T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/693 Esas
KARAR NO :2025/635
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:22/11/2024
KARAR TARİHİ:30/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğu, müvekkili şirket sahibi bulunduğu internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, mal ve hizmetler satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulmakta ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış gerçekleştirdiğini, böylece üçüncü kişi tacirlere de ... adlı internet sitesi üzerinden tüketicilerle bir araya gelmeleri adına hizmet verdiğini, müvekkili şirket sürdürmekte olduğu elektronik ticaret faaliyeti kapsamında pek çok tedarikçi/satıcı ile çalışmakta ve “...” adı verilen birçok satıcıya karşılıklı olarak imzalanan “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” hükümleri gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, müşterilerin ... internet sitesindeki üyelik hesaplarından oluşturulan siparişler, “...” adı verilen satıcılar tarafından mesafeli satım sözleşmeleri gereği müşterilere teslim edilmek üzere kargo aracılığıyla gönderilmektedir. Müşterilerden gelen ödemelerde ilgili satıcı firma hesaplarına müvekkil şirket aracılığı ile ödendiğini, söz konusu müşterilerden Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat kapsamında ayıp, cayma hakkı vb. kaynaklanan iade talepleri iade sürecinde direkt sistem üyesi satıcının hesabına onay için gelmekte olup, üye satıcının müşterilerden gelen iade talebini onaylaması üzerine, Müvekkil Şirket müşterilere bedelleri müşterilere iade edilecek şekilde sistem üzerinden gerçekleştirildiğini, yasal iade sürecinde müşterilere yapılan iade miktarları ilgili satıcıdan tahsil edilmek üzere fatura düzenlenerek her bir satıcının cari hesabına işlendiğini, davalı ile müvekkili şirket arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedildiğini, müvekkili şirket anılı sözleşme gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, davalı, müvekkili şirkete ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden ... unvanı altında satış gerçekleştirdiğini, davalıya ait firma müvekkili şirkete borçlu olduğundan tarafına yönelik icra takibinin başlatıldığını, her ne kadar davalı tarafından borca itiraz edilmiş ise de yukarıda izah edildiği üzere davalının Müvekkili Şirket’e faiz ve masraflar hariç 23.999,76-TL borcu bulunduğu hususu ticari defter, muhasabe kayıtları, cari hesap dökümü ve ticari belgelerin incelenmesinin gerektiğini, davanın ikame edildiği bu tarihe kadar müvekkili şirkete davalı tarafından herhangi bir ödemenin yapılmadığını, tüm bu açıklanan nedenler ile, davalı tarafından T.C. .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeni ile takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı asilin cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ... Hiz. Tic. A.Ş. www. ... adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olarak alacaklı olduklarını, benim ile davacı Şirket arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedilmiş olduğunu Müvekkili Şirket anılı sözleşme gereği AVM'de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle ... internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık etmekte olduğunu, Davalı, Müvekkil Şirkete ait olan ... alan adlı internet sitesi üzerinden ... unvanı altında satış gerçekleştirmiş olduğum iddiası ile bana ait Firmanın, Müvekkil Şirket'e borçlu olduğundan tarafıma yönelik icra takibi başlatıldığını, davacı şirket tarafından icra takibine konu söz konusu bedellerin tahsili amacıyla aleyhine T.C .... İcra Dairesi ... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, tarafına gönderilen ödeme emrine alacaklı görünen tarafa borcum olmadığı için kanuni süresi içerisinde itiraz ettiğini, davacı taraf ile süregelen ticari ilişkisi boyunca cari hesap ekstresinde de yer alan ve farklı tarihlerde düzenlenen ürün iadeleri, fatura, hizmet bedelleri, kargı ve sair bedellere ilişkin toplam 23.999,76-TL cari hesabına kaydedilmiştir. iddiası ile benden alacaklı olduğunu, kendilerinin ticari defter, muhasebe kayıtları, cari hesap dökümü ve ticari belgelerin incelenmesi ile alacaklı olduklarını iddia etmeleri tek taraflı olarak düzenlemiş oldukları belgelerle mağdur etme çabasında olduklarını, borca itiraz dilekçesi verirken aynı tarihte bu konuda ... Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtası ile ... Cumhuriyet Başsavcılığına dolandırıcılık suçunun varlığından bahisle şikayet dilekçesi verdiğini, şikayet dilekçesinden bu güne kadar herhangi bir netice alamadığını, %91 görme engelli olduğunu, kimseye borcunun bulunmadığını, borcun olmasını gerektirecek ticari faaliyetinin de bulunmadığını, ... de bir İşyeri adresi belirtilerek 552 984 3935 notu cep telefonu kuflanılarak işlem yapıldığını, bu iş yeri ile de hiçbir alakasının olmadığını, internet üzerinden de alış veriş yapmadığını, bu nedenle borca itiraz ettiğini, tüm bu açıklanan nedenler ile, haksız ve kötü niyetli olarak açılmış bulunan davanın reddine, davacı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu anlaşıldı.
Şahinbey Vergi Dairesi'ne müzekkere yazılmasına, davalı hakkında tacir araştırması yapılmasına karar verilmiş olup, yazı cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
.... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı)
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,
3- 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır