T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/57 Esas
KARAR NO : 2025/28
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 29/03/2023
KARAR TARİHİ : 15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının "... Mah. ... Bulvarı No... .../ İstanbul" adresinde müvekkili şirket ile ... numaralı sayaçtan abonelik sözleşmesi olmaksızın kaçak elektrik enerjisi tükettiğini, gerçekleştirilen kaçak elektrik enerjisi tüketimi müvekkil şirket yetkililerince H/... tahakkuk numaralı kaçak elektrik tüketim tahakkuku düzenlendiğini, yansıtılan kaçak elektrik kullanımının karşılığı davalı tarafından ödenmediğinden müvekkili şirketin, alacağının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü 2022/... Esas sayılı takip dosyası nezdinde davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalının borcunu ödemediği gibi icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini beyan ederek davalının haksız ve hukuki mesnetten yoksun itirazının iptaline karar verilmesi ve itirazında kötüniyetli olan davalının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Mah. ... Blv. No: .../İstanbul'da bulunan taşınmazı 01.10.2021 tarihinde ... ... ve ... 'tan kiraladığını, aynı tarihte kira kontratını da imzaladığını, kira kontratından 1 ay sonra 12.11.2021 tarihinde de davacı şirket ile abonelik sözleşmesi yapıldığını, müvekkil şirket mevcut taşınmazı kiraladığı günden bu yana kaçak elektrik kullanımı gerçekleştirmediği gibi aboneliğini başlatmış olduğu tarihten önceki borçları kabul etmediğine dair evrak göndererek davacı şirketi bu konuda bilgilendirdiğini, müvekkilinin bahsi geçen borçların kendisine ait olmadığını, abonelik yaptırdığı tarihten önce kullanılmış olan bir elektrik borcu olduğunu beyan etmiş olsa da davacı şirket müvekkil aleyhine hukuka uygun olmayarak icra takibi başlattığını, müvekkili şirket ile davacı şirket arasında yapılan Perakende Satış Sözleşmesinde müvekkili şirketin hizmet anlaşma numarasının: ... olduğu fakat kaçak elektrik kullanım tespit tutanağına davalı müvekkili şirketin hizmet numarasının ... olarak tutanak tutulup ve ceza kesildiğinin görüleceğini beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı örneği, arabuluculuk son tutanak örneği, .... İcra Dairesinin 2022/... Esas sayılı dosya örneği ve ... A.Ş. müzekkere cevabının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 20/03/2024 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 23/06/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalının dava ve icra takibine konu 24.04.2022 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitinin düzenlendiği tarihte ilgili adreste faaliyette olup olmadığının tespit edilmesi ile, yasal bir abonelik sözleşmesi kapsamında elektrik kullanımı yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı,
Dava konusu 24.02.2022 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespiti kayıtlı sayaç üzerinden sözleşmesiz elektrik kullanımı yapılması tespitine dayandırılmasına rağmen, kaçak kullanımına konu sayacın ilgili tesisata 30.11.2021 tarihinde kurulduğunun anlaşılması sözleşmesiz kullanımın söz konusu olmayabileceğini akla getirdiği için kaçak kullanımından bahsedilemeyeceği,
... Sicil Gazetesi ve Google maps üzerinden elde edilen bulgulara göre, kaçak tespitine konu adresin yanındaki ... Mah. ... Blv. Cad. No: ... adresindeki başka bir binada faaliyette olduğu anlaşılan ve üzerinde adres bilgisi olmayan bir abonelik sözleşmesinin ilk sayfasına ait ekran görüntüsü de paylaşan davalının, nasıl ve neden ilişkilendirildiği bilinmeyen dava konusu kaçak tespitine konu ... Mah. ... Blv. Cad. No:11 ... adresinden ve kaçak kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varılan 24.02.2022 tarihli tutanaktan sorumlu tutulamayacağı" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Mahkememizin 16/08/2024 tarihli ara kararı ile davalı şirketin ilgili tüketim noktası olan "... Mah. ... Caddesi No: ... adresine ilişkin abonelik kayıtlarının sunulması hususunda davacı vekiline süre verildiği, sunulduğunda ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, davacı vekilince 02/09/2024 tarihli beyan dilekçesinin sunulduğu, bilirkişinin 10/10/2024 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak;
"Kök rapora itiraz dilekçesi ekinde davalının 15.03.2022- 16.09.2022 tarihleri arasında kaçak elektrik kullanımına konu adreste abonelik sözleşmesi olduğunu gösteren belgeler sunulduğu belirtilmişse de sunulan belgede davalı adına bina asansör aboneliği olduğu belirtilen adresin dava konusu kaçak elektrik kullanımına konu adresle davalının faaliyette olduğunu beyan ettiği ve ticaret sicil gazetesi kayıtlarından teyit edilen adresle ilgisi olmadığı, dolayısıyla yeni sunulan bilgi ve belgelerin dava konusu kaçak tespitine ilişkin uyuşmazlığa ışık tutabilecek herhangi bir bulgu içermediği,
Dava konusu 24.02.2022 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespiti kayıtlı sayaç üzerinden sözleşmesiz elektrik kullanımı yapılması tespitine dayandırılmasına rağmen, kaçak kullanımına konu sayacın ilgili tesisata 30.11.2021 tarihinde kurulduğunun anlaşılması sözleşmesiz kullanımın söz konusu olmayabileceğini akla getirdiği için kaçak kullanımından bahsedilemeyeceği,
... Ticaret Sicil Gazetesi ve Google maps üzerinden elde edilen bulgulara göre, kaçak tespitine konu adresin yanındaki ... Mah. ... Cad. No: ... adresindeki başka bir binada faaliyette olduğu anlaşılan ve üzerinde adres bilgisi olmayan bir abonelik sözleşmesinin ilk sayfasına ait ekran görüntüsü de paylaşan davalının, nasıl ve neden ilişkilendirildiği bilinmeyen dava konusu kaçak tespitine konu ... Mah. ... Blv. Cad. No:11 ... adresinden ve kaçak kullanımı olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varılan 24.02.2022 tarihli tutanaktan sorumlu tutulamayacağı" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; kaçak elektrik bedeli alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı taraf, davalının kullanımında olan adreste 16.05.2022 tarihinde yapılan kontroller sırasında sözleşmesiz şekilde kaçak elektrik kullanımı yapıldığının tespit edildiğini, tutanağa istinaden tahakkuk ettirilen fatura bedelinin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de itiraz edildiğini beyan etmiş, itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı taraf ise kaçak kullanımına konu taşınmazın 01.10.2021 tarihinde kiralandığını, 12.11.2021 tarihinde de abonelik sözleşmesi imzalandığını, dolayısıyla kaçak kullanımının söz konusu olmadığını, davacının kendilerinden önceki döneme ait elektrik kullanımı bedelini tahsil etmeye çalıştığını, abonelik sözleşmesi imzalanan tesisat ile kaçak kullanımına konu tesisat numarasının da birbirinden farklı olduğunu beyan etmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davalının dava ve icra takibine konu 24.04.2022 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitinin düzenlendiği tarihte ilgili adreste faaliyette olup olmadığının tespit edilmesi ile yasal bir abonelik sözleşmesi kapsamında elektrik kullanımı yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Bilirkişi raporu ile; dava konusu 24.02.2022 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespitinin kayıtlı sayaç üzerinden sözleşmesiz elektrik kullanımı yapılmasına dayandırıldığı, ilgili tesisatta var olan bir aboneliğin tahliye sebebiyle sonlanması sonrasında ödenmeyen fatura borçları vb. sebeplerle elektriğin kesilmiş olması gerektiği, ancak dosyada kaçak tespitine konu tesisatta elektiğin kesildiğini ve sayacın mühürlendiğini gösteren bir mühürleme belgesi bulunmadığı gibi KW tüketim ekstresine bakıldığında ... hizmet numaralı tesisatta kaçak tespitine konu sayacın 30.11.2021 tarihinde kurulumunun yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve ek raporu ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; abonelik sözleşmesi olmayan bir tesisatta sayaç değişimi yapılması hususunun sözleşmesiz kullanım olmayabileceğini akla getirdiği, davalı tarafın kaçak kullanımının söz konusu olmadığını, ilgili adreste yasal bir abonelik sözleşmesi kapsamında elektrik kullanımı yapıldığını beyan ettiği ve 12.11.2021 tarihli abonelik sözleşmesinin ilk sayfasına ait olduğu anlaşılan ekran görüntüsü paylaştığı, üzerinde adres bilgisi olmayan bu sözleşmede hizmet noktası numarası ... olarak kayıt altına alındığı, dolayısıyla abonelik sözleşmesine konu tesisat numarası ile kaçak tespitine konu tesisat numarasının birbirinden farklı olduğu, bu durumun kaçak tespitine konu tesisatla davalının abonelik sözleşmesi sunduğu tesisatın farklı yerler olabileceğini akla getirdiği, ... Ticaret Sicil Gazetesinin 08.12.2021 tarihli ... sayılı nüshasında davalının "... Mah. ... Cad. No: ..." adresinde faaliyet göstermeye başladığının belirtildiği, kaçak tespitine konu adresin ise "... Mah. ... Blv. Cad. No: ..." olduğu, dolayısıyla davalının işyeri nakli ile faaliyetine devam ettiğini beyan ettiği adresle kaçak tespitine konu adresin aynı olmadığı anlaşılmakla; kaçak tespitine konu adresle davalının faaliyette olduğu adresin farklı olduğu, Yönetmeliğin ilgili maddelerinde kaçak tespitinin doğru bulgu ve belgelere dayandırılması gerektiği hüküm altına alınmış olup, bu itibarla dava konusu 24.02.2022 tarihli kaçak elektrik kullanımı tespiti, sözleşmesiz elektrik kullanımı yapılması tespitine dayandırılmasına rağmen kaçak tespitine konu sayacın 30.11.2021 tarihinde kurulumunun yapılması sözleşmesiz elektrik kullanımı olmayabileceği, elde edilen bulgulara göre kaçak tespitine konu adresin yanındaki başka bir binada faaliyette olduğu anlaşılan ve üzerinde adres bilgisi olmayan bir abonelik sözleşmesi de sunan davalının 24.02.2022 tarihli tutanaktan sorumlu tutulamayacağı bilirkişi raporu ile de sabit olup, bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2022/ ... sayılı dosyasından arabulucuya 3.120,00-TL tarife bedeli üzerinden serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilmiş, her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın reddine karar verildiği gözetilerek; davacı aleyhine arabuluculuk ücretine hükmedilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Şartları oluşmadığından davacı aleyhine kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcının, peşin yatırılan 349,90-TL mahsubu ile eksik kalan 265,50-TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 28.971,21-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından bu dava sebebiyle yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından bu dava sebebi ile yapılan 89,60-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 15/01/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza