T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/5 Esas
KARAR NO:2025/601
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:02/01/2025
KARAR TARİHİ:22/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalı aleyhine .... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine söz konusu takip icra dairesince durdurulduğunu, davalının itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davalı yanın gerçekleştirmiş olduğu kaçak elektrik tüketimlerinin haksız eylemden kaynaklanan zarar niteliğinde olduğu bu zarara ilişkin müvekkili kurum tarafından davalılara karşı Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura tahakkuk ettirilmiş ancak davalılar tarafından bu zarar giderilmediğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 16. Maddesine göre haksız fiilden doğan davalarda zarar görenin yerleşim yeri mahkemeleri yetkili durumda olduğunu, davalının müvekkili şirketin dağıtımını sağladığı elektriği abonesiz, kaçak kullanımına ilişkin ilgili memurlar tarafından 06.08.2024 tarihinde H/... seri numaralı kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiğini ve bu tutanağa istinaden faturalar tahakkuk ettirildiğini, söz konusu fatura tutarları bakımından davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olsa da bu takip borçlunun itirazı üzerine durdurulduğunu, dava konusu alacağa ilişkin tüm bilgi ve belgeler ile davalının fatura ve kaçak elektrik borcuna istinaden tutulan tutanaklar fazlaya ilişkin delil sunma hakları saklı kalmak kaydıyla dava dilekçesi ekinde sunulduğunu, fazlasının müvekkilinin ... Şirketi'nden celbini talep ettiğini, davalının, ilamsız takibe niteliğinden ötürü bir itiraz dilekçesi sunarak alacaklının alacağına kavuşmasını engellemekte ve bu sayede zaman kazanmaya çalıştığını, davalının, icra takibine itirazıyla borcundan kurtulmaya çalışmakta, bu doğrultuda hukuki hakları kötüniyetli ve haksız yönde kullandığını, hal böyle iken haksız ve kötüniyetli itirazın hükümden düşürülmesi hukukun ve hakkaniyetin bir gereği olduğunu bildirip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne karar verilmesini,
.... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaliyle takibin takip talebindeki şartlarla devamına karar verilmesini, davalı yanın %20’den aşağı olamamak kaydı ile icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dosyası ile davacı tarafından müvekkillerinin haksız eylemden niteliğindeki sözde kaçak elektrik tüketiminden ötürü oluşan zararın bulunduğunu, bu zararın davacı kurumca Enerji Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği kapsamında fatura yoluyla tahakkuk ettirilmiş olduğunu, ancak müvekkilleri tarafından bu zararın giderilmediğini, yapılan itirazın yerinde olmadığını ileri sürerek icra dosyasına yapılan itirazın iptali istendiğini, davacının işbu davasının reddine karar verilmesinin elzem olduğunu, davacı tarafından, müvekkilleri aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nde haksız ve kötü niyetli olarak 2024/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız takiplerde haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine yasal süresi içerisinde itiraz edildiğini ve söz konusu takip icra dairesince durdurulduğunu, müvekkillerin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, dilekçe ekinde sunulan taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde de görüleceği üzere kaçak elektrik kullanıldığı iddia edilen taşınmaz olan F 26 nolu konut müvekkillerine ait olmadığını, dava konusu tutanağın düzenlendiği tarihte söz konusu taşınmazın maliki olmayan müvekkillerinin huzurdaki borçtan sorumlu olmadıkları açık olup huzurdaki davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dilekçe ekinde sunulan 12/11/2020 tarihli Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesinde de görüleceği üzere , takip konusu yapılan tutanağın düzenlendiği 06/08/2024 tarihinde müvekkillerinin taşınmazı maliki olmadıklarını, dolayısıyla Yargıtay kararlarında da belirtildiği üzere dava konusu tutanağın düzenlendiği gün itibarıyla tutanak düzenlenen konutun dava dışı kişinin mülkiyetinde olduğu dikkate alındığında, kaçak elektrik kullanımından müvekkillerinin değil , dava dışı kişinin sorumlu olacağı kuşkusu olduğunu bildirip, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak müvekkilleri aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesini, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydıyla davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
İTO'ya müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... İNŞAAT ANONİM ŞİRKETİ ( VKN:...)'nin tüm kayıtlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2024/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celbi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Tapu Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mah., 341 ada, 11 parsel, ... bağımsız bölüm numaralı bölümün tapu kayıtlarının tüm tedavülleri ile birlikte çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, kaçak elektrik kullanımı sebebiyle düzenlenen fatura alacağı sebebiyle başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip konusu alacak sözleşmesiz sayaçtan kaçak elektrik kullanımına dayanmaktadır. Tutanak adresinde davalı şirket ile dava dışı arsa sahibi arazında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi bulunmaktadır. Davalı şirketin adres ile bağlantısı bu sözleşme uyarınca yaptığı inşaattır, bunun dışında adreste sürekli faaliyet göstermediği sicil kayıtlarından anlaşılmıştır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarihi 12/11/2020 olup, inşaat süresi 36 ay olarak kararlaştırılmıştır. Tutanak tarihinin ise 06/08/2024 olduğu görülmekle, tutanak tarihinde inşaatın bitirilmiş olması gerekmektedir. İşin uzamasına veya tutanak tarihinde inşaatın devam ettiğine dair bir bilgi veya delil dosyada bulunmamaktadır. Bununla beraber tutanakta kaçak elektrik kullanılan daire bağımsız bölüm numarası ile belirtilmiş ve incelenen tapu kayıtlarında kat irtifaklarının kurulup bağımsız bölüm tapularının çıkartıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla tutanak tarihinde inşaatın bitirildiği mahkememizce kabul edilmiştir.
Kaçak elektrik kullanıldığını tespit edilen ... numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının incelenmesinde davalının mülkiyetinde olmadığı görülmüştür. İnşaatın tamamlanması ve dairenin mülkiyetinin davalıya ait olmaması sebebiyle davacının, kaçak elektriğin davalı tarafından kullanıldığını ispat etmesi gerekmektedir. Davacı tarafından tutulan tutanak, davacı şirketin özel hukuk tüzel kişisi olması sebebiyle aksi ispatlanıncaya geçerli bir belge değildir. Binada başka bağımsız bölümlerde de kaçak elektrik kullanıldığına ilişkin bir bilgi dosyada yer almadığından, tek bir bağımsız bölümde kullanılan kaçak elektrikten, dairenin maliki konumunda olmayan yüklenicinin sorumlu tutulması mümkün değildir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, tutanak tarihinde inşaatın tamamlanmış olması, bağımsız bölümün davalı adına kayıtlı olmaması ve davalının bağımsız bölümün kullanımından sorumlu olmaması gözetilerek, kaçak elektriğin davalı tarafından kullanıldığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiştir. Davacının takip başlatmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
2-Harç peşin alındığından, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 7.348,22-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/09/2025
Katip ...
Hakim ...