T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/691 Esas
KARAR NO :2025/298
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/11/2024
KARAR TARİHİ:29/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkilinin ... firmasında çalıştığını, işi gereği motor kuryelik yaptığını, işbu çalışmaları esnasında motorunu satmak zorunda kaldığını ve motorunu satarken de firmada sistemini pasif olarak düzelttiğini, geçen bir haftada tekrar motor aldığı için sistemini tekrar açtığını ve iş almaya devam edeceğini düşündüğünü, bu esnada yeni aldığı motorunun arıza yapması üzerine ofisteki yetkililere bu durumu izah ettiğini ve arızanın tamirinin uzun süreceğini ilettiğini, müvekkilinin bilgisi dahilinde olmadan Cuma günü saat 17:00'dan itibaren müvekkilinin sistemdeki hesabının kapandığını, hafta sonu olmasından dolayı ofisteki yetkililere ulaşamadığını ve yetkili kimsenin müvekkilinin hesabının kapanacağına dair bir bilgilendirmede bulunmadığnı, müvekkilinin bilgi dahilinde olmayan işbu habersiz kapatma durumunun da müvekkili ile evveliyatı olan müvekkiline uygulanan mobinge dayandığını, müvekkilinin kuryelik yaptığı dönemde sehven kırmızı ışıkta geçmesi üzerine firma yetkililerinin bu işin üstünü bir şekilde kapattıklarını, bunu öğrenen müvekkilinin " bir ceza almam gerekiyorsa ceza kesilsin, sizin yaptığınız etik değil." şeklinde konuştuğunu ve bu konuşmanın üzerine yine 14 gün hesabını kapattıklarını, ardından müvekkiline "yine böyle bir şey yaşarsan hesabını tamamen kapatırız." şeklinde tehdide varan uyarılarda bulunduklarını, müvekkilinin l davalı firma ile çalışmaya başlarken sipariş mesafesinin üç buçuk kilometreyi geçmeyeceğine ilişkin bir akit imzaladığını, daha sonra bu durumun on kilometre ve daha üstü mesafelere kadar yükseltildiğini, ayrı olarak da yağmurlu havalarda sipariş götürmeme hakkı olduğu halde firma tarafından eğer siparişe gidilmezse sistemden bir buçuk saatini kapanır ve iş yapamazsını şeklinde mobinglere uğradığını, Firmada düzenlenen bazı yarışmalarda kazananlara ( Örnek olarak Şampiyonlar Ligi) motor, ... telefon vb hediyeler verileceğini söylemiş ise de de kime ne verildiği açık bile değilken müvekkilinin çalışma mecburiyeti olduğundan devam ettiğini, Gelen sipariş atamalarının manuel şekilde yapıldığı bazı kimselere diğerlerine oranla çok daha fazla iş geldiği bazılarının ise çok az sipariş götürdüğünün şirkete iletildiğini, müvekkilinin işbu haksızlığı ortaya çıkarması üzerine de sürekli mobbinge maruz kaldığını, Sürekli kırmızı ışıkta geçtin deyip hesabını 14 gün boyunca kapatma müvekkiline daha az sipariş atama ve en nihayetinde haksız yere sisteminin tamamen kapatılmasından kaynaklı olan mağduriyetlerinin tamamının giderilmesini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu, öncelikle dava tarafın sözleşmeye aykırı olarak müvekkilini uzak mesafelere gönderme ve daha az iş vererek müvekkilini yıldırmaya çalıştığını, müvekkilinin sisteminin haksız kapatılmasından dolayı uğradığı zararların tazmini gerektiğini, zarar miktarının şu aşamada taraflarınca belirlenmesinin mümkün olmadığından bilirkişi incelemesinden sonra eksik harcın tamamlanacağını, şimdilik 10.000,00-TL alacağın müvekkiline alacak tarihinden itibaren faiziyle ödenmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmakta olduğunu davacının mobinge uğradığı iddialarının hiç bir surette gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki davacının sadece müvekkili şirketle çalışmak gibi bir zorunluluğu bulunmadığından ve istediğinde müvekkili şirket ile çalışmayı sonlandırarak ya da çalışmaya devam ederken diğer işlerde de çalışabildiğini, müvekkili şirketin taşımacılık alanında taşıma işleri organizatörü olarak ve taşıma işleri organizatörü belgesiyle ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, mobil uygulama üzerinden ilgili yerlerdeki mağazalarda satılan ürünlerin anlık teslimat işlemlerine aracılık eden şirketin bu faaliyetlerini kurye hizmeti veren serbest meslek erbapları olan kuryeler ile kurduğu ticari ilişkiye binaen sürdürdüğünü, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının çok sayıda sözleşmeye aykırı faaliyette bulunduğunu, bu aykırılıkların müvekkili şirketin faaliyetlerinin ve tüketici siparişlerinin aksamasına yol açtığını, davacı kuryenin çeşitli firmalara hizmet verebileceğinin açıkça kurye sözleşmesinde belirtildiği, bu durumda dikkate alınarak ticari ilişki kapsamında herhangi bir mobingten söz edilemeyeceğini, davacının sair tüm iddialarının da gerçek dışı olduğunu, davacının kurye sözleşmesine pek çok aykırı davranışta bulunduğunu, bunların müvekkili şirket faaliyetlerini aksatır ve tüketicilerin mağduriyetine yol açar nitelikte olduğunu, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Şişli Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılarak Davacı ...' ın -TC: ... Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
...Ticaret Odası'na müzekkere yazılarak Davacı ...' ın -TC: ... Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Davacı ...' ın -TC: ... Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
GEREKÇE:
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı)
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulen REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,
2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.29/04/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır