T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/16 Esas
KARAR NO:2025/281
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:08/01/2025
KARAR TARİHİ:21/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; borçlu ... İnş. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı şirkete ait araçların servis hizmeti için anlaşma sağlandığını ve servis hizmeti karşılığında faturalar kesildiğini, fatura miktarları ödenmediği için borçlu-davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılmış; yetki itirazı ile dosya .... İcra Müdürlüğü ... E. Dosyasına kaydedildiğini, ancak borçlunun, herhangi bir borcu olmadığından bahisle icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, her ne kadar davalı-borçlu tarafından borcun olmadığı iddia edilmiş ise de müvekkili şirketten getirtilecek servis kayıtlarında davalının aldığı hizmet açıkça görüleceğini, kaldı ki borçlu-davalı tarafından ödeme yapıldığı gibi bir iddia bulunmamakta olup borçlu olmadığı şeklinde soyut bir beyanla itirazda bulunulmuştur.
Müvekkilin dava sonunda hak kaybına uğramaması için borçlunun borca yetecek kadar malvarlığına dava sonuna kadar tedbir konulmasına karar verilmesini, alacağının muaccel ve likit olduğundan dava boyunca davalıların mal kaçırmasını engellemek için davalıların yedinde ve üçüncü şahıslarda olan taşınmaz ve taşınır malları ile alacakları, banka hesapları ve diğer haklarına ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, aksi halde davalının araçlarına ve taşınmazlarına satışı engelleyici ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini, dava sonunda itirazın iptali ile davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, ... Esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, fatura alacağı sebebiyle başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin .... İcra Müdürlüğü’nde başlatıldığı, verilen yetkisizlik kararı üzerine .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile takibe devam edildiği görülmüştür. Yetki itirazı üzerine dosyanın gönderildiği yeni icra dairesinin borçluya yeni bir ödeme emri göndermesi gerekir. Borçlunun bu yeni ödeme emrine karşı itiraz etmesi mümkün olmakla birlikte borçlunun takibi durdurabilmesi için bir gerekliliktir. Çünkü borçlunun eski ödeme emrine itiraz etmiş olması, yeni ödeme emrine karşı itiraz etmiş olduğu anlamına gelmez. Başka bir ifadeyle eski ödeme emrine karşı yapılan itiraz, yeni ödeme emrine karşı yapılmış sayılmaz (Baki KURU, İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, 2. Baskı, Yetkin Yayınevi, Ekim 2018). Somut olayda yetkisizlik üzerine dosya .... İcra Müdürlüğü’ne gönderildikten sonra, yeni bir ödeme emri düzenlenmediği, borçluya eski ödeme emrinin tebliğ edildiği, bu eski ödeme emrinin tekrar tebliği üzerine de borçlunun sunduğu itiraz dilekçesinin süresinde olmadığı anlaşılmıştır. Bu haliyle dava konusu takibin usule uygun olarak yürütülmediği ve elde dinlenebilecek bir itirazın iptali davası bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, itirazın iptali davalarında takibin usul ve yasaya uygun olması özel dava şartı olduğundan, ancak eldeki davada takibin usul ve yasaya uygun olmaması sebebiyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden REDDİNE,
2-Harç peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 21/04/2025
Katip ...
¸
Hakim ...
¸