T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/55 Esas
KARAR NO : 2024/767
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 25/01/2024
KARAR TARİHİ : 16/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında 17.08.2023 tarihinde 27-30 Kasım 2023 tarihleri arasında...-...' da gerçekleştirilecek olan ... Uluslararası ... Yapı ve İnşaat Fuarı (... CONSTRUCTION EXPO 2023)' nda fuara katılım sözleşmesi akdedildiği, sözleşmeye göre 25/08/2023 tarihinde 1.300 EUR, 28/09/2023 tarihinde 3.000 EUR, 23/10/2023 tarihinde 3.020 EUR olmak üzere toplam 7.320 EUR müvekkil şirkete ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığı, bunun üzerine ... İcra Müdürlüğü 2023/... Esas sayılı dosyası ile icra işlemine başlandığı, davalı tarafından itiraz edilerek takip durduğunu, Davacı vekili tarafından 03.06.2024 tarihli beyan dilekçesinde; Taraflar arasındaki sözleşme elektronik ortamda Watsapp vasıtası ile kurulduğunu, Dava dilekçesi ekinde sunulan Whatsapp yazışmalarında görüldüğü üzere karşı taraftan ... numaralı hat üzerinden ... satış sorumlusu ve Endüstriyel Elektronik Teknikeri ... ... ile ... numaralı tarafına ait hat üzerinden müvekkil tarafça iletişime geçildiği, ... numaralı hat üzerinden tarafınca kaşelenip Whatsapp vasıtasıyla gönderilen sözleşmeden sonra karşı yanda sözleşmeyi kaşeleyip Whatsapp v vasıtası ile ... numaralı hat üzerinden tarafına göndermiş olup, sözleşmenin çözünürlüğü açıklanan sebeplerle düştüğünü, ....İcra Müdürlüğü 2023/... esas sayılı dosyasına yapılan İtirazın iptali ve takibin 7.348 EURO üzerinden devamına, davalı aleyhine %20' den az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep edilmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Sözleşme olarak dava dosyasına eklenen fuar katılım sözleşmesi adı altında dosyaya sunulan sözleşmeden müvekkil şirketin herhangi bir aşamada bilgisi olmayıp, şirket yönetim kurulu ve yetkili temsilci kişilerce müvekkil şirketi sorumluluk altına sokan bağlayıcı bir sözleşme müvekkil şirket tarafından imzalanmadığı, davacı tarafın müvekkil şirketi temsil yetkisi olmayan kim veya kimlerle hangi nam ve ad altında ne tür bir görüşme yaptığının bilinmediği, zira söz konusu fuar katılım sözleşmesine ilişkin müvekkil şirketin ticari defterlerinde bu sözleşmeye ilişkin herhangi bir kayıt ve belge bulunmadığı gibi müvekkil şirketin iç denetiminde de sözleşmeye ilişkin herhangi bir kayıt ve belge yer almadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan watsapp yazışmaları ile sözleşme örneğinin kesinlikle kabul edilmediği, müvekkil şirketin dava konusu fuara katılmak gibi bir iradesi olmadığı, Nitekim sözleşme örneği olarak dosyaya sunulan belgede de şirketi temsile yetkili yönetim kurulu üyelerinin imzası bulunmadığı, sonuç itibariyle dava konusu sözleşme şirketi temsile yetkili kişilerce imzalanmadığı, hukuken müvekkili bağlayıcı olmadığı Borçlar Kanunu' nun 46.maddesi
uyarınca yetkisiz temsilcinin işlemi müvekkil şirketçe onaylanmadığından sözleşmenin hükümsüz olduğu, müvekkil şirket tarafından hükümsüz sözleşmeye istinaden alınmış bir hizmette olmadığından böyle bir sözleşmeden ötürü müvekkil şirkete yöneltilecek herhangi bir hak veya borç bulunmadığı, sözleşme hükümsüz olduğu için sözleşmeye istinaden tarafımıza gönderilen fatura içeriklerinin de kabul edilmediği, fatura olarak müvekkil şirketin ticaret sicil gazetesinde kayıtlı resmi adresine gönderilen fatura örneği olmadığı gibi gönderilmiş olsaydı dahi taraflar arasında kurulmuş geçerli sözleşme bulunmadığından faturaya itibar etmenin kabulünün mümkün olmayacağını, ancak katiyen kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için davacının beyanlarına itibar edilmesi durumunda davacı, Borçlar Kanunu' nun 125.maddesine aykırı olarak talepte bulunduğu geçersiz sözleşmeye dayalı olarak ifa etmediği bir alacağa istinaden sözleşmeden doğan tüm bedelin iadesine ilişkin müspet zararını istediği, bilindiği üzere sözleşmedeki yükümlülüğünü yerine getirmeyen ve müvekkil şirkete herhangi bir şekilde fuar hizmeti sağlamayan davacının sözleşmede kararlaştırıldığı iddia edilen tüm bedeli talep etme hakkının mümkün olmadığını bildirip, Davanın reddine karar verilmesini, alacağın % 20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... İcra dairesine müzekkere yazılarak 2023/... sayılı dosyanın gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
29/10/2024 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, fuar katılım sözleşmesinden doğan ücret alacağının tahsili için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. ... BAM ... HD’nin 2024/ ... Esas ve 2024/... Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takibe yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresi içinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine yaptığı itiraz, TBK md. 89 uyarınca yerinde olmadığından mahkememizce reddedilmiştir. Davacı taraf alacağının dayanağı olarak fuar katılım sözleşmesini göstermektedir, ancak davalı taraf sözleşme ilişkisini kabul etmemektedir. Dolayısıyla taraflar arasında öncelikle çözülmesi gereken ihtilaf geçerli bir sözleşme ilişkisinin kurulup kurulmadığıdır.
Fuar katılım sözleşmesinin 17/08/2023 tarihli olduğu, sözleşmede ıslak imza bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı taraf aşamalardaki beyanlarında sözleşmenin whatsapp aracılığıyla davalı çalışanı ... ...’le görüşülerek akdedildiğini ifade etmiştir. ... ...’in SGK kayıtlarının incelenmesinde sözleşme tarihinde davalı şirket çalışanı olduğu, ancak davalı şirketin sicil kayıtlarına göre şirketi temsile yetkili olmadığı görülmüştür. ... ...’in görüşme yaptığı telefonun ise, davalı şirket adına değil dava dışı ... Ltd. Şti.’ye kayıtlı olduğu tespit edilmiştir.
Sözleşme üzerindeki imzanın ıslak imza olmaması sebebiyle grafoloji incelemesi yapılamamıştır. Bu sebeple tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Davalının ticari defter ve kayıtlarına göre, sözleşme konusu fuara ilişkin herhangi bir kayıt bulunmadığı ve davacı ile aralarında ticari ilişki bulunduğuna dair bir kayıt bulunmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce davalının fuara katılıp katılmadığına ilişkin yapılan araştırmada Ticaret Bakanlığı’ndan gelen yazı cevabına göre, davalının fuara katıldığına ilişkin bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalının, sözleşme konusu fuara katılmadığı, katılma konusunda hazırlık faaliyetlerinde de bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Davacının öne sürdüğü sözleşmenin akdedilmesinde davalı ... temsile yetkili bir kişi ile görüşülmemesi, imzaların ıslak imza olmaması ve whatsapp kayıtlarının doğruluğu tespit edilemediğinden kesin bir delil olarak kabul edilemeyeceği gözetildiğinde davacının, davalı ile aralarındaki sözleşme ilişkisini ispat edemediği sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının alacağın dayanağı olarak öne sürdüğü sözleşme ilişkisinin ispat edilememesi sebebiyle 17/08/2023 tarihli fuar katılım sözleşmesinin davalı açısından borç doğurmayacağı anlaşıldığından davanın reddine karar verilmiştir. Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebi, davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden kabul edilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın REDDİNE,
-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 2.623,91-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 43.079,50-TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 16/12/2024
Katip ...
¸
Hakim ...
¸