T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/714 Esas
KARAR NO : 2026/313
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/10/2025
KARAR TARİHİ : 04/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı borçlu şirkete ...Havalimanı içinde palplanş uygulama ve kazı destek sistemleri işini yaptığını ve teslim ettiğini, bu doğrultuda 11.07.2025 tarihli fatura keşide ederek davalı firmaya gönderdiğini, işbu faturadan sonra davalının borcunu ödemediğini, davalı aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün... E.sayısına kayitli ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak borçlu vekilinin borca ve alacağın ferilerine itiraz ettiğini, itirazı neticesinde takibin durdurulduğunu, davalının itirazlarının kötü niyetli, haksız ve hukuki temelden yoksun olduğunu, sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşıdığını, alacağın likit alacak olduğunu, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takibin durduğunu, müvekkili şirketin mağdur olduğunu, bu nedenle alacağın %40'ından az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini, davalı borçlu tarafından İstanbul ...İcra Müdürlüğü ... E.sayılı icrâ dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde yer alan tüm aleyhe hususlara itiraz ettiklerini, daha sonra hak kaybına uğramamak bakımından süresinde hak düşürücü süre, zamanaşımı, yetki, görev, husumet ve bilcümle ilk itirazlarını sunduklarını, taraflar arasındaki alacak konusunda uyuşmazlık bulunduğunu, bu bakımdan alacağın yargılamaya muhtaç olduğunu, likit bir alacak bulunmadığından icra inkar tazminatı talebine itiraz ettiklerini, Davacı şirket tarafından müvekkili aleyhine haksız ve kötü niyetli olarak icra takibi başlatıldığı gözetilerek davacı aleyhine ret olunan miktarın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
İstanbul ...İcra Dairesine müzekkere yazılarak, ...esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
...Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davacısı ...LİMİTED ŞİRKETİ (VKN:..)'nin 2025 yılı Haziran-Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin BA-BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
... Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, Mahkememiz davalısı ...ANONİM ŞİRKETİ (VKN:..)'nin 2025 yılı Haziran-Temmuz ve Ağustos aylarına ilişkin BA-BS formlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Mahkememizce 12/03/2026 tarihinde Mali Müşavir bilirkişi vasıtası ile bilirkişi raporu aldırılmış ve rapor dosyamız arasına konulmuştur.
GEREKÇE:
Dava, eser sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen fatura alacağı sebebiyle başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Takip konusu alacak taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak düzenlenen 11/07/2025 tarihli faturadır.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve dava konusu faturanın araştırılması için tarafların ticari defter ve kayıtları incelenmiş, ilgili aylara ait BA-BS formları celp edilmiştir. Mali müşavir bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporu uyarınca faturanın her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, vergi dairesine bildirimlerin yapıldığı ve tarafların ticari kayıtlarının örtüştüğü tespit edilmiştir. Davalı tarafın rapora karşı itiraz dilekçesinde öne sürdüğü hizmetin alınmadığına yönelik itirazı cevap dilekçesinde dile getirilmemesi ve davalının kendi kayıtlarında faturanın görünmesi sebebiyle borçtan kurtulmaya yönelik, soyut bir itiraz olarak değerlendirilmiş ve denetime elverişli bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, taraflar arasındaki ticari ilişkinin ticari kayıtlar ile sabit olması, takip konusu faturanın hem davacı hem de davalı ticari defterleri ile BA-BS formlarında kayıtlı olması, faturaya yönelik süresinde itirazda bulunulmaması, iade faturası düzenlenmemesi ve ödeme belgesine rastlanılmaması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmiş, alacak likit olduğundan %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davanın kabulüne, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün...Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline, takibin 540.000 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi işletilmek suretiyle devamına,
2-108.000 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3- Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 36.887,40 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 6.521,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 30.365,55 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan 615,40 TL başvuru harcı, 6.521,85 TL peşin/nisbi harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 120,00 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 15.257,25 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak, davacıya verilmesine,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 86.400,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak, kendisini vekil ile temsil eden davacıya verilmesine,
6-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/05/2026
Katip
¸
Hakim
¸
Full & Egal Universal Law Academy