T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/696 Esas
KARAR NO : 2026/311
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/10/2025
KARAR TARİHİ : 04/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket takip borçlusu davalı şirkete 30 adet 4 ip overlok makinası teslimini sağladığını, ticari faaliyet içerisine girdiğini, bu ticari ilişki neticesinde davalı şirket malları müvekkilinden aldığını, ancak karşılığını ödemediğini, müvekkilinin, takip borçlusu davalı şirketle arasındaki ticari ilişkiye ilişkin fatura düzenlediğini, davalı şirketin, bu faturayı teslim aldığını, faturaya ilişkin bir iade veya itirazda bulunmadığını, müvekkili şirketin, alacağın tahsilini teminen Gaziosmanpaşa... Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini ve borçlu şirket ödeme emrine itiraz etmiş ve takibin durduğunu, davalı şirketin tamamen kötü niyetli olarak ödeme emrine itiraz ettiğini, amacının yalnızca zaman kazanmak olduğunun aşikar olduğunu, tarafınca Gaziosmanpaşa ... Bürosuna başvurulduğunu ve yapılan toplantılar sonucunda anlaşmaya varılamadığını, ilgili arabuluculuk son tutanağının ekte olduğunu, davalı şirketin, itiraz dilekçesinde, müvekkiline hiçbir borcu olmadığını iddia etmişse de; dilekçe ekinde sunduğu faturalar ve sevk irsaliyeleri, tarafların ticari defterleri ve ticari işi incelendiğinde, müvekkilinin davalıya ürün satışı yaptığını, hizmet verdiğini, davalının TTK m.21 ile belirtilen 8 günlük süre içerisinde faturalara itiraz etmediğini, faturaları kabul ettiğini, davalının müvekkiline takip tarihi itibariyle 1.529.252,90 TL borcu olduğu anlaşılacağını, davalının müvekkili alacağının tahsilini ertelemek ve borçtan kurtulmak amacı ile itirazı gerçekleştirmiş olup kötü niyetli olduğunu, davalının müvekkile olan borcunu ödememesi, akabinde de icra takibi açılınca haksız itirazda bulunması müvekkilinin zarara uğrattığını ve uğrattığını, bu nedenle tarafların ticari defterlerinin incelenmesini, itirazın iptalini ve davalı aleyhine %20” den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, yapılan itiraz sonrası TTK'nın 5/A maddesi uyarınca dava şartı olan zorunlu ticari arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak karşı taraf ile uzlaşma sağlanamadığını, son uyuşmazlık tutanağını dilekçe ekinde sunduğunu, sonuç olarak; davalı aleyhine başlatılan Gaziosmanpaşa ...Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini, takibin kaldığı yerden devamına, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini, davalı aleyhine başlatılan Gaziosmanpaşa ...Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline karar verilmesini, takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini, kötü niyetli yapılan itiraza karşı %20'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, İİK'nın 257. Maddesi uyarınca ileride müvekkilinin alacağını elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden, ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesinden ötürü teminatsız olarak, mahkeme aksi kanaatte olursa takdir edeceği oran üzerinde teminat yatırılarak davalı tarafın yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını üzerinde dava değeri üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesine, yine mahkeme aksi kanaatteyse davalının üzerinde bulunan taşınır, taşınmaz ve davalı şirkette bulunan her türlü makineye davalıdır şerhi konulmasına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak davaya süresi içerisinde herhangi bir cevap dilekçesi sunmamıştır.
DELİLLER:
Gaziosmanpaşa... Dairesine müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
...Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ... (VKN:...)'nin 2023 yılı Ekim, Kasım, Aralık aylarına ilişkin BA-BS formlarının çıkartılarak gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
...Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ... (VKN:...)'nin 2023 yılı Ekim, Kasım, Aralık aylarına ilişkin BA-BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE:
Dava, makine satış sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip konusu alacak satış sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen 30/11/2023 tarihli faturadır.
Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine ilişkin usulüne uygun olarak mahkememizce ara karar kurulmuşsa da davalı taraf ticari defterlerini ibraz etmemiştir. Davacının usulüne uygun olarak tuttuğu ticari defterlerinin incelenmesinde, takip konusu faturanın kayıtlı olduğu ve takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 714.700,62 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacının ve davalının ilgili aylara ait BA-BS formları celp edilmiş ve takip konusu faturanın her iki tarafın vergi dairesine yaptığı bildirimlerde yer aldığı, tarafların kayıtlarının örtüştüğü görülmüştür. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden, davalının takip konusu faturaya süresinde itiraz etmediği, iade faturası düzenlemediği ve faturaya ilişkin ödeme belgesi bulunmadığı anlaşılmıştır.
Dava konusu takipte davacı alacaklı her ne kadar fatura tarihinden itibaren işlemiş faiz talep etmişse de, davalı borçluyu usulüne uygun olarak temerrüde düşürdüğüne ilişkin bir delil dosyaya ibraz edilmemiştir. Bu sebeple temerrüdün takip ile oluştuğu ve ancak takip tarihinden itibaren faiz istenebileceği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, davalının ticari defterlerini ibrazdan kaçınmış sayılması, vergi kayıtları ve davacının usulüne uygun ticari defterleri ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin sabit olması, davacının ticari kayıtlarının aksini gösterir bir delilin davalı tarafça sunulmaması sebebiyle asıl alacak yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, takipten önce temerrüt oluşmadığından işlemiş faiz yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Kabul edilen miktar faturaya bağlı olduğundan likit olduğu gözetilerek %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, Gaziosmanpaşa... Müdürlüğü... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 476.850,00 TL’lik kısmının iptaline, takibin 476.850 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-95.370 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 32.573,62 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 10.279,51 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.294,11 TL harcın Davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 10.279,51 TL peşin/nisbi harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 715,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 19.609,91 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%56,03) dikkate alınarak; 10.986,58 TLnin Davalıdan alınarak Davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 76.296,00-TL nisbi vekalet ücretinin Davalıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 59.884,52-TL nisbi vekalet ücretinin Davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil eden Davalıya verilmesine,
7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul ve red oranları dikkate alınarak, 2.022,82 TLnin davacıdan tahsili ile, hazineye irat kaydına, 2.577,18 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/05/2026
Katip ...
¸
Hakim ...
¸
Full & Egal Universal Law Academy