T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2025/559 Esas
KARAR NO: 2025/908
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 01/08/2025
KARAR TARİHİ: 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ...'in maliki olduğu “Merkez, ... Maslak Mah. Aos ... Cad/Sok. No:..Ada: ...Parsel:..Sarıyer /İstanbul” adresindeki iş yeri için 26/09/2023- 26/09/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... No.lu İşyerim Sigorta Poliçesi düzenlediğini,13/12/2023 tarihinde ilgili taşınmazda davalı kurumun sorumluluk sahasında bulunan yer altı enerji nakil hatlarındaki voltaj dalgalanması sebebiyle sigortalı taşınmazda maddi hasar meydana geldiğini, meydana gelen hasara ilişkin elektrik fen bilirkişisi ... tarafından "... kombi, ...ses sistemi, ... buzdolabı, ... Yazıcı...Kahve Makinesi, kamera sistemi ve 4 adet ...arızalandığı, 13/12/2023 tarihinde sokaktaki işyerlerine enerji veren 2 dükkan ilerideki bağlantı buatında oluşan nötür yanması sonucunda bir fazda voltaj yükselmesi oluştuğu, bu fazda bulunan cihazların arızalandığını, Elektrik idaresine bu konu hakkında başvuru yapıldığı" şeklinde keşif raporu tanzim edildiği, Davalı ...'ın TBKnun 49. Maddesi gereği vuku bulan hasardan mükellef olduğunu, dava konusu hasarın 13.12.2023 tarihinde meydana geldiğini, müvekkili şirketin ise 03.04.2023 tarihinde ödeme yaptığını, rücu imkanı yasal mevzuat gereği hasar tarihinden itibaren 2 yıl boyunca devam ettiğini, dava konusu alacağa ilişkin icra takibinin 29.08.2024 tarihinde başlatıldığını, 04.09.2024 tarihinde davalı-borçlu kurum tarafından takibe itiraz edildiğini beyanla; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine konu alacağın aslı ile ferilerine ilişkin olarak davalı muteriz borçlu tarafından yapılan haksız itirazlarının iptali ile dosyanın takip çıkışı üzerinden; takibin devamı ile takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminat ödenmesine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taraf ya da dava dışı sigortalı tazmin için müvekkili şirkete süresi içerisinde müracaat etmediğini, dava konusu hasarın müvekkili şirketin dağıtım tesislerinden kaynaklı olarak meydana gelmediğini, dava konusu hasarın davacının sigortalısına ait elektrik tesisatından kaynaklı olarak meydana geldiğini beyanla; davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
İstanbul ... İcra Müdürlüğü... E. Sayılı dosya örneği, 26/09/2023- 26/09/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ...Nolu İşyerim Sigorta Poliçe örneği, hasara ilişkin sigortalıya ödeme yapıldığını gösterir ödeme dekont örneği, meydana gelen hasara ilişkin keşif raporu örneği, ekspertiz raporu örneği, rücu mektubu ve ret yazısı örneği, ibraname örneği, zarar gören emtialara ilişkin birtakım fatura, onarım teklifi ve ödeme makbuzları örneği, arabuluculuk son tutanak örneği ve hasar fotoğraflarının dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
... Tapu Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğine yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
...Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedeli tazminatının davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
HMK’nun 115/1. maddesi uyarınca dava şartlarının bulunup bulunmadığı davanın her aşamasında resen araştırılır. HMK’nun 114/1-c maddesi uyarınca mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir.
Talebin hukuki dayanağı ise, TTK md. 1472 uyarınca halefiyet ilkesidir. TTK md. 1472 "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." şeklinde düzenlenmiştir.
Sigortacının, halef sıfatıyla açtığı davalarda göreve ilişkin İstanbul BAM 17. HD'nin 2019/3436 Esas ve 2023/511 Karar sayılı ilamında "Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalılar arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.3.1944 tarih 37 Esas 9 Karar R.G.3.7.1944 sayılı kararında bu husus "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır.
TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve 1953/18 E., 1954/11 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir. 17.01.1972 tarih ve 1970/2 E.-1972/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44. maddesine (TBK m.52) de dayanabileceği; tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Diğer taraftan, 3 Temmuz 1944 tarihli ve 5746 sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22.03.1944 tarih ve 37 E. - 9 K. sayılı kararına göre de "Sigortacının sigorta poliçesinden münbais olmayıp kanundan aldığı bir salâhiyete istinaden ve haksız fiil sebebiyle alacaklı yerine kaim olarak hareket ettiği dâvada hukuk mahkemesine başvurması gerekir." şeklindedir.
Somut olayda, davacı sigorta şirketinin davalı ...Anonim Şirketi aleyhine rücuen tazminat istemli başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali olarak işbu davayı açtığı, talep konusunun dava dışı sigortalı Ayla Turan Baysaler'in maliki olduğu “Merkez, ... Mah. Aos ... Cad/Sok. No:..Ada: ...Parsel:..Sarıyer /İstanbul” adresindeki iş yerinde 13/12/2023 tarihinde davalı kurumun sorumluluk sahasında bulunan yer altı enerji nakil hatlarındaki voltaj dalgalanması sebebiyle sigortalı taşınmazda maddi hasar meydana geldiği, davaya konu hasar gören adres için davacı tarafından 26/09/2023- 26/09/2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere... No.lu İşyerim Sigorta Poliçesi düzenlediği, davanın sigortacılık hukukundan kaynaklanmayıp, halefiyetten kaynaklanan dava olduğu anlaşılmakla; bu durumda da uyuşmazlığın, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2022/1517 Esas 2023/105 Karar sayılı ilamı da nazara alınarak mahkememizin görevsizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE,
2-Görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna,
3-6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
17/12/2025
Katip
¸e-imza
Hakim
¸e-imza