T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/187 Esas
KARAR NO:2025/813
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/03/2025
KARAR TARİHİ:19/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında, davacı müvekkilinin davalıya elektrik mühendislik ve çizim hizmetleri sunduğu, bu hizmetler karşılığında fatura kestiği ve davalı şirketin de ödemeler yaptığı, cari çalışılan bir ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 2023-2024 yıllarında müvekkili şirketçe kesilen faturalardan ve davalı tarafça yapılan kısmi birtakım ödemelerden oluşan cari hesap alacağı mevcut olduğunu, müvekkili şirketçe, verilen hizmetlere karşılık 12/06/2023 tarihinden itibaren faturalar kesilmeye başlandığını, davalı şirketçe hiçbir faturaya itiraz edilmeden birtakım kısmi ödemeler yapıldığını, ancak bakiye borcun ödenmediğini güncel cari hesap alacağının 652.389,39-TL olduğunu, bu nedenle müvekkili tarafından davalı borçlu aleyhine .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, arabuluculuk aşamasında da anlaşma sağlanamadığını beyanla; davanın kabulüne, .... İcra Dairesi 2024/... E. Sayılı icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, müvekkili şirket ile girdiği ticari ilişkide taahhütlerini ve edimlerini hatalı ve eksik ifa ettiğini, taraflar arasındaki ticari anlaşma neticesinde, taraflar arasında açık cari hesap ilişkisi mevcut olduğunu, davacı tarafın son yaptığı işlere dair henüz edimlerini eksiksiz olarak yerine getirmeden/ taahhüt ettiği işleri teslim etmeden fatura düzenleyerek davalı şirkete gönderdiğini, davacının yaptığı imalatların hatalı ve eksik olduğunu, bu nedenle taraflar arasında herhangi bir teslim-tesellüm tutanağı düzenlemediğini, davalı şirketin işleyiş prensibinde muhasebeler arası faturaya dayalı mutabakatlaşması ödemenin yapılması için yeterli olmadığını, zira mdavalı şirket muhasebesinin söz konusu ödemeyi yapabilmesi için ilgili teknik birimlerden taahhüt edilen işlerin eksiksiz yapıldığına dair açık kabul yazısı ile taahhüt edilen işlerin teslim edildiğine dair teslim- tesellüm belgesi gönderilmesi gerektiğini, ancak davacı ile davalı şirket teknik birimleri arasında imzalanmış teslim- tesellüm belgesi davalı şirketin muhasebe birimine gelmediğinden, davacıya ödeme yapılmadığını beyanla; davanın reddine, icra takibinin iptaline, icra takibini başlatmakta kötü niyetli olan davacı aleyhine takip tutarının %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Arabuluculuk son tutanak örneği, e-fatura örnekleri, cari hesap ekstresi, .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasının bir örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 25/06/2025 tarihli celsesinin 7 nolu ara kararı gereğince; tarafların davaya konu ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde bilirkişi marifetiyle inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi 18/08/2025 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
"İncelenen davacı yana ait 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, davacı şirkete ait 2025 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
Davalı ... İletişim Ve Yönetim Hizmetleri A.Ş. inceleme günü olan 25/07/2025 günü saat 11:00'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı şirketin yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı,
Davacı ... Mimarlık Dizayn Ve Yapı Ür. San. Tic. Ltd. Şti.'nin dava ve icra takibine konu ettiği toplamı 652.389,39-TL tutarındaki alacağın dayanağının davalı şirket ünvanına düzenlediği 09/04/2024 tarihli ... numaralı 2.520.000,00-TL tutarlı e-fatura olduğu, davacı şirketin icra takip tarihi olan 27/12/2024 tarihi itibariyle ticari defterlerinde her ne kadar 2.044.389,39 TL alacaklı olduğu tespit edilmiş olsa da davacı .... Ltd. Şti.'nin Mali Müşaviri ... inceleme esnasında yapılan cari mutabakat ile ilgili cari hesap ektresini ve dayanağı olan belgeleri de bilirkişiye ibraz ettiğinden talebe bağlılık ilkesi gereğince icra takip tarihi olan 27.12.2024 tarihi itibariyle davalı ... ... A.Ş.'den 652.389,39-TL cari hesap alacağının bulunduğu,
Davalı yanın ayıp ihbarında bulunduğuna dair dava dosyasına herhangi bir belge ibraz etmediği, davacı şirketin düzenlediği fatura içeriği işin tam olarak yapılıp yapılmadığı uzmanlık alanı dışı olduğundan hakediş hesaplaması yapılamadığı,
Davalı şirketin icra takip tarihi olan 27/12/2024 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü" yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
İşbu davaya konu alacak, taraflar arasındaki ticari ilişki sebebiyle düzenlenen faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağına ilişkin olup, taraflar tacir olduğundan ticari defterleri üzerinde inceleme yapılarak rapor alınması cihetine gidilmiştir.
TTK 21/1 uyarınca, ticari işletmesi gereği bir mal satan, üreten veya bir iş gören ya da menfaat sağlayan tacir, talep üzerine fatura düzenlemek ve bedel ödenmiş ise bu hususu da faturada göstermek zorundadır. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili bir belge olan fatura, VUK 229’da “satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya iş yapan tüccar tarafından müşteriye verilen vesika” olarak tanımlanmıştır. Faturada, sözleşme konusu malın veya işin türü, miktarı, fiyatı ve tutarı ile birlikte eğer mal alıcıya teslim edilmişse teslim tarihi yer alır. Ayrıca bedel ödenmişse bu husus da faturada gösterilir.
TTK 21/2’ye göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır.TK 21/2’de yazılı sonucun doğabilmesi için öncelikle gönderilen belgenin fatura niteliğini taşıması gerekir. Yukarıda belirtildiği gibi, fatura taraflar arasında yapılmış bir satış ya da iş görme sözleşmesinin ifa safhasıyla ilgili bir belgedir. Taraflar arasında böyle bir sözleşme ilişkisi bulunmuyorsa düzenlenen belge, fatura niteliğinde sayılmaz ve bu belgeye itiraz olunmaması da TK 21/2’deki sonucun doğumuna yol açmaz. Yine, taraflar arasında yapılan sözleşme geçersizse, böyle bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya itiraz olunmaması da TK 21/2’de öngörülen sonucu doğurmaz.
Fatura, sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olduğu için, TK 21/2’ye göre, itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriği de ancak sözleşmenin ifasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan hususlara -satılan malın veya yapılan işin adedi, türü, bedeli, ücreti gibi – ilişkin olabilir. Bu itibarla alınan faturaya itiraz edilmemesi, taraflar arasında bir sözleşme ilişkisinin bulunduğunu göstermez. Keza faturaya itiraz edilmemesi, faturada yer almakla birlikte taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenmemiş bir hususa ilişkin fatura kaydının kabul edildiği anlamına da gelmez. Tebliğ olunan faturaya itiraz olunmaması, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini, faturanın verilmesine neden olan işin yapılmış olduğunu da göstermez. Ancak alıcıya verilen faturada mal bedelinin ödendiği gösterilmişse, BK 207/II’ye göre satıcının malı teslime etme ve alıcının semeni ödeme borcunun aynı anda ifa edimesinin gerekli olması karşısında, faturaya itiraz olunmaması, malın teslim edildiğine ilişkin bir karine oluşturur.
Alınan faturaya 8 gün içinde itiraz olunmaması halinde fatura içeriğinin kabul edildiği varsayılır, ancak bu hususun aksi ispat edilebilir. TK 21/2’de, esas itibariyle ispat yükünün yer değiştirmesi ve fatura verende olan ispat yükünün, itiraz süresinin geçmesinden sonra faturaya itirazda bulunmayan tarafa yükletilmesi söz konusudur. İtiraz edilmemek suretiyle alıcı aleyhine yazılı kanıt niteliğini kazanan fatura içeriğinin aksi, ancak yazılı kanıt, ticari defter veya yeminle ispat olunabilir.
Yargıtay’ın yerleşik içtihadı, süresi içinde itiraz edilmeyen faturanın, konusu olan malın teslim edilmiş, iş veya hizmetin yapılmış olduğunun kabulü anlamına gelmeyeceği yönündedir (Yarg. 3. HD., T. 29.11.2021, E. 2021/7253, K. 2021/12178; Yarg. 11. HD., T. 5.5.2005, E. 2004/7832, K. 2005/4738). Yargıtay, alan tarafın, süresinde itiraz etmediği faturayı ticari defterlerine kaydetmiş olmasının, malın teslimine karine oluşturduğunu kabul etmektedir. Yine, Yargıtay’a göre; verilen faturaya uzunca bir zaman itiraz edilmediğinde, malın alıcıya teslim edildiğinin kabulü gerekir (Yarg. 11. HD., T. 13.11.1984, E. 1984/4889, K. 1984/5499; Yarg. 19. HD., T. 22.1.1997, E. 1996/4987, K. 1997/217)
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı yana ait 2023 ve 2024 yılı ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken yevmiye defteri kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu, davacı şirkete ait 2025 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2023, 2024 ve 2025 yıllarına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı, davacı şirketin icra takibine konu ettiği toplamı 652.389,39-TL tutarındaki alacağın dayanağının davalı şirket ünvanına düzenlediği 09/04/2024 tarihli ... numaralı 2.520.000,00-TL tutarlı e-fatura olduğu, taleple bağlılık ilkesi gereğince icra takip tarihi olan 27.12.2024 tarihi itibariyle davalı ... İletişim ve Yönetim Hizmetleri A.Ş.'den 652.389,39-TL cari hesap alacağının bulunduğu, davalı şirketin icra takip tarihi olan 27/12/2024 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü mali bilirkişi tarafından tespit edilmiştir.
Davalı vekili her ne kadar davacının taahhütlerini ve edimlerini hatalı ve eksik ifa ettiğini iddia etmişse de; davalının buna ilişkin dosya kapsamına somut bir delil ve belge sunmadığı, dolayısıyla davalının iddiasını ispatlayamadığı değerlendirilmiş, bu haliyle davacının davasında haklı olduğu kanaatine varıldığı, kaldı ki aksinin davalı tarafından ispatlanamadığı gibi davalının inceleme gününde incelemeye katılmadığı ve belge de sunmadığı göz önüne alındığında; bilimsel, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulü ile davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ''Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır." ve (14). Fıkrası: "Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır." hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2025/579 sayılı dosyasından arabulucuya 4.600,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen serbest meslek makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği gözetilerek davalı aleyhine arabuluculuk giderlerinin yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KABULÜ İLE,
1-Davalının .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 44.564,71-TL karar harcından, peşin yatırılan 7.390,83-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 37.173,88-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 15.198,73-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 103.858,41-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.19/11/2025
Katip ...
¸e-imza
Hakim ...
¸e-imza
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
615,40 TL BAŞVURMA HARCI 7.390,83 TL PEŞİN HARÇ
7.390,83 TL PEŞİN HARÇ + 37.173,88 TL EKSİK HARÇ
87,50 TL VEKALET HARCI44.564,71 TL KARAR VE İLAM HARCI
105,00 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
+ 7.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ
15.198,73 TL TOPLAM