T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/101 Esas
KARAR NO:2025/477
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ:11/02/2025
KARAR TARİHİ:01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, ... Mahallesi, ... Sokak, ... Sokak kesişimi Büyükçekmece/İstanbul adresinde 25.01.2024 tarihinde davalılardan... tarafından yürütelen iş kapsamında, taşeron firma ... İnşaat Elektrik Sanayi ve Ticaret A. Ş.'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkilimize ait tesisler hasara uğradığını, hasar tespitine ilişkin olarak müvekkili şirketin yetkililerince tutulan tutanaklar ve belgelerin tümünü dilekçe eklerinde sunduklarını, bu zarara ilişkin olarak taraflarına .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. sayılı dosyası üzerinden borçlulara ödeme emri gönderilmiş ve ödeme emri borçlulara tebliğ olduğunu, borçlular tarafından ödeme emrine itiraz edilerek takibin durduğunu, davalılar her ne kadar haksız fiilden, zarardan, borçtan ve kusurundan haberdar olsa da borcunu ödemeye yanaşmamış hem de icra takibine itiraz ederek kötü niyetlerini sürdürdüklerini, davalı taraflarca yapılan kazı çalışması esnasında müvekkile ait yer altı şebekeleri, davalıların ekiplerinin ve işçilerinin kusuru sonucu zarar gördüğünü, davalı... ile diğer davalı arasında imzalanan sözlesme hükümleri uyarınca tbk'nın 66. maddesi anlamında adam çalıstıran ilişki olduğunu, davalıların ekiplerinin ve işçilerinin müsebbibi olduğu zarardan sorumlu olduğunu, davalı...'nin taşere ettiği iş kapsamında sorumluluğu devam ettiğini, ... işçilerin ve ekiplerin kendi bünyesinde bulunan çalışanlar olmadığı gerekçesiyle sorumluluktan kaçamayacaklarını, Müvekkilinin altyapı ağında meydana gelen zararın yapılan kazı çalışması dışında bir sebepten kaynaklanması hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davalıların ekiplerinin ve işçilerinin yürüttüğü kazı çalışması yapılırken kullanılan kepçenin dışarıdan bir müdahale ile müvekkilinin kablo ve sair yapıya zarar verdiğini, müvekkili şirketçe hasarın bir an önce giderilmesi, müşterilerinin mağdur olmaması adına hasarı ivedi bir şekilde onararak zararı minimuma indirmeye çalıştığını, ancak davalılar müvekkilinini iyi niyetini suistimal ederek ödeme yapmadıklarını, müvekkilinin zararı gerek hasar tespit tutanakları gerekse faturalar ve diğer belgelerle sabit olduğunu, borcun miktarı konusunda bir tereddütün bulunmadığını, tüm bu açıklanan nedenler ile, davanın kabulüne, Davalıların .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. Sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptaline ve takibin devamına, %20´den aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin davalılar üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, söz konusu hasardan idarelerinin sorumlu olmadığını, dava dilekçesinde davacı vekilinin de açıkça ifade ettiği üzere dava konusu hasara diğer davalı ... İnş. Elekt. San. Ve Tic. A.Ş firmasının sebep olduğunu, davayı kabul etmediklerini ve tüm hukuki, teknik ve fiili sebepleri ile birlikte işbu dilekçe ile açıkladıklarını, ayrıca usule ilişkin tüm itirazlarını, söz konusu hasarın tarihi itibariyle ileride doğabilecek bir ihtilaf halinde ihtiyaten zaman aşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının bulunduğunu, Yargı yolu yönünden davanın güncel Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarına göre İdare Mahkemesinde açılmasının gerektiğini, esasa ilişkin itiraz haklarının saklı kalmak kaydıyla hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, hasar tarihi konusunda herhangi bir ihtilaf bulunması halinde işbu davanın zaman aşımı ve hak düşürücü sürede açılmamış olmasından dolayı usul hukukuna göre reddine karar verilmesini, müvekkili idare...' ye işbu davada husumet yöneltemeyeceğini, dava ve hukuki menfaat şartının bulunmadığını, davacı tarafça açılan dava hukuki mesnetten yoksun olduğu, eğer mevcut ise söz konusu zarara idarenin neden olmadığını, zarar ile idarelerinin eylem ve işlemleri arasında illiyet bağının bulunmadığını, davacının davasının usul hukuku ilkelerine göre reddedilmesi gerektiğini, davacı davasını hasar iddiasına dayandırmakta ise de tazmini istenen zarar miktarı ve tazmin bedelinin dayandırılmış olduğu deliller tek taraflı delil olduğu, ayrıca davacı fotoğraf ve sair deliller sunmuş ise de bu delillerin olayla bağlantısı henüz ispat edemediğini, bu nedenle davacı davasını ispat edecek nitelikte bilgi ve belgeyi sunmadığını, davacı zarara uğradığı iddiasını, dava dosyasına sunmuş olduğu deliller ile ispat edemediğini, davacının zarara uğradığı iddiasını ve buna ilişkin yaptığı masraf ve ödeme var ise bunları ispat etmesi gerektiği idarenin bu hasardan sorumluluğunu da ispat etmesi gerektiği, idarelerinin söz konusu hasardan sorumlu olmadığını, dava konusu yerde müvekkili idare elemanlarınca değil, idare yüklenicileri ... İnş. Elekt. San. Ve Tic. A.Ş firması tarafından yapılan kazı çalışması sırasında hasar meydana geldiğini, idare ile yüklenici firma arasında bağıtlanan ve taraflar ile üçüncü şahısları bağlayıcı olan "eser sözleşmesi ile İnşaat İşleri Teknik Şartnamesi, İdari Şartname, Yapım işleri Genel Şartnamesi ve Kanalizasyon Özel Teknik Şartnamesi " sinin ilgili hükümleri uyarınca; Müteahhit firma, yaptığı işlerle ilgili olarak ortaya çıkabilecek her türlü kaza, hasar, zarar ve ziyandan sorumlu olacağı hükmü yer aldığını, dolayısıyla işbu davada husumetin müvekkili idareye de yöneltilmesinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olup müvekkili idare açısından davanın husumet yönünden reddinin gerektiği, tüm bu açıklanan nedenler ile davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İnşaat Elektrik Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacı yanın iddia etmiş olduğu zararın ortaya çıkması kendi kusurundan kaynaklandığını, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi... Genel Müdürlüğü tarafından ihaleye çıkarılan Avrupa Bölgesi 5.kısım Müteferrik Atıksu,Yağmursuyu Kanalı ve Dere Islahı İnşaatı işi Müvekkili şirket uhdesinde kaldığını, müvekkili şirket uhdesinde bulunan işi sözleşmesinde yer alanşartlara uygun olarak yürüttüğünü, müvekkili şirket çalışmalarına başlamadan önce davalı... tarafından kendisine verilen çalışma ruhsatında yer alan alt yapısı bulunan kurumlar ile görüşerek çalışmalarına başladığını, müvekkili şirket uhdesinde olan işi idarenin görüşü ile yürütmekte olduğundan, idarenin vermiş olduğu bilgilere istinaden çalışmalarını gerçekleştirdiğini, davacı yanın altyapı tesislerinin, projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenmediği ihtimalinin yüksek olduğundan davacı yanın davacı yanın projelerinin yapı tekniğine uygunluğunun incelenmesi gerektiğini, neticeten müvekkili şirket davalı...'nin çalışma ruhsatına istinaden çalışmalarını yürüttüğünü, dava konusu olay müvekkili şirketin kusurundan oluşmadığı, kusur-zarar-illiyet bağı şartlarının bir arada bulunmadığından bahisle hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini, ayrıca dava konusu olayın incelenmesi sırasında davacının müterafik kusur durumunun da araştırılması gerektiği, yani hasar iddiasına konu davacıya ait altyapı tesislerinin projesine ve yapı tekniğine uygun bir biçimde döşenip döşenmediği araştırılarak, gerekirse projelerinin de getirtilerek yerinde inceleme yapılmak suretiyle araştırılmasının gerektiğini, ancak bu husus açıklığa kavuştuktan sonra hakkaniyete uygun bir sonuca varılabilmesinin mümkün olacağını, davacı vekili dilekçesinde olayın ardından mahallinde hasar tesbit tutanağı düzenlendiğini beyan ettiğini, düzenlenen hasar tesbit tutanağı tek taraflı olarak hazırlanmış olup, kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, yine davacı vekilinin T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli avanslara uyguladığı faiz oranına göre işlem yapılmasını talep talep ettiklerini, bunun da kabul edilmesinin mümkün olmadığını, zira dava hasar alacağından kaynaklanan maddi tazminat davası olduğunu, bu tür davalarda yasanın ön gördüğü faizin yasal faiz olduğunu, yine bu bir kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın hükmedilmesini talep ettiği tazminata olay tarihinden itibaren faiz istemesi hukuka aykırı olduğu müvekkili idarenin davacıya kesinleşmiş bir borcunun bulunmadığını, dolayısıyla müvekkilinin temerrütü söz konusu olmadığından ancak dava tarihinden sonrası için faiz isteyebileceğini, ayrıca bu bir kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın hasar bedeli olarak istediği meblağ da fahiş olup bu meblağa itiraz ettiklerini, davacı yan hasar gördüğünü iddia ettiği alt yapıyı yeniden yaptırırken sadece hasar gören yeri değil bütün alt yapıyı değiştirerek bütün alt yapının yapım bedelini müvekkilinden tahsil etmeye çalıştığını, Mahkemece hasar bedelinin bilirkişilerce yeniden belirlenmesini, davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması sebebi ile reddine, mahkeme giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
.... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... E. Sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Büyükçekmece İlçe Belediye Başkanlığı'na ve İBB'ye müzekkere yazılarak, ilgili adreste alt yapı kazı ruhsatının olup olmadığının araştırılmasının istenilmiş, yazı cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun .... İcra Müdürlüğü' nün 2024/... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali talebi ilişkin olduğu görülmüştür.
Davacının tazminat talebi niteliği itibariyle haksız fiil sorumluluğuna dayanmaktadır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
Davacı, husumeti...’ye yöneltmiştir. ... yönünden yapılan incelemede, davalının hukuki konumu itibariyle yargı yolunun caiz olup olmadığı mahkememizce araştırılmıştır. HMK md. 114’te dava şartları düzenlenmiştir. Bu maddenin birinci fıkrasının b bendi “yargı yolunun caiz olması” şeklindedir. Dava şartları yargılamanın her aşamasında mahkeme tarafından kendiliğinden özetilmesi gereken unsurlardır. Bunlardan birinin eksik olması halinde davanın usulden reddine karar verilir.
Somut olayda davalı taraf... olup, ... kamu tüzel kişiliğini haiz bir kuruluştur. ...’nin kamu hizmeti görürken vermiş olduğu zararlar hizmet kusuru kapsamında değerlendirilmektedir. Hizmet kusuruna ilişkin açılacak tam yargı davalarında ise idari yargı yoluna gidilmesi gerekir. Bu hususta Uyuşmazlık Mahkemesi tarafından verilen 05/02/2024 tarihli 2023/545 E. ve 2024/40 K. sayılı ilamda “17. Yukarıda anılan mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca, kamu tüzel kişiliğini haiz ... (...) hizmet kusurundan kaynaklanan zararın ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu edilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır.
Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunmaktadır.
Bu durumda, davalı idarenin hizmet kusuru nedeniyle verdiği ileri sürülen zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın, idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.” şeklinde karar verilmiştir. Somut olayda da yapılan kazı çalışmasının alt yapı sisteminin onarımına ilişkin, davalı idarenin görmekte olduğu kamu hizmetine ilişkin olduğu ve hizmet kusuru olarak nitelendirilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Bu sebeple hizmet kusuruna ilişkin idari yargıda dava açılması gerekirken adli yargıda dava açılmasında HMK md. 114/1-b uyarınca yargı yolu caiz olmadığından davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın idari yargı yolu caiz olduğundan HMK Madde 114/1-b ve 115/2 uyarınca dava şartı yokluğundan REDDİNE,
2-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır