T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/64 Esas
KARAR NO: 2024/584
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 30/01/2024
KARAR TARİHİ: 30/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/Borçlu "... Tic. Ltd. Şti. hakkında, cari hesap kaynaklı alacağa ilişkin olarak 25.12.2023 tarihinde, .... İcra Müdürlüğünün 2023/... E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. 02.01.2024 tarihinde borçlu tarafından itiraz edilmesi sonucu takip durdurulduğunu, davalı/borçlu tarafından haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptalini ve müvekkilinin alacağına kavuşmasını sağlamak amacıyla işbu itirazın iptali davasını açma zaruretimiz hasıl olduğunu, Her iki taraf da tacirdir ve ticari ilişkilerinden kaynaklı olarak borçlu hakkında icra takibi başlatıldığını, ilgili cari hesap hareketleri ve taraflara ait sair ticari kayıtlar incelendiğinde bu durumun açıkça görüleceğini, başlatmış olduğu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edilmesi sonucu, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuşsa da görüşmeler neticesinde olumlu bir sonuç alınamadığını, anlaşma zeminine varılamadığını, müvekkilinin ve davalı/borçlunun ticari kayıtları incelendiğinde aralarında ticari ilişkinin mevcut olduğu ve müvekkilinin 28.049,95 TL tutarında muaccel bir alacağının olduğunu, herhangi bir ödemenin yapılmadığı gibi davalı/borçlu tarafından, tarafımızca başlatılan icra takibine de itiraz edilerek müvekkilimizin alacağına kavuşmasının engellenmeye çalışıldığının görüleceğini bildirip, başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptalini, kötü niyetli borçlu aleyhine karar verilmesini, %40'tan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
... İcra Dairesine müzekkere yazılarak 2023/... sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 02/08/2024 tarihinde mali müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmıştır.
GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Takibe konu alacak, taraflar arasındaki açık hesap ilişkisi uyarınca davacı alacaklının faturaya dayalı alacağıdır. Davalı borçlu taraf, usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için usulüne uygun olarak ihtarat yapılmıştır. Davacı taraf defterlerini ibraz etmiş ve alanında uzman bilirkişi tarafından kayıtlar incelenmiştir. Davalı taraf ise, defterlerinin vergi müdürlüğünde incelemede olduğunu beyan etmiş; mahkememizce hangi müdürlükte olduğu sorulmuş ve tasdik edici belge sunulması talep edildiğinde davalı tarafından beyan sunulmamıştır. Davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarının sunulamamasına ilişkin herhangi bir belgeye dayanmayan ve açıklayıcı bir bilgi sunulmayan mazereti mahkememizce kabul edilmemiş ve davalının ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmekten kaçındığı sonucuna varılmıştır.
Alanında uzman bilirkişi tarafından hazırlanmış, denetime elverişli, usul ve yasaya uygun 02/08/2024 tarihli bilirkişi raporuna göre; davacının ticari defter ve kayıtlarında davacı tarafından düzenlenen 3 adet fatura sebebiyle yapılan ödemenin tenzili ile davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 28.049,95 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Takip talebinin ve ödeme emrinin, davacının ticari kayıtlarına uygun olarak hazırlandığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle; taraflar arasındaki açık hesap ilişkisine göre, davacının davalıdan 28.049,95 TL alacaklı olduğu, davalı borçlunun takipte yaptığı itirazın yerinde olmadığı, davacının takip tarihinden itibaren ticari avans faizi talep edebileceği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın faturaya dayanması ve ticari kayıtlar ile tasdik edilmiş olması gözetilerek likit olduğu anlaşıldığından alacağın %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne,
-.... İcra Müdürlüğü’nün 2023/... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline; takibin 28.049,95 TL asıl alacak üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte devamına,
2-5.609,99 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.916,09-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 479,03-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.437,06-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 479,03-TL Peşin/nisbi Harcı, 5.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 280,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.186,63TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7- Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2024
Katip ...
Hakim ...