T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/482 Esas
KARAR NO : 2026/318
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/07/2025
KARAR TARİHİ : 05/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile müvekkili kurum arasında 17/10/2023 tarihli Perakende Satış Sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme kapsamında davalının adresine elektrik enerjisi sağlandığını, davalının kullanımına sunulan elektrik enerjisi bedellerinin, insan müdahalesi olmaksızın endeksör cihazları ile sayaçtan ölçülen değerlere göre tahakkuk ettirildiğini, ancak takibe konu aylık fatura bedellerinin ödenmediğini, davalı borçlunun icra takibine yaptığı itirazın kötü niyetli olduğunu, zaman kazanmaya yönelik olduğunu ileri sürerek itirazın iptalini, takibin devamını ve %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafa usulüne uygun olarak tebligat çıkartılmasına rağmen davaya cevap verilmediği görülmüştür.
DELİLLER:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi, ekleri ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... E. Sayılı dosyası celp edilerek incelenmiştir.
Mahkememizin 16/12/2025 tarihli celsesinin 2 numaralı ara kararı gereğince dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup,
Bilirkişinin 01/01/2026 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak,
"Davacı ... A.Ş.'nin, davalı ... Ltd. Şti.'den takip tarihi (20/01/2025) itibarıyla 142,455.50 TL asıl alacak, 8,122.87 TL işlemiş faiz ve 1,624.58 TL faiz KDV'si olmak üzere toplam 152,202.95 TL alacaklı olduğu yönünde kanaat oluşmuştur.
Davalının ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın haksız olduğu ve iptali gerektiği yönünde kanaat oluşmuştur.
Takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarı olan 142,455.50 TL üzerinden yıllık 9654 oranında gecikme faizi ve bu faizin 9620 KDV'si ile birlikte takibin devam edebileceği yönünde kanaat oluşmuştur.
Alacağın likit olması nedeniyle davacı lehine %20 icra inkar tazminatı takdirinin Sayın Mahkemenizin yetkisinde olduğu hususu bilgilerinize arz olunur.." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebligat çıkartıldığı, davacı vekilinin rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesini sunduğu görülmüştür.
GEREKÇE
Dava konusu uyuşmazlık konusunun, ... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olduğu belirlenmiştir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu fatura alacağından kaynaklı açılan itirazın iptali davası olduğundan mahkekmemizce dosyaya alanında uzman bilirkişi tayin edilerek gerekli incelemelerin yapıldığı, alınan bilirkişi raporu ile davacı tarafından sayaç okumalarının yasalara ve yönetmeliklere uygun olarak yapıldığı ve tebligatın usulüne uygun olarak yapıldığı tespit edilmekle , fatura alacaklarının varlığının ispat edildiği kanaatine mahkememizce ulaşıldığı, asıla alacağın davanın en başından itibaren likit olduğu dikkate alınarak icra inkar tazminat talebinin de kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalının ... İcra Müdürlüğü' nün 2025/... esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin aynen devamına,
3-Asıl alacak likit olup, asıl alacağın %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan, Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 10.396,98 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.781,58 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 615,40 TL peşin/nisbi harcı, 7.500,00 TL bilirkişi ödemeleri, 1.245,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.975,80 TL yargılama giderinin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin Davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA,
8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara İADESİNE,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/05/2026
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır