T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/654 Esas
KARAR NO : 2025/134
DAVA : Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/11/2024
KARAR TARİHİ : 03/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınır Kira Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... ile müvekkil şirket ... arasında araç kirlama sözleşmesi ile kurulmuş ticari ilişki mevcut olduğunu, müvekkili şirket çalışanları için davalıdan araçlar kiraladığını, davalı ile yapılan anlaşma gereğince davalı kestiği faturalarını ... sistemi ile tahsil edebildiğini, yani bir ödeme talimatı çerçevesinde banka tarafından faturalar otomatik olarak davalının talebi ile tahsil edilebildiğini, yani müvekkil ödemek istemese de davalı banka teminatı kapsamında faturasını tahsil edebilme garantisi altında olduğunu, davalıdan kiralanan araçlardan ... plakalı ...Marka aracı kullanan şirket çalışanlarımızdan ... bir kazaya karıştığını, söz konusu kazada müvekkili şirket çalışanı ...’a atfedilecek hiçbir kusur söz konusu olmadığını, kaza neticesinde müvekkili şirket çalışanı... ambulans ile hastaneye kaldırılmış olup ilgili trafik ekiplerince alkol muayenesi yapılmadığını, müvekkilinin veya çalışanının ambulans ile hastaneye intikal ederken kendisine alkol muayenesi yapılmasını talep etmesi de düşünülemeyeceğini, müvekkili şirketin tüm kaza tutanaklarını ve olayı ticari ilişki içerisinde olduğu ... şirketine bildirdiğini, ... şirketi aracın sigortalı olduğunu ve kaza olması durumunda alkol testi olmaz ise sigortanın ödeme yapmayacağını söyleyerek tarafından araçta oluşan zarar olan 306.343,42 TL talep ettiğini, müvekkili şirket ise öncelikle kazada hiçbir kusurunun olmadığını, kaza sırasında ambulans ile hastaneye intikal eden çalışanından, idari bir işlem yapılmasını talep etmesini istemenin makul olmadığını, kaldı ki polisin test yapıp yapmamasına bizim zorlamaya yetkisinin olmadığını bildirdiğini,
davalının ısrarları sebebi ile müvekkili çalışanı Seyhan Kızılçam'ın idari işlemi eksik yapan polis memuru hakkında dahi şikayette bulunduğunu ve bu durumun davalıya da bildirildiğini, müvekkili şirket tarafından davalıya haksız ve hukuka aykırı bir şekilde düzenlenmiş fatura ve hakkın kötüye kullanılması sebebi ile ödenen 306.343,42 TL’nin ödeme gününden itibaren işleyecek Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Reeskont avans faiz oranı işletilecek faizi ile birlikte tahsili ile müvekkili şirkete verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşme gereği davacı üstüne düşen görevleri yerine getirmemiştir. zarardan müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, taraflarca imzalanmış sözleşme incelendiğinde açıkça görüleceğini, herhangi bir kaza halinde kiracının kiralayana sunması gereken belgeler açıkça belirtildiğini, madde 11.4/c'de belirtildiği üzere; hasar karakol tutanağı, trafik kaza tespit tutanağı, veya bilirkişi raporu ile yapılacaksa; ehliyet ve ruhsat fotokopisi, alkol raporu, ilgili raporun aslı ile birlikte en geç 48 saat içerisinde teslim edileceğini, davacının, kaza gerçekleştikten sonra bildirimde bulunmasının akabinde gerekli belgeleri sunması için 48 saati olduğu halde işbu belgeleri temin etmemiş ve kiralayan davalı şirkete ibraz etmediğini, işbu sözleşme ile hüküm altına alınan ve kiracı tarafından izlenmesi gereken adımların açıkça yazılı olduğu hususları bilmediğinden bahisle kiracı, sözleşmeye ilişkin üzerine düşen borcu ifa etmemesini haklı göstermeye çalıştığını, davacı tarafından sözleşme ile üzerine düşen borç yerine getirilmemişken müvekkil şirketten oluşan zararı karşılamasını beklemesi abesle iştigal olduğunu, ayrıca sözleşmenin 11.1. maddesinde de belirtildiği üzere; araçların herhangi bir kazaya karışması durumunda, meydana gelen zararın sigorta poliçelerinden tazmininin temini için, kanunen yapılması gereken işlemlerin eksiksiz yapılması sorumluluğunun kiracıya ait olduğunu, aksi halde sigorta tarafından karşılanmayan her türlü hasar ve zarar bedeli kiracı tarafından ödeneceğini, bu husus da kiracı tarafından bilindiğini, alkol raporu bulunmadığı takdirde, sigorta genel şartlarını ihtiva etmeyen kaza tutanakları dolayısıyla ödeme alınamadığını, müvekkilinin şirketin fatura sistemini kötüye kullandığına ilişkin iddiaların kabulü mümkün olmadığını, sonuç itibariyle; sözleşme ile hüküm altına alınan ve kaza halinde sunulması gereken belgeleri açıkça bilen davacı, sözleşme gereği üzerine düşen borcu gereği gibi yerine getirmediğini, huzurdaki hukuki dayanaktan yoksun ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... CBS'ye müzekkere yazılarak, ... soruşturma sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden bir örneğinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki araç kiralama sözleşmesi uyarınca ödenen fatura bedelinin iadesi istemine ilişkindir.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin ... Esas ve ...Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Somut olayda taraflar arasındaki sözleşme araç kiralamasına dayanmaktadır. Sözleşme, araç kiralama dışında başka bir edim içermemektedir. Kira sözleşmesinde kiracının borçlarından biri de kiralananın korunmasında ve kullanılmasında gereken dikkat ve özenin gösterilmesidir. Meydana gelen trafik kazası sonucu davalının uğradığı zararın tahsili amacıyla düzenlediği ve davacı tarafından ödenen fatura da kira sözleşmesinde davacı kiracının yükümlülüklerine aykırı davranıp davranmadığı noktasında toplanmaktadır. Dolayısıyla uyuşmazlığın taraflar arasındaki kira sözleşmesi ve kira hukuku hükümlerine göre çözülmesi gerekir. Kira hukukundan kaynaklanan davalar da HMK md. 4/1-a uyarınca sulh hukuk mahkemelerinin görev alanı içindedir.
Açıklanan sebeplerle dava konusu uyuşmazlığın kira sözleşmesine ve kira hukukuna dayanması sebebiyle mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulen REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,
2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2025
Katip
Hakim
¸