T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/565 Esas
KARAR NO:2025/864
DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:05/08/2025
KARAR TARİHİ:01/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ... Tekstil Tic. Ve San. A.Ş " ... ... / ... " adresinde bulunan ... mağazası müvekkili ... Şirketi'ne 15/05/2023-15/05/2024 tarihlerinde geçerli olmak üzere ... numaralı "Kobi Paket Sigorta Poliçesi" ile sigorta himayesine aldığını, 22/08/2023 tarihinde, sigortalı dava dışı ... Tekstil Tic. Ve San. A.Ş'nin iş yeri olan ... AVM'de yer alan ... Mağazasına davalıların işletmecisi olduğu ... AVM ... şubesinden sızan sular nedeni ile dahili su hasarı meydana geldiğinin tespit edildiğini, sigorta ettirene ait işyerinde oluşan zararın müvekkiline ihbar edilmesinden sonra 5684 sayılı Sigortacılık Yasası uyarınca derhal bağımsız nitelikteki sigorta eksperi görevlendirildiğini, yapılan ekspertiz incelemesi neticesinde, işyerinde su hasarına bağlı olarak hasar gören yerler ve emtialar incelenmiş, teker teker belirlendiğini, meydana gelen hasar AVM yönetiminin bilgisinde olup teknik personel tarafından tutanak altına alındığını, ilgili tutanaktan görüleceği üzere dava dışı sigortalının iş yerine sızan sular AVM teknik ekibi tarafından da tespit edildiğini, zarara ilişkin eksper raporu doğrultusunda sigorta ettirene 11.540,00- TL tutarında hasar tazminatı poliçe limiti dâhilinde ödendiğini, böylece müvekkilinin, sigorta ettirenin haklarına yasal ve akdi halef olduğunu, sigorta ettirene ödenen tazminatın rücuen tahsili için ..... İcra Müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış, ancak davalılar tarafından haksız şekilde itirazda bulunulduğunu, akabinde arabuluculuğa başvurulmuş ancak görüşme neticesinde anlaşma sağlanamadığını, davalıların haksız ve kötü niyetli itirazı neticesinde iş bu davanın açılması zorunluluğu hasıl olduğunu, icra takibi sonrası ancak dava öncesi davalı tarafından 28.02.2025 tarihinde 11.540,00-TL haricen tahsil edildiğini bildirip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere;
davalının .... İcra Müdürlüğü 2024/... esas sayılı takibine yaptığı haksız itirazın iptaline karar verilmesini,
asıl alacağın %20 sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi değil Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, mahkemenin görevsiz olduğunu, meydana geldiği iddia edilen zarar ile müvekkili şirket arasında nedensellik bağı olmadığını, dava konusu olay ile ilgili şirkete kusurun atfedilemeyeceğini, davacının davasını ispattan, hukuki ve fiili dayanaktan yoksun bir şekilde açtığını, davacının iddialarını tevsik eder nitelikte herhangi bir sarih belgenin de bulunmadığını, bu bakımdan şirketin ödemekle yükümlü olduğu herhangi bir borç bulunmadığı gibi iddiaların açıkça ispattan yoksun olduğunu bildirip, usule dair sair tüm itirazlarının kabulüne karar verilmesini, her hal ve kârda haksız ve mesnetsiz açılan davanın esastan reddine karar verilmesini, kötü niyetle açılmış, haksız, mesnetsiz ve ispattan yoksun davanın ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine karar verilmesini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, huzurdaki davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğinden başkaca bir tahkikata ve esasa girmeksizin aleyhe açılan davanın usulden reddine karar verilmesini, usule dair sair tüm itirazlarının da kabulüne, devamla ve her hal ve kârda haksız ve mesnetsiz açılan ispattan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
... Şirketine müzekkere yazılarak, Mahkememizce verilen ara karar gereğince; şirketiniz nezdinde açılan ... numaralı hasar dosyasının bir suretinin gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Mahkememizde açılan dava, meydana gelen hasar neticesinden kaynaklı başlatılan .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyasına yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamı talebine ilişkindir.
Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır.
Davacı tarafça açılan bu davada görevli mahkeme yönünden sigortalı ile davalı arasındaki hukuki ilişkinin değerlendirilmesi gerektiği, Kat Mülkiyeti Kanununun 18.maddesinde "Bu kanunda kat maliklerinin borçlarına dair olan hükümler, bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma (Sükna) hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir suretle devamlı olarak faydalananlara da uygulanır; bu borçları yerine getirmiyenler kat malikleriyle birlikte, müteselsil olarak sorumlu olur." aynı kanunun 19. Maddesinde "Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur", ek madde 1'de " Bu kanunun uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlık Sulh Mahkemelerinde çözümlenir" düzenlendiği, taraf beyanları, yukarıda belirtilen hususlar ve Kat Mülkiyeti Kanununun yukarıda belirtilen maddeleri birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki uyuşmazlığın Kat Mülkiyeti Kanunu kapsamında çözümlenmesi gerektiği, davaya bakmakla görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşıldığından mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda belirtilen gerekçeler uyarınca;
1-Mahkememizin görevsizliği sebebi ile davanın usulen REDDİNE, görevli mahkemenin İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMELERİ olduğunun tespitine,
2-Karar kesinleştiğinde ve iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İSTANBUL SULH HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
3-6100 sayılı yasanın 20. madde uyarınca süresi içinde kanun yoluna başvurulmadığı takdirde, kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması durumunda başvurunun reddi kararının tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurarak dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde dosyanın re'sen ele alınarak açılmamış sayılmasına karar verilmesine,
4-6100 sayılı HMK'nın 331. maddesi uyarınca yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece nazara alınmasına,
Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/12/2025
Katip ...
Hakim ...