T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/642 Esas
KARAR NO:2025/675
DAVA:Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin)
DAVA TARİHİ:05/11/2024
KARAR TARİHİ:09/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Ortaklıktan Çıkma Veya Çıkarılmaya İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'ın, .... Noteri ... Yevmiye Numaralı Devir Sözleşmesi ile ...'den almış olduğu 1666 adet pay ve .... Noteri ... Yevmiye Numaralı Devir Sözleşmesi ile ... ...'ten almış olduğu 1667 pay ile 19.06.2023 tarihinden bu yana davalı ...'nin ortağı olduğunu, müvekkilinin, ortaklığın başladığı tarihten bugüne kadar şirketin iş ve işleyişiyle ilgili diğer ortaktan bilgi alamadığı gibi, şirkette kar dağıtımının yapılmağını, müvekkiline şirket bilançolarının gösterilmediğini, şirketin oldukça kötü yönetildini, ayrıca ortakların haklarını kullanabilmelerine imkan da tanınmadığını, ayrıca müvekkilinin, şirketin sicilde kayıtlı gösterilen adreslerde faaliyette olmadığını tespit ettiğini, davacı müvekkilinin şirket ortaklarına ulaşamadığını, şirketin kanun gereği yapılması gereken toplantılarının yapılamadıığını, bu nedenle müvekkilinin, ...K. gereğince haklı sebeplerle şirketin ortaklığından ayrılmak istemediğini, davalı şirketin, faaliyet konusundan uzaklaştığını, sürekli zarar ettiğini, malvarlığının israf edildiğini, hakkında icra takipleri açıldığını, bu durum müvekkilinin aile birliğini tehdit eder konuma geldiğini,ayrıca; limited şirketin faaliyetini tamamen durduğunun, tekraren şirketin ticaret sicilde kayıtlı adresinde olmadığı müvekkili tarafından bizzat tespit edildiğini, ortaklar arasındaki güven ilişkisinin sona erdiği ve sürekli güvensizlik ortamı oluştuğunu, diğer ortakların kendi kusurlarından kaynaklı şirketin kuruluş gayesinin gerçekleşmesinde hukuki ve ekonomik imkansızlık meydana getirdiğini, şirketin devamlı olarak zarar ettiğini ve kar sağlayamamakta olduğundan; müvekkil şirket yönetiminde yolsuzluklar yapıldığı kanaatinin güçlendiğini, müvekkilinin diğer ortaklara hiçbir şekilde ulaşamadığını, ortakların kendilerine düşen asli görevleri ve borçları hiçbir şekilde yerine getirmediğini, müvekkilin şirket ortaklığını devam ettirmesinde hiçbir hukuki ya da ticari durum bulunmadığını beyan ederek Türk Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca müvekkilinin haklı sebeplerle şirket ortaklığından çıkarılmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı tarafa TK 35' maddesine göre usulüne uygun tebligatın yapıldığı, davalı tarafından davaya cevap verilmediği ve duruşmalara katılım sağlanmadığı görülmüştür.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, cevabi yazılar, alınan bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan yazıya yanıt verildiği, ... 'nin sicil bilgilerinin gönderildiği görülmüştür.
... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne yazılan yazıya yanıt verildiği, ... 'nin 2023 yılları kurum geçici vergi beyannamelerinin gönderildiği görülmüştür.
13/02/2025 tarihli celsede davacının, davalı şirket ortaklığından çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında rapor tanzim edilmek üzere dosyanın bilirkişi heyetine tevdine karar verildiği, Mali Müşavir ... ile Prof. Dr. ... tarafından düzenlenen bilirkişi heyeti raporunda neticeten;
6. SONUÇ VE KANAAT:
1-Davalı şirketin kuruluşunun 08.02.2023 tarihinde tescil edildiği, dava dosyasında mevcut olan 19.06.2023 tarihli devir sözleşmelerinin 12.08.2023 tarihinde tescil edildiği ve TTSG”' nin 14.08.2023 tarih ... sayılı nüshasında yayınlandığı, hisse devrinden sonra davacının aksi karar alınıncaya kadar şirketi münferiden temsile yetkili olduğu, davacının dışında şirketi dava dışı ...'ün de şirketi münferiden temsile yetkili oldukları, hisse devirlerinin genel kurul toplantı ve müzakere defterine kayıt edildiği,
2-... Vergi Dairesi Müdürlüğünün 14.05.2023 tarih ... nolu yazısında “ödevli kurumun Dairemizde 08/02/2023 tarihinden itibaren mükellefiyet kaydının başladığı ve 2023-2024 yıll: kurumlar vergisi beyannameli 14/05/2025 tarihi itibariyle verilmediği ü olup, internet ortamında verilen 2023 yılı Kurum Geçici Vergi Beyannamelerinin yazımız ekinde sunulduğu,”
3-Dava dilekçesi ve eklerinin davalı şirkete tebliğ edilemediği, 29.11.2024 tarihinde T.K 35” e göre muhatabın kapısına yapıştırılarak tebliğ edildiğinden, ayrıca vergi dairesi yazısından da 2023 yılı 4.dönem geçici vergi beyannamesi ve 2023 yılı kurumlar vergisi beyannamesi de verilmediğinden 30.09.2023 tarihinden sonra ticari faaliyeti olmadığı, nitekim şirketin gayri faal olduğunun vergi dairesi yazısından da anlaşıldığı,
4-Mali inceleme ile ulaşılan tespitler çerçevesinde, limited şirket ortaklarının şirketin kamu borçlarından sorumluluğu ve prim ödeme yükümlülüğü ile davacı ortağın müdür sıfatı sebebiyle taşıdığı sorumluluk durumları gözetildiğinde davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunduğu,
5-Davalı şirketin ortakları ve müdürleri arasında bir iletişim olmadığı, zorunlu genel kurul ve müdürler kurulu toplantılarının yıllardan beri yapılamadığı, davacının şirket hisselerini devraldığının 14.08.2023 tarihli 10892 sayılı TTSG'de tescil ve ilan edilmesinden sonra, şirketin herhangi bir hususu tescil ve ilan ettirmemiş olduğu, 2023 yılı 3. Dönem KV beyannamesinden sonra ara dönem ve yıllık beyannamelerin verilmemiş olduğu, dava dilekçesinin normal usullerle şirket merkezine tebliğ edilememiş olduğu hususları davalı şirketin gayri faal olduğuna işaret ettiği değerlendirilerek, davacının şirketten haklı sebeple çıkma koşullarının oluştuğu..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkşi heyeti raporu taraflara ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Davacı vekilince 30/06/2025 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı beyanda bulunulmuştur.
Taraflar arasındaki ihtilaf; davacının, davalı şirket ortaklığından çıkma koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizce alanında uzman bilirkişi heyetinden alınan rapor içeriğine objektif, bilimsel verilere dayanması nedeniyle aynen itibar olunmuştur.
Dava konusu talep, limited şirket ortaklığından haklı nedenle çıkmaya ilişkindir.
TTK.m.638/2'ye göre limited şirketlerde “Her ortak, haklı sebeplerin varlığında şirketten çıkmasına karar verilmesi için dava açabilir”.
Davaya konu şirketin sicil dosyasının incelenmesinde; davacının şirkette 3.333 adet pay ve 83.325/50.000 oranında sermaye sahibi olduğu, şirketi münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu, hisse oranının % 17 olması sebebiyle şirket genel kurulunda çoğunluk oluşturacak ve fesih kararı alabilecek nitelik, miktar ve oranda pay sahibi olmadığı anlaşılmaktadır. Mali inceleme sonuçlarına göre, davalı şirketin 2023 yılından itibaren vergi beyannamelerini vermediği, sicilde kayıtlı adresinde faaliyet göstermediği, esasen bir ticari faaliyetine de rastlanmadığı tespit edildiğinden davacının eldeki haklı sebeple çıkma davasını açmakta hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. Ayrıca şirket ortakları arasında bir iletişim olmadığı, zorunlu genel kurul ve müdürler kurulu toplantılarının yıllardan beri yapılamadığı, davacının pay devrine ilişkin hisse devrinin 14.08.2023 tarihli 10892 sayılı TTSG'de tescil ve ilan edilmesinden sonra, şirketin herhangi bir hususu tescil ve ilan ettirmemiş olduğu, 2023 yılı 3. Dönem KV beyannamesinden sonra ara dönem ve yıllık beyannamelerin verilmemiş olduğu, davalı şirketin gayri faal olduğu anlaşıldığından davacının şirketten haklı sebeple çıkma koşullarının mevcut olduğu kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
Davacı şirketten çıkma talep etmiş ise de çıkma payı/ayrılma akçesi talep etmemiş olduğundan buna yönelik hesaplama yapılmamıştır.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının davasının kabulü ile; davacının davalı şirket ortaklığından TTK md. 636/3 uyarınca haklı nedenle çıkmasına İZİN VERİLMESİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcından peşin harç olarak yatırılan 427,60.-TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 187,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 427,60.-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 24.000,00.-TL, 824,50.-TL Tebligat Posta ve diğer masraflar, 60,80.-TL vekalet harcı, 427,60.-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 25.312,90.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı ( e duruşma sistemi üzerinden) davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/10/2025
Başkan ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Üye ...
¸e-imzalıdır
Katip ...
¸e-imzalıdır