T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/776 Esas
KARAR NO:2025/862
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:27/12/2024
KARAR TARİHİ:28/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra takibi ile müvekkil aleyhine ihtiyati haciz kararına istinaden icra takibi başlatıldığını, icra takibine dayanak olan 780.000 TL bedelli, 10.08.2024 vade tarihli ... lehine verilen çek 4-5 defa ciro edilmiş ve karşılıksız çıkması sebebiyle müvekkili ve dava dışı 5 borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı alındıktan sonra icra işlemlerine başlandığını, .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. Sayılı icra takibinde müvekkilinin 4 adet aracına, tüm banka hesaplarına ve taşınmazlarına haciz konulduğunu, müvekkilinin ... Bankasındalinin 4 adet aracına, tüm banka hesaplarına ve taşınmazlarına haciz konulduğunu, müvekkilinin ... Bankasındaki 368.739,78 TL'lik bakiyesine haciz konulduğunu ve 23.12.2024 tarihinde hesabındaki para icra dosyasına aktarıldığını, 25.12.2024 tarihinde ise icra dosyasına yatırılan para alacaklıya (davalıya) ödendiğini, icra takibine konu çekin arka yüzünde müvekkiline atfen atılan cironun müvekkiline ait olmadığını, müvekkili adına atılan imzanın ve yazının sahte olduğunu, müvekkilinin söz konusu çekle hiç bir ilgisi bulunmadığını, müvekkilinin alacaklı ve diğer borçlularla herhangi bir alışverişi bulunmadığını, çekin arka yüzünde müvekkilinin ismi, T.C kimlik numarası ve imzası atılmak suretiyle resmi belgede sahtecilik suçu işlendiğini, konuyla ilgili suç duyurusunda bulunma hazırlıklarının devam ettiğini, müvekkilinin; hiç bir şekilde çeki almadığını ve başkasına cirolamadığını, çekteki yazı ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin söz konusu borçtan sorumlu olmadığını, müvekkilinin davalıya ve dava dışı kişilere borcu bulunmadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla; öncelikle dava sonuçlanıncaya kadar banka teminat mektubu karşılığında .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı icra takibinin durdurulmasına karar verilmesini, müvekkilinin araçlarına, banka hesaplarına ve taşınmazlarına konulan hacizlerin ve yakalama kararının kaldırılmasına karar verilmesini, davanın kabulüne karar verilmesini, müvekkilinin .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı icra dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini, takibin müvekkili yönünden iptaline karar verilmesini, müvekkilinin banka hesabından çekilen 368.739,78 TL'nin işleyecek ticari faizi ile birlikte istirdatı ile, müvekkiline iadesine karar verilmesini, davalının asıl alacağın % 20′ sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle derdestlik itirazında bulunduğunu beyan ettiğini, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça .... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası üzerinden dava konusu çekte mevcut bulunan imzaya itiraz edildiğini, huzurunda görülmekte olan davada da esas itibari ile davacı tarafça imzanın kendisine ait olmadığından bahisle menfi tespit talepli olarak müvekkili firmaya karşı işbu davanın yöneltildiğini, dolayısıyla taraflar arasında görülmekte olan her iki davada da dava konusu olan 10/08/2024 günlü ... Seri No lu 780.000,00 TL bedelli çekte yer alan imzaya itiraz uyuşmazlık konusu yapıldığını, müvekkili firma ile dava konusu çekte cirosu bulunan dava dışı borçlu ... isimli kişi arasında yapılan ticaretler neticesinde müvekkili firma tarafından faturalar kesildiğini ve dava dışı borçlu ... isimli kişi tarafından ödemeler çek vasıtası ile gerçekleştirildiğini, dolayısıyla davanın kabulü anlamına gelmemekle beraber müvekkili firmanın dava konusu çeki başkaca kişilerin cirosu ile elde etmesi ve dolayısıyla imzanın dava konusu çekte cirosu bulunan davacı borçluya ait olup olmadığı hususunda bilgi sahibi olmaması sebebiyle işbu davanın açılmasına sebebiyet vermediğinin kabulünün gerektiğini, zira müvekkilinin, dava konusu çekte cirosu bulunan borçlu tarafından imzalanması sırasında yer almadığını, dolayısıyla davanın kabulü halinde dahi davanın açılmasına sebebiyet vermeyen müvekkili hakkında HMK 312/2 gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini, bir diğer husus ise her ne kadar davacı tarafça takip çıkışı olarak 934.193,42 TL gösterilmiş ise de tarafınca açılan dava konusu icra takibinde davacı tarafın 853.853,42 TL bedel üzerinden sorumlu tutulduğunu, zira dava konusu çek ile alakalı her bir borçlu(ciranta) açısından ayrı ayrı icra takibi başlatılamayacağı ve usul ekonomisi ilkesine de ayrıca aykırı olacağı sebebi ile çek tazminatı ve çek komisyonuna ilişkin alacak kalemlerinin yalnızca çek düzenleyen borçludan tahsili talebi açıkça belirtildiğini bildirip, talep etmiş olduğu tüm delillerin celbi ile haksız ve kötüniyetli olarak açılan davanın reddine karar verilmesini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesini, %10'dan aşağı olmamak üzere para cezası ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Dairesinin 2024/... esas sayılı dosyasının ve takibe konu çek aslının fiziki olarak mahkememize gönderilmesinin istenilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... 34. Noterliğine müzekkere yazılarak, İmza incelemesine esas olmak üzere, Noterliğinizce düzenlenen 23 /01/2024 tarihli ... Yevmiye numaralı taşınmaz alım vekaletnamesi aslı, 12/04/2023 Tarihli ... yevmiye numaralı avukat vekaletnamesi aslı, 08/03/2022 Tarihli ... yevmiye numaralı araç satış vekaletnamesi asıllarının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
.... Noterliğine müzekkere yazılarak, İmza incelemesine esas olmak üzere, Noterliğinizce düzenlenen 01/02/2019 Tarihli ... yevmiye numaralı araç satış vekaletnamesi aslı, 27 /02 /2018 Tarihli ... yevmiye numaralı vekaletnamesi aslı, 11/11/2016 tarihli ... yevmiye numaralı taşınmaz alım vekaletnamesi asıllarının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
İlgili birimlere müzekkere yazılarak, İmza incelemesine esas olmak üzere Mahkememiz davacısı ... ( T.C.:... )'ın 10/08/2024 tarihine en yakın ıslak imza asıllarının fiziki olarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... ( T.C.:... )'a yılı 2024 yılı BA- BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz dava dışı ... (T.C.: ... )'e ait yılı 2024 yılı BA- BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz dava dışı ... (T.C...)'a ait yılı 2024 yılı BA- BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 24/07/2025 tarihinde grafoloji uzmanı bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, davalı alacaklının başlattığı takip dosyasında dayanak senetteki imzanın inkârına dayalı olarak borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.
Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.
Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
Dava konusu icra takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır. Takip çeke dayanmakta olup, davalı alacaklı halim, davacı borçlu ciranta konumundadır. Takip çıkışı 934.193,42 TL olmakla, davalı alacaklı davacıdan çek tazminatı ve komisyonu hariç 853.853,42 TL talep etmiştir. Takip aşamasında 24/12/2024 tarihinde davacının banka hesabından 368.739,78 TL icra dosyasına ödeme yapılmış ve bu ödeme alacaklıya verilmiştir. Hacizlerin kaldırılması adına davacı tarafından 02/01/2025 tarihinde yapılan 873.365,00 TL’lik ödeme ise tedbir kararı gereği alacaklıya verilmemiştir.
Davacı menfi tespit iddiasını imza inkârına dayandırmıştır. İmza incelemesi için davacının örnek imzaları toplanmış ve alanında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. 24/07/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre, takibe dayanak senedin arka yüzünde davacı adına atılmış ciranta imzasının davacının ile ürünü olmadığı tespit edilmiştir. Raporun usul ve yasaya uygun, denetime elverişli olduğu görülmüş ve hükme esas alınmasına karar verilmiştir.
Davacı ile diğer cirantalar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı mahkememizce araştırılmıştır. Bu hususta davacının tacir olmadığı ve ticari defter tutmadığı anlaşılmıştır. Davacının ve davacıdan önceki ve sonraki cirantaların BA-BS formları celp edilmiştir. Senedin miktarı itibariyle BA-BS formu düzenlenmesi zorunlu olduğu mahkememizce gözetilmiştir. Bu kapsamda incelenen BA-BS formlarında davacı ile diğer cirantalar arasında ticari bir ilişki bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının takip dayanağı senede dayalı ticari bir ilişkisinin bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, takip dayanağı senetteki imzanın davacıya ait olmaması ve davacının diğer cirantalarla ticari bir ilişkisinin bulunmaması sebebiyle davacının davalıya borçlu olmadığına karar verilmiştir. Banka hesabından icra dosyasına ödenen bedelin istirdadına karar verilmiş, bedele ödeme tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir. Hamil olan davalının çeki davacıdan almadığı ve bu sebeple imzaların sıhhatini kontrol etme yükümlülüğü bulunmadığından, davalının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu da ispatlanamadığından davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı takipte 853.853,42 TL’den sorumlu tutulmasına rağmen takip çıkış miktarı olan 934.193,42 TL üzerinden davasını açtığı için sorumlu olmadığı kısım yönünden menfi tespit talep etmekte hukukî yararı bulunmadığından aradaki fark yönünden davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
2-Davacının .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine,
3-İcra dosyasında yapılan 368.739,78 TL’nin istirdadı ile 368.739,78 TL’nin ödeme tarihi olan 24/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
5-Dava değeri ile takipte davacının sorumlu tutar arasındaki 80.340,00 TL yönünden davanın hukukî yarar yokluğu sebebiyle usulden reddine,
6-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 58.326,73-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 16.658,19-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 41.668,54-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan; 427,60-TL Başvuru Harcı, 16.658,19-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 17.085,79TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 7.500,00-TL Bilirkişi ücreti, 452,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.952,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 7.268,59-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 134.078,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranları dikkate alınarak, 3.290,40 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 309,60 TL'sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
12-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2025
Katip ...
Hakim ...