T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/134 Esas
KARAR NO:2025/709
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:26/02/2025
KARAR TARİHİ:20/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde ...-...-... numaralı “... Kasko Sigorta Poliçesi” ile sigortalı bulunan dava dışı sigortalı ... ... San. Ve Tic. A.Ş.'nin maliki olduğu ... plakalı araç ... sevk ve idaresinde seyir halinde iken 25.07.2023 tarihinde davalının işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın kusurlu olarak çarpması sonucunda hasar gördüğünü, hasarın müvekkili şirkete ihbarı üzerine, gerekli tahkikat başlatılmış ve Sigortacılık Kanunu 22. maddesi uyarınca hasar ve kusur durumunun tespiti için bağımsız ve uzman eksper tayin edildiğini, hasar ihbarı üzerine; ...tarafından hazırlanmış olan 28.08.2023 tarihli ve ... Rapor Numaralı Kasko Kesin Ekspertiz Raporunda; anılan dosya muhteviyatı dikkate alınarak; ilgilisine 11.09.2023
tarihinde aracın hasarlı haldeki sovtaj bedeli müvekkili şirkette kalmak kaydıyla 500.000,00 TL ödendiğini, davacı müvekkili şirket tarafından, davaya konu hasar bedelinin ödenmesi akabinde davalı trafik sigortacısı ... Sigorta A.Ş. tarafından poliçe limitleri dahilinde 120.000,00 TL ödeme yapıldığını, sigortalı aracın hasar tarihindeki hasarsız emsalinin piyasa peşin rayiç değeri 500.000 TL'den sigortalı aracın hasarlı vaziyetteki değeri 331.000,00 TL düşürüldüğünde hasar miktarın 169.000,00 TL olduğu tespit edilmiş olmakla; bu aşamada hasar bedeli olan 169.000,00 TL’den davalı sigortacısından tahsil edilen 120.000,00 TL’nin mahsubu ile bakiye 49.000,00 TL yönünden davalıya rücu edilsiğini, davacı müvekkili şirket tarafından, davaya konu hasara sebebiyet veren ... plaka sayılı araç maliki olan ... ... A.Ş. aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, şu aşamada davaya konu maddi olayın; davalının işleteni olduğu ... plaka sayılı aracın kusur kullanımı neticesinde dava dışı sigortalı araç meydana gelen hasar bedelinin davalıya rücusu olgusuna dayandığını, hasar sonrasında meydana gelen hasardan sorumlu olan davalı şirkete ve vekillerine; " ... Bu aşamada kaza tarihi olan 25.07.2023 tarihinde ... plakalı aracın tarafınızca üçüncü kişilere uzun süreli kiraya verilip verilmediği hakkında tarafımıza bilgi verilmesini; kiralama yapıldıysa, kiracının bilgileri ile araç kiralama sözleşmesinin tarafımıza iletilmesini ya da takibe konu .... İcra Müdürlüğünün 2024/... E. sayılı dosyasına sunulması" adına mail atılmışsa da herhangi bir geri dönüş alınamadığını bildirip, fazlaya dair talep ve dava hakkı saklı olmak kaydıyla- ;
davalı tarafın .... İcra Müdürlüğü – 2024/... E. sayılı dosyasına vaki itirazının iptaline karar verilmesini, takibin devamına karar verilmesini, davalının haksız itirazından dolayı %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm talepleri zamanaşımına uğramıştır. Bu sebeple davanın zamanaşımı yönünden reddini talep etiğini, işbu dava, davacı tarafından hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, süresi içerisinde açılmayan davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddini talep ettiğini, 3. kişi ... ... sevk ve idaresinde kazaya karıştığı iddia edilen aracın müvekkili firma tarafından uzun dönem kira sözleşmesi ile ... ... A.Ş.' ye kiralandığını, aşağıda sunmuş olduğu Yargıtay kararları ile sabit olduğu üzere aracı uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralayan kiracı, işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu sayılmakta olup müvekkil şirketin taraf sıfatı bulunmadığını, bu sebeple müvekkili açısından husumet sebebiyle davanın reddine karar verilmesini talep ettiğini, kazaya karıştığı iddia edilen araç, ... tarafından da ... ...'e kiralandığını, Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve sair ilgili mevzuat gereğince, üçüncü şahsa kiralanan aracın karıştığı kaza ve sebep olduğu hasarlardan dolayı müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, kiracının araç üzerinde fiili tasarruflarda bulunduğu ve aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olarak işlettiğinin de şüphesiz olduğunu, kazaya karıştığı iddia edilen ... plakalı aracın, müvekkili firma tarafından uzun dönem kira sözleşmesi ile ... ... A.Ş.' ye kiralandığını, ... tarafından da üçüncü kişi ... ...'e kiralanan bir araç olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve sair ilgili mevzuat gereğince, üçüncü şahsa kiralanan aracın karıştığı kaza ve sebep olduğu zararlardan dolayı müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının talep ettiği alacak bedeli fahiş miktarda olduğunu kabulünün mümkün olmadığını, hasar bedeli olduğundan fazla talep edilmiş olup gerçeği yansıtmadığını, bu yönüyle tüm alacak bedeline, faizine ve ferilerine itirazlarını tekrar sunup, davanın reddini talep ettiğini, davacı tarafın talep ettiği alacak miktarının tespiti yargılama yapılmasını gerektirdiğinden ve alacak miktarları muayyen (likit) olmadığından icra inkar tazminatı talebinin de reddi gerektiğini bildirip, açıklanan tüm hususlar göz önünde bulundurularak huzurdaki davanın reddine karar verilmesini,
davanın usul ve esastan müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı yana yükletilmesine,
karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyasının celbi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
.... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyasının celbi istenilmiş ve dosyanın UYAP kaydı dosyamız arasına alınmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ...plakalı aracın kaza ve tazminat bilgilerinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Sigorta A.Şye müzekkere yazılarak, kazaya ilişkin hasar dosyası ve ödeme belgelerinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... ... A.Ş ye müzekkere yazılarak, ... plakalı aracın kiralama ve mülkiyet bilgilerinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
...Ticaret Odası Başkanlığına müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... A.Ş. (V.N. ...)'nin ve ...-5 sicil numaralı ... ... A.Ş.'nin sicil kayıtlarının çıkartılarak bilgilerinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır
... İlçe Emniyet Müdne müzekkere yazılarak, Mahkememiz dosyasından ihbar olunan ... ... (...)'in "2 ... Sok. No:21 ... İstanbul" adresine çıkartılan tebligat bila ikmal iade olduğundan, tebligata yarar adresinin araştırılarak bilgilerinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
...İl Emniyet Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, Mahkememiz dosyasından ihbar olunan ... ... (...)'in yurt dışına giriş - çıkış bilgilerinin mahkememize bildirilmesi, en son kayıtlara göre Türkiye'de bulunup bulunmadığının, bulunuyor ise tebligata yarar adresinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, trafik kazası sebebiyle ödenen sigorta tazminatının rücu talebine dair başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Dava konusu kaza 25/07/2023 tarihinde meydana gelmiştir. Davacı sigortacısı olduğu ...plakalı aracın zararını tazmin ettikten sonra, kusurlu olduğunu iddia ettiği ... plakalı aracın maliki olan davalıya rücu talebinde bulunmuştur. Davalı ise, aracın başka bir şirkete uzun süreli kiralanması sebebiyle husumet itirazında bulunmuştur.
Davalı ile dava dışı ... A.Ş. arasında ... plakalı aracın kiralanması için sözleşme bulunduğu, sözleşmede kira süresinin 35 ay olarak belirtildiği, ancak kira döneminin 16/09/2021 – 08/08/2023 olarak yazıldığı ve dolayısıyla kira süresinin 23 ay olduğu görülmüştür. Aracın maliki her ne kadar işleten olarak doğan zarardan sorumlu olsa da uzun süreli kiralama sebebiyle aracın kiracının kontrolünde olması halinde malik işleten sıfatını kaybeder ve doğan zararları tazmin yükümlülüğünden kurtulur. Somut olayda da davalı ile dava dışı şirket arasındaki 23 ay süreli kira sözleşmesi uzun süreli bir kira sözleşmesi olup, davalının işleten sıfatı bulunmamaktadır.
Davacı, davalı ile dava dışı kiracı şirket arasında organik bağ bulunduğunu belirterek davalının zarardan sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Davalı ve dava dışı kiracı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde, ortaklık yapısı itibariyle aralarında bağlantı olduğu görülmüştür. Ancak bu bağ tek başına davalının sorumluluğunu doğurmaya yetmez. Zira her iki şirket farklı tüzel kişiliklere sahip olup, hukuken birbirinden bağımsızdır. Şirketler arasındaki organik bağ sebebiyle birbirlerinin borcundan sorumlu tutulabilmeleri için TMK md.2 kapsamında dürüstlük kuralına aykırı hareketlerin mevcut olması gerekir. Yani davalı şirketin, alacaklılarını aldatmak ve borçlarından kurtulmak için kötü niyetli olarak kiracı şirketin üzerinden işlerini yürütmüş olması, davalı ile kiracı şirketin tek bir şirket gibi hareket etmesi veya bu yönde bir izlenim yaratarak alacaklılarda güven oluşturmaları, muhasebelerinin ve yönetiminin tek bir elde toplanmış ve birbirine karışmış olması gerekir. Ancak davacının, davalı ile kiracı arasındaki organik bağın bu şekilde kötüye kullanıldığına dair bir iddiası olmadığı gibi, dosyaya sunulan deliller ile toplanan bilgi ve belgelerden de böyle bir durum anlaşılamamıştır. Dolayısıyla davacının, organik bağ sebebiyle davalının zarardan sorumlu olduğu iddiası mahkememizce kabul edilmemiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, uzun süreli kiralama ilişkisi sebebiyle davalının işleten sıfatının bulunmadığı kanaatiyle davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmiştir. Davacının, davalı ile kiracı arasındaki uzun süreli kiralama sözleşmesini bilebilecek durumda olmaması sebebiyle davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle REDDİNE,
2- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 76,37-TL'nin yatıran tarafa iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/10/2025
Katip ...
Hakim ...