T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/110 Esas
KARAR NO:2025/799
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:11/02/2025
KARAR TARİHİ:18/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 6001 Sayılı Kanunu'nun 30. maddesi 5. fıkrasında “4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin on katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir” düzenlemesinin bulunduğunu, ancak 25.05.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7144 sayılı Kanunu'nun 18ç maddesi ile “on katı tutarında” ibaresi “dört katı tutarında” olarak “(5) 4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir.” şeklinde değiştirildiğini, bununla birlikte yine 7144 sayılı Kanun’un 19. maddesi ile 6001 sayılı Kanuna eklenen Geçici Madde 3. uyarınca “Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce otoyollar ile erişme kontrolünün uygulandığı karayolları için belirlenen geçiş ücretlerini ödemeden yapılmış olan geçişlerde araç sahiplerine bu Kanunun 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca tahakkuk ettirilen ancak bu maddenin yürürlük tarihi itibarıyla tahsilatı yapılmamış olan para cezaları hakkında bu Kanunun 30 uncu maddesinde yer alan oranlar uygulanır.” düzenlemesi ile tamamı tahsil edilen alacaklar bakımından işbu değişikliğin uygulanmayacağının da ayrıca belirtildiğini, sonuç olarak davalı-borçlu aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasında asıl alacağın; bahse konu yasa gereği asıl alacak içinde yer alan geçiş ücretine ek ceza 4 katı olarak uygulandığını, davalı-borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibinde müvekkil şirketin talep ettiği asıl alacağın içinde yer alan gecikme cezaları 7144 sayılı Kanunu'nun 18. maddesi ile 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğü'nün hizmetleri hakkında Kanunu'nun 30. maddesinin 5. fıkrasında yapılan değişiklik nedeniyle 4 katı ceza uygulandığını, dolayısıyla da harca esas değer yasaya uygun olduğunu, ... ve... (“Otoyol”)’nun işletmesi davacı müvekkil şirket tarafından yürütüldüğünü, davalı-borçluya ait ... plakalı araçlar ile 12.01.2018 - 30.01.2023 tarihleri arasında ücret ödenmeksizin ihlalli geçişler yapıldığını, geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerine, 6001 Sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Hizmetleri Hakkında Kanun’un 30. maddesinin 7. Fıkrası gereğince, ihlalli geçiş tarihinden itibaren on beş günlük süre içerisinde geçiş bedellerini cezasız olarak ödeyebilme imkânı verildiğini, ancak işbu davaya konu ihlalli geçiş ücretlerinin anılan süre içerisinde ödenmediğinin tespit edildiğini, müvekkil tarafından davalı-borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası ile ödenmeyen geçiş ücretleri ve geçiş ücretlerine 6001 Sayılı Kanunun 30/5 maddesi uyarınca tahakkuk ettirilen geçiş ücretinin 4 katı tutarındaki gecikme cezası alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını ve davalı-borçluya ödeme emrinin tebliğ edildiğini, ancak davalı-borçlunun, borcun tamamına itiraz ettiğini ve söz konusu takibin durduğunu, davalı-borçlunun itirazları zaman kazanma amacı ile haksız ve kötüniyetle olarak yapıldığından işbu davayı açtıklarını, İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca icra inkar tazminatı şartlarının oluştuğunu, davalı-borçlu aleyhine alacak ile birlikte en az %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirterek, davanın kabulü ile davalı-borçlunun ... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı-borçlunun İİK'nın 67/2.maddesi uyarınca takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dilekçeler teatisi aşaması tamamlanmadan dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin usule aykırı olduğu, dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğ edilmeden bilirkişi raporu düzenlenmiş olmasının hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiği, dava dilekçesinin tebliğ tarihinin 01/10/2025 olduğu, buna karşın bilirkişi raporunun 23/05/2025 tarihinde tanzim edildiği belirtilerek, bu durumun hem mahkemece hem de bilirkişilerce dikkate alınmadığı, davacı tarafça müvekkili şirkete ait araçların ihlalli geçiş yapmadığı, tüm araçlarda OGS/HGS aboneliği bulunduğu ve geçiş bedellerinin sistem tarafından otomatik olarak tahsil edildiği, dosyaya sunulan geçiş listeleri incelendiğinde, iddia edilen tarihlerde araçların ya ilgili güzergâhlarda bulunmadığı ya da geçişlerin ücretli olarak gerçekleştiği, Bilirkişi raporunun yalnızca davacı kurumun tek taraflı kayıtlarına dayandığı, müvekkil şirket kayıtlarının ve HGS/OGS sistem verilerinin incelenmediği, ayrıca davacı tarafça hangi aracın hangi tarihte, hangi gişeden ve hangi sebeple ihlalli geçiş yaptığına ilişkin somut ve denetlenebilir bilgi sunulmadığı, listelerde tarih, saat, araç sınıfı, güzergâh ve ödeme bilgilerinin eksik olduğu, bu yönüyle davanın soyut iddialara dayandığı, ispat yükünün davacıda olduğu, taraf teşkili sağlanmadan ve cevap dilekçesi alınmadan yapılan bilirkişi incelemesinin HMK m.27 kapsamında hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre bu şekilde alınan bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulamayacağını, sonuç olarak bilirkişi raporunun usulüne uygun düzenlenmediği, denetime el verişli olmadığı ve hükme esas alınamayacağı, davanın reddi ile yargılama ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
... İcra Müdürlüğü' nün 2024/... esas sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
PTT'ye müzekkere yazılarak dava konusu geçiş tarihi ve 15 gün sonrasındaki HGS kayıtlarının gönderilmesinin istenilmiş olup, yazı cevaplarının mahkememiz dosyası arasında olduğu görülmüştür.
Karayolları Genel Müdürlüğü Karayolları Ana Kontrol Merkezi Başmühendisi Birimi'ne müzekkere yazılarak dava tarihi ve devamındaki 15 günlük tarih aralığında tüm gün boyu herhangi bir sistem arızasının bulunup bulunmadığı hususunda Mahkememize bilgi verilmesi istenilmiştir. Yazı cevaplarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 06/05/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup,
Bilirkişi ...' un 23/05/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak,
"6001 sayılı kanunun 30/7 maddesine göre 15 gün içerisinde ihlalli geçişler ödendiği takdirde gecikme cezası alınmayacağı hükmünün olduğu, bunun yanı sıra sürücülerin HGS ve OGS cihazlarını sürekli bakiyesi müsait tutmakla ve kontrol etmekle sorumlu olduğu,
Karayolları Genel Müdürlüğü Sitesinde OGS ve HGS ile ilgili açıklamalarda OGS sistemlerinden geçiş ihlali yapılması durumunda; geçiş ihlali yapılan plaka üzerine 15 (on beş) gün içinde OGS veya HGS abonesi olunması veya mevcut OGS veya HGS hesaplarında geçiş için yeterli bakiyesi olması durumunda cezalı geçiş ücreti uygulanmadığının duyurulduğu,
Davalının, HGS/OGS cihazında yeterli bakiye varken geçiş anında değişik sebeplerden ücret alınamadığında cihazın uyarı sinyali vermesi sonucunda 15 gün içerisinde yanlışlığı giderecek yeterli süresi olduğu, davalının değişik kanallardan sahipliğindeki araçların plaklarını sorgulayarak borç durumunu öğrenebileceği,
HGS/OGS cihazını doğru bir şekilde kullanmak, çalışır vaziyetinde tutmak ve cihazlara bağlı hesaplarını her zaman müsait olarak tutma sorumluluğunda olduğu, 3095 Sayılı Katma Değer vergisi Kanunu' nun 24. Maddesi (c) bendinde faiz alacağı da KDV matrahları arasında gösterildiğinden ve yaygın Yargıtay kararlarında da aynı yönde içtihatlar olduğundan Davacının, davalıdan icra yolu ile tahsil edeceği faiz alacaklarından KDV tahakkuk ettirmeye ve talep etmeye hakkı olduğu,
6001 Sayılı Kanun' da ve işletme protokolünde hiçbir şekilde ihlalli geçiş gerçekleştiren araç sahiplerine SMS, e-posta, ihtarname veya herhangi bir şekilde bildirim yapma yükümlülüğü ile ilgili bir düzenlemenin bulunmadığı,
Dava dosyasında yer alan HGS Hesap hareketlerinin incelenmesi sonucunda; davalının sahipliğinde olan ..., plakalı araçları ile 12.01.2018-30.01.2023 tarihleri arası, bakiye yüklemeleri geçiş bedellerini karşılayamaması HGS ürünlerinde hesap bakiyelerinin yetersiz olması, plakaya tanımlı HGS/OGS ürününün kara listeye alının iptal edilmesinden, ... plakalı araçlarına tanımlı HGS ürünlerinin olmaması nedeniyle geçiş bedellerinin tahsil edilemediği,
Dava dosyası içeriğine sunulan CD içeriğinde yer alan geçişlerin ve provizyon sorgulama açıklamalarının ve HGS hareketlerinin incelenmesi sonucunda Davalı ... plakalı araçları ile 12.01.2018- 30.01.2023 tarihleri arası kullanım hakkı davacı şirkette olan ... ve bağlı otoyolundan 849 adet ihlalli geçişleri yaptığı davalıya 19.298,50 TL geçiş bedeli, yasa gereği 77.194,00 TL dört katı gecikme cezası olmak üzere toplam 96.492,50 TL toplam borç tahakkuk ettirildiği, tespit edilen borç tutarının icra takibindeki asıl alacak ile örtüştüğü,
Sayın Mahkemece itirazın iptaline karar verdiği takdirde davacının davalıdan 96.492,50 TL Asıl Alacak (Geçiş Ücreti- 4 Katı Para Cezası), 40.854,74 TL işlemiş faiz, VUK ve Bam kararları gereği 7.353,85 TL KDV olmak üzere toplam 144.701,10 TL talep edebileceği, davalının takip talebindeki işemiş ve işleyecek faiz oranı ile itirazının nihai hukuki değerlendirmesinin nihai hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu," yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı, taraf vekillerinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçelerini dosyaya ibraz ettikleri görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, ... İcra Müdürlüğü' nün 2024/... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu belirlendi.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;
Dava, ihlalli geçişe dayalı başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Somut olayda takip sebebi ihlalli geçişe dayanmaktadır. Ücretli otoyollardan geçiş sözleşme sorumluluğu doğurmaktadır. Davalı borçlu, ücretli otoyoldan geçerek geçiş ücretini ödeme borcunu yüklenmiş olur. 6001 sayılı Kanun’un 30/5. maddesi “4046, 3465 ve 3996 sayılı kanunlar çerçevesinde işletme hakkı verilen veya devredilen otoyollar veya erişme kontrolünün uygulandığı karayollarından geçiş ücretlerini ödemeden geçiş yapan araç sahiplerinden, işletici şirket tarafından geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte, bu ücretin dört katı tutarında ceza, genel hükümlere göre tahsil edilir. Bununla birlikte, bu maddenin yedinci fıkrasına tabi olmak üzere ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beş gün içinde yükümlü olduğu geçiş ücretini usulüne uygun olarak ödeyenlerden, ödemekle yükümlü oldukları geçiş ücreti ile birlikte bu ücretin bir katı ceza tahsil edilir. Ödemesiz geçiş tarihini izleyen kırk beşinci günden sonra ise geçiş ücreti ödemeden giriş çıkış yaptığı mesafeye ait geçiş ücreti ile birlikte dört katı tutarında ceza, araç sahibine ücret toplama sistemlerinde tanımlı olan bilgiler doğrultusunda, en az on beş gün önceden kısa mesaj, e-posta, ihbarname, e-devlet bildirimi vb. yöntemlerinden en az biriyle bilgi verilir. Bu tutar genel hükümlere göre tahsil edilir.” şeklindedir. Aynı maddenin 7. fıkrasına göre geçiş tarihinden itibaren 15 gün içinde geçiş ücretini ödeyen kişiler hakkında ceza uygulanmaz.
İhlalli geçişlere ilişkin açılan davalar hizmet sözleşmesine dayalı bir para alacağına ilişkin olması sebebiyle TBK md. 89 ve HMK md. 10 hükümleri uyarınca yetkili mahkeme belirlenir.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler uyarınca ücretli otoyollardan geçiş yapan kişiler, geçiş ücretini ödemekle yükümlü olup, ödemenin yapılıp yapılmadığını takip etmek zorundadır. İstanbul BAM 17. HD 2019/105 Esas ve 2022/389 Karar sayılı ilamında “Geçiş esnasında ödeme olmadığında veya HGS veya OGS sisteminden provizyon alınamadığı takdirde gişe çıkışlarındaki bariyerler açılmadığından, davalı ücret ödemeden geçiş yaptığını bilmektedir. OGS ve HGS kartlarından para çekilmemesi halinde davalı geçiş ücretini ödemek zorundadır.” şeklinde karar vererek geçiş yapanların ödeme yapmadığını bildiğini kabul etmiştir.
İcra inkâr tazminatına ilişkin olarak ise Yargıtay 3. HD 2022/3213 Esas ve 2022/5927 Karar sayılı ilamında “…bu nedenle davacı şirketin 6001 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesinin beşinci fıkrası uyarınca geçiş ücreti ile kesinleşmiş olan dört katı tutarındaki cezadan ibaret olan alacağını takibe konu ettiği, alacak miktarının belirlenebilir (likit) nitelikte olduğu gözetilerek, alacak miktarının tamamı üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken…” şeklinde karar vererek, geçiş ücreti ile cezai bedelin likit olduğunu içtihat etmiştir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Somut olayda davacı işleteni olduğu otoyoldan davalının ücret ödemeden geçiş yaptığını beyan ederek takip başlatmıştır. Yargılamanın basit yargılama usulüne tabi olduğu gözetilerek, Yargıtay 3. HD’nin 2022/7984 Esas ve 2023/1968 Karar sayılı “Şu durumda, taraflarca bildirilen delillerin toplandığı, bu deliller ile dava ve cevap dilekçeleri birlikte değerlendirilerek 6100 sayılı Kanun'un 320 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dosya üzerinden karar verilmesinin mümkün olduğu, diğer bir anlatımla duruşma açılmadan karar verilmiş olmakla hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceğinden” şeklindeki ilamı uyarınca duruşma açılmadan dosya üzerinden karar verilmiştir. Tarafların belirttiği deliller toplanmış, dava dilekçesi, tensip zaptı, ara kararlar ve bilirkişi raporları usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş ve beyanda bulunmaları için yasaya uygun olarak süre verilmiştir.
Davalının adına kayıtlı araçlar ile 12/01/2018 ve 30/01/2023 tarihleri arasında 849 kez ihlalli geçiş yaptığı dosyaya sunulan belge ve görüntülerden anlaşılmıştır. Araçların davalı adına kayıtlı olduğu sistem üzerinden yapılan sorgulamada anlaşılmıştır. Davalı usulüne uygun olarak tebligatlara rağmen cevap dilekçesi sunmamış, aşamalarda da yargılamaya katılmamıştır. Araçların bir kısmının HGS hesabının olmadığı ve diğerlerinin HGS bakiyesinin geçiş anı ile sonrasındaki 15 gün süresince yetersiz olduğu tespit edilmiştir.
Geçiş bedellerinin hesabı için alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 6.178 TL geçiş bedeli,96.492,50.-TL ceza bedeli, 40.854,74.-TL işlemiş faiz ve 7.353,85.-TL KDV alacağı talep edebileceği hesaplanmıştır. Raporun denetime elverişli, usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalının davacıya ait otoyoldan 849 kez ücret ödemeden geçiş yaptığı anlaşılmış olmakla, takibin usul ve yasaya uygun olması sebebiyle yapılan itirazın iptaline dair davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olması sebebiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KABULÜNE,
2-... icra Müdürlüğü' nün 2024/... esas sayılı dosyasına yayılan itirazın 96.492,50.-TL asıl alacak 40.854,74.-TL işlemiş faiz ve 7.353,85.-TL KDV TOPLAM 144.701,10.-TL yönünden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si (19.298,50.-TL) oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 9.884,53-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 2.471,14-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 7.413,39-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 2.471,14-TL Peşin/nisbi Harcı, 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 115,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.201,54.-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/11/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır