T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/88 Esas
KARAR NO : 2025/106
DAVA : Alacak (İnanç Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/02/2024
KARAR TARİHİ : 19/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisi ...'ın 07/02/2019 tarihinde vefat ettiğini, geriye mirasçı olarak müvekkilinin haricinde kardeşleri ... ve ...'ın kaldığını, müvekkilinin müşterek murisin terekesinde 1/3 miras payına sahip olduğunu, miras bırakanın eşinin (müvekkilin babası) vefatı sonrası o tarihte mevcut iki çocuğu olan davacı müvekkili ve abisi ...'a babalarının çalıştığı firma olan ...'dan maaş bağlandığını, miras bırakan (anne) eşinin kardeşi ile evlendirilmiş ve bu evlilikten davalılardan ... doğmuş olduğunu, ...'ın doğumu sonrası murisin ikinci eşi evi terk ettiğinden muris, davacı müvekkil ve ... ile (...'in evlenmesine kadar) birlikte yaşamış olduklarını, davacı müvekkilinin ... almakta olduğu maaşı ve dul yetim maaşı yanında çalışarak aldığı ücretle evi geçindirdiklerini, muris baştan beri vefat edene kadar davacı müvekkili ile yaşadığını, murisin tedavi dahil tüm giderleri ile bakım ve gözetiminin davacı ... tarafından ikame edildiğini, davalılardan kardeşi ... 8 aylıktan 24-25 yaşına kadar her türlü maddi ve manevi desteği verdiğini, ... için salon tutup nişanını yaptığını ve bütün düğün masraflarını karşıladığını, 40 cumhuriyet altını borç vererek ticari taksi almalarını sağladığını, davalıya 20.000.-USD. ve 15.000.-TL borç para verdiğini ve her yıl tatillere götürdüğünü, müşterek muris annenin yaklaşık 14 yıl boyunca Parkinson, son 10 yılında Alzheimer tedavisi ile ilgili aylık yaklaşık 450-500 TL ilaç vs. masrafı davacı müvekkilince karşılandığını, annenin vefatı sonrasında ise davacı müvekkilince karşılanarak 350.000-500.000.-TL. arasında rayiç değeri olan ulus mezarlığında mezar yeri aldığını, davacı müvekkili dava konusu şirketi ( ...Tic. Ltd. Şti.) kurarken o tarihte kuruluş için zorunlu olarak iki ortağa ihtiyaç duyulduğundan, kendi şirketinde formalite gereği, sonra kendisine iade edilmek üzere miras bırakan annesine 945 ortaklık payı verdiğini, şirketin kuruluş tarihi olan 05.02.1997 tarihinde yürürlükte olan TTK bu durumu doğrulamaya yeteceğini, eski TTK'ya göre, limited şirket kurulabilmesi için en az iki kurucunun olması gerekirken, Yeni TTK ile bu sayının bire indirildiğini, muris anne ilgili şirketteki bu hisseleri şirket kurulabilsin diye formalite gereği iade etmek üzere üzerine aldığını, bu hisseler için herhangi bir para ödemediğini, hisseleri iade edemeden de vefat ettiğini beyanla; ...Tic. Ltd. Şti.'deki davalılara ait toplam 1/30 hisse üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına, davaya konu edilen hisselerin gerçek değerinin saptanmasına ve eksik harcın tamamlanmasına, davalılar üzerinde bulunan toplam 1/30 hissenin iptali ile davacı müvekkil adına tesciline, davaya konu hissenin tescili mümkün değilse; terdiden söz konusu hisselerin gerçek değerinin güncel değeri üzerinden tespit edilerek bu değer üzerinden bilirkişinin belirleyeceği güncel satış bedelinin hesaplanmasından sonra harcı tamamlanmak suretiyle fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere HMK'nın 107. maddesi gereği şimdilik 150 TL tazminatın 07.02.2019 olan murisin ölüm tarihinden itibaren işleyecek olan ticari faiz oranı ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu ... Tic. Ltd. Şti 30/1/1997 tarihinde kurulduğunu, şirketin kurulduğu tarihte kanunen en az iki ortak aranmaktaysa da 2012 Temmuz ayında bu durum değiştiğini, müteveffanın 2019 yılında vefat ettiğini, aradan geçen 7 yılda hisse devri yapılmadığını, muris ...'a hisse verildiğine ilişkin bu durumu kanıtlar tek bir resmi evrak dahi düzenlenmediğini, inanç sözleşmesine ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde, ... tarihli ve... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın dikkate alınacağını belirtildiğini, davacı tarafından dosyaya sunulmuş tarafların imzasını taşıyan yazılı bir belge olmadığı gibi "delil başlangıcı" sayılabilecek herhangi bir belgede dosyaya sunulmadığını beyanla; davanın reddine, 20.03.2024 tarihli ... Ltd. Şti.'nin... hissesine ihtiyati tedbir şerhi işlenmesi kararının itirazlar doğrultusunda kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen şirket hisselerinin, inançlı işlem nedeniyle müvekkili murisine devredildiği iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı tarafın inançlı işlem sözleşmesini tanık delili ile ispatı mümkün olmadığını, ...tarih ve ... sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında inançlı işlemlerin ancak yazılı delil ile ispatlanabileceğinin belirtildiğini, limited şirket hisse devrine ilişkin olduğundan resmi şekil şartına tabi olup, noterden düzenlenmiş bir inançlı işlem sözleşmesi olmadığı sürece huzurdaki davanın dinlenmesi mümkün olmadığını beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Mirasçılık belgesi örneği, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü müzekkere cevabının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verildiği, teminatın yatırıldığı, kararın bir örneğinin İTO'ya gönderildiği görülmüştür.
Mahkememizin 15/05/2024 tarihli celsesinin 7 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde bilirkişi heyeti marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 31/10/2024 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"Davacı tarafından hisselerin inançlı işlem gereği murise bırakıldığına ilişkin somut bir delil sunulmadığı, Türk Ticaret Kanunu 2012 Temmuz ayında değişerek limited şirkette en az iki ortak bulunması zorunluluğu ortadan kalkmasına rağmen murisin vefat ettiği 2019 yılına kadar aradan geçen 7 yılda hisse devri yapılmadığı, tam aksine muris ...’ın 07.02.2019 tarihinde vefatı nedeniyle şirkette bulunan 100 adet hisseye karşılık 2.500,00 TL miktarındaki hisseler 01.03.2019 tarihli ... 38. Noterliğinden düzenlenen mirasçılık belgesi ile 833,33 TL’si ... ve 833,34 TL’si ...’a intikal ettiği, davacının kendisine intikal eden 33,34 TL hisse için ... 2. Noterliği ... tarih ve ... Yevmiye numaralı Feragatname ile 16,67’sinin ..., 16,67 TL’sinin ... lehine feragat ettiği anlaşılmaktadır. Bütün bu hususlar dikkate alındığında, davacının dava konusu hisselerin inançlı işlemle ortak muris olan ..’a verildiği yönündeki iddianın ispata muhtaç olduğu" yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; davalılara miras yolu ile intikal eden hisselerin inançlı işlem sebebiyle iptal edilerek davacıya tescili, olmadığı takdirde terdiden hisselerin gerçek değerinin güncel değeri tespit edilerek davalılardan tahsili talebine ilişkindir.
... Şirketi'nin 05.02.1997 tarihinde ... (%95) ve ... (%5) tarafından kurulmuş olduğu, Ortak ...'ın 07.02.2019 tarihinde vefatı nedeniyle şirkette bulunan 100 adet hisseye karşılık 2.500,00 TL miktarındaki hisselerin 01.03.2019 tarihli ... 38. Noterliğinden düzenlenen mirasçılık belgesi ile 833,33 TL'si ... ve 833,34 TL'si ...'a intikal ettiği, ... kendisine intikal eden 33,34 TL hisse için ... 2. Noterliği ... tarih ve ... Yevmiye numaralı Feragatname ile 16,67'sinin ..., 16,67 TL'sinin ... lehine feragat ettiği,
Mirasçıların şirkete ortak olma ve yeni hisse durumlarının;
Şirketin Sermayesinin — 50.000,000 TL olduğu,
... 48.300,00 TL (%96,60)
... 850,00 TL (%1,70)
... 850,00 TL (% 1,70) olduğu,
Şirketin son adresinin; ... ve şirket yetkilisinin 06.09.2027 tarihine kadar ... olduğu görülmüştür.
İnançlı işlem, inananın (itimat edenin) bir hakkını belirli bir süre veya amaçla inanılana geçirmeyi, inanılanın da inananın emir ve talimatlarına göre kullanıp amaç gerçekleşince veya süre dolunca hakkı tekrar inanana devretmeyi yüklendiği sözleşmeler olarak tanımlanabilir (..., İnançlı İşlem ve Muvazaa Davaları, Ankara 2004,5. 25). Yargısal kararlarda ise inançlı sözleşme, inanılan tarafın elde ettiği hakkı, taraflarca güdülen amaç sona erdikten veya belirli bir süre geçtikten sonra inanana veya üçüncü kişiye devretme taahhüdünü içeren bir anlaşma olarak tarif edilmiştir (HGK, 13.5.1992 gün ve ... E, ... K).
İnançlı sözleşme ile inanan (itimat eden) bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana (mutemede) devretmekte, borçlandırıcı bir sözleşme ile de inanılan kişinin hak ve yetkilerini sınırlandırmaktır. İnanılan hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca tekrar hakkı inanana iade etmeyi yükümlenmektedir.
İspat kuralına ilişkin TMK. m. 6 hükmüne göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür”. HMK. m. 190/1 hükmüne göre: “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vaktaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir”. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Anılan kural uyarınca davacının, sahip olduğu hisselerin inançlı işlemle devredilmiş olduğunu geçerli yazılı delillerle ispat etmesi gerektiği açıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu da vermiş olduğu bir kararda, inançlı işlemin yazılı delillerle kesin olarak kanıtlanması gerektiğini belirtmiştir (YHGK'nın E. ..., K. ..., 12.11.2014 tarihli kararı).
Mahkememizce yapılan yargılama, dosya kapsamında mevcut deliller ve yapılan açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde, somut olayda davacı taraf, davaya konu bedelsiz olarak ve şirket kurmak için annesine verilen %5 ortaklık payının kendisine devredilmeden vefatı üzerine muris anneden miras yolu ile davalılara devrolan ... Şirketi'nde davalılar ... ve ...'a ait toplam 1/30 hissenin iptali ile adına tescilini talep edilmiş olup; davacı tarafından hisselerin inançlı işlem gereği murise bırakıldığı iddia edilmiş ise de buna ilişkin dosya kapsamında somut bir delil sunulmadığı, Türk Ticaret Kanunu 2012 Temmuz ayında değişerek limited şirkette en az iki ortak bulunması zorunluluğu ortadan kalkmasına rağmen murisin vefat ettiği 2019 yılına kadar aradan geçen 7 yılda hisse devri yapılmadığı, tam aksine muris ...’ın 07.02.2019 tarihinde vefatı nedeniyle şirkette bulunan100 adet hisseye karşılık 2.500,00 TL miktarındaki hisselerin 01.03.2019 tarihli ... 38. Noterliğinden düzenlenen mirasçılık belgesi ile 833,33 TL’sinin ...'a ve 833,34 TL’sinin ...’a intikal ettiği, davacının kendisine intikal eden 33,34 TL hisse için ... 2. Noterliği ... tarih ve ... Yevmiye numaralı Feragatnamesi ile 16,67’sinin ..., 16,67 TL’sinin ... lehine feragat ettiğinin anlaşıldığı, davacının dava konusu hisselerin inançlı işlemle ortak muris olan ...’a verildiğine ilişkin iddiasını... tarih ve ... sayılı İçtihadi Birleştirme Kararı ve HMK 200. maddesi gereğince yazılı belge ile ispatlaması gerektiği halde, bu ispat kuralının gereğinin yerine getirilmediği, dosyadaki tüm delillere göre muvazaa iddiasının yazılı belge ile ispatlanamadığı, taraflar yakın akraba olsalar dahi davanın niteliği gereği tanık dinlenemeyeceği anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar)
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-DAVANIN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'den mahsup edilerek eksik kalan 187,80 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı ... ve davalı ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden yürürlükte olan AAÜT 7. maddesi gereğince 150,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... tarafından bu dava sebebiyle yapılan 60,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
6-Davalı ... tarafından bu dava sebebiyle yapılan 60,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı ... vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/02/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza