T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/6 Esas
KARAR NO:2025/275
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:03/01/2024
KARAR TARİHİ:21/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirketin davalı şirketten olan toplamda 111.025,52 TL tutarındaki ticari alacağını tahsil amacıyla .... İcra Dairesi'nin ... E. Numaralı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borçlu tarafından 03.08.2023 tarihli Borca İtiraz dilekçesi ile "Yetkili Temsilcisi olduğu, ... ... Limited Şirketinin icra takibinde belirtilen bir borcu bulunmadığı gerekçesiyle borca itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, bunun üzerine tarafınca İstanbul Arabuluculuk Bürosunun 2023/... numaralı dosyasında zorunlu dava şartı olan arabulucuğa başvurulduğunu, arabuluculuk dosyasında davalı yan ile anlaşma sağlanamadığından işbu davayı açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, davalı ile davacı müvekkil şirket arasında internet tabanlı pazarlama teknolojilerine(insider uygulamaları) ilişkin abonelik sözleşmesi bulunmakta olup davalı şirket sözleşme bedelini ödemediğini, davacı müvekkili ... ... ... A.Ş. müşterilerine internet sitelerine veya mobil uygulamalarına kampanya veya promosyon uygulamalarında kullanabileceği bulut tabanlı teknolojileri entegre ederek, müşterilerine entegre ettiği ürünlere ilişkin panel kullanım hizmeti sağladığını, davalı ...'ne ait ... alan adlı internet sitesinde de bu hizmetin sağlanması hususunda 01.02.2022 tarihli Insider Abonelik Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirket ve davalı şirket arasında imzalanan işbu Insider Uygulamaları Abonelik Sözleşmesinin 01.02.2022 tarihinden itibaren 12 (oniki) ay geçerli olacak şekilde imzalandığını, iş bu abonelik sözleşmesi ve eki mahiyetindeki sipariş formu uyarınca, davalı yan müvekkil şirketten aldığı hizmet karşılığı aylık KDV Hariç 7400 TL, KDV Dahil 8732 TL ödemeyi, Abonelik Sözleşmesi 'nin 7.3. Maddesi uyarınca da gecikme zammı olarak aylık fatura bedelinin 2 'si oranında faiz ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, ancak davalı şirketin, müvekkili şirket tarafından sözleşme uyarınca düzenlenen 05.03.2022 tarih ... sayılı, 28.05.2022 tarih ... sayılı, 27.06.2022 tarih ... sayılı ve 02.09.2022 tarih ... sayılı faturalara istinaden toplam 87.320,00-TL borcu mevcut olup davalı şirket işbu borca İlişkin olarak 10.10.2022 tarihinde 10.000,00-TL kısmi ödeme gerçekleştirdiğini, bunun üzerine davalı yana .... Noterliği'nin 03.11.2022 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi(EK 2 - 03.11.2022 tarihli İhtarname) ile işbu faturalara ilişkin bakiye 77.320,00 TL tutarındaki borcun ödenme: in 7 gün süre verildiğini, ancak davalı borçlu ile yapılan tüm şifahi görüşmelere karşın borç ödenmeyerek temerrüte düşüldüğünden cebri icra yoluna başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, İİK'nın 67/2 maddesi uyarınca "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Eldeki davada da davalı borçlu şirket tarafından borcun kaynağı bilinmesine ve arada hizmet ilişkisi kapsamında abonelik sözleşmesi bulunmasına rağmen "alacaklı görünen şahsa herhangi bir borcum yoktur" gerekçesiyle icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğinden ilgili madde hükmü uyarınca yüzde yirmiden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı , ... Ticaret Anonim Şirketi ile müvekkili davalı , ... arasında , abonelik başlangıç tarihi 01.02.2022 tarihi , abonelik sona erme tarihi 01.02.2023 tarihleri arasını kapsayan , ınsider abonelik sözleşmesi imzalandığını, davacı şirket ile müvekkili davalı arasındaki bu sözleşmeye istinaden , davacı tarafça, sözleşmedeki yükümlülükleri tam olarak yerine getirilmediğini, davacı tarafın , müvekkili davalı tarafa sağlamayı üstlendiğini, ınsider ürünleri , müvekkilim davalı şirketin kullandığı internet sitesine, mobil uygulaması ve sosyal medya hesaplarına/kanallarına tam olarak entegre edilemediğini ve davacı şirketin, müvekkili davalı şirkete sunduğu ara yüz aracılığıyla, speedy market mobil uygulamasından, hiçbir pazarlama faaliyeti gerçekleşmediğini, yani bu sorun nedeniyle müvekkilim davalı , hiçbir müşteri ile etkileşime/iletişime giremediğini ve speedy market mobil uygulaması üzerinden , sipariş alarak , satış yapamadığını, ticari bir faaliyette bulunamadığını, sözleşmeden beklediği ticari faydayı, davacı şirketin, sözleşmede üstlendiği yükümlülükleri tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle, sağlayamadığını, müvekkili davalı şirketin, hizmetten faydalanamadığını, bu konunun sorumluluğunun, müvekkili şirket üzerinde bırakılmasının hukuken doğru olmadığını, kaldı ki, cevap dilekçesine eklediği şirket çalışanları, temsilcilerinin birbirleri arasındaki mail yazışmalarında da davacı tarafın ikrar ettiği gibi müvekkil şirketin davacı şirketin hizmetinden faydalanamamasına rağmen iyiniyetli olarak 2022 yılı Ekim ayında 10.000 TL'lik bir ödemede bulunduğunu, müvekkili şirketin, belirttiği nedenlerle sözleşmeyi 6.3. maddesi uyarınca, davacı şirketin müvekkilinin davalı şirkete sunduğu ara yüz aracılığıyla, speedy market mobil uygulamasından, hiçbir pazarlama faaliyeti gerçekleşmediğini yani bu sorun nedeniyle müvekkili davalının hiçbir müşteri ile etkileşime/iletişime girememesi nedeniyle, speedy market mobil uygulaması üzerinden sipariş alarak satış yapamadığını, ticari bir faaliyette bulunamadığını, sözleşmeden beklediği ticari faydayı davacı şirketin sözleşmede üstlendiği yükümlülükleri tam olarak yerine getirmemesi nedeniyle sağlayamadığını ve nihayetinde haklı nedenlerle sözleşmenin 9.4. Maddesine uygun olarak fesih iradesini gösterdiğini ve davalı şirkete bildirdiğini, haksız açılan iş bu davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraftan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 13/11/2024 tarihinde Mali Müşavir, Nitelikli Hesaplama Uzmanı ve Bilgisayar Yüksek Mühendisi bilirkişisi vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
Yine aynı Mahkememizce 28/03/2025 tarihinde Bilgisayar Yüksek Mühendisi bilirkişisi vasıtasıyla rapor aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki 01/02/2022 tarihli Insider Abonelik Sözleşmesi uyarınca sözleşme bedelinin tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takibe yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip talebinde 5 farklı fatura sebebiyle alacak talebinde bulunulduğu, ancak takip talebine 4 adet faturanın sunulduğu; mahkememizde açılan itirazın iptali davasında da sadece 4 adet faturanın ibraz edildiği görülmüştür.
Dava konusu alacak, taraflar arasındaki insider abonelik sözleşmesinden doğmaktadır. Bu sözleşmeye göre davacı alacaklı, davalı tarafa internet sitesi, mobil uygulama ve sosyal medya üzerinden arayüz aracılığıyla ürün kullanımı hizmeti sunma işini yüklenmiştir. Davalı taraf, arayüzleri kullanamadığını, herhangi bir sipariş almadığını ve kullanılamayan sistem sebebiyle borcunun bulunmadığını savunmuştur. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, sözleşmeyi davalının 29/09/2022 tarihli mail ile feshettiği anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme konusu hizmetin sunulup sunulmadığına ilişkin alınan teknik bilirkişi raporuna göre, davacının sorumluluğunu yerine getirdiği, arayüzlerin kullanılamamasının davalının sorumluluğunda olduğu tespit edilmiştir. Yapılan bu teknik tespit sonucu, davalının kendi kusuru ile kullanamadığı sistem sebebiyle davacının ücrete hak kazanamayacağının savunulamayacağı, aynı şekilde davalının kurulan sistem ile beklediği sipariş ve ticari kazancı elde edememesinin davacının ücret hakkını etkilemeyeceği kanaatine varılmıştır. Tarafların ticari defterleri mali müşavir bilirkişi aracılığıyla incelenmiş ve davacının ticari defterlerinden 4 adet fatura toplamı 87.320 TL’nin kayıtlı olduğu, davalının yaptığı 10.000 TL ödeme sonrası 77.320 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiği, sistemin kullanılamamasında davalının kendi kusurunun bulunduğu, davacının ücrete hak kazandığı kanaatine varılmış ve davacının 4 adet fatura sebebiyle davalının yaptığı ödemenin mahsubuyla toplamda 77.320 TL alacaklı olduğu, davacının sözleşmeye göre aylık %2 faiz talep edebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
-.... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında 90.640,22 TL’lik kısmının iptaline; takibin 77.320,00 TL asıl alacak ve 13.320,22 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 90.640,22 TL üzerinden, asıl alacağa aylık %2 faiz işletilmek suretiyle devamına,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-18.128,05 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 6.191,63-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.340,91-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.850,72-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 1.340,91-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.768,51TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 18.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 90,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 18.090,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 14.768,51-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 20.385,30-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranları dikkate alınarak, 572,84 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2.547,168 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
9-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı için miktar itibariyle KESİN, davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/04/2025
Katip ...
Hakim ...