T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/42 Esas
KARAR NO:2025/764
DAVA:İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:17/01/2025
KARAR TARİHİ:11/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirketin uzun yıllardır lojistik sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, faaliyetleri kapsamında davalı şirket ile ticari iş ve ilişki içerisinde olduğunu, taraflar arasındaki ticari işin kapsamının taşımacılık faaliyetlerine ilişkin olup, müvekkili şirketçe gerçekleştirilen işlere karşılık olmak üzere birden fazla fatura tanzim edildiğini, düzenlenen faturalara davalı tarafça itiraz edilmediğini ve herhangi bir iade faturasının da düzenlenmediğini, buna rağmen müvekkili şirketin fatura alacakları davalı tarafça ödendiğini, müvekkili şirketin alacaklarının tahsili amacı ile .... İcra Dairesi'nin 2024/... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, söz konusu takip kapsamında düzenlenen ödeme emrinin davalı şirkete tebliğ edildiğini ve davalı tarafça sunulan borca itiraz dilekçesi neticesinde takibin durmasına karar verildiğini, davalı tarafın borca itirazı haksız ve mesnetsiz gerekçeler içerdiğini, zira borca itiraz dilekçesi incelendiğinde müvekkili şirkete herhangi bir borcun bulunmadığı belirtilmekte ise de tarafların ticari defterleri incelendiğinde söz konusu faturaların varlığının faturalardan kaynaklanan alacakların ödenmediği ve dolayısı ile müvekkilinin alacağının varlığının tespit edileceğini, icra takibine yapılan itirazın iptali talepli eldeki davayı açmadan evvel ticari dava şartı zorunlu arabuluculuk kapsamında davalı şirket ile görüşme yapılmışsa da herhangi bir anlaşmaya varılamadığını, davalının borca itiraz etmesinin müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek ve geciktirmek gayesi taşındığından ve şartları oluştuğundan İİK m. 67 uyarınca asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına da hükmedilmesi gerektiğini, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, İİK m. 67 uyarınca asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
18/07/2024 tarihinde bilirkişi ...'in sunmuş olduğu bilirkişi raporunda ; " Dosya mevcudu, davacı şirketin 2024 yılı ticari defterleri, dava ve icra dosyası ile yine bu kayıtların dayanağı belgelerin muhasebesel yönden tetkiki sonucunda ve raporumuzun içinde açıklanan nedenlerle;
5.1 İncelenen davacı şirkete ait 2024 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterler ile Envanter defterinin yasal süresinde onaylandığı ve davacı şirketin 2024 yılı ticari defterlerinin TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun tutmuş olduğundan davacı şirketin 2024 yılına ait ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
5.2 Davalı ... Ltd. Şti.'nin inceleme günü olan 04/07/2025 günü saat 10:45 'da mahkemenin duruşma salonunda incelemeye katılmadığı ve davalı şirketin yerinde inceleme talebinde de bulunmadığı,
5.3 Davacı ...A.ş'nin düzenlediği üç adet e-Faturadan kaynaklı olarak icra takip tarihi olan 19/11/2024 tarihi itibariyle davalı ... Ltd. Şti.'den 62.450,46 TL cari hesap alacağının bulunduğu,
5.4 Davalı şirketin icra takip tarihi olan 19.11.2024 tarihi itibariyle temerrüde düşürüldüğü,
Davacı yanın 62.450,46 TL asıl alacağı için icra takip tarihi olan 19/11/2024 tarihinden itibaren yıllık %51,75 oranında avans faiz talep edebileceği,
5.5 Tarafların icra inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu," şeklinde görüş bildirmiştir.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesine dayalı düzenlenen fatura alacağına ilişkin takipte itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan davanın süresinde olduğu görülmüştür
Ticari defterlerin incelenmesi için usulüne uygun olarak ara karar kurulmuş ve inceleme günü belirtilmiştir. Duruşma zaptı hazır olmayan davalı tarafa tebliğ edilerek inceleme gün ve saatinden davalı haberdar edilmiştir. Ancak davalı taraf ticari defter ve kayıtlarını mahkememize sunmamıştır. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile usulüne uygun olan davacının ticari defterlerine göre hazırlanan alınan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu, faturanın ticari defterlerde kayıtlı olduğu ve davalıya tebliğ edildiği, davalının faturaya süresi içinde itiraz etmediği ve sonuç olarak davacının davalıdan alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, usul ve yasaya uygun olarak hazırlandığı ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasında hizmet sözleşmesinin bulunduğu, davacının edimlerini yerine getirdiği, uyuşmazlık konusu faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının faturaya itiraz etmediği, davacının davalıdan alacaklı olduğu ve takibin haklı olduğu kanaatiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olduğu gözetildiğinde davalı aleyhine %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın Kabulüne, davalının .... İcra Dairesi'nin 2024/... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 62.450,46-TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte devamına,
2-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si (12.490,09.-TL) oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 4.265,99-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 754,25-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 3.511,74-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan; 615,40-TL Başvuru Harcı, 754,25-TL Peşin/nisbi Harcı, 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 430,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.799,65TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/11/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır