 1.739.904,76.-TL değerindeki alacak tutarının faizi ile birlikte tahsili talebiyle başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı icra takibine ... tarafından 03.09.2004 tarihinde gerçekleştirilen itirazın iptaline ve gerçekleştirilen takibin devamına, müvekkil şirketin davalı şirketlerden ... A.Ş. aleyhine ödenmemiş 3 adet faturadan kaynaklı toplam 805.201,22 TL değerindeki alacak tutarının faizi ile birlikte tahsili talebiyle başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibine ... tarafından 03.09.2024 tarihinde gerçekleştirilen itirazın iptaline ve gerçekleştiriten takibin devamına ve takip için ayrı ayrı olmak üzere, haksız ve kötüniyetli olarak gerçekleştirilen itirazlar nedeniyle takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere ve talepleri doğrultusunda; müvekkil şirketin uğradığı zararın büyüklüğü, davalı şirketlerin bizzat kendilerinin hesaplayarak bildirdikleri ve Prim/Hakediş Raporlarını göndererek bir anlamda “bu tutarda fatura düzenlenmesini kabul ediyoruz" dedikleri hakedişleri ödemeyerek kötüniyetli olarak hareket ettikleri, tek amaçlarının müvekkili şirketin taraflar arasında hiçbiri ihtilafa konu olmayan hakediş tutarlarını ülkemizin içinde bulunduğu enflasyonist ortam da düşünülerek itiraz suretiyle olabildiğince geç ödenmesi olduğu ve müvekkili şirketin davalı şirketler bünyesinde halihazırda bir tanesinin süresinin Şubat 2025 tarihinde; bir diğerinin ise Haziran 2025 tarihinde sona erecek olan toplam 1.130,000,00.-TL tutarında iki adet teminat mektubu olduğu hususu gözetilerek %40'ı (yüzde kırkı) aranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle;davacı ile müvekkili şirketin şifahen yaptığı görüşmelerde anlaşılan tutarlar üzerinde ilk ödeme gününde ödemesinin yapılacak ve teminat mektubunun iade edileceğini,tarafların 31.05.2024 tarihinde sözleşme ilişkisinin sona erdiğini ve bu süreden sonra mutabakat süreçlerinin yürütüldüğünü, maksimum 6 ay içinde mutabakat süreçlerinin ... nezdinde tamamlanmakta ve sözleşme hükümleri uyarınca teminat mektubunun iade koşulları oluşur ise mektubun iade edildiğini, davacı ile de 4 aylık bir sürede mutabakatın tamamlandığını ancak bayi mutabakatın tamamlanmasını beklemeden davaları ikame ettiğini, davacıya ...’nin mutabakatı kapsamında ödemesi yapılarak, mektubunun iade koşullarına göre iade edileceğini, ayrıca bayinin sözleşme sürecinde itiraz etmediği kesintilere sözleşme sona erdikten sonra itiraz etmesinin kabul edilemeyeeğini, TTK uyarınca 8 günlük yasal süresi içerisinde kesintilerine itiraz etmediğinden söz konusu kesintileri kabul etmiş sayıldığını, öncelikle iddia edilen gibi beklenmedik bir fesihin söz konusu olmayıp sözleşmenin tarafların akdettikleri süre sonunda kendiliğinden sonra erdiğini, taraflar arasında imzalı Dağıtım Merkezi Sözleşmesi’nin 4. Maddesinde Sözleşme’nin süresinin 2 yıl olduğu ve bu süre sonunda Sözleşme’nin kendiliğinden sona ereceği, 2 yılın sonunda işe devam edilmek istenir ise yeni bir sözleşme akdedilmesi gerektiği hüküm altına alındığını, dolayısıyla Sözleşme’de herhangi bir uzama hükmünün yer almadığının açık olduğunu, davacı tarafın sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu oluşturduğuna ilişkin iddialarının yerinde olmayıp haksız şartlarla hazırlandığı iddia edilen sözleşmenin süreceği beklentisiyle tazminat talep edilmesinin dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, müvekkili şirketler ile davacı arasındaki sözleşmenin niteliği bakımından denkleştirme tazmianatı talep edilemeyeceği gibi davacının müvekkili şirketlerin portfoyünü kullanıyor olduğu iddiasının abesle iştigal olduğunu, denkleştirme tazminatı talep edilebilmesi için kanunen aranan şartlar bulunduğunu, buna göre, yeni müşteriler sayesinde, sözleşme ilişkisinin sona ermesinden sonra da "önemli menfaatler" elde edilmesinin, ücret kaybına uğranılması, denkleştirme ödenmesinin hakkaniyete uygun olması gerektiğini, bu şartlar kümülatif olup tamamının sağlanıyor olmasının arandığını, ayrıca, yeni müşteri çevresi edindiğinin ve kazandırılan müşteriler nedeniyle önemli menfaat sağlandığının ispat yükünün davacı şirkete ait olduğunu, müvekkili Şirketlerin, faaliyet gösterdiği telekomünikasyon sektöründeki öncü, köklü şirketlerden biri olup, Türkiye’de milyonlarca aboneye sahip tanınmış marka niteliğine sahip bir şirket olduğunu, bu sebeple, davacı şirketin faaliyet gösterdiği lokasyondaki müşteri portföyü esas itibariyle müvekkil şirketlerin müşteri portföyü olup, bölgede abonelerin davacı şirketi tercihinin yegâne sebebi, davacı şirketin müvekkil şirketlerin ürün ve hizmetlerinin satışını yapıyor olması olduğunu, bu hususta müvekkili şirket tarafından her yıl yüksek miktarlarda yatırım yapılarak reklam faaliyetleri sürdürüldüğünü, davacı ile sözleşme ilişkisinin sona ermesi akabinde, müvekkili şirketlerin davacı şirketin portföyünü kullanıyor olduğu iddiasının abesle iştigal olmakla birlikte, gerçekte davacı şirketin müvekkili şirketin ticari itibari ve imajı ile faaliyetlerini sürdürdüğünün izahtan vareste olduğunu, denkleştirme tazminatının talep edilemeyeceğine yönelik emsal kararların olduğunu, haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas... Karar Sayılı Dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalılar arasında imzalanmış olan sözleşmelerden kaynaklı acentelik ilişkisinin davalı şirketler tarafından haksız olarak ve beklenmedik şekilde tek taraflı yazılı ihtar ile 31.05.2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere feshedildiğini, fesih tarihinden önceki faaliyetler nedeniyle hak edilen ve davacıya ödenmesi gereken ESN ve TTBN primlerinin davacıya ödenmemesi nedeniyle, davalı şirketlerden sözleşme yürürlük tarihi içerisindeki faaliyetlerden doğan ödenmeyen SN primlerine ilişkin işletilecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketler tarafından davacıya ödemesi yapılmamış olan tüm satış noktası primlerinin ödenmesine, TBK 25 ve TTK 55/1-f hükmünün ihlal edilmek sureti ile haksız rekabet eyleminde bulunulduğuna, bu durumların tespitine, sözleşme ve eki maddelerinin TBL 25 hükmüne aykırı olmaları gerekçesi ile geçersizliğine hükmedilmesine, eksik prim tutarlarının hesaplanmasına ve ödenmesine, tüm işlemlerden doğan primlerin, işlemin gerçekleştiği tarih itibari ile hesaplanacak ticari temerrüt faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, taraflar arasındaki acentelik ve sözleşme ilişkisinin belirsiz süreli hale geldiğinin tespitine, sözleşmenin TTK 121/1 hükmüne aykırı olarak 3 ay öncesinden feshedilmesi yükümlülüğüne aykırı davranılarak sürenin bitiminden 1 ay önce tebliğ edilen ihtarla feshedilmesi nedeniyle söz konusu haksız fesihten dolayı ödenmesi gereken ilave 2 aylık tüm primlerin ticari temerrüt faizi ile ödenmesine, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davası zımnında şimdilik ...'den 1.585.000,00-TL, ...'den 10.000,00-TL, ...'dan 10.000,00-TL'nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas... Karar Sayılı Dosyasında davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki dava haricinde iki dava daha açılmış olup davaların tamamı içerik olarak aynı olduğunu, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. İstanbul ...Asliye Ticaret Mahkemesi ... E. sayılı dosyaların derdest olduğunu, öncelikle iddia edilen gibi beklenmedik bir fesih söz konusu olmayıp sözleşme tarafların akdettikleri süre sonunda kendiliğinden sonra erdiğini,
davacı tarafın sözleşme hükümlerinin genel işlem koşulu oluşturduğuna ilişkin iddiaları yerinde olmayıp haksız şartlarla hazırlandığı iddia edilen sözleşmenin süreceği beklentisiyle tazminat talep edilmesi dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, müvekkil şirketler ile davacı arasındaki sözleşmenin niteliği bakımından denkleştirme tazminatı talep edilemeyeceği gibi davacının müvekkil şirketlerin portfoyünü kullanıyor olduğu iddiası abesle iştigal olduğunu, davacı ile sözleşme ilişkisinin sona ermesi akabinde, müvekkil şirketlerin davacı şirketin portföyünü kullanıyor olduğu iddiası abesle iştigal olmakla birlikte, gerçekte davacı şirketin müvekkil şirketin ticari itibari ve imajı ile faaliyetlerini sürdürdüğü izahtan vareste olduğunu, ... nezdinde mutabakat tamamlanmış, davacı şirkete ödeme yapılmış, teminat mektubu iade edildiğini, bu kapsamda davanın konusuz kaldığını,
haksız ve hukuka aykırı davanın reddine,
yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, celp edilen yazı cevapları ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının işbu mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekilince sunulan 21/04/2025 tarihli dilekçe ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan E.... sayılı dosyanın işbu Mahkememiz nezdinde görülmekte olan E.... sayılı dosya ile birleştirilmesine yönelik .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07.02.2025, E. ..., K. 2025/287 sayılı kararına karşı ayrıntılı beyanlarını sunarak ve ... E. sayılı dosyanın (E.... sayılı birleşen dosya ile birlikte) davalı şirketler aleyhine açılmış ilk dava olan ve .... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülmekte olan E.... sayılı dosya ile birleştirilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
HMK'nun davaların birleştirilmesi başlıklı 166. maddesi "(1)Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar. (2)Davalar, ayrı yargı çevrelerinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış ise bağlantı sebebiyle birleştirme ikinci davanın açıldığı mahkemeden talep edilebilir. Birinci davanın açıldığı mahkeme, talebin kabulü ile davaların birleştirilmesine ilişkin kararın kesinleşmesinden itibaren, bununla bağlıdır. (3)Birleştirme kararı, derhâl ilk davanın açıldığı mahkemeye bildirilir. (4)Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır. (5)İstinaf incelemesi ayrı dairelerde yapılması gereken davaların da bu madde hükmüne göre birleştirilmesine karar verilebilir. Bu hâlde istinaf incelemesi, birleştirilen davalarda uyuşmazlığı doğuran asıl hukuki ilişkiye ait kararı inceleyen bölge adliye mahkemesi dairesinde yapılır." hükmü amirdir.
Mahkememiz ana dosyasındaki talebin; davacı tarafın Hakediş/Primlerine ilişkin 23.05.2024, 27.06.2024, 01.07.2024,01.08.2024 ve 27.08.2024 düzenleme tarihli toplam 10 adet faturanın tahsili amacıyla başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı, .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyalarına yapılan itirazların iptallerine ilişkindir.
Mahkememiz dosyasına birleşen .... ATM' nin ... sayılı dosyandaki uyuşmazlığın ( .... ATM' nin ... Esas sayılı dosyasının birleştirmesiyle) feshin haklı olup olmadığı ile davacı tarafın prim alacağı bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelenmesinde; Davacının ... ... Anonim Şirketi, davalıların ... Anonim Şirketi, ... Anonim Şirketi ve ... olduğu, davadaki talebin acentelik ilişkisinin Davalı Şirketler tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak feshi iddiasına dayalı olarak 31.05.2024 tarihinden önceki satışlarından dolayı hak ettiği 5 (beş) yıllık tüm hakedişlerin ortalaması üzerinden denkleştirme bedelinin hesaplanması talebiyle denkleştirme tazminatına ilişkin olduğu, bu haliyle mahkememiz dosyasındaki taleplerin hizmetin verildiği tarihin sözleşmesinin feshinden önce olması da göz önüne alınarak .... ATM' nin ... Esas sayılı dosyasında da zaten değerlendirilmesi gerekeceği, bu haliyle uygulama birliği ve çelişkili kararların önlenmesi amacıyla dosyaların birlikte görülmesinin zorunlu olduğu kanaatiyle dava dosyamızın HMK'nun 166. maddesi gereğince .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine, esasın bu şekilde kapatılmasına, yargılamanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına, yargılama gideri ve harçların birleşen dosyada esas hüküm ile birlikte karara bağlanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Mahkememizin iş bu dosyası ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının HMK'nun 166. ve devamı maddeleri uyarınca BİRLEŞTİRİLMESİNE,
Esasın bu şekilde kapatılmasına,
2-Yargılamanın .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden devamına,
3-Yargılama gideri ve harçların birleşen dosyada esas hüküm ile birlikte karara bağlanmasına,
Dair, tarafların yokluğunda nihai kararla birlikte İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/04/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır