T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2025/390 Esas - 2025/462 Karar
T.C.
ANKARA
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/390
KARAR NO: 2025/462
BAŞKAN: ....
ÜYE: ...
ÜYE: ...
KATİP:....
DAVACI: ..., T.C. Kimlik No: ...
....
VEKİLİ: Av. ...,....
DAVALILAR: 1) ..., T.C. Kimlik No: ...
....
2) ..., T.C. Kimlik No: ...
....
DAVA: Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 25/04/2025
KARAR TARİHİ: 11/06/2025
G.K. YAZIM TARİHİ : 18/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Maddi Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.
I) İDDİA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; .... mevkinde ve 13.01.2025 tarihinde davalı ...'a ait, diğer davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın; müvekkiline ait ... plaka sayılı araca çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği; tanzim edilen Trafik Kazası Tespit Tutanağına göre davalı aracının tam ve asli kusurlu olduğunun tespit edildiği; kaza neticesinde müvekkili aracının ön tarafının tamamen hasarlandığı; araçtaki zararı tahmini öğrenmek için eksper raporu alındığı; kaza nedeniyle hasara uğrayan müvekkili aracında hasar bedeli, hasar sonucunda ortaya çıkan reel değer kaybı bedeli ve müvekkilinin aracını kullanamadığı gün sayısınca uğramış olduğu hak mahrumiyet bedelinin ortaya çıktığı; işbu davayı HMK m.107 gereği belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri; hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı taleplerinin uzman bir bilirkişi marifetiyle tespiti gerektiği beyan edilmiş olup; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL hasar bedelinin, 100,00 TL araç değer kaybının ve 1.000,00 TL araç mahrumiyet tazminatının, haksız fiilin meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, yine eksper ücretinin yargılama gideri sayılarak davalılardan tahsiline; davalıların dava açılmasına sebebiyet vermesinden dolayı HMK gereğince disiplin para cezasına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) SAVUNMA :
Mahkememizce tensiben yapılan inceleme neticesinde; Mahkememizin görevli bulunmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş olması nedeniyle; bu aşamada dava dilekçesi, davalı tarafa tebliğe çıkarılmamıştır.
III) DELİLLER :
....Tarafından Gönderilen ... Sayılı Cevabi Yazı.
.... Tarafından Gönderilen 29/05/2025 Tarih ve.... Sayılı Cevabi Yazı.
.... Tarafından Gönderilen 30/05/2025 Tarih ve .... Sayılı Cevabi Yazı.
IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE :
a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti :
Mahkememizde açılan davanın; davacı ... ("davacı" olarak anılacaktır) tarafından, davalılar ... ve ...'ye ("davalılar" olarak veya münferiden isimleriyle anılacaklardır) yönelik olarak açılan "Haksız Fiilden (Trafik Kazasından) Kaynaklanan Maddi Tazminat Davası" olduğu anlaşılmıştır..
Uyuşmazlığın; 13/01/2025 tarihinde meydana gelen trafik kazasında kusur durumlarının ve oranlarının tespiti; davacıya ait ... plakalı araçta hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı meydana gelip gelmediği; anılan hususların mevcudiyetinin tespiti halinde oran ve tazmin miktarlarının tespiti; davalıların münferiden işbu maddi tazminat kalemlerinden sorumlulukları bulunup bulunmadığı ve temerrütlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği ile münferiden temerrüt tarihlerinin yanı sıra uygulanacak faizin türü ve oranı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.
b) Genel Hukuki Tasnif :
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Asliye Hukuk Mahkemelerinin Görevi" başlıklı 2. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir.
(2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;
a) Bu Kanunda,
b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,
c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,
d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,
e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,
f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,
öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."
6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:
"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.
(2) ...
(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.
(4) ..."
Yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanması, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu bir unsur olup; gerek tarafların talebi doğrultusunda ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilmektedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.
Gerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ve gerekse 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında; Asliye Hukuk Mahkemeleri ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki görev sınırları, detaylı bir şekilde belirtilmiş olup; TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.
6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir.
Yukarıda belirtilen genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.
c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :
Açıklanan hususlar dikkate alınarak, Mahkememiz nezdinde açılan dava kapsamında yapılan incelemede; dava konusu (haksız fiilden doğan) ihtilafın, ticari iş niteliğinde bulunmadığı (TTK m.4 kapsamında belirtilen mutlak ticari davalardan olmadığı) ve bu doğrultuda (.... Mahkemesi tarafından verilen .... Sayılı Görevsizlik Kararı ile) Mahkememize gönderilen işbu davanın, "mutlak ticari dava" niteliğinde bulunmadığı anlaşılmıştır. Bunun yanı sıra; söz konusu davanın "nispi ticari dava" niteliği bulunup bulunmadığının tetkiki kapsamında ise tarafların "tacir sıfatlarının bulunup bulunmadığı" hususu araştırılmış ve .... tarafından Mahkememize sunulan 02/06/2025 tarihli cevabi yazı kapsamında, davacının defter tutma yükümlülüğü bulunmayan, basit usulde vergilendirilen mükellef olduğunun bildirildiği ve bu doğrultuda "tacir sıfatının bulunmadığı" anlaşıldığından, işbu davanın "nispi ticari dava" niteliğinin de bulunmadığı anlaşılmıştır.
Anılan hususlar doğrultusunda; Mahkememiz nezdinde açılan davanın "mutlak ticari dava" ve/veya "nispi ticari dava" niteliği bulunmadığı hususu dikkate alınarak; Mahkememizin görevsizliğine ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle)
1) Mahkememizin görevli olmadığı ve bu doğrultuda dava şartı noksanlığı bulunduğu anlaşıldığından, davanın USULDEN REDDİNE;
2) Görevli Mahkemenin, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE;
3) Mahkememiz kararına yönelik, "süresi içinde kanun yoluna başvurulmaması" nedeniyle kararın kesinleşmesi halinde, olumsuz görev uyuşmazlığının çözümü amacıyla dosyanın .... Dairesine GÖNDERİLMESİNE;
4) Harç ve yargılama giderlerinin; 6100 Sayılı HMK.'nın 331/2. maddesi uyarınca, görevli Mahkeme dosyası kapsamında DEĞERLENDİRİLMESİNE;
Dair; tarafların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi.11/06/2025
Başkan ...
Üye ...
Üye ...
Katip ...
E-İmza E-İmza E-İmza E-İmza
Gerekçeli Karar