T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/66 Esas
KARAR NO : 2026/290
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/01/2025
KARAR TARİHİ : 27/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 17/07/2023 tarihli sözleşme uyarınca davacı tarafından toplam 495.000,00 TL bedelli çeklerin keşide edilip davalıya teslim edildiği, sözleşme konusu makinenin davalıya imza ve tutanakla verildiği, ancak sözleşmenin 2. maddesinde öngörülen iade yükümlülüğüne rağmen çeklerin davalı tarafından davacıya geri teslim edilmediği ve 31/07/2023 tarihli 70.000,00 TL bedelli çekin bankaya ibraz edilerek karşılıksız işlemi gerçekleştirildiği, çeklerin teslim edilmemesi ve sözleşmeye aykırı işlem yapılması nedeniyle davacının zarara uğratıldığını, davacı tarafından 07/08/2023 tarihli ihtarname ile çeklerin iadesinin talep edildiği, davalının ise iade etmesi gereken çeki bankaya ibraz ettiğini ve başka bir sözleşmeye dayalı talepte bulunduğunu bildirdiğini, tüm çeklerin iadesi yönündeki ihtara rağmen sözleşmeye bağlı çeklerin davalılarca teslim edilmediğini, bu ihlaller üzerine .... İcra Dairesi'nin 2024/... sayılı dosyasında başlatılan ilamsız takibe davalılarca borca, faize, fer'ilere ve yetkiye itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmesinde anlaşma sağlanamadığını, yapılan itirazların ödeme ve tahsili geciktirmeye yönelik haksız ve kötü niyetli olduğunu, bu nedenle itirazın iptali ile icra inkar ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ile, davanın kabulüne karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki uyuşmazlıkta, 2022 ve 2023 tarihli makine satış sözleşmelerinden kaynaklanan USD kur farkı ve KDV alacağı ödenmediği hâlde davacının ikinci sözleşmeyi yaptığını, davacıya ait çeklerin daha önce karşılıksız çıktığının findeks kayıtlarıyla anlaşıldığını, makinenin bu nedenle ikinci el statüsüne düştüğü, davacının teklifi üzerine 17.07.2023 tarihli iade sözleşmesinin imzalandığını, bu sözleşmenin önceki satış sözleşmelerine dayanmasına rağmen davacı tarafından bu hususların gizlendiğini, davalının çekleri tahsil etmediği hâlde davacının davalı tahsilat yapmış gibi algı yaratarak kötü niyetli icra takibine giriştiğini, çeklerin iade edileceğinin davacıya yazılı-sözlü bildirildiğini, ancak davacının çekleri almaktan kaçındığını, 31.07.2023 tarihli çekin davalının kendi zararlarını karşılamak amacıyla bankaya verildiğini ve karşılıksız çıktığını, 31.08.2023 tarihli çekin ise zarar mahsup amacıyla elde tutulduğunu, diğer altı çekin iade edileceğinin 17.08.2023 tarihli ihtarnameyle davacıya bildirildiğini, buna rağmen davacının sözleşmeye aykırılık iddiasıyla takip başlatmasının kötü niyetli olduğunu, TBK m.25 gereğince sözleşmede davalı aleyhine ağır genel işlem şartları bulunduğunu, cezai şart olarak ileri sürülen düzenlemenin de sözleşmede mevcut olmadığını, ayrıca TTK m.602 gereğince ... açısından husumetin yokluğunun söz konusu olduğunu, davacının somut ve hukuka uygun bir alacak ispatlayamadığını, davalının zararının öncelikli olduğunu, davacının borçlu temerrüdüne düştüğünü, whatsapp yazışmaları ve noter ihtarnameleri ile ödememe ve oyalama davranışlarının sabit olduğunu bildirip, açılan davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
.... İcra Dairesine müzekkere yazılarak, 2024/... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Bankasına müzekkere yazılarak, 7 adet çekle ile ilgili olarak Bankaca verilip verilmediği, Bankaca verilmiş ise çeklerin ait olduğu hesabın kime ait olduğunun, bankaya ibraz edilip edilmediğinin, ibraz edilmişse ibraz edenin açık kimliği ve adresinin, ibraz sonucu yapılan işlemin, bu yazının bankanıza geliş tarihinden önce mi sonra mı ibraz edildiğinin araştırılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'ın 2023-2024-2025 yılı gelir beyannamelerinin çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ(VKN:...)'nin 2023-2024-2025 yılı gelir beyannamelerinin çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 04/01/2026 tarihinde Mali Müşavir vasıtasıyla bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, taraflar arasındaki protokol gereği cezaî şart alacağına dayalı başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasında makine satış sözleşmesi akdedildiği, 17/07/2023 tarihli protokol ile tarafların satış sözleşmesinin feshi konusunda anlaştığı ve feshin şartlarını belirledikleri görülmüştür. Davacının makineyi iade etmesine karşılık davalının 7 adet çeki 10 gün içinde iade edeceği kararlaştırılmıştır. Davacı, makineyi iade etmesine karşılık davalının çekleri iade etmediğini ve 31/07/2023 tarihinde 70.000 TL’lik çeki bankaya ibraz ettiğini, böylece protokole aykırı davrandığını iddia etmiş, protokolün 3. maddesinin son bendi gereği çeklerin bedeli kadar cezaî şart talebinde bulunmuştur.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre, davacının satın aldığı makineyi iade için 04/08/2023 tarihinde taşıyana teslim ettiği anlaşılmıştır. Protokolün incelenmesinde ifa sırasına ilişkin bir kural bulunmadığından, davacının makineyi iade etmeden çeklerin iadesini talep etmesi mümkün değildir. Bu sebeple makinenin iadesinden önce 31/07/2023 tarihinde vadesi gelen çekin bankaya ibraz edilmesi protokole aykırı değildir. Davacının bu çeke yönelik iddiası yerinde değildir. Ancak makinenin iadesinden sonra diğer çeklerin iadesi gerekir. Çekler taraflar arasındaki belirli bir makinenin satışına ilişkin olduğundan ve protokolde açık hüküm bulunduğundan başka ticari ilişkiler ve kur farkı KDV zararı gibi sebeplerle çekin iadesinden kaçınılması protokole aykırıdır. İade hususunda davalının iadeyi teklif ettiği ancak davacının iade almaktan kaçındığı yönündeki savunmasının değerlendirilmesinde, dosyaya ibraz edilen ihtarnameler incelenmiştir. Davalının iade hususundaki ihtarından sonra 14/09/2023 tarihli ihtar ile davacının, çeklerin bizzat veya sigortalı kargo ile iadesini talep ettiği görülmüştür. Davalı her ne kadar iade etme iradesini açıklasa da davacının bu ihtarı karşısında sessiz kaldığından ve çekleri iade etmediğinden protokole aykırı davrandığı kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklandığı üzere davacının makineyi iade etmesine karşılık protokol gereği iade edilmeyen 6 çek karşılığı davacının davalıdan 425.000 TL cezaî şart alacağı bulunmaktadır. Mali müşavir bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda cezaî şartın davalının mahvına sebep olacağı tespit edilmiştir. Bu sebeple cezaî şart bedelinde takdiren %50 oranında indirim yapılmasına karar verilmiştir.
Davacının 14/09/2023 tarihli ihtarnamesinin davalıya 18/09/2023 tarihinde tebliğ edildiği gözetilerek davalının 18/09/2023 tarihinde temerrüde düştüğü anlaşılmış, takip tarihine kadar davacının 89.062,24 TL işlemiş faiz alacağı bulunduğu hesaplanmıştır. İhtarname masrafına ilişkin makbuzun icra dosyasında bulunduğu görülmüş ve davacının 1.597,14 TL noter masrafını talep edebileceği anlaşılmıştır.
Davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede, makine satış sözleşmesi ve fesih protokolünün davacı ile davalı şirket arasında akdedildiği, Davalı ...’ın protokol gereği şahsi sorumluluğu bulunmadığı kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasındaki 17/07/2023 tarihli protokol gereği davacının makineyi iade ederek edimini yerine getirdiği, davalının 31/07/2023 tarihinde makinenin iadesinden önce vadesi gelen çeki bankaya ibraz etmesinde protokole aykırılık bulunmadığı, ancak diğer 6 çekin iade edilmemesinin protokole aykırılık teşkil ettiği, bu 6 çek sebebiyle mahkememizce yapılan takdiri indirim sonucu 212.500 TL cezaî şart talep edilebileceği kanaatine varılmıştır. Bu sebeple davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne, diğer Davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Yargılama giderlerinin hesabında davalı şirket yönünden takdiri indirim yapılan kısım aleyhe yorumlanmamış, sadece makinenin iadesinden önce ibraz edilen çeke ilişkin talep yerinde olmadığından 70.000 TL üzerinden davalı şirket lehine vekâlet ücreti hesaplanmıştır. Davalılar yönünden ret sebepleri ayrı olduğundan vekâlet ücreti de ayrı ayrı takdir edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davalı ...Tic. Ltd. Şti. yönünden davanın kısmen kabul kısmen reddine, .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasında Davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti.’nin yaptığı itirazın 303.159,38 TL yönünden iptaline, takibin bu davalı yönünden 212.500 TL asıl alacak, 1.597,14 TL noter masrafı ve 89.062,24 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 303.159,38 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-60.631,88 TL icra inkâr tazminatının Davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti.’den alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının %10 kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
4-Davalı ... yönünden davanın reddine,
5-Davalı ...’ın kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
6-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 20.708,82 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 8.523,18 TL harcın mahsubu ile bakiye 12.185,64 TL harcın davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti.'den alınarak, hazineye irat kaydına,
7-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 4.923,18 TL peşin/nisbi harcı, 3.600,00 TL tamamlama harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 540,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 17.678,58 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak; 10.827,13 TLnin davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti.'den alınarak, Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 48.505,50-TL nisbi vekalet ücretinin davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti.'den alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
9-Davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti. verilmesine,
10-Davalı ... yönünden dava reddolduğundan, davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 79.200,00 TL nispi vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalı ...'a verilmesine,
11-Zorunlu arabuluculuk nedeniyle, devletçe karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranları dikkate alınarak, 1.472,72 TL'sinin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına, 2.327,28 TL'nin davalı ... Sanayi Tic. Ltd. Şti.'den tahsili ile, hazineye irat kaydına,
12-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/04/2026
Katip ...
Hakim ...